KARANLIKTAN GELEN
Gizemlerle dolu bir dünyaya adım atmaya hazır mısınız? Nurdan Atamtürk'ün kaleminden çıkan "Karanlıktan Gelen," sizi soluksuz bırakacak bir polisiye ve felsefi yolculuğa davet ediyor. • Sürükleyici O...
38. Bölüm

34

1 Okuyucu
0 Beğeni
0 Yorum
"O kadın kardeşimin ikinci eşiydi. İlk evliliği dört yıl sürdü ve ayrıldı. Sonra onunla evlendi." Bunları söylerken ağzından kaçırdığı için sanki pişmanlık yaşıyordu. "İlk evliliğinin bitme sebebi neydi?"

"Bakın sizinle kardeşimin özel hayatını konuşacak değilim. Ama merak ediyorsanız hayır alkol ve şiddet değildi." Kadın çok sinirlenmişti ve her an telefonu kapatabilirdi. Met sormak istediklerini bir an önce sormalıydı.

"Anladığım kadarıyla yengenizle aranız pek iyi değildi. Ya çocuklarla yakın mıydınız? Bildiğim kadarıyla cenazeye katılmamış ve diğer yeğeninizi hiç ziyaret etmemişsiniz." "Bakın bunları kardeşim artık ölmüş olduğu için söylüyorum, aksi olsaydı sizle konuşmazdım. Ben aramız iyiydi ya da değildi demedim ama evet evliliğini onaylamadım. Çocuklara gelince, anneleri bile o çocukları bırakıp gitmişken bana neden gelmediğimi mi soruyorsunuz? Hele de o hastalıklı çocuğu. Onu görmek istememem o polise yaptıklarından sonra çok da tuhaf değildir sanırım." Met kadının cenazeye ya da ziyarete gelmediğini bilmiyordu ama bunu anlamak zaten çok da zor değildi. Kadın sanki yeğenlerinden bahsetmiyor çok uzak birilerinden bahsediyordu.

Ses tonu çok soğuk ve kızgındı. Konuşmayı fazla uzatmaya gerek yoktu. "Size son bir soru sorabilir miyim?"

"Son olursa iyi olur evet."

"Eşinin evi terk etmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Kardeşinizle konuştunuz mu hiç onun gitmesi hakkında?"

"Evi neden terk ettiğini bilmiyorum. Sebep nedir bilmiyorum ama kesinlikle kardeşim olduğunu düşünmüyorum. Kardeşim yıkılmıştı. Hiçbir şey söylemeden eşyalarının bir kısmını ve çantasını alıp öylece çekip gitmişti. Ona ulaşmaya çok çalıştı. Mesajlarına çok nadir karşılık veriyor aramalarını ise sanırım hiç açmıyordu."

"Mesajlarda ne yazdığını kardeşiniz söyledi mi, hatırlıyor musunuz?"

"Zamana ihtiyacı olduğunu. Geri gelip çocukları alacağını. Hatta üzgün olduğunu bile yazmış."

"Kardeşinizle yakınsınız anladığım kadarıyla."

"Bakın dedektif annem ve babam, kardeşim küçükken öldüler. İkisi de hastaydı. Onu ben büyüttüm diyeyim size. O benim her şeyimdi. Bana her şeyini anlatırdı. O kasabadaki insanların anlattığı gibi biri değildi ve eşiyle de problemleri abartılıyordu." Met kardeşini savunmasını anlıyordu. Sonuçta beraber olmadıkları için anlatılanlara inanması da normaldi. Anlamadığı kardeşini bu kadar çok severken Met'te yeğenlerini sevmiyor izlenimi bırakmasıydı. Bunu sormak istedi ama fazla ileri gitmiş olacağından çekindi. Yine de denemekte fayda vardı.

"Kardeşinizi bu kadar çok severken çocuklarına karşı neden bu kadar soğuksunuz?"

"Son soru demiştiniz, cevapladım. İyi günler dedektif."

Hayır yüzüne kapatmadı telefonu. Demek ki kararsızdı. "Size de iyi günler."

"Bakın dedektif. Kardeşim evliyken evlerine ziyarete giderdim. Yeğenlerimle de gerektiği kadar ilgilendim. Yalnız oğlu, nasıl söylesem, bana farklı geliyordu. Onunla ben değil kimse yakın ilişki kuramazdı. Anlıyor musunuz? Beni açtığım dava hakkında aramadığınızın farkındayım. O yine bir şey yaptı ya da eski yaptığı ile ilgili bilgi almak istiyorsunuz. Bunu da aile geçmişinde ya da kardeşimde aramaya niyetlendiniz. Kardeşim ölmüş olabilir size de anlatmam gerekenleri anlattığımı düşünüyorum. Bazı şeyler aileyi ilgilendirir ve ailede kalır. Size kolay gelsin."

Evet işte son sözünü söylemiş ve kapatmıştı. Aile dediğine göre belki de aile içi sorunları vardı. Ama sorun neydi, bunu anlatmayacaktı; o anlatmadıkça da Met bilemezdi. Çünkü aile sırları felaket gizli olurdu. Gizli servisin buna gücü yetmezdi. Kendi kendine espri yaptığına inanamadı. Savcı yokken demek ki espri yoksunluğu yaşıyordu. Karakola geçmeden önce iki yere daha uğraması gerekiyordu. İlki çocuğun korumaya alındığı yer, diğeri ıslahevi. Akıl ve ruh sağlığına gitmesine gerek yoktu. Aslında ıslahevine gitme konusunda da kararsızdı. Sonuçta onu orada tedavi eden doktorla akşam randevusu vardı. Ama yine de çalışanlarla da konuşmak istedi. Onu bulmak için öğreneceği her bilgi işine yarayacaktı.
Yorum Yapın
Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Yorumlar