Vebadan saklanacak bir yer bulmak, bazı önlemler almak mümkündü hiç değilse, ama ne mesafe, ne de engel tanıyan ve her yere sızabilen düşünceden nasıl saklanabilir insan?
“Benim en sevdiğim taş, kaledir,” dedi sonra. “Ona dikkat etmen gerektiğini düşünmezsin. Dürüst bir taştır. Gözünü vezirin, atın, filin üstünde tutarsın çünkü onlar içten pazarlıklıdır. Ama çoğu zaman kaleye yenilirsin. Dürüstlük her zaman bizim zannettiğimiz gibi bir şey değildir.”
Sır kitabı, kişisel gelişim alanında geniş kitlelere ulaşmış bir eserdir. Eser, temel olarak “çekim yasası” kavramı etrafında şekilleniyor ve düşüncelerin hayatı doğrudan etkilediği fikrini savunuyor. Anlatım dili oldukça sade ve akıcı, bu da eserin geniş bir okuyucu kitlesi tarafından kolayca anlaşılmasını sağlayan etkenlerden biri. Ama kitabın içindeki bilgiler, bilimsel temellerden ziyade daha çok inanç ve motivasyon üzerine kurulmuş. Bu nedenle, eleştirel bakış açısına sahip okuyucular için bazı noktalar tartışmalı görünebilir.
Kitapta verilen örnekler ve başarı hikâyeleri, okuyucuyu motive etmeyi amaçlıyor ama yazarın bazen tekrara düştüğünü söyleyebilirim. Yazarın yaklaşımı, pozitif düşüncenin gücünü vurgulamak açısından etkileyici olsa da, gerçek yaşamın karmaşıklığını yeterince yansıtmadığı düşünülebilir. Bununla birlikte, motivasyon arayan ya da hayata daha olumlu bir perspektiften bakmak isteyen okuyucular için ilham verici bir okuma olma ihtimali var.
Genel olarak değerlendirildiğinde, eser kişisel gelişim alanında popülerliğini hak eden ancak içerik açısından daha derinlikli bir yaklaşım bekleyenler için sınırlı kalabilecek bir yapıda bence. Okuyucuya sunduğu mesajlar basit ama etkili olabilir; yine de bu mesajların uygulanabilirliği ve sürekliliğinin de kişiden kişiye değişeceğini de unutmamak gerekiyor. . . Kitapla ve bilgiyle kalınız...
Fahrenheit 451-Ray Bradbury Yorum: Uzun zamandır bilimkurgu türü roman okumamıştım. Bir solukta bitirdim bu güzel eseri. 1953 yılında yazılmış bu eser yazarın toplumsal meselelere duyarlılığı , tutarlı gelecek öngörüsü ile döneminden oldukça ilerde bır başyapıt. Görevi yangın söndürmek değil yangın çıkartmak olan itfaiyeci Montag'ın yaşadığı aydınlanma süreci oldukça karanlık bir fütürizm ile anlatılmış. Televizyon, cep telefonu ve çeşitli medya vasıtaları ile düşünmeyen insanlar yaratan sistem kitaptaki kadar acımasız olmasada günümüzde yazıkki bizi esir almış durumda. Bu arada merak edenler için söyleyeyim fahrehait 451 , 233 santigrat dereceye karşılık geliyor yaklaşık olarak. Buda kağıdın yani kitabın yanma derecesi oluyor. 66 yıl önce yazılan ama çokça gününüzü ustalıkla anlatan bu eseri tüm dostlarıma şiddetle tavsiye ederim
Sen ölüyorsun, bense bugünden sonra yaşamayı seçtim. Ve bu hayatı bir gün elimden geldiğince iyi yaşayacağım. Senden intikamımı böylece almış olacağım.
Gece burada tek başına bir adam düşün, işte ya kitap okuyor ya da bir şeyler düşünüp öylece oturuyor. Bazen düşüncelerini birine söylemek ister doğru mu yanlış mı diye ama kimsesi yoktur işte. Bir şey görünce bile onu gördüğünden tam emin olamaz gösterecek kimsesi olmadığından.
Kendini keşfetmek kolay değildir, bazen yıllar alır. Çoğu insan kendini keşfedemeden ölür gider. Kendini bir tarafa itip başkalarının beklentilerine göre yaşamak çoğu kimseye kolay gelir. Ne var ki, kendisiyle ilişkisi kopuk yaşayan insan eninde sonunda bir iç yalnızlığa gömülür."
Bir şeyler hakkında yazmak, bir şeylerden söz eden kitaplar okumakla, bir şey yapmak arasında büyük fark vardı ve o bir eylem adamı olduğu için, ancak bir şey yapmaktan anlıyordu.