Hepimizin içinde böyle biri olmayı kabullenemem dediğimiz karanlık yanlarımız vardır. Onları görmezden gelmek, bastırmak, yok saymak, inkar etmek çözüm değildir. 🌿🤍
İçimizde yaşamayı sürdüren çocuğa kulak vermeliyiz. O çocuk, büyülü anın hangi an olduğunu bilir. Onun gözyaşlarını kolayca bastırabiliriz, ama sesini boğamayız. O çocuk, varlığını hep sürdürür. O küçücük çocuklara ne mutlu ki gökyüzü krallığı onlarındır. Yeniden doğmayı bilmezsek, yaşama, çocuk gözlerimizin saflığıyla ve heyecanıyla yeniden bakmayı başaramazsak, yaşamımızın bir anlamı kalmaz.
Kalbime küçük ve hasta bir çocuğa bakar gibi bakıyorum; her arzusunu yerine getiriyorum. Bunu başkalarına söyleme, bundan dolayı beni ayıplayacak insanlar çıkabilir.
Adın da anlaşılacağı üzere bizim perspektifimizden "uzaylılar" ile olan bir mücadele konu alınmış. Günümüz için bile yeterince sağlam bir bilim kurgu olduğuna inanıyorum. Çünkü kitaba ulaşacak herkes zaten uzayla ilgilenen ve en ufak keşifleri takip eden insanlar değil. Tatmin edici şekilde, rising action kısmından climax'e kadar detayları sağlam oluşturulmuş bir kitap.
BİRGÜN Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa Bil ki seni düşünüyorum 🪻 Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin,açıl Örtün karanlıkları masmavi denizlerde Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde Bil ki seni bekliyorum 🍀 Bir sabah gün doğarken aç perdelerini,bak Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar Kendini tadılmamış derin bir hazza bırak Dökülsün dudağından en umutlu şarkılar Bil ki seni istiyorum 🌷 Gecelerden bir gece uyanırsın apansız Uzaklarda elemli,garip bir kuş öterse Bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız Ve bir gün kabrimde bir sarı çiçek biterse Bil ki seni seviyorum... 📜🎻
Yorgunluktan tükenmiş olduğumda, ruhumun bir iskambil kartı kadar ince olduğunu hissettiğimde, hiçbir şey bir beş dakika daha dayanmaya değmeyecek gibi göründüğünde, yazmaya başlamak için kendimi zorlarım.
Ve her nasılsa, yazma etkinliği her şeyi değiştirir.
Türk edebiyatının parlayan yıldızı Ahmet Hamdi Çınar, Aydınlat Benim Kuşkularımı ile okurları büyülüyor! Nefes kesici kurgusu ve şiir gibi diliyle adeta bir edebiyat deryası... Öyle ki, kitabı okuyanların %80'i "Tek solukta bitirdim!" diyor. İlter'in Moskova'dan İstanbul'a uzanan yolculuğunda içiniz titrerken, Eylül'ün özgürlük mücadelesi size ilham verecek. Her sayfası sürprizlerle dolu bu roman, 'keşke hiç bitmese' dedirtecek! Peki neden herkes bu kitabı konuşuyor? Çünkü Çınar, sıradan insanların olağanüstü hikâyelerini anlatırken, gerçek hayatın tozunu kitap sayfalarına serpiştiriyor! Kronos Oteli'nin loş ışıklarında kaybolacak, Örüklü'nün tarlalarında çiçekleri koklayacaksınız. Şimdiye kadar okuduğunuz en akıcı, en sürükleyici ve en dokunaklı romanla tanışmaya hazır olun! Hemen sipariş verin, bu edebi şölene siz de katılın!
Sosyalkitap’ta kitap okuma deneyiminizi daha düzenli hale getirecek Okumalarım bölümü yayında! 📚✨
Bu özellik sayesinde, okuduğunuz kitapları tarih sırasına göre görüntüleyebilir, hangi kitabı ne zaman okuduğunuzu takip edebilirsiniz. Kitap geçmişinizi gözden geçirerek okuma alışkanlıklarınızı analiz edebilir, yeni hedefler belirleyebilirsiniz!
Okuma yolculuğunuzu daha verimli hale getirmek için Okumalarım bölümünü hemen keşfedin! 🔍📖
Benzer şekilde gerçekleştirilen başka bir araştırmada, ilişkilerin evrimi sırasında, romantik aşkın yerini, karşılıklı anlayış, empati ve paylaşım üzerine kurulu sevginin aldığını göstermiştir. Araştırmada, romantik aşkın beyin aktivitelerindeki yoğun değişimlerin, zamanla yerini daha durağan ve bağlayıcı nörolojik yapıların aldığı saptanmıştır. Ayrıca psikodinamik yaklaşımlarla, bireylerin yaşam deneyimlerinin, ilişkilerde aşkı nasıl evrimleştirdiğini ve sevgiye nasıl dönüştürdüğünü detaylandırır.
Eser akıcı bir üslupla yazılmış gereksiz uzatmalardan kaçınılmış, kısa öykülerden oluşmaktadır. Yazarın psikolog olması nedeniyle öyküler psikolojik temellere dayandırılmıştır. Edebiyat, psikoloji ve din üçlüsünün nahif bir şekilde bir arada işlendiği güzel bir eserdir. Çayın yanında ki çerez gibi okunacak bir eser.😊
Kadir gecesinin nuru, karanlıkta kalan bütün yollarımızı aydınlatsın. Kadir gecesinin nuru, bedenimize ve ruhumuza şifa, kırgın kalbimize merhem olsun.
Her dudakta aynı rezil şikayet: Yaşanmaz bu memlekette! Neden? Efendilerimizi rahatsız eden bu toz bulutu, bu lağım kokusu, bu insan ve makine uğultusu mu? Hayır, onlar Türkiye’nin insanından şikayetçi. İnsanından, yani kendilerinden. Aynaya tahammülleri yok. Vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını “yaşanmaz”laştıranlardır.
"Eczane bir bakıma sade bir ilaç laboratuvarı değil, bir insan laboratuvarıdır da. Oraya iki ayaklı ne konular gelir gider. Eczane bir mikrokozmostur."