Gizemlerle dolu bir dünyaya adım atmaya hazır mısınız? Nurdan Atamtürk'ün kaleminden çıkan "Karanlıktan Gelen," sizi soluksuz bırakacak bir polisiye ve felsefi yolculuğa davet ediyor.
• Sürükleyici O...
Kar, tipi şeklinde yağmaya başlamıştı. Delillerin zarar görme ve olay yerinin bozulma ihtimali yüksekti. Olay yerine tekrar dönüp herkesin elini çabuk tutması, bir saat sonra otopsi için hazır olunması ve otopsinin iki saat sürmesi ihtimaline karşı üç saat sonra da toplantının başlayacağı emrini verip arabasına gitti. Arabaya bindiğinde saat 5.40'tı. Silecekleri de çalıştırıp yola koyuldu. Nereye gideceğini bilmiyordu. Aradaki bir saati kendine olan öfkesini yenmek için kullanmak istiyordu. Şehir çıkışına doğru arabayı sürdü. Merkezden çıkış tabelasını gördüğü anda sağa emniyet şeridine çekti arabayı. Bu tipi de burada durmanın tehlikeli olduğunun farkındaydı ama onun için önemli değildi. Sadece sessizlik ve yokluk istiyordu. Dörtlüleri yakarak arabayı çalışır durumda bıraktı ve arabadan indi. Yüzünü durmaya başlayan tipiye doğru çevirip öylece bekledi. Bir cezayı hak etmişti. Bu hak ettiğinden hafif bir cezaydı ama olsun kendini tokatlayamayacağına göre bu kadarı da kâfiydi. Altı-yedi dakika kadar boşluğa bakarak kendini tipiye tokatlattı. Sonra arabaya dönüp direksiyona iki yumruk indirdi. Hatayı en başında yapmıştı. Düşünmeden hareket etmişti ve bedeli ağır oluyordu.
Tehlikeli bir şekilde U dönüşü yaparak tekrar şehir merkezine giden şeride geçti ve hastaneye doğru sürdü arabayı. Kendine hâkim olmayı öğreniyordu yavaş yavaş. Öfke ile hareket ettiğinde başına neler gelebileceğini daha önce görmüştü.
Otopsi bölümüne geldiğinde ilk bölmede bekledi; yine ve yine her şey diğeriyle aynı şekilde ilerledi. Aynı uzmanın otopsiye girmesi iyiydi. Çünkü diğeri ile karşılaştırmalar yapabileceklerdi. Cesedi bu sefer başka biri getirdi. Masaya bıraktıktan sonra seyrek saçlı uzman çıkabileceğini söyleyene kadar bekledi. Otopsi masasına kolunu çarpan görevli kafasının ortasındaki kelliği kapatmak için saçını sağdan sola doğru almış ve yapıştırmıştı. Savcı bu tiplerin gerçekte olmadığını piyeslerde, karikatürlerde falan olduğunu sanırdı. Demek ki o saç gerçekten orda durabiliyordu. Gözlerini görevliden ayırıp otopsi masasının başına geçti. Uzman yapması gerekenleri yapıp asıl konuya gelene kadar ki kısımları sıkılarak dinledi. Bu sefer kırık çıkık yoktu. Yaşı tabii ki ikizi gibi ondu, ama cinsiyet kızdı. Morluklar onda da vardı ama ilk maktuldeki kadar fazla değildi. Ölüm şekli de kardeşi ile –doğum şekli gibi– ikizdi. Bulunmadan en fazla kırk beş; en az otuz dakika önce boğulmuştu.
Uzman "Çocuğun saçları ve vücudu oldukça temiz. Gayet de iyi bakılmış görünüyor dedi. Saçlarındaki kirler olay yerine konulup ekipler gelene kadarki ortamdan bulaşmış olan kirler. Çocuk oraya konmadan önce ve onun öncesinde de yıkanmış. Tırnak içleri, saç dipleri o kadar temiz ki ona bakan kişi tarafından öldürülmüş olması da ilginç," dedi. Kayıt cihazı çalışırken kendince yorum yapması doğru olmamıştı. Sadece kesin ve görünen bulguları vermesi gerekiyordu. Savcı'nın da bu gafını anlayıp anlamadığına baktı. Yüz ifadesine göre çok sorun etmemişti.
"Çocuk üzerindeki delilleri ve DNA kalıntılarını yok etmek için onu yıkamış olabilir," dedi müfettiş.
Uzman kayıt cihazını burada duraklatıp duraklatmamakta kararsız kaldı. Söyleyeceklerinin ne kadarının yorum içerdiğini ve soruşturmaya ne kadar etki edebileceğini bilemedi. "Son yıkaması için bu dediğiniz olabilir ama çocuk daha önce de yıkanmış. Yani ona özen gösterilmiş. Saçları toplanmış, eli yüzü temiz. Nasıl beslendiğini de az sonra göreceğiz," dedi.
Saçların toplanmış kısmını eline alıp masaya yayan uzman "Saç uçlarında kesikler var. Kesim şekline bakınca net kesikler olmadığı görülüyor. Çok fazla uçlarda bu kesikler ve küçük kopmalar da olmuş. Aynı hizada düzenli kesilmemiş, tırtıklı bir şey olabilir" derken etajerin çekmecesinden aldığı büyüteci saç uçlarına daha çok yaklaştırdı.
Savcı "Ne demek istediğinizi daha net belirtin lütfen," dedi ve uzmana açık net konuşması gerektiğini hatırlattı.
"Yani makas, ustura gibi aletlerle kesilen net kesikler değil. Tırtıklı bir şeyle kesilmiş. Saçın her yerinde aynı kesikler olmayıp bazı kısımlarda görülmesi ise istemsiz kesikler olduğunu gösteriyor."
Savcı "Yani kesikleri katil yapmamış olabilir. Hatta o bu kesiklerin farkında bile olmayabilir," dedi.
"Evet tırtıklı ve istemsiz kesikler derken saçlar bir şeye sıkışmış diyebilirim. Bu bir fermuar olabilir ya da cırt cırta takılmış olabilir. Biz kesikten çok kopma ifadesini kullansak daha doğru olacak."
Uzmanın saçları bırakıp çocuğu incelemesi devam ederken Savcı kesikler hakkında düşündü.
"Ellerine ve yüzüne dikkatli bakarsanız diğer çocukta olan soğuktan oluşan çatlaklar ve kararmalar maktulde daha az. Dışarı çıkmamış diyebiliriz. Farklı düşünmemizi sağlayacak izler yok. Yani bileklerde ve bedende bağlı tutulduğunu gösteren ip veya başka bir nesne izi yok."
"Çocuk ya kaldığı yerden memnundu ya da çok uslu bir çocuktu. Tabii korkmuş ve sinmiş de olabilir." Müfettiş içinden söylemek istediklerini sesli söylemişti.
Uzman "Ya da sessiz kalması sağlandı. Toksikoloji raporunu beklemeliyiz. İsteyerek mi bu kadar uyumlu kaldı yoksa başka bir şekilde mi bu sağlandı?" dedi.