KARANLIKTAN GELEN
Gizemlerle dolu bir dünyaya adım atmaya hazır mısınız? Nurdan Atamtürk'ün kaleminden çıkan "Karanlıktan Gelen," sizi soluksuz bırakacak bir polisiye ve felsefi yolculuğa davet ediyor. • Sürükleyici O...
35. Bölüm

31

1 Okuyucu
0 Beğeni
0 Yorum
"Gittikten sonra telefon veya başka bir yolla görüşmeye devam ettiniz mi? Çocukları soruyor muydu?"

"Evet daha çok mesajlaşıyorduk. Bir iki defa konuştuk ve çok hastaydı. Sesi çok kötü geliyordu. O yüzden çok uzun konuşamadık. İşe girmişti, işinden memnundu. Otelde temizlik elemanıydı. Otelin personel bölümünde kalıyordu. Bir ev tutup eşyalarını da aldıktan sonra gelip çocuklarını da alacağını yazıyordu."

"Ne kadar sıklıkla görüşüyordunuz?"

"Ben çok yoğunum, geceye kadar çalışıyorum ve o da öyleydi. Çok görüşmeye fırsatımız yoktu." "En son ne zaman görüştünüz?"

"Kızın ölümünden sonra konuştuk. Artık asla geri gelmeyeceğini, burayı unutmak ve unutulmak istediğini söyledi. Sonra telefon hattını kapattırdı. Aradım ama ulaşamadım; sonra ona hak verdim. Burada artık hiçbir şeyi kalmamıştı. Belki biriyle tanışmış, yeni bir hayat kurmuştur deyip üzerine çok düşmedim. Sonra evlendiğine dair birtakım duyumlar da aldım."

"Hiç ziyarete gitmediniz anlaşılan."

"Hayır, kaçtığı günden sonra hiç gitmedim. Dediğim gibi çok çalışıyorum. Burası aile lokantası ve çok çalışmamız gerekiyor."

"Hiçbir şeyi kalmadı dediniz ama oğlu vardı."

"Evet oğlu..." deyip iç geçirdi. "Varlığı ya da yokluğu belli olmayan çocuk. Onu çok severdi. Onun çok saf, temiz olduğunu ve özel olduğunu ama kimsenin bunu göremediğini söylerdi."

"Çocuğun saldırgan davranışlarına daha önce hiç şahit oldunuz mu?"

"Annesi buradayken mi? Şey, kardeşi ile ufak tefek oluyordu ama her kardeş arasında olan türden. Birbirlerine vuruyorlardı. Dediğim gibi ara sıra."

"Kavgalar en çok ne sebeple çıkıyordu hatırlıyor musunuz?"

"Paylaşamamak. Erkek çocuk takıntılıydı. Eşyalarını vermek istemezdi. Kız bu huyunu bildiği için bazen sırf kızdırmak adına bile yapıyordu. Ayrıca annesine bağlıydı ve onu herkesten kıskanırdı."

"Kızdığı zaman etrafa zarar verdiğine ya da birilerine zarar verdiğine hiç şahit olmadınız öyle mi?"

"Hayır hayır. Zaten annesi buna izin vermezdi."

"Geceleri evden dışarı çıkma alışkanlığı var mıydı? Ya da hiç evden kaçtığını duydunuz mu?" "Ne? Hayır dedektif. Çocuk konuşamıyordu ama tamamen değil. İnatçı ve takıntılıydı. Kardeşi ile ufak tefek sorunları oluyordu. Ama annesi varken asla hırçın, saldırgan değildi. Annesine çok bağlıydı. Annesini kimseyle paylaşamazdı. Tek sorun bunlardı. Gece yürüyüşleri falan ona göre değildi. Evden kaçması için gerekçesi olduğunu da sanmıyorum – ki böyle bir şeyi hiç duymadım da."

"Peki kız nasıl bir çocuktu?"

"O tam tersi çok zekiydi. Kardeşini dışarı karşı çok korur kollardı. Hiçbir sorunu yoktu. Her çocuk gibiydi yani."

"Çocuklar anneleriyle gittikten sonra da konuşuyorlar mıydı?"

"Emin değilim. Ama kız sürekli annelerinin yanına gideceklerini söylüyordu, neden böyle söylediğini bilmiyorum. Belki de konuşuyorlardır, hiç sormadım."

"Bakımevine hiç ziyarete gittiniz mi?"

"Evet birkaç kez. Ama benimle konuşmadı."

"Çocukta bir değişiklik fark ettiniz mi?"

"Bakışları çok değişmişti. Eskiden bakışlarında az da olsa canlılık ya da nasıl anlatsam herhangi bir ifade görürdünüz. Ama o ifadelerin hepsi silinmişti. Bomboştu. Yenidoğan bir çocuk gibi anlamsız bakıyordu. Beni tanımadığını düşündüm bir an. Çok fazla içine kapanmıştı."

Kısa zamanda hayatında büyük değişiklikler olan çocuğun hele de yaşadıklarını düşünürseniz o hâlde olması normaldi. Kardeşi gözlerinin önünde öldürülmüştü. Annesi yoktu. Kendisi ise ölmekten son anda kurtulmuştu. "Peki teşekkürler."

Met konuşmanın başından beri aşçı yardımcısı olduğunu düşündüğü bayanın kendilerini dinlediğinin farkındaydı. Bayanın beden dilini okumaya çalıştı. Bir huzursuzluk yaşadığı belliydi. "Üzgünüm hemen konuşmaya başladık ve daldık. Ne yemek istersin? Sana yemek ikram etmek isterim."

Met yemek teklifi için teşekkür etti. Vaktinin olmadığını anlatıp merdivenlere doğru yürüdü. "Size telefon numaramı bıraksam anlatmak istediğiniz bir şey olursa ararsınız. Bir de yardımcınız ne kadar zamandır burada çalışıyor?"

"On beş yıl oldu sanırım."

"Olaylar olduğunda buradaydı o zaman. Ona da birkaç soru sormam mümkün mü acaba?"

"Evet ama hepsinde değil. Yeni çalışmaya başlamıştı. Polis görünce tedirgin oluyor. Oğlu ile ilgili sorunları var...Şey hırsızlık çoğunluğu ve oğlu için geldiğinizi düşünmüş olabilir. Yine de isterse tabii ki görüşebilirsiniz." Met numarayı bırakırken aşçı yardımcısına baktı kendini görmesini istedi ama bayan arkasını dönmüş başka işlerle uğraşmaya başlamıştı.

Yorum Yapın
Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Yorumlar