KARANLIKTAN GELEN
Gizemlerle dolu bir dünyaya adım atmaya hazır mısınız? Nurdan Atamtürk'ün kaleminden çıkan "Karanlıktan Gelen," sizi soluksuz bırakacak bir polisiye ve felsefi yolculuğa davet ediyor. • Sürükleyici O...
31. Bölüm

27

3 Okuyucu
0 Beğeni
0 Yorum
Ama o duymamış ve görmemişti. Vicdanını rahatlatmak için söylenenler de doğru değildi. Çocuk onu bilmediği bir sebepten seçmişti ve ona ulaşmaya çalışmıştı. Belki de kendine tek yakın hissettiği kişi, kız kardeşi güvendiği o kişinin ihmali yüzünden ölmüştü. Nefretinin ve öfkesinin sebebi vardı ve Met bunu anlıyordu ama ondan böyle bir hesap sormasını beklememişti. Dosyaya tekrar döndü.

Bu durumdan altı ay sonra 112' ye gelen çağrı üzerine harekete geçen ekip olay yerine gitmişti. Ses kaydı dosyada bulunmaktaydı.

Olay yerinde görülenler ise şöyleydi: İkizlerden kız olan boğularak öldürülmüştü. Erkek olanda da boğulmaya çalışıldığını gösteren izler vardı. Çocuğun ağzı ve burnu morarmıştı ve parmak izleri de kızarık şekilde görünüyordu. Erkek çocuk konuşmuyordu. Olay yerine giden komiser ve komiser yardımcısı –bu Met oluyordu–, karakoldan üç polis memuru içeri girdiklerinde kız çocuğunu ölmüş olarak yerde yatarken, erkek çocuğunu ise kız kardeşinin başında diz çökmüş ve şoka girmiş hâlde bulmuşlardı. Baba aldığı alkol ve uyuşturucunun etkisiyle kendinden geçmiş hâlde çekyatta yüzüstü yatıyordu. İçeri giren ekip her yeri kontrol etmişti. Olay yerine zorla girilmemişti. Telefon soldaki odada kapalı olarak bulunmuştu. Camlar pencereler hepsi tek tek kontrol edilmiş ayrıntılar dosyaya not edilmişti. Olay yerine ait parmak izleri ayakkabı izleri de değerlendirilmişti. Olay yerinden alınan izlerin ve delillerin bir kısmı karakoldaki ekibe –komiser ve bir polis memuru– aitti.

Bunun dışında baba ve çocuklardan başka hiçbir DNA falan filana ait bir şey yoktu. Baba zorla uyandırılmış apar topar tutuklanmıştı. İlk başlarda kabul etmemiş, sonra o an çok sarhoş olduğunu hatırlamadığını söylemişti. Henüz itiraf etmemişti ama tüm deliller göz önüne alındığında –eğer ölmeseydi daha fazla deliller toplanacağı kesindi–nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanmıştı. Tutuklandıktan bir hafta sonra hapishanede alkol ve uyuşturucu noksanlığından krize girmiş ve daha mahkemeye bile çıkmadan kendini asmıştı. Komiser yardımcısına dönüp "Ses kaydını dinleyebileceğim bir yer var mı?" diye sordu. Karakolda dinlemesinin daha doğru olacağı cevabını aldı. Bu cevabı da bekliyordu zaten. Tekrar karakola girmesi gerekecekti.

Dosyadaki baba ile ilgili bölümü okumaya geçti. Serbest çalışıyordu. Daha çok nakliyecilik işini yapıyordu. Yani nakliye aracı sürüyordu. Arada bir de geceleri taksicilik yapıyordu. Şoför bulamadıkları zaman duraktan çağırdıkları oluyordu. Tabii sarhoş ya da madde almamış olduğuna emin olurlarsa veriyorlardı arabayı... Adamın tek akrabası olan ablasının adres ve telefon numarası vardı. Kardeşine olanlardan dolayı karakola ve mahkemeye dava açmış ama kaybetmişti. Çok kızgın ve öfkeliydi.

Anne ile ilgili bölüm de kısa ve özdü. Kasabadaki bir lokantada bulaşıkçıydı. Bu kasabalı değildi. Evlendiğinde eşi ile gelmişti. Yaklaşık on yıldır burada yaşıyordu. Aslen nereli olduğu anne ve babasının adres ve numaraları hepsi kayıtlıydı. Yalnız kadının dosyada kullanılan fotoğrafı biraz silikti. Met kadını zihninin hiçbir yerinde bulamadı. Aynı kasabada on yıl yaşamışlardı ve neden hiç dikkatini çekmemişti. Düşününce çocuklar da son yaşananlara kadar çok zihninde yoktu.

Olayın ardından anneyle görüşülmüştü. Anne çocukları daha doğrusu dayakçı eşi– terk edip başka bir şehre gitmişti. Bir otelde temizlikçi olarak çalışıyordu. İş yeri adresi ve telefon numarası dosyadaydı. Biraz para biriktirip düzen kurunca çocuklarını almak için gelecekti ama cenaze için bile geri dönmemişti. Burada Met'in kafasında soru işaretleri oluştu. Nasıl bir anneydi, bunu öğrenmeliydi. Ve neden gelmediğini?

Yorum Yapın
Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Yorumlar