Sosyal Kitap Sosyal Kitap
Ctrl+K
Giriş Yap Kayıt Ol
Sosyal Kitap
Kayıt Ol loginGiriş Yap
Anasayfa Akış Ara
MENÜLER
Alıntılar İncelemeler
Kulüpler
Trend
İletiler Hikayeler Kelime Bulmaca Soru & Cevap
Mesajlar
Bildirimler
Kaydedilenler
DİĞER
Hedefler Üniversiteler Yazarlar Kitaplar Kitap Listeleri Popüler Üyeler Rozetler Ayarlar
• Hakkımızda • Rozetler • Gizlilik • Kurallar • Kütüphaneciler • İletişim
2026 · Sosyal Kitap
 
Ana Sayfa
Keşfet & Ara
İletiler
Alıntılar
İncelemeler
KİTAP DÜNYASI
Kitaplar
Yazarlar
Kitap Listeleri
Hikayeler
TOPLULUK
Kulüpler
Trend
Soru & Cevap
Okuma Hedefleri
Popüler Üyeler
Üniversiteler
Kelime Bulmaca
Hakkımızda · Rozetler · Gizlilik · Kurallar · Kütüphaneciler · İletişim
2026 © Sosyal Kitap
Kübii
Kübii

Kübii

@kubrayla

Üye
150 okur puanı
Kasım 2025 tarihinde katıldı
1 İleti 27 Takipçi 24 Takip 4 Alıntı 13 İnceleme 89 Kitap
import_contacts İlk Alıntı import_contacts İlk İnceleme comment İlk İleti tümü →
Duvar Kitaplık İncelemeler Alıntılar İletiler Hikayeler Rozetler Hakkında
Okumalarım (Yıllara Göre)
Tümü
2025
Kübii
Kübii , bir kitabı okudu.
@kubrayla
9a
80 syf. 2024 Okudu
Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri
Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri
Edouard Louis | Can Yayınları | 2024
1.103
  • Profil Sayfası

Kübii
Kübii , bir kitabı okudu.
@kubrayla
9a
182 syf. 2019 Okudu
Olduğu Kadar
Olduğu Kadar
Feyyaz Yiğit | Okuyan Us Yayınları | 2019
903
  • Profil Sayfası

Kübii
Kübii , bir kitabı okudu.
@kubrayla
9a
80 syf. 2021 Okudu
Emanet Çocuk
Emanet Çocuk
Claire Keegan | Jaguar Kitap | 2021
918
  • Profil Sayfası

Kübii
Kübii
@kubrayla
İnceleme 10a
Kitabı okurken bir noktada “depresyon hırkamı giydim, arada da bir tüttürdüm” dedim; sonra da “ne dertler var ” diye oturup şükrettim. Ruh sağlığı gerçekten çok önemli arkadaşlar. Allah zeval vermesin:)
Mabel matiz antidepresan dinleyerek incelememi yazmaya koyuldum:

Kabul edelim ki depresif bir milletiz. Şarkılarımızda var, sanata edebiyata bile yansıyor. Tanpınar’ın “Ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında” dizesi, tam da bizim ruh hâlimizi özetliyor.

Gittim TR’de antidepresan kullananların oranına baktım 100 kişiden 6’ sı antidepresan kullanıyormuş. İşin tabii ki şaşırmadığım kısmı da kullananların %70’i de kadın :)

Şimdi bana psikayatrlar kızabilir ama ben antidepresanların insanları iyileştirdiğine inanmıyorum. O an ayakta tutar anlık seratonin adrenalini regüle eder ama iyileştirmez. Asıl iyileşme psikoterapi ile olur duygularla yüzleşme ile bastırmama ile olur. Kısa vade için evet önerilir ama uzun vadede “psikoterapi” şart.
Velhasıl gelelim kitaba;

Bu kitapla, takip ettiğim bir okurun paylaşımı aracılığıyla tanıştım ismi de aşırı dikkatimi çekti. Kısa bir araştırma sonucunda eserin otobiyografik niteliğini fark edince aaa dedim evet bu kitabı okumalıyım… Yazarın hangi psikolojik süreçlerden geçtiği, Prozac’ın duygu durumunu nasıl etkilediği gibi kafamdaki sorularla kitabı okumaya başladım.

Ne anlatıyor?
Anne babası ayrı olan Elizabeth (Lizzy) adlı genç bir kızın içsel çatışmalarını, duygu durum dalgalanmalarını ve depresif semptomlarından bahsediyor. Ergenlik dönemi bağlamında değerlendirildiğinde, ölüm düşüncesi, kendine zarar verme eğilimleri ve isyankâr davranışlar söz konusu ancak burada dikkat çeken nokta bu uçsal dürtülerin geçici bir ergenlik krizinden ziyade süreklilik arz eden bir varoluşsal boşluk hâline gelmesi… Aslında ergenlikte olduğu için de bu tarz ölme isteği isyankar asi bir gencin bu süreci yaşaması normal geliyor hangimiz ölmek istemedik ki çılgınlar gibi? :) ama Elizabeth’in durumu oldukça uç noktada; kendisine her ne kadar da kendisi “şımarık bir kız izlenimi yaratmak istemiyorum”dese de davranışlarını şımarık ve abartılı buldum. Elizabeth yoğun güven problemi yaşıyor, annesi babası arasında kalmaktan yorulmuş sevgi ve ilgi eksikliği olan birisi. Elizabeth’in kendine zarar verme davranışı, kendini kesme davranışı aslında bir kendini “doğrulama- kanıtlama” çabası.Şu ifadesinde de açıkça görülüyor:

“Bazen keşke bir vitrin camından içeri yürüyebilsem, keskin cam kırıkları beni şeritler hâlinde kesse de hislerimle görünüşüm uyumlu olsa.” (s.83)

Bu alıntı psikodinamik açıdan değerlendirildiğinde, Açıkça; bağımlı mazoşizm olduğuna kanaat getirdim. Anne Sexton ve Sylvia Plath gibi ölünce rahatlayacağına da inanıyor.

Kitabı okudukça Türk edebiyatında Tezer Özlü’nün Çocukluğun Soğuk Geceleri adlı otobiyografik romanıyla da benzettim. Her iki kitapta da depresyon, güvensiz bağlanma örüntülerinin, duygusal ihmalin ve kırılgan bir benlik algısının izleri görülüyor.

Elizabeth’in annesiyle kurduğu ilişkiyi de doğru bulmadım. Annenin eşinden ayrıldıktan sonra tüm yaşamını kızına endekslemesi görünürde fedakârlık gibi dursa da çocuğun özerklik geliştirmesini engelleyen hastalıklı bir birey haline dönüştürmüş. Bu durum, kızın mükemmeliyetçi, doyumsuz ve sürekli eksik hisseden bir kişilik yapısı geliştirmesine neden olduğu açıkça belli.

“Onu kendimden uzaklaştırmaya çalışıyorum ve beni bırakmasını söylüyorum.” (s.21)

Bu ifade bağlanma kuramından sıkça karşılaşılan “yaklaş–kaç” çatışmasını yansıtıyor. İlişkilerinde de hep kaygılı bağlanma söz konusu ya beni bırakırsa gibi düşüncelere sahip.

Kitap ilerledikçe ruh hâlinin, psikiyatrik tanılar ve ilaçlar aracılığıyla nasıl yönetilmeye çalışıldığını, Prozac burada bir iyileşme aracından ziyade duyguların törpülendiği acının kimyasal olarak bastırıldığı o anlık bir müdahale gibi.

Elizabeth karşımda olsaydı, muhtemelen ona şunu söylerdim:
Şu an yaşadığın duygular geçici yavrum bebeğim ama sen kalıcısın. Büyüyünce geçer unutursun her şeyi. Dünya boştur leee. -iyi ki psikolog değilim. :)) -

Filmi de varmış. Bir ara izlerim belki. Şu an hiç modum yok.
360 syf. 01.01.2005 Okudu
Prozac Toplumu
Prozac Toplumu
Elizabeth Wurtzel | İletişim Yayınevi | 01.01.2005
1.931
  • Profil Sayfası

Kübii
Kübii
@kubrayla
İnceleme 10a
Leziz Kadavralar… Çok lezizdi!
Şaka şaka :))

Okurken midem birazcık bulandı ama çok değil biraz…Bu yüzden siyah kalp bırakıyorum. Kitabın ismi kadar kapağı da oldukça etkileyici. Eğer sıradışı ve rahatsız edici bir distopya okumak istiyorsanız kesinlikleeeee kaydetmelisiniz.

Vahşi olan her şey ilgimi çekiyor. Biraz wednesday ruhlu olduğumdan olsa gerek. Kitaptaki; kol-bacak kesim sahneleri, kancaya takılmış bedenler gözümün önünden gitmese de sanki ben de et işleme tesisinde Marcus Tejo ile çalışıyormuşum gibi hissettim. Kitabı okuyanlardan bir kısmının “iştahım kesildi et yiyemem artık” gibi yorumlar gördüm abartmayın o kadar da değil. Bende aksine merak uyandırdı hiç iştahımda kesilmedi. :D

Kitabın içeriğine gelecek olursak; bir virüs yayılıyor, hayvan eti yemek artık yasak. İnsanlar, protein ihtiyacını karşılamak için hayvan eti yerine insan eti yiyorlar.Yamyamlık metaforu nefis kullanılmış. İnsanlar birbirini yiyor “bizim dünyamızda mecaz anlamda.” Kitapta ise gerçek anlamda. Yazarın bize mesajı aslında tam olarak şu: “Siz birbirinizi tüketiyorsunuz, fark etmiyorsunuz; işte bunu sizlere somutlaştırdım.” İlişkilerde tüketiliyoruz, iş hayatında harcanıyoruz, toplum bizi çiğ çiğ yiyor. Romanın anlattığı çöküş, aslında bir distopya değil.Biz zaten oradayız sadece adını koymuyoruz.

İnsan ilişkilerinin yüzeyselleştiği, ahlakın pazarlık unsuru olduğu, insanların birbirine “iyi gelirken bile” bir çıkar aradığı bir düzen… Bu düzen kitapta biraz daha kanlı ve çıplak hâle getirilmiş. İnsan eti üzerinden tüketim çılgınlığı, talep-arz ilişkisiyle birlikte net bir şekilde gösterilmiş. Daha fazla et, daha fazla kâr. Bugünkü sosyokültürel dünyamızdaki tüketim çılgınlığını mide bulandırıcı ama net bir aynayla gözlerimize sokuyor.

İnsan en çok neye alışırsa ondan korkmalıyız. Sistem insanı yavaş yavaş, fark ettirmeden yer. İlk adımda miden bulanıyor, ikinci adımda sorguluyorsun, üçüncü adımda gözlerin alışıyor. Biz, düzenin sofrasında birer ‘kadavra’ olmayı çoktan kabullendik dostlarım. Bu durum: Zygmunt Bauman’ın akışkan modernite kavramıyla birebir örtüşüyor: Her şey hızla değişiyor, insanlar nesneleşiyor ve el değiştiriyor. Foucault’nun iktidar-özne ilişkisi üzerinden bakmakta oldukça anlamlı:İktidar aynı zamanda insanı “nasıl biri olması gerektiğine” ikna eden görünmez bir mühendisliktir.

Leziz Kadavralar, mide bulandırıcı sahnelerin ötesinde, modern hayatın tüketim ve çıkar çarkını çarpıcı bir şekilde gösteren bir ayna. Şiddet ve rahatsızlıkla dolu olsa da oldukça düşündürücü bir roman.

Öyle bir kitap ki beğeneni çok olduğu kadar beğenmeyeni de fazla. Şans verin ve tarafınızı seçin.
192 syf. 2025 Okudu
Leziz Kadavralar
Leziz Kadavralar
Agustina Bazterrica | Siren Yayınları | 2025
2.258
  • Profil Sayfası

Kübii
Kübii
@kubrayla
İnceleme 10a
Sokak röportajı sayesinde tanıdım Zeliha Bürtek’i. Ne söylediğini bilen, mantıklı, tutarlı ve gerçekleri dolandırmadan, süslemeden, acımadan “çat” diye yüzümüze koyan bir akademisyen. Böyle insanlara o kadar hasretiz ki… Yalakalığın prim yaptığı bir dönemde, doğruları söylemekten korkmayanların değeri altın gibi parlıyor.

Soru–cevap ekseninde ilerleyen bu kitabı herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Sürekli aşk-meşk, canım-cicim kitapları arasında kaybolup gidiyoruz; biraz da kendimize bir şey katacak, ufkumuzu açacak eserlere yönelmek şart.

Bir zamanlar “Vatandaşlık” diye bir dersimiz vardı hâlâ var mı bilmiyorum ama bence müfredata “Sosyal Çürüme” diye bir ders konulmalı. Çünkü sosyal çürüme sessiz bir katildir; fark edilmeden yayılır, toplumun damarlarına işler. Zeliha Hoca, günümüz Türkiye’sinin sorunlarını büyük bir netlikle, nokta atışı tespitlerle analiz ediyor. Analiz gücü o kadar yüksek ki, karşımda saatlerce konuşsa hiç sıkılmadan dinlerim.

Rahmetli Levent Kırca da zamanında toplumun yaralarına hem mizah hem cesaretle parmak basardı. Böyle insanların çoğalması umuduyla…

“Hepimiz biriz. Farklı figürlerden, farklı coğrafyalardan gelsek de kaygılarımız ortak.” diyerek; ahlaki ve normatif sarsıntıları, toplumsal bağları, aile yapısını, kimlik bunalımlarını, anlam arayışını, prosedürel güvenliği ve kamusal alanın işleyişini ele alarak toplumun içinde kaynayan sorunları irdeliyor.

Atatürk’ün önerdiği kitaplardan Beyaz Zambaklar Ülkesinde de Finlandiya’nın ahlaki dönüşümünü okumuştuk; orada umut vardı. Bizde neden olmasın?

Düşünmeye değer bir alıntı bırakayım:

“Türkiye’nin ekonomik politiği bu. Türkiye’de ekonomik kriz yok.” <<Ufku geniş olmayan insanları kandırmanın yolları bu dolar artıyor ekonomik kriz var.>> tabi okumuş kadın gerizekalılar diyemiş de ufku geniş olmayan demiş.:)

?si=bTsM7CnQcylnTaDN güzel bir program izlemek isteyenler bakabilir.

Okuduktan sonra Cem Yılmaz’ın bardak silme sahnesi gibi heaaa aydınlandım ben diyerek bir aydınlanma yaşarsınız inşallah.

Biraz da bu tarz kitaplarla kalın. İyi okumalar.
5 Puan 184 syf. Okudu
Sosyal Çürüme
Sosyal Çürüme
Zeliha Bürtek | İnkılap Kitabevi
2.177
  • Profil Sayfası

Kübii
Kübii
#Tarih • @kubrayla
Alıntı 11a

Kanlı Noel

“Türklerden nefret eden Nikos Sampson bir grup Kıbrıslı Rum ile birlikte Türk mahallelerine geldi ve hiçbir ayırım gözetmeden aralarında silahsız erkek, kadın ve çocuğun yer aldığı çok sayıda sivili katledip evleri ateşe verdi.”
112 syf. 2023 Okudu
Kısa Kıbrıs Tarihi
Kısa Kıbrıs Tarihi
Tommy Clark | Say Yayınları | 2023
54. syf.
2.870
  • Profil Sayfası

Kübii
Kübii
#Tarih • @kubrayla
Alıntı 11a

Akritas planı

“Planın nihai hedefi enosisi yeniden mümkün kılmak ve Kıbrıslı Türkleri yenilgiye uğratarak yok etmekti. Bu, Rumların Türklerle ilgili olarak öngördüğü "nihai çözüm" idi ve "soykırım taslağı" olarak tanımlandı ve adada dili Türkçe
olan Müslüman toplumun etnik açıdan temizlenmesi şeklinde yorumlandı.”
112 syf. 2023 Okudu
Kısa Kıbrıs Tarihi
Kısa Kıbrıs Tarihi
Tommy Clark | Say Yayınları | 2023
52. syf.
2.761
  • Profil Sayfası

Kübii
Kübii
#Tarih • @kubrayla
Alıntı 11a

Fazıl Küçük

“Paris, İsviçre ve Türkiye' de eğitim almış bir tıp doktoru ve Kıbrıslı Türklerin lideri olan Dr. Küçük iki toplumlu Kıbrıs Cumhuriyetinin ilk Kıbrıslı Türk başkan yardımcısı oldu.”
112 syf. 2023 Okudu
Kısa Kıbrıs Tarihi
Kısa Kıbrıs Tarihi
Tommy Clark | Say Yayınları | 2023
49. syf.
2.767
  • Profil Sayfası

Kübii
Kübii
#Tarih • @kubrayla
Alıntı 11a

Megalo idea

“Megalo İdea, Bizans İmparatorluğu'nun yeniden hayata geçirilmesini ve bu toprakların Yunan Ortodoks halkı tarafından geri alınmasını öngörüyordu. Bu görüş zaman içinde Avrupa çapında Yunanlar arasında ayaklanmalara neden oldu ve sonunda Yunanistan'ın kurulmasına yol açtı.”
112 syf. 2023 Okudu
Kısa Kıbrıs Tarihi
Kısa Kıbrıs Tarihi
Tommy Clark | Say Yayınları | 2023
30. syf.
2.825
  • Profil Sayfası

Kübii
Kübii
@kubrayla
İnceleme 11a
Farklı ülkelerden olan Smita-Giulia-Sarah isimli 3 kadının azim ve mücadele hikayelerini okuyacaksınız Colombani ‘nin bu eserinde.
Sanki 3 farklı konulu sevdiğim dizi var da aynı gün yayında ve diziyi aynı anda izlemek istersin de reklama girince bir diziden diğer diziye geçiyormuşum gibi bir hissiyatla okudum kitabı. Smita’nın hikayesinin bir bölümünü okuduktan sonra Giulia’nın hikayesine geçiyor, burayı da biraz anlattıktan sonra tam can alıcı yerde kesiyor ve Sarah’ın hikayesini anlatıyor. Sonra tekrar Smita,Giulia,Sarah örgü şeklinde gittiği için aşırı merak uyandırıyor. Acaba ne olacak diye merak ediyorsun çünkü. Bu yüzden sıkılmadan okuyacağınızı düşünüyorum.Kitabın ismi de bir hayli ilginç ama okudukça göreceksiniz çok anlamlı.3 farklı ülke, 3 farklı kadın, 3 farklı yaşam mücadelesi tek bir yazgıda birleştirmiş. Yazar örgüyü örerken 3 kadının hayatıyla örmüş adeta. Kadın kahramanların olduğu kitaplara bayılıyorum. Mücadeleci ruhlarını görmek beni mutlu ediyor.

Smita Hindistan’da yaşayan bir karakter; Smita’nın tek bir amacı var. Kızının okuma yazma öğrenmesi. Kendisi okuma yazma bilmiyor. Kızı için elinden gelen gayreti gösteriyor. Racasta kentinde; kız çocukları doğar doğmaz bir kutuya koyup canlı canlı kuma gömüyorlarmış. Her yıl 2 milyon kadın öldürülüyor burada.
Kızını tüm olumsuzluklardan kurtarıp kızının da kendisi gibi kötü bir hayat yaşamaması için bakalım ne çabalar sarf edecek Smita?

Giulia Sicilya’da yaşayan bir karakter; babasının atölyesine bakmak zorunda kalıyor çünkü babası rahatsızlanıyor. Giulia’nın sevdiğim özelliği; tam bir kitapkolik olması. Kütüphanede vakit geçirmeyi çok seviyor. Hayatına bir adam giriyor. İşler beklediği gibi mi olmuyor, sevdiği adamla mı olacak bakalım neler yapacak bu süreçte Giulia?

Sarah Kanada’da yaşayan bir karakter; Sarah’ı okurken kendimi buldum. Planlı, başarılı olmayı seven, fazlasıyla güçlü bir kadın. Ama o da bir hastalığa yakalanıyor. Bu mücadelesinde neler yaşayacak Sarah?
Okuyalım, görelim.

~İşe gitmeden önce gözyaşlarını kalın bir fondöten tabakasının ardına saklamayı öğrenmişti. Her ne kadar canı yansa da, içi bin parça olsa da bunu kimseyle paylaşamıyordu.~ (s.33) İki parçaya bölünmüş halde de olsa da her an patlamaya hazır bir bomba gibi… Kadınların kendilerinden vazgeçmedikleri, Amazon gibi savaşçı ruhlarının ölmediği, mesele düşmek değil kalkabilmek düsturuyla hayatlarına devam etmeleri temennilerimle..
Her kadın; bu 3 karakterden kendi hayatına dair izler bulacağına eminim.

Tavsiye ediyorum.
188 syf. 2024 Okudu
Saç Örgüsü
Saç Örgüsü
Laetitia Colombani | Yan Pasaj Yayınevi | 2024
2.399
  • Profil Sayfası

Kübii
Kübii
@kubrayla
İnceleme 11a
Şimdiden belirteyim; Yoğun varoluşsal sancılar hissedeceğiniz bir eser. Bizdeki ölüm şairi Cahit Sıtkı Tarancı ise İran edebiyatındaki ölüm yazarı da Sadık Hidayet olmalı bence. Ne kadar kurgu da olsa ölümü öyle bir anlatmış ki ölümü zihninde provasını yapan, ölüme kutsallık yükleyen, ölümden korkan aynı zamanda ölümü merak eden bir adam kendisi.. Peki ne anlatıyor biraz bahsedecek olursak; iç dünyasında çok sık çatışma yaşıyor, yalnızlığı seviyor, sorguluyor, ağır bunalımlı bir yazar. Okuduklarımdan kızı kesip bavula koyma düşüncesinden şizofren olduğunu bile düşündüm.Öyle bir kurgu var ki spoiler vermemek adına yazmayacağım. Biraz Edgar Allan Poe tadında..

“Kendimi bütün ruhumla unutmanın uykusuna bırakmak istiyordum. Unutmam mümkün olsaydı, unutmak sürekli olsaydı, gözlerim kapansaydı da azar azar uykunun ötesine, mutlak hiçliğe gömülebilseydim, varlığımı artık hissedemez olacağım noktaya varsaydım, bir mürekkep damlasında, bir musiki ahenginde ya da renkli bir ışında erir giderdim ve sonunda dalgalar ve şekiller öyle büyürlerdi ki, hissedilmezin içinde silinir, yok olurlardı. O zaman dileğime kavuşurdum.”

Kaybedecek bir şeyim kalmadığında ben de böyle duygu karmaşası yaşıyorum.Hangimiz böyle hissetmedik?
O zehirli şaraptan ben de içmek istedim.

Arka fonda; Barış Akarsu “aşkın şarabından bilmeden içtim”. dinleyerek yazıyorum bunları.. Derin bir burukluk, boşluk bıraktı ben de belki okuduğum dönem sıkıntılı bir döneme denk geldiği için olabilir, bilemiyorum.

Bir solukta okuyabileceğiniz bu eseri okunacaklar listenize eklemeyi unutmayın derim.
112 syf. 2017 Okudu
Kör Baykuş
Kör Baykuş
Sadık Hidayet | Ayrıntı Yayınları | 2017
2.451
  • Profil Sayfası

En Çok Kitap Okuyanlar

Tümü
tulayaslan_cancersoldiers
tulayaslan_cancersoldiers
712 kitap
By_Coga 2
By_Coga
560 kitap
faik.yilmaz.9 3
faik.yilmaz.9
555 kitap
Sani 4
Sani
500 kitap
Elif ツ 5
Elif ツ
490 kitap
Canan 6
Canan
417 kitap
Tarihciyazarerdal 7
Tarihciyazarerdal
403 kitap
Gizem Dindaroğlu 8
Gizem Dindaroğlu
368 kitap
Aysız 9
Aysız
336 kitap
Yıldız 10
Yıldız
307 kitap
alfabe 11
alfabe
299 kitap
Tuen 12
Tuen
288 kitap
Fatmaileri 13
Fatmaileri
286 kitap
Aimée 14
Aimée
281 kitap
Sevval 15
Sevval
270 kitap

Trend Kulüpler

Tümü
EvladımSanaDiyorum

EvladımSanaDiyorum

34 üye • 1 konu
Katıl
En İyi Kitap Önerileri

En İyi Kitap Önerileri

26 üye • 6 konu
Katıl
Kitap analiz grubu

Kitap analiz grubu

21 üye • 2 konu
Katıl
Sosyal Kitap Rize Okuma Grubu

Sosyal Kitap Rize Okuma Grubu

5 üye • 0 konu
Katıl
Kendi Kulübünü Kur Keşfet

Kitap Listeleri

Tümü
Diriliş Neslinin Amentüsü
Makamda
Bin Muhteşem Güneş
Yeraltından Notlar
Martin Eden
Asla unutmak istemeyeceğiniz kitaplar
Kelime Dağarcığı
Her gün yeni bir kelime
#Mean-i dakik

Son Okunan Kitaplar

Tümü
Efendi ile Uşağı
Efendi ile Uşağı
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Tipi - Seçme Öyküler ve Masallar
Tipi - Seçme Öyküler ve Masallar
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Çocukluk
Çocukluk
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Aile Mutluluğu
Aile Mutluluğu
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Şeytan - Peder Sergi
Şeytan - Peder Sergi
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Hacı Murat
Hacı Murat
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Diriliş
Diriliş
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Beyaz Gemi
Beyaz Gemi
Cengiz Aytmatov
Bir Havva Kızı
Bir Havva Kızı
Honore de Balzac
Mutlak Peşinde
Mutlak Peşinde
Honore de Balzac

Gündemdekiler

Trendler
#1
#Alıntı
#2
##müzik
#3
##Ruh
#4
##AğlamaMakamı
#5
#İnceleme
#6
##Melodibirçığlıktıraşk
#7
##Ö’Rûh
#8
##Araf

En Çok Alıntı Yapanlar

Tümü
Gizem Dindaroğlu 1
Gizem Dindaroğlu
3251 alıntı
alfabe 2
alfabe
2179 alıntı
Abuzer Badem 3
Abuzer Badem
1394 alıntı
Cerence
Cerence
953 alıntı
Elif ツ
Elif ツ
868 alıntı

Yükselen Okurlar

Trend
ayçiçek
ayçiçek
@aycicek
BERAT POLAT
BERAT POLAT
@maximusbumbada
Albayrakhsn
Albayrakhsn
@albayrakhsn
alfabe
alfabe
@abc_
EL
elameowww
@elameowww
YE
yetişşahin71
@yetissahin71

Sign up for our newsletter

Get the best news on weelky basis! Join now and don't miss it.

Anasayfa
Bildiriler
Mesajlar
Profil

Ne Paylaşmak İstersiniz?

Sosyal Kitap'ta bir içerik paylaşın

Yeni İleti
Düşünce, durum veya kısa notlar
Kitap İncelemesi
Kitap hakkında değerlendirme yapın
Kitap Alıntısı
Sevdiğiniz cümleleri aktarın
Okuma Hedefi
Yıllık veya aylık hedef belirleyin