Gizemlerle dolu bir dünyaya adım atmaya hazır mısınız? Nurdan Atamtürk'ün kaleminden çıkan "Karanlıktan Gelen," sizi soluksuz bırakacak bir polisiye ve felsefi yolculuğa davet ediyor.
• Sürükleyici O...
Amir kendinden emin olduğunu göstermek ister gibi omuzlarını dikleştirdi. "Basınla ilgili konuşmak istiyorsunuz. Ortak kararımızdı. Kendisi ile elimizde bilgi olduğunu anlarsa panikleyecektir. Köşeye sıkıştığını düşünüp hata yapacaktır. Hata yaptığı anda onu enseleyip tutuklayacağız."
"Çok etkilendim doğrusu. Elinizde onu köşeye sıkıştıracak ne var?"
"MOBESE'lerde ilk olay yerine ait bir kamerada görüntü tespit ettik. Bilişim uzmanı netleştirmek için uğraşıyor. Ama az da olsa adamla ilgili elimizde bir eşkâl var."
"Bana bununla ilgili neden bilgi vermediniz? Ne tür bir görüntü? Ekrana yansıtın hemen."
Bilişim uzmanı karın ağrısı çeker gibi kıvranıyordu. Bir iki ıh çekince Savcı sıska uzmana bakıp birazdan görecekleri hakkında çıkarımda bulundu. Bir şey yoktu. Ama var gibi yapılacaktı. Video ıkınmaların eşliğinde ekranda belirince gerçekten çok şaşırdı. Bu kadarını beklemiyordu. Görüntüyü baştan sona izledi.
"Bana sizin görüp benim göremediğim görüntüyü biri anlatacak mı?"
"Olay yerinin üç durak gerisi Sayın Savcım. Kavşaktaki kameraya göre otobüsten biri iniyor ve elinde bir şey var. Valizi çeker gibi onu çekiyor."
"Bu görüntüyü herhangi bir yerde yayınladınız mı?"
"Hayır şimdilik netleştirme ve düzenleme yapıyoruz."
"Siz ne yaptığınızın farkında mısınız? Adam arka kapıdan iniyor. Eşi ise kucağında çocukla ön kapıdan iniyor. Adamın çekerek sürüklediği şeyin bebek arabası olduğunu kimse fark etmeyecek mi sanıyorsunuz?"
Profil uzmanı dişlerinin arasını diliyle temizler gibi yaparak Amir'e baktı. Amaç görüntüleri netleştirmek değildi. Tam aksine ellerinde bir şey olması için otobüsün ön kapı görüntüsü kesilecekti.
Bu da Amir'in endişeli olduğunu gösteriyordu. Bu vakayı çözmek zorundaydı çünkü Savcı şu ana kadar 2-0 öndeydi. Eğer bu vaka da elden giderse bu iş Amir'in tayin istemesine kadar gidebilirdi. Ne de olsa bir ipte iki cambaz oynamazdı.
"Bu kimin fikriydi bana bunu söyleyin."
"Benim fikrimdi," dedi Amir.
Nedense hiç şaşırmayan Savcı devam et der gibi bakınca Amir devamını getirdi. "Belediye Başkanı ve Vali ile yarın basın açıklaması yapacağız. Bunun için öncelikle elimizde bir şey olması lazım. Tüm gün her ihbarı değerlendirdik. Her görüntüyü inceledik."
"Ve bunu buldunuz öyle mi?"
"Görüntüdeki adamın adamımız olmadığını düşünen sizsiniz.
Adam ve kadının karı-koca olduklarını nereden anladınız söyler misiniz Savcım?"
"Bu soru ile IQ mu mu ölçmek istiyorsunuz? Yoksa sabrımı mı? Yarın o görüntüyü yayınlarsanız hiç iyi olmayacak. Görüntüdeki adam zan altında kalacak. Size dava bile açabilir ve bu dava benim elime gelirse yüzde yüz kazanacaktır!"
"Görüntü net değil. Kimsenin dava açacağını sanmıyoruz."
Savcı bunu yapmalarına izin verip fiyaskolarını uzaktan izlemek ile engel olmak arasında kaldı. Öfke ile karışık duygularla dalıp gitmişti.
"Bence bize güvenmeyi denemelisiniz," diye aniden söyleyiverdi Amir.
"Bunu denedim, evet. Bugün bile denedim aslında. Ama güvenmeyi istemek yetmiyor. Bunun için de elde bir şey olması gerekiyor Sayın Amir."
"Bize güvenmeyi denediğiniz için mi davanın daha başında dedektif Met olayın içinde?"
"Bunun Met'le bir ilgisi yok. İşinde iyidir ve vakaya değişik açılardan bakılması daha çabuk ve kesin çözüm getirir."
"O zaman her iki taraftaki bakış açısını da dinleyin. Adamın tekrar cinayet işleyebileceğini siz söylediniz. Buna engel olmak istedik ve adamın üzerinde baskı oluşturmak istiyoruz."
"Ben adamın tekrar cinayet işleyeceğini söylemedim. Sadece tedbirli olmamız gerektiğini söyledim. Sözleri anlamamaktaki azminiz beni şaşırtıyor."
"Sadece sizin söylemleriniz değil. Profil uzmanımız da vakayı değerlendiriyor. Burada yaptıklarımız vakanın diğer bakış açısı – bakmak isterseniz tabii..."
Savcı burada Amir'e hak verdi. Haklı olduğu şey katili kendisi biliyordu ama bildiğini kimse bilmiyordu. Böyle yaparak da açık veriyordu. Profil uzmanına baktı. "Kusura bakmayın bu koşuşturmanın arasında sizi dinlemeye vakit bulamadık. Nasıl bir katil profilimiz var?"
"Önemli değil. Koşuşturmanın farkındayım evet. Öncelikle olayla ilgili çıkarımlarımı dile getirmek istiyorum. Otopsiye göre maktullerin tüm uzuv ve organlarının yerinde olması kişisel bir iş olduğunu gösteriyor. Özellikle maktuller çocuk olunca ilk bakılan şey bu oluyor maalesef. Organ mafyası olmadığına eminiz. Kurbanların çocuk seçilmesi geçmişle ilgili bir olaya dikkat çekmek için olabilir. Kurbanların üzerinde not bulunması ise anlaşıldığı gibi bir mesaj gönderiliyor. Olay yerlerinin halka açık görünür yerler seçilmesi meydan okuma diyebiliriz. Kendine çok güveniyor olmalı. Katille ilgili yaptığım çıkarımlara gelirsek kurbanlarına cinsel saldırı da bulunmamış. Bunun değişik sebepleri olabilir. Katil iktidarsız olabilir, geçmişteki olay cinsellikle alakalı olmayabilir, pedofili değildir, sapkın düşünceleri olmayabilir."
Komiser ilgiyle uzmanı dinliyordu. "Kadın olabilir mi?" diye sordu.
"Cinsiyeti hakkında kesin bir şey söyleyemem. Kadınların işlediği cinayetlerde de cinsellik olduğu görülmüş. Sonuçta cinsellik deyince sadece erkeklerin akla gelmemesi gerek. Bu her iki tarafın ortak yaşadığı bir durumdur. Neyse cinayetlerin intikam hırsıyla işlenmiş olduğunu düşünüyorum. Birinden intikam almak, onu herkese karşı rezil etmek ister gibi bir hâli var. Ayrıca meydan okuyabildiğine göre yakalanmayacağını düşünüyor olmalı. Bunu düşündüren de bu meslekle ilgili bilgileri olabileceği ya da zekâsına fazla güvendiğini gösterir."