Gizemlerle dolu bir dünyaya adım atmaya hazır mısınız? Nurdan Atamtürk'ün kaleminden çıkan "Karanlıktan Gelen," sizi soluksuz bırakacak bir polisiye ve felsefi yolculuğa davet ediyor.
• Sürükleyici O...
Zamanı azaldığı için çok acele plan yaptı. İlk olarak karakola uğramalıydı. Öncelik dosyayı alıp okumak olacaktı. Dosyayı okurken de bir yerde kahvaltı yapmalıydı. Ulaşması gereken kişileri dosyayı inceledikten sonra adreslerini ve numaralarını alarak sıralayacaktı. Karakolun kapısına gelip park ettiğinde derin bir nefes aldı. İçeri girip danışmaya doğru yürüdü. Danışmada kendini tanıttı. Kimliğini de göstererek orada bulunuşunu resmîleştirmiş oldu.
Şu an karakoldaki en yetkili kim varsa onunla konuşmak istediğini söyledi. Danışmadaki çok genç polis memuru Met'i heyecanla dinliyordu. Kendisini biraz bekleteceğini söyleyerek Başkomiserin odasına gitti. Başkomiser genç polis memuruyla birlikte odasından çıktı. Metle karşı karşıya geldiklerinde Met onu bir yerlerden tanıdığını düşündü. Bakışlarından onun da kendisini tanıdığını anladı. Met'e doğru gelince Met de ona doğru yürümeye başladı. Met 1,87 boyundaydı ve karşısındaki en az on santimetre kısaydı. Yine de karşı karşıya geldiklerinde göz göze gelebilmişlerdi.
"Hoş geldiniz dedektif. Odama buyurun."
Başkomiser Met'ten önde yürüyüp kendisini takip etmesini bekledi. Birlikte odaya girdiler. Met oldukça sade bulduğu odada kapıya yakın ilk koltuğa oturdu. Başkomiser masasının arkasındaki koltuğuna oturmak yerine Met'in karşısındaki koltuğa oturdu. Aradaki uzun sehpanın üzerindeki çiçek yapraklarını dökmüş sadece dalları kalmıştı. Hâlâ burada durduğuna göre başkomiser çiçekten umudunu kesmemişti. Demek ki kolay pes eden biri değildi. Umutlarına da sıkı sıkıya bağlıydı. Son ana kadar bekleyen tiplerdi. Met'e çay, kahve ne içmek istediğini sordu. Met elinden geldiğince kibar bir şekilde teşekkür ederek bir şey içmek istemediğini söyledi. Şükür ki başkomiser ısrar etmedi.
"Size nasıl yardımcı olabiliriz?" derken Met'in gözlerinin içine bakıyordu.
Met aslında "Bana yardımcı olamazsınız," demek istese de diyemeden isteğini direkt söyledi. "On dört yıl önce kasabada yaşanan bir olayla ilgili buradayım. Dosyayı baştan incelemem gerekli. Sizden dosyayı almak istiyorum."
"Demek dosyayı istiyorsunuz. Yani resmî bir evrağı size teslim etmemizi istiyorsunuz. Karakoldan dosya almak gibi bir şey olmadığını biliyorsunuzdur."
Met bu işi sadece konuşarak halledeceğini düşünmüştü. Ya da en azından kimliği ile işin kolaylaşacağını. Ama başkomiser işi biraz yokuşa sürecek gibiydi. Met konuyu uzatma niyetinde değildi. Kestirmeden konuya girmeye niyetliydi. "Bakın bu dosyayı istemem şu anki önemli bir vaka ile ilgili."
"Dosyada ne bulmayı umuyorsunuz? Davanızdaki zanlının kimliğini falan mı?"
Met ne kadar anlatması gerektiğini bilemedi. Geçiştirmek istiyordu ama başkomiser geçiştirmeye açık biri değildi. "Hayır katilin kimliğini biliyoruz..."
"Demek bir cinayet vakası."
İşte bu olmamıştı. Başkomiser kendisini gafil avlamıştı. "Evet." Met daha ne kadar ayrıntıya girmesi gerekeceğini düşünürken başkomiser tekrar konuşmaya başladı.
"Ben size dosyayı vermek istemesem siz daha buradan çıkmadan Savunma Bakanlığı'ndan bana bir telefon gelecek. Takım elbiseli ya da üniformalı bilemem tabii adamlar bana hatırımı bile sormadan dosyayı size teslim etmemi söyleyecekler."
"Ben bunların olması gerektiğini düşünmüyorum. O dosyayı sadece bir kere daha okumak için bütün geceyi direksiyon başında geçirdim..."
Başkomiser lafını kestiği için Met'e kızmış gibiydi. O da Met'in sözünü keserek konuşmasına devam etti. "Evet bunlara gerek yok. Çünkü ben sizi zaten tanıyorum. Sizi burada herkes tanıyor. Bizden istediğiniz dosyanın içeriğini de biliyorum. Buraya ilk atandığımda ilk duyduğum olaydı. Yalnız sadece bu değil. Siz bu kasabada sevilen bir komiser yardımcısıydınız. Kısa süre çalışmış olmanıza rağmen karakoldaki herkes de sizi seviyordu."
"Bunda, babamın o zamanlar kasabada emniyet müdürü olmasının da etkisi olduğunu düşünüyorum."
"Evet çok mütevazi olduğunuzu da söylemişlerdi dedektif. Neyse konuyu uzatmayacağım. Size dosyayı vereceğim yalnız kasaba sınırları dışına çıkmaması şartıyla. Ayrıca dosya sizde bulunduğu süre içerisinde karakolumuzdan bir komiser yardımcısı da size eşlik edecek."