Gizemlerle dolu bir dünyaya adım atmaya hazır mısınız? Nurdan Atamtürk'ün kaleminden çıkan "Karanlıktan Gelen," sizi soluksuz bırakacak bir polisiye ve felsefi yolculuğa davet ediyor.
• Sürükleyici O...
Telefonunu kontrol ettiğinde ilk arama kaydına dönmesi gerektiğini düşündü. Aslında mevkilere takıntılı ya da hürmetli değildi.
Sadece işinin kolaylaşmasını düşünerek çalan telefonun açılmasını uzun süre bekledi. Aksi takdirde üçüncü çalışta kapatırdı. Valinin bizzat kendi telefonuyla aramayıp makam telefonuyla aratması da üzerinde istemediği bir baskı olacağını gösteriyordu. Burada mevkiler konuşacaktı anlaşılan. Hiç olmaması gerekirken yüzünde küçümser bir tebessüm belirdi. Sekreter ona on dakika sonrasına randevu veriyordu. Aslında on dakika içinde burada ol demekti. İstemeyerek de olsa arabasını randevu istikametine doğru çevirdi. Yol boyunca da kendi kendine hayıflandı. Bunu son günlerde çok yapıyordu.
Vali ile görüşmek için geldiğinde fazla mı aceleci davrandığını düşündü. Birkaç kez aranmayı beklemesi daha iyi olacaktı. Çünkü bu görüşmeye hiç hevesli değildi. Vali odasının kapısına geldiğinde sekreter onu biraz bekleteceğini, bekleme salonuna geçebileceğini oldukça kibar bir dille söyledi. İçeride bir misafir vardı. Bekleme salonunda beklerken duvardaki tuval resimleri incelemeye başladı. Duvara resmi çizmek varken neden durduğu yerde tozlanacak tablolar olduğunu düşündü. Daha derin düşüncelere dalamadan Vali sekteri az öncekinden daha farklı bir tonda Valinin beklediğini söyledi. Sanki tabloları sekreter bizzat resmedip asmış ve düşüncelerinden dolayı ona kızmış gibiydi.
İçeri girdiğinde odaya hâkim olan deri kokusunun ağırlığını hissetti. Koltuğa oturduğunda üstüne sinecek kokunun varlığından rahatsız oldu. Ama başka çaresi de yoktu. Vali oldukça az konuşan daha çok dinlemeyi yeğleyen biriydi ama şu aşamada anlatacak ya da paylaşılacak yeterince bilgi yoktu. Yere serilmiş memlekete özgü kilim ise daha çok dikkatini dağıtıyordu.
Dışardaki tablo ile yerdeki kilim birbirinden çok ayrı dünyalardı. "Dediğim gibi rapor sonuçlarını alıp ona göre bir yol haritası çizeceğiz." Yol haritası mı? Söylediği söze kendi bile kızdı. "Yani şu an için yapılacak bir açıklama yok Sayın Valim. Basını bu olaydan biraz uzakta tutarsak işimiz de daha kolay olacaktır."
"Sizi bu memlekete ilk geldiğinizde ayağınızın tozuyla çözdüğünüz cinayet davasından tanıdık. Ki yıllardır çözülemeyen bir davaydı. Ardından aldığınız tüm davaları gizlilik içinde ve beklenmeyen sürede sonuçlandırdınız. Her davada da bizzat bulunmanız ise görevinize verdiğiniz önemi gösterdi bize. Size olan güvenimiz tamdır Sayın Savcım. Benim asıl öğrenmek istediğim deneyimlerinize dayanarak yapacağınız şahsi bir yorumunuz var mı?"
Vali söze nasıl gireceğini iyi biliyordu. Şişirilmiş bir egonun ardından kimse "Hayır ben bir şey bilmiyorum, bilemem de" diyemezdi. Yalnız kendisinin bu türden olmadığını biliyordu. Bunu Vali de biliyordu zaten. Şu anki sözleri sadece son sözün bir gölgesiydi. Nasıl geçiştireceğini düşünürken çalan telefon kurtarıcısı oldu. Valiyi arayan her kimse içinden teşekkür etti. Kısa sürse de onu kurtarmıştı sonuçta.
Savcı Validen önce konuştu, "Saat üçte merkezde toplantı ayarladık. Müsaade ederseniz toplantıdan önce birkaç işi halledip merkeze geçeyim," dedi ve müsaade istemesine rağmen beklemeden gitmek üzere ayağa kalktı.
Vali Savcı'nın onu daha fazla dinlemeyeceğini anladı. "Peki müsaade sizin. Yine aynı ekiple çalışacağınızı ve bizzat kendinizin de çalışacağını biliyorum yalnız bu sefer olaya müdahale eden diğer birimlere de yardımcı olmanızı isteyeceğim sizden." Vali bunu söylediğinde içerideki ego oyunun aslında düşündüğü gibi olduğunu anladı. Emniyet amiri verdiği mesajı almıştı. Kendi mesajı ise oldukça dolaylı yoldan olmuştu. Valinin başaramadığı işi başarıp kendi egosunu şişirerek güldü.
Kapıya doğru yürürken kilimin kaymasından tereddüt ederek yürüdü. Çıktığında kapıya yakın olan masada oturan sekretere –eğer bakarsa azar işiteceği hissine kapılıp– hiç bakmadan hızlıca geçti. Dışarı çıktığında ilk olarak telefonunu kontrol etti. Saatin epey geçtiğini o arada telefon ekranındaki saate bakınca fark etti.