İncelemeler

add_boxPaylaş
mukremin kasapoglu
@mukreminkasapoglu
İnceleme
1g
O kadar çok imgeleme var ki benim duygu ve bilgi birikimim bana yardımcı olamadı bu eserde. Bir iki şiir dışında beni üzdü :( yazarken şöyle düşündüm yinede merak edilip okunur mu ? cevabım yine hayır olurdu :(
Kim Bağışlayacak Beni
Birhan Keskin - Metis Yayınları - 2024
233
mukremin kasapoglu
@mukreminkasapoglu
İnceleme
1g
Normalde bu tarz kitapları pek okumam çünkü din itikada dayalı bir anlayış barındırdığı için dileyen dilediğine, dilediği gibi inanmakta özgürdür. Her ne kadar din ve din bilgisi ilgi alanım olsa da bu tarz polemiklere de girmeyi pek sevmem zira bu tarz meseleler genelde öğrenmekten ziyade karşıt görüşteki kişiyi ya ikna çabası ya da sadece ben daha çok biliyorum iddiası taşımaktadır.Eserde 10 soruya cevap verilmiş bu sorular genellikle İslam'ı tenkit etmeye çalışan O'nda hata kusur bulmak isteyenlerin ilk bakışta mantıklı gibi görünen basit soruları ele alınmıştır. **Eseri okuyacaksanız size tavsiyem hangi görüşten olursanız olun lütfen yargı ve ön yargılarınızı bir kenara bırakın, emin olun sizler için faydalı olacaktır.** Eserde cevaplanan soruların belki kapsamlı cevaplarını başka yazarlardan veya makalelerden daha detaylı öğrenebilirsiniz ANCAK yazarın bir doktor olması ve felsefeye hakim oluşu ve bu meseleleri cevaplandırırken tek bir kuramdan değil de bir çok kuramdan faydalanarak cevaplaması benim çok hoşuma gitti. Yazar, eseri sohbet eder gibi yazmıştır. Bu okunurluk açısından akıcılığı sağlamaktadır normalde bu tarz eserler aynı şeyi bir kaç defa tekrar ederek okuyucuyu sıkmaktadır ancak yazar burada çok tekrara düşmeyerek bunu çok iyi sağlamıştır. Metnin bazı bölümlerine hakim olabilmek için felsefeye dair bazı temel meseleleri biraz bilmeniz gerekebilir. Ancak yazar bunu da düşünerek her cevaptan sonra konunun özetini madde madde de açıklamış.
Muhtelif 2 - İslama İtirazlar ve Cevapları
Altay Cem Meriç - Tin Yayınları - 2025
234
erylmzlmn
@erylmzlmn
İnceleme
3g
Hitopadeşa, ilk bakışta sade ama içine girdikçe düşündüren bir okuma oldu benim için. Kitapla ilgili gördüğüm yorumlarda en çok dikkatimi çeken şey, hikâyelerin kısa olmasına rağmen verdiği derslerin oldukça derin olması. Gerçekten de okurken “bu kadar basit bir hikâyeden nasıl bu kadar anlam çıkar?” diye düşünmeden edemiyor insan.

Dilinin akıcı olması, masası tarzda (bence) anlatılması kitabı rahat okunur kılıyor, ama bazı yerlerde anlatılan derslerin doğrudan verilmesi bazen didaktik hissettirebiliyor. Yine de bu durum kitabın amacına uygun. Hatta kitap öğüt verme üzerine kurulu diyebiliriz. Özellikle hayvan karakterler üzerinden anlatılan hikâyeler hem eğlenceli hem de düşündürücü bir etki bırakıyor.

Yorumlara bakınca birçok kişinin kitabı çocuk kitabı gibi görüp başladığını ama sonrasında aslında her yaşa hitap ettiğini fark ettiğini de gördüm. İlk başta başlarken yorumlardan etkilenmiş şekilde başladım ama ben de benzer şekilde, basit bir okuma beklerken yer yer kendi kendime düşündüğüm anlar yaşadım. Bazı hikâyeler oldukça tanıdık gelse de, verilen mesajlar evrensel olduğu için hâlâ güncelliğini korumaya devam ediyor.

Kitapta en sevdiğim şeylerden biri, dostluk, güven ve akıl üzerine yapılan vurgular oldu. Özellikle insanların ilişkilerinde nasıl davranması gerektiğine dair ince mesajlar oldukça güzel verilmişti.

Genel olarak bakınca, hızlı okunabilecek ama etkisi uzun sürebilecek bir kitap. Çok ağır bir şey okumak istemediğim ama yine de boş da hissettirmesin dediğim anlar için ideal bir tercih diyebilirim.
.
.
Kitapla ve bilgiyle kalınız...
Hitopadeşa
Narayana Rao Surapaneni - İş Bankası Kültür Yayınları - 2023
669
mukremin kasapoglu
@mukreminkasapoglu
İnceleme
3g
Eser alegorik tarzda yazılmış, çeşitli sembollerle bireysel ve toplumsal mesajlar içeren güzel bir eser. Bilmiyorum hiç Filistin'e gittiniz mi? ki bende gitmedim ama gitmiş kadar oldum.
Sekizinci Günün Güneşi
İbrahim Nasrallah - Ketebe - 2025
727
mukremin kasapoglu
@mukreminkasapoglu
İnceleme
4g
Eser: Başlık ve içerik uyumlu bir eser. Öğrenmek isteyipte neye, nereden başlaması gerektiğini bilmeyen kişilerden ziyade, nasıl öğrenebilirim sorusunu cevaplayan bir eser. Gayet açık bir dil ile yazılmış adeta sohbet edercesine yazılmış samimi bir eser. Eser icerisinde kesin bilgi ve tavsiyelerden ziyade kişisel kanaatlerden ve yöntemlerden bahsedilmiştir. ( yazar yazı içerisinde de bunu ifade de etmiştir) Başlangıç düzeyi için okunabilecek bir eser.
Öğrenmeyi Öğrenmek
Altay Cem Meriç - Tin Yayınları
373
Mjora
@mjora1725
İnceleme
4g
Bekle beni, döneceğim, Bütün direncinle bekle beni. Bekle, hüzün yağmurları Gökyüzünü kaplayınca, Karakış üşütürken bekle, Sarı sıcaklar yakarken bekle. Kimseler beklemezken bekle beni."

Konstantin Simonov

Selim, düşünceleri nedeniyle baskı gören, hapis yatan idealist bir yazardır. Leyla ise bu süreçte hem ailesini ayakta tutan hem de Selim'e destek olan güçlü bir figürdür. Roman, çiftin aşklarının yanı sıra, Türkiye'nin karanlık politik ortamında hayatta kalma mücadelesi anlatıyor.

Ülkü Tarmer'in dizesini hatırlıyorum:

"İçime çektiğim hava değil,gökyüzüdur. Bu gökyüzü, tüm bu yalnızlığımızın, bu yeni başlangıcın sessiz bir tanığı.

Selim: Vatan haini değildik; bizi vatandan uzaklaşmak zorunda bırakanlardi hain.

Cehalet, bilgiyi, karanlık, aydınlığı doğuyordu bu topraklarda. İnsanları hep ikiye ayırırlar: kadınlar-erkekler, zenginler-yoksullar, Kuzeyliler-Güneyliler. Ama bu taş duvarların ardında tüm ayrımlar kaybolur; geriye tek bir çizgi kalır: içeridekiler ve dışarıdakiler.

"Düşünceleri daima isabetli olan amcam bir gün beni sokakta durdurup sordu:Zebaninin cehennemdeki ruhlara nasıl işkence ettiğini biliyor musun?'

'Hayır,' dediğimde, 'Onları bekletir,' diye yanıtladı."

Carl Jung

insan insanın zehrini alır. Ama onu zehirleyenler de insandı; başka insanlardı, soğuk, uzak, acımasız insanlar. O zaman belki de doğru olan şuydu: Seven insanlar birbirinin zehrini alır, birbirine şifa olur, birbirini kurtarır. Böylesi daha gerçek, daha insaniydi. Sartre'ın, "Başkaları cehennemdir," sözüyle de çelişmiyordu bu; çünkü yaşamınız boyunca size değenlerin bazıları cehennemi yaşatır -ayazda titretir, demir parmaklıkların ardında çürütür- bazılarıysa cenneti sunar; sıcacık bir kucakla sarar, masum bir gülüşle hayata döndürür.

#beklebeni
#Zülfü Livaneli
#aşk
#direniş
#aile
#dostluk
#Türkiye
#memleket
#vatan
#dayanişma

Bekle Beni
Zülfü Livaneli - Can Yayınları - 2025
596
huriyeçap
#sosyalkitap - @huriyecap
İnceleme
5g
ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi
Sadık Hidayet kimdir? Buradan başlamalı belki.
‎Modern İran edebiyatının kurucularından kabul edilen, özellikle başyapıtı "Kör Baykuş" ile tanınan romancı, öykücü ve çevirmendir.
‎Kör Baykuş, 1930'larda yazılmış, oldukça önemli diyebileceğimiz bir İran edebiyatı eseridir. Okuyucularını intihara sürüklediği gerekçesi ile bir dönem İran'da bu kitap yasaklanmış. Gelin görün ki yazar da ne yazık 48 yaşında, Fransa'nın Paris şehrinde kendini gazla zehirleyerek intihar etmiş.

‎Son zamanlarda okuduğum bir çok kitapla bağlantı kurabileceğim bir deneyim sundu bana Kör Baykuş. Derin yalnızlık, ölüm ve toplumsal eleştiri gibi konulara değininen bu eser Ömer Hayyam, şarap, mey ve aşk temalarıyla "Semerkant" kitabını, materyalist görüşten mistik/manevi bir anlayışa yönelen ve histerik duyguların yoğunluğuyla okuyucuyu hem zorlayan hem de kendi içinde elleriyle bir hamur gibi yoğurarak şekil vermesine imkân sunan Peyami Safa'nın Matmazel Noroliya'sını ve henüz tamamladığım Orhan Pamuk'un Masumiyet Müzesi'ni bir zincirin halkaları gibi birbirine ekledi zihnimde. Ve ben bu harika kitapların etkisiyle; bir kavanozun dibe çöken tortusu ile suyunun karışması gibi çalkalanıp durdum birleşene kadar kendi içimde. Birleştiğimde ise hem daha yoğun hem de daha bulanıklaştım. Ama bir öze vardım.

‎Kör Baykuş, özetini çıkarabileceğim ya da konusunu anlatabileceğim bir kitap değil benim için. Düşündürmeye, yaşamaya ve ölmeye yaklaştırıp - uzaklaştıran kelimeler gemisi olabilir.

‎Sevdim. Fakat Sadık Hidayet'i anlayabilmek için daha önce okunması gereken başka kitaplarla ruhunuzun beslenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Kitap bittikten sonra Özdemir Asaf'ın dediği gibi "ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi" hissini yaşadım.

‎Hoşçakalın🍀
Kör Baykuş
Sadık Hidayet - Timaş Yayınları - 2020
2 1.413
mukremin kasapoglu
@mukreminkasapoglu
İnceleme
7g
136 sayfadan oluşan bu eser 6 bölümden oluşmaktadır. Nurettin Topçu hocanın felsefe dersi adı altında ders kitaplarında yayınladığı konular bir araya getirilmiş derleme bir eserdir. Sayfa sayısının az olmasına aldanmayın, zira eserde felsefenin bütün ilgi alanlarına değinilmiş adeta yavrusunu besleyen kuş misali Nureddin Topçu hocamız bilgileri kursağında sindirmiş okuyucunun midesine hazır hale getirmiş. Sadece felsefeye ilgi duyanların değil her alandan herkesin okuması gereken, özellikle felsefe ile ilgilenenlerin ise başucu kitabı olması gereken bir eser. Eser yalnızca felsefeye dair bilgiler vermekle kalmamış bu düşüncelerin altında yatan sebepleri çok vazıh bir şekilde açıklamıştır. Her konu anlatımından sonra konunun özetini vermiş ve kendimizi sınamamız için sorular sormuştur. Not: okurken muhakkak bir kalem ve bir not defteri bulundurmayı ihmal etmeyin zira eserde o kadar güzel bilgiler var ki sayfa boşlukları yetmeyebiliyor :)
Felsefe
Nurettin Topçu - Dergah Yayınları - 2014
419
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
9g
Bazen hayatımıza giren insanlar, farkında bile olmadan içimizde derin izler bırakır. Zaman geçse de o izler kolay kolay silinmez; bazıları sadece hayatımızdan geçip gitmez, kalbimizin bir köşesinde hep yaşamaya devam eder. Verda için de böyleydi… Canından çok sevdiği babasının bıraktığı izlerle hayatını sürdürdü. Yer yer özledi, yer yer çok kızdı ama hep sevdi onu. Babasının neden intihar ettiğini hep sorguladı, bazen kendini suçladı. Ama en sonunda, tüm karmaşa ve acının ardından, babası sadece kalbinde bir iz olarak kaldı.

O iz, bazen hüzünle bazen özlemle, her hatırlayışında onu sarsıyor ama aynı zamanda Verda’ya yaşamın kırılganlığını ve sevgiyi ne kadar derinden hissedebileceğini de hatırlatıyordu. İçinde kalan boşluk, bir yandan acı verirken bir yandan da onu daha güçlü kılmıştı; çünkü bazı izler, sadece hatırlanmak için değil, yaşamak için de kalır.
İz
Canan Tan - Doğan Kitap - 2023
581
Mjora
@mjora1725
İnceleme
10g
Kitap, Truva Savaşı'nın bitiminden hemen sonrasını ele alır. Truva düşmüş, şehir yağmalanmış ve erkeklerin çoğu öldürülmüştür. Hikaye, efsaneleri kahraman erkeklerin değil, savaşın asıl yükünü omuzlayan kadınların gözünden anlatıyor.

yazarın bir önceki eseri olan Kızların Suskunluğu'nun devamı niteliğindedir. Pat Barker, antik dünyayı modernize etmeden, ancak modern bir duyarlılıkla ele alarak kadınların sesini tarihin tozlu sayfalarından gün yüzüne çıkarıyor.

Alıntı

Savaş bittiğinde erkekler için her şey biter;

ama kadınlar için asıl mücadele, yani hayatta

kalma ve esaret altında kimliğini koruma

savaşı o zaman başlar."

Bazı yaralar o kadar derindir ki, çığlık atmak yerine sessizliğe bürünürler. Troyalı kadınların sessizliği, Yunan ordusunun zafer naralarından daha gürültülüydü."

"Tarihi yazanlar kazananlardır, ancak hikayeyi yaşayanlar her zaman kaybedenlerin arasındaki kadınlardır."
Troyalı Kadınlar
Pat Barker - İthaki Yayınları - 2022
807
Elif ツ
@sidretulmunteha
İnceleme
10g
"Kemal Sayar, Mehmet Dinç ve Sadettin Ökten'in söyleşilerinden oluşan bu kitap, tam bir şifa kaynağı. Yazarlar merhamet ve doğa ekseninde insanın iç dünyasına ayna tutarken, modern hayatın getirdiği mekanikleşmeye karşı bizleri uyarıyor. Hüznü, insanı olgunlaştıran bir yol arkadaşı olarak betimleyen bu eseri çok beğendim. Ruha dokunan bir okuma arayan herkese tavsiyemdir."
973
mukremin kasapoglu
@mukreminkasapoglu
İnceleme
11g
Eser; derleme eser niteliği taşımaktadır. Türk filozof ( filozof demek eksik kalır mütefekkir, mutasavvuf) Nureddin Topçu'nun farklı yıllarda farklı yayınlarda kaleme almış olduğu yazılarının bir araya getirilmesiyle meydana gelmiştir. Derleme eserlerde genellikle anlam bütünlüğü pek sağlanamamaktadır, eser içerisinde yazarın kendisi ile çeliştiği de görülebilmektedir ki bu çok normal bir durumdur. Ancak bu eserde anlam bütünlüğü o kadar güzel sağlanmış ki Nureddin Topçu hocanın kendisi ile çeliştiği tek bir mesele bulunmamaktadır. Bu da onun nasıl fikri olgunluğa eriştiğinin en büyük kanıtıdır. Konuların sıralanışıda o kadar ustaca yapılmış ki buradan derleyen hocalarımıza da ayrı bir teşekkürü borç bilirim. Eser bir bütün oluştursada iki ana başlığa ayrılmıştır. Düşünceler ve Duyuşlar olmak üzere. Nureddin hoca felsefi bilgisini tasavvufla öyle güzel mezcetmiş ki hayranlıkla okudum. Tasavvuftaki seyr-i süluk yolculuğunun modern halini bizlere sunmuştur. Normalde bir kaç saatte okunacak bir eser olmasına rağmen uzun uzun notlar alıp sindire sindire okunması gereken bir kitap hatta bir kaç defa daha okunacak bir eserdir. Hikmetin ve irfanın ne olduğunu okuyucuda uyandıracak ufuk açıcı bir eserdir. Eserin son bölümünde damlalar adlı yazısında kitabın özetini verir mahiyette bir yazısı var ki... Sübhaneke gibi zihinlere kazıtılmalıdır...
Var Olmak
Nurettin Topçu - Dergah Yayınları - 2024
1.009
Ze
#Yaşam - @zeynepozol
İnceleme
13g
Yeni başlangıçlar
Hayatın tam da bitti dediğin anda başlamasını Türkan'nın hikayesi üzerinden anlatıyor. Kahraman diyorki "ben bugüne kadar hiç öznesi olduğum bir işe kalkışmamıştım" Hayattaki en önemli şeyde zaten bu, birileri için değil birileriyle birlikte ama kendimizi unutmadan yaşamak. Kısa okuması zevkli bir hikaye
Çiçeklenmeler
Melisa Kesmez - İletişim Yayınevi - 2025
1.035
Ze
#Edebiyat - @zeynepozol
İnceleme
13g
İki Kadının Hikayesi
İki kadın bir tesadüf sonucu bir kaç saat zamanı birlikte geçirmek durumunda kalır. Her ikiside hayatta yaşadıkları zorlukları ve kendi hikayelerini nasıl olsa bir daha birbirlerini hiç görmeyeceklerini düşünerek rahatlıkla anlatırlar. Sürükleyici ve düşündüren zaman zaman hüzünlendiren bir roman.
Altı Harfli Bir Tatlı
Şermin Yaşar - Doğan Kitap
1.044
Ze
#Edebiyat - @zeynepozol
İnceleme
13g
Aile ve Sırlar
Bir ailenin hikayesini kardeşlerin ve babalarının sırlarını anlatıyor. Yazar bunu yaparken her kişinin bakış açısını da bize aktarıyor. Sürükleyici ve merak uyandıran bir roman.
Söyleme Bilmesinler
Şermin Yaşar - Doğan Kitap - 2024
878
Ze
#Edebiyat - @zeynepozol
İnceleme
13g
Mücadele
68 kuşağının mücadelesini bir aşk hikayesinin ekseninde son derece sürükleyici bir biçimde anlatıyor.
Avuçlarımda Hala Sıcaklığın Var
Osman Balcıgil - Destek Yayınları - 2021
870
Ze
#Yaşam - @zeynepozol
İnceleme
13g
Hayattaki Öncelikler
Romanda günümüz dünyasında sürekli başarı odaklı yaşamının insan ruhunu nasıl yorduğunu anlatıyor. Kahraman birazda zorunlu nedenlerle çıktığı bir yolculukta hayata karşı bakış açısını değiştiriyor ve doğu felsefeleri ile tanışıyor. Akıcı bilgi verici sürükleyici bir kitap.
Bugün Kalan Hayatımın İlk Günü
Maud Ankaoua - Yan Pasaj Yayınevi - 2023
876
Ze
#Yaşam - @zeynepozol
İnceleme
13g
Öz Şefkatin Önemi
Kitap son derece akıcı bir biçimde öz şefkatin önemini belirtiyor. Acınında mutluluk gibi hayatın bir parçası olduğu ve zorlu zamanlarda kendimize sanki en yakın arkadaşımıza davranır gibi davranmamız gerektiğini ve bunu yapmak için pek çok yöntemi bize sunuyor.
Öz Şefkat
Kristin Neff - Diyojen Yayıncılık - 2021
903
mukremin kasapoglu
@mukreminkasapoglu
İnceleme
13g
Evvela eser için psikolojik roman desem değil, anı-roman desem değil, kişisel gelişim desem değil.😉 İçerisinde bolca kişisel gelişim mesajları bulunsa da okuyucuya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Eser üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde mina isimli karakterimizin yaşadığı problemler ve yaşadığı sorunlardan bahsedilmektedir.ikinci bölümde ise; Mina'nın çöküş halinde karsilastigi Ma isimli kurtarıcı sahsiyetle tanışması ile beraber kendini toparlama sürecinden bahsetmektedir. Son bölümde ise Mina artık kendini gerçekleştirmiş bir karakterle karşımıza çıkmaktadır. Akıcı bir üslupla kaleme alınmış. Nev-i şahsına münhasır bir eser. Kesinlikle tavsiye ederim. Okuyan herkesin kendine pay çıkaracağı bölümler muhakkak olacaktır.
Seyir
Piraye - Mona Kitap - 2024
503
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
15g
Derin bir nefes alarak başlıyorum yazmaya. Hani bazı kitaplar vardır, ne konuşacağını ne anlatacağını bilemezsin ya; işte ben de tam olarak o noktadayım şu anda. Aslında kitabın içeriğinden çok, Nobel ödülü almasına başta çok şaşırmıştım. Şimdiye kadar birçok Nobel ödüllü kitap okudum ama böylesine ilk defa rastlıyorum.

Bence Nobel ödülü almasının tek bir açıklaması var ve ben de buna katılıyorum: Kitabın içinde okuduklarımız ve hissettiklerimiz sanki gerçek bir hikâyeymiş gibi bize geçiyor. Her satır, her cümle bana sanki o anı gerçekten görmüşüm, o olaylara şahit olmuşum gibi hissettirdi.

Daha 15 yaşındayım ve şuna çok inanıyorum: Her yaş, bir kitabı farklı şekilde yorumlar. Aynı kitabı farklı yaşlarda okuduğumuzda bambaşka cümleler ve bambaşka duygular ortaya çıkabilir. Ben şu an bu yaşımda bu kitabı okuyorsam kendime bir söz veriyorum: İleride başka yaşlarda da tekrar okuyacağım. Çünkü o zaman hissettiklerimle şu anda hissettiklerimin aynı olmayacağını biliyorum.

Hatta Allah nasip ederse ilerleyen yaşlarımda bu kitabın müzesini de gezmek isterim. Belki müzeyi gezdiğimde şu an hissettiğim duygulardan çok daha farklı şeyler hissedeceğim. Çünkü bazen bir hikâyeyi sadece okumak değil, onun izlerini görmek de insanın iç dünyasında başka kapılar açabiliyor.

Benim yaşımdan daha büyük insanların bu kitap hakkında yazdıklarını okuduğumda onların çok farklı duygular hissettiğini gördüm. Hatta bir an içimden “Acaba aynı kitabı mı okuduk?” diye düşündüğüm bile oldu. Çünkü onların hissettikleriyle benim hissettiklerim oldukça farklıydı. İşte o zaman anladım ki bu kitap gerçekten Nobel ödülünü hak ediyor.

Ben kitabı okurken daha çok bana ne anlatmak istediğine odaklandım. Bazı satırlarda, hatta bazı sayfalarda içimden Füsun için “ah” dediğim anlar oldu. Kemal’e kızdığım, sinirlendiğim sayfalar da vardı. Ama kitabın sonunda şunu anladım: Hayat bazen karşımıza yanlış insanları yanlış zamanlarda çıkarabilir. Biz de o insanları doğru kişi sanıp onlarla bir ömür geçirmek isteyebiliriz. Ama aslında o doğru sandığımız yanlış insanlar, belki de çok daha güzel olabilecek bir hayatı mahvedebilir.

Bu kitaptan çıkardığım en büyük ders ise şu oldu: Hayatımıza kim girerse girsin, ne yaşarsak yaşayalım hayallerimizden vazgeçmemeliyiz. Çünkü insanın hayalleri, onu hayata bağlayan en güçlü şeylerden biridir.
Masumiyet Müzesi
Orhan Pamuk - Yapı Kredi Yayınları - 2024
1 1.107
mukremin kasapoglu
@mukreminkasapoglu
İnceleme
15g
Bizler yıllarca savaşlarda şehit veya gazi olan kahramanlarımızın hayatlarına takılıp kalırken, yerlerinden yurtlarından olan imparatorluk çocuklarının mahzun hikayelerini yıllarca görmezlikten gelmişiz... Her satırında ayrı bir hüzün, her sayfasında ayrı bir hikaye barındıran bu eser kalbi olan herkesi ağlatacak bir yapıya sahip. Derdi olana derdini unutturan, derdi olmayanı ise dert sahibi yapan eşsiz güzellikte bir eser. Tavsiye edilir.
Gitme Gül Yanakların Solar
İrem Uzunhasanoğlu - Doğan Kitap - 2026
925
Mjora
@mjora1725
İnceleme
16g
Her şey insanların kötülüğü ve acımasızlığında anlamını yitiriyor. Geriye sana kalan bu acı tecrübeler oluyor...
*Kadın bence dağın altındaki topraktır. Eğer toprak kayarsa,üstündeki dağ yıkılır. #ortadoğudabirçocuk
Ortadoğu’da Bir Çocuk - Kefen
Şehnaz Haşimoğlu - Lapis Kitap - 2022
1.042
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
21g
Hikâye ilk başta karşılıksız bir aşk hikâyesi gibi görünse de aslında insanların istekleriyle doğru olan şeyler arasında kaldığında neler yaşayabileceğini anlatır. Yusuf’un kendini koruması ve haksız yere zindana atılmasına rağmen sabırlı davranması, eserin en etkileyici taraflarından biridir. Bu yönüyle kitap, okuyucuya zor durumlarda bile doğru bildiği yoldan vazgeçmemesi gerektiğini gösterir.

Zeliha ise hikâye boyunca en çok değişen karakterdir. Başta duygularının etkisiyle hareket ederken zamanla hatalarını fark eder ve olgunlaşır. Yusuf’a olan sevgisi zamanla sadece sahip olmak isteyen bir duygudan çıkıp daha temiz ve içten bir sevgiye dönüşür. Bu da insanın yaptığı hatalardan ders alarak değişebileceğini ve kendini geliştirebileceğini anlatır.
Yusuf ile Züleyha
Nazan Bekiroğlu - Timaş Yayınları - 2024
1.381
Mehmet Metin
#Edebiyat - @mehmetmetin
İnceleme
24g
Roman, genç Rus öğretmen Aleksey İvanoviç’in hikâyesi etrafında şekilleniyor Almanya’daki kurgusal kumar kenti Roulettenburg’da, borçlu bir generalin evinde öğretmen olarak çalışan Aleksey, hem maddi sıkıntılarla hem de güçlü aşk duygusuyla boğuşmaktadir General ve etrafındakiler, hastalıklı akrabanın mirasının kendilerine kalmasını beklerken kumar masaları Aleksey için hem umut hem de yıkım kaynağı olur.

Roman sadece bir aşk veya macera hikâyesi olarak değil, kumarın büyüleyici ama yıkıcı gücünü gösteren psikolojik bir açıdan da bir anlatımda bulunur Anlatım doğrudan ve içsel çatışmalarla doludur; Aleksey’in düşünceleri, tutkuları ve umutsuzluğu olay örgüsünü heyecanlı kılar.
Kumarbaz
Berra Şabano - İş Bankası Kültür Yayınları - 2024
1.077
mukremin kasapoglu
@mukreminkasapoglu
İnceleme
24g
Eser akıcı bir üslupla yazılmış gereksiz uzatmalardan kaçınılmış, kısa öykülerden oluşmaktadır. Yazarın psikolog olması nedeniyle öyküler psikolojik temellere dayandırılmıştır. Edebiyat, psikoloji ve din üçlüsünün nahif bir şekilde bir arada işlendiği güzel bir eserdir. Çayın yanında ki çerez gibi okunacak bir eser.😊
Otoyol Uykusu
Kemal Sayar - Kapı Yayınları - 2023
914
meyra0306
@meyra0306
İnceleme
25g
"Gecem misin? Gündüzüm müsün?"
Ben bu kitabi çok sewdim.Her kesin okumasını tavsiye edeceğim bir kitap oldu.Merakla 3.seriyi okumaya devam ediyorum.
Acaba gerçekler ne?
Korel aslinda Kim?
Minelin hayatının bundan sonra daha zor olacağını düşünüyorum.Korel'in gidişi üzdü.🥀
Emare - Pusula
Aslı Arslan - İndigo Kitap - 2022
1.051
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
25g

Hüzün ve Tesadüf, Mustafa Kutlu’nun insanın iç dünyasına sakin ama derin bir şekilde dokunan eserlerinden biridir. Bu kitapta büyük olaylardan çok, hayatın içinden geçen küçük anların nasıl insanın kaderini değiştirebildiğini görüyoruz.

Okurken en çok hissedilen duygu, adından da anlaşılacağı gibi, hafif bir hüzün. Hikâyede karşılaşılan insanlar, yolları kesişen hayatlar ve beklenmedik tesadüfler aslında hepimizin yaşayabileceği türden. Bu yüzden kitap, uzak bir kurgu gibi değil; sanki birinin gerçek hayatını dinliyormuş hissi veriyor.
Hüzün ve Tesadüf
Mustafa Kutlu - Dergah Yayınları - 2015
1.613
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
25g
Çalıkuşu, okurken sadece bir hikâye takip etmiyorsunuz; sanki Feride’nin yanında yürüyormuş gibi hissediyorsunuz. Reşat Nuri Güntekin öyle bir karakter yazmış ki, bazen ona kızıyorsunuz, bazen üzülüyorsunuz ama en çok da onun güçlü kalmasına hayran oluyorsunuz.

Feride’nin yaşadığı hayal kırıklığından sonra her şeyi bırakıp Anadolu’ya gitmesi aslında bir kaçış değil, kendini yeniden bulma yolculuğu gibi geliyor. Gittiği her yerde yalnızlıkla, yanlış anlaşılmalarla ve insanların sert bakışlarıyla karşılaşsa da içindeki umut hiç tamamen sönmüyor. Bu yüzden roman bana, insanın kırıldıktan sonra bile devam edebileceğini hissettirdi.

Kitabı okurken en çok hoşuma giden şey, duyguların abartılı değil gerçek hissettirmesiydi. Feride kusursuz biri değil; bazen gururlu, bazen inatçı ama tam da bu yüzden çok gerçek. Anadolu bölümleri ise insanı hem hüzünlendiriyor hem de düşündürüyor; çünkü anlatılan zorluklar sadece Feride’nin değil, bir dönemin gerçeği gibi.

Bence Çalıkuşu’nun etkileyici olmasının nedeni büyük olaylar değil, küçük duyguların içten anlatılması. Kitap bittikten sonra insanın içinde hafif bir boşluk kalıyor; sanki tanıdığın biri uzak bir yere gitmiş gibi. Benim kitaptan çıkardığım en büyük ders, hayatta çeşitli zorluklar olabilir ama bu zorluklara rağmen asıl mesele ayakta durabilmektir.
Çalıkuşu
Reşat Nuri Güntekin - İnkılap Kitabevi - 2023
1.646
mukremin kasapoglu
@mukreminkasapoglu
İnceleme
27g
İlk seksen sayfada anlatılanlar aşağı yukarı herkesin bildiği türden bilgileri içermektedir. Tam eserden vaz geçecekken ikinci bölüm ilgimi çekmeye başladı. Özellikle Batı felsefesi ve uzak doğu felsefesinin farklılığının altinda yatan mantıksal farklılığı açıklaması çok hoşuma gitti. Eserde tanrı sevgisinden bahsederken semavi dinleri eleştirmiş Yahudilik ve Hıristiyanlık tan örnekler vererek eleştirmeler yapmış ancak İslamiyet'e dair eleştiride bulunmamıştır. Buna rağmen yinede eleştiri sonucunda İslamiyet'i de diğer iki dinle aynı kefeye koymuştur. Buda bizlere yazarın ya İslamiyet hakkında yeterli bilgi sahibi olmadığını yada on yargılı olduğu kanaatini vermektedir. Ee ne de olsa yazar yahudi😉 anlatım bakımdan eserde kopukluklar bulunmakta çeviriden kaynaklı mi yoksa konular arası geçişte mi problem yaşamış yazar pek bir karar veremedim. Konusu cazip gelse de (felsefe ile ilgilenenler bilir) yazarın görüşlerinin çok özgün olduğu söylenemez zira sevgi konusu ilk çağ felsefesine kadar uzanan bir konu.
Sevme Sanatı
Erich Fromm - Say Yayınları - 2024
1.030
Elif ツ
@sidretulmunteha
İnceleme
27g
"Bu kitabı okurken tarifsiz bir zorluk yaşadım. Bosna Hersek savaşının ortasında, kelimelerle anlatılamayacak kadar yürek yakıcı hayatlara tanıklık ettim. Sırp askerlerinin uyguladığı zulüm, işkence ve insanlık dışı saldırılar karşısında resmen kanım dondu. Tüm bu anlatılanların kurgu değil, acı birer gerçek olduğunu bilmek insanı çok daha derinden sarsıyor. Son kavuşma kısmını içimden tahmin etmişken sürpriz oldu diyebilirim ve şu son alıntıyla noktalıyorum
Okuyacak olanlara keyifli okumalar ☺️

Sen benim yaralı kalbimin merhemisin, ben de senin kaybettiğin bacağınla kolunum. Evet ... Seni ilk görüşte her halinle sevdim ben.
Nefes aldığım sürece de seni hep seveceğim. Bugün tekrar kavuştuysak, biz artık birbirimiziniz."
İncir Kuşları
Sinan Akyüz - Alfa Yayınları - 2024
894
mukremin kasapoglu
@mukreminkasapoglu
İnceleme
27g
Kurgu ve gerçeklik arasında gidip gelen bir öyküye sahip bir eser. Bilinenin aksine Japonya'nın içinde bulunduğu ahlaki bozukluğu yansıtan ve intihar oranının yüksek olduğu japonya ülkesinin içinde bulunduğu ruhsal çöküntüyü fark edebileceğiniz bir eser. Ceviriden mi kaynaklı bilemiyorum ama çok akıcı bir üsluba sahip değil. Zaten " ben roman" türü eser olduğu için kurgudan ziyade bir yazarın hayatının kesik kesik anlatıldığı bir eserdir.
İnsanlığımı Yitirirken
Osamu Dazai - İthaki Yayınları - 2024
896
Ubeydullah Öz
@adamkarga
İnceleme
28g
Bir bekleyiş esnasında beklemediğim ama beklediklerimden daha efsunlu bir güzellikte sona erdi 👏 Sabırla okunursa sabrın mülafatını verecek bir roman 😊
Günlerin Bin Yıllık Mezarı
M. Fatih Kutlubay - Ketebe - 2025
1.016
Suat Altınok
#Alıntı - @suataltinok
İnceleme
1a
Raskolnikov'un Gölgesi Sonya
Dostoyevski evrenine farklı bir pencereden bakma denemesi. Sonya karakteri üzerinden vicdan, fedakârlık ve insan ruhunun dayanma gücü işleniyor. Psikolojik çözümlemeler güçlü. Klasik edebiyat sevenler için ilgi çekici bir alternatif anlatı.
Raskolnikov’un Gölgesi – Sonya
Suat Altınok - DOA Yayınları - 2026
1.540
Suat Altınok
#Alıntı - @suataltinok
İnceleme
1a
Kayıp Işık Şems'in Sırrı
Tarihsel ve tasavvufi atmosferi güçlü bir roman. Şems-i Tebrizî ekseninde ilerlerken günümüz karakteri üzerinden sorgulama yapması metni derinleştiriyor. Özellikle diyaloglar düşündürücü. Tasavvuf ve içsel yolculuk temalarını sevenler için anlamlı bir eser.
Kayıp Işık: Şems’in Sırrı
Suat Altınok - DOA Yayınları - 2026
1.413
Suat Altınok
#Edebiyat - @suataltinok
İnceleme
1a
Zamanın Gölgesinde Efes
Tarihi bir mekânın sadece fon değil, karakter gibi işlendiği nadir romanlardan biri. Efes Antik Kenti betimlemeleri oldukça güçlü. Zaman yolculuğu teması romantizmle ve gizemle birleşiyor. Özellikle Roma dönemine geçiş sahneleri atmosfer açısından etkileyici. Tarih ve sürükleyicilik sevenler için tavsiye edilir.
Zamanın Gölgesinde – Efes
Suat Altınok - DOA Yayınları - 2026
1.318
huriyeçap
#sosyalkitap - @huriyecap
İnceleme
1a
‎neresinden başlamalı...
‎Kitap elimde yoktu, Storytel sesli kitap uygulamasında Murat Eken'in sesinden dinledim romanı. O kadar muhteşem bir seslendirme yapmış ki hayran kalmamak mümkün değil.

‎Yaklaşık 18 saat süren bu seslendirmeyi bi tık hızlandırarak 14 saatte tamamladım. Yaşadığım küçücük kasabada bazen yolumu uzattım, bazı geceler çok az uyudum, her boş anımda taktım kulaklığımı, dinlerken uyuya kaldım, sonra yeniden aynı dakikayı bulmak için çabaladım ve tek bir sayfasını bile atlamadan bitirmeyi başardım.

‎Orhan Pamuk'un yıllar önce "Kar" kitabını okumuştum. Kalemi çok güçlü. Yaşantısı, inancı, görüşü... bunlar benim ilgi alanım dışında. Bu arada kitabı bitirir bitirmez Netflix de dizisi yayınlanmaya başladı. Ardından bir kaç gün bu diziyi bitirme telaşına düştüm. Dizinin bir tanıtım videosunda hiç bir dizi ya da filmin kitaptaki duyguyu bana hissettirmeyeceğini yorumlamış olsam da bunun aksi oldu.

‎Dizi ile ilgili fikrimi bildirmeden önce Orhan Pamuk'un Kemal karakteri ile ilgili verdiği talihsiz bir röportajına denk geldim ve bunları duymasaydım keşke dedim. Hikâyelerini sevdiğin birini araştırıp, tanımaya başlayınca bütün büyüsü bozuluyor zihnin ve kalbinde çizdiğin portre ile. Bunu yaşamamayı dilerdim.

‎Kitabının analizini yapmıyorum, doğru. Belki de ne yazsam eksik, ne anlatsam yetersiz kalacağından mütevellit. Çünkü eleştiriye çok açık bir kitap. Neden bunları yazmıştan ziyade nasıl yazmışa gidiyor aklım. Rahatsız eden bölümlerine değil anlatmak istediğine yoğunlaşmak istedim.

‎Dönem dizi, film ve kitaplarının hastasıyım. Beni en çok etkileyen yazarın edebiyatı, İstanbul'un ruhu, Sibel'in hanımefendiliği ve dinlerken ya da izlerken not almayı unuttuğum birçok an ve alıntılardı.

‎Kitabın adını nereye yazsanız psikologlardan tutun, en usta sanatçılara kadar karakterlerin analizleri tek tek yapılmış. Fakat Füsun'un sokakta karşılaşıp etkisinde kaldığı bir trafik kazası vardı. Kendi sonu ile bağlantısı olduğunu başka kimseden okumadım ya duymadım. Bence burası da çok önemli bir detay.

‎En yakın zamanda müzeyi ziyarete gideceğim, mutlaka.
‎O zaman herkes sevdiğine iyi baksın. Zira; "dünya canavar ruhlu insanlarla dolu."
Orhan Pamuk Masumiyet Müzesi
Masumiyet Müzesi
Orhan Pamuk - Yapı Kredi Yayınları - 2024
1.613
BERAT POLAT
@maximusbumbada
İnceleme
1a
Var olmak mı, yok olmak mı, bütün sorun bu!
Düşüncemizin katlanması mı güzel,
Zalim kaderin yumruklarına, oklarına,
Yoksa diretip bela denizlerine karşı
Dur, yeter! demesi mi?
Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız
Bitebilir bütün acıları yüreğin,
Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü!
Çünkü o ölüm uykularında,
Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından,
Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.
Bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden.
Kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,
Sevgisinin kepaze edilmesine,
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine.
Kötülere kul olmasına iyi insanın
Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?
Kim ister bütün bunlara katlanmak
Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek.
Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa,
O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
Ürkütmese yüreğini?
Bilmediğimiz belalara atılmaktansa
Çektiklerine razı etmese insanı?
Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:
Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
Yürekten gelenin doğal rengini.
Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar
Yollarını değiştirip bu yüzden,
Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar.
Hamlet
William Shakespeare - Nilüfer Yayınları - 2018
917
meyra0306
@meyra0306
İnceleme
1a
🤍📚📖
Bu kitap beni ilk sayfadan içine çekti. Hem heyecanlandıran hem ters köşe yapan hem de yer yer gerçekten ürperten bir hikâyeydi. Tam “olayları çözdüm” dediğim anda şaşırttı.
Sadece korku değil, aynı zamanda derinden üzen ve psikolojik olarak etkileyen bir kitaptı. Atmosferi o kadar güçlü ki, insanı sarmaşık gibi sarıyor ve bırakmıyor.
Gerilim ve duygu yoğunluğu sevenlere kesinlikle tavsiye ederim. 📚✨
Emare - Sarmaşık
Aslı Arslan - İndigo Kitap - 2022
1.018
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
1a
Belki Derdimize Çare Bir Çiçek, benim için okurken acele edilmemesi gereken; bazı sayfalarında durup uzun uzun düşündüren bir kitap oldu. Sanki biri karşına oturmuş da hayatı sakin sakin anlatıyormuş gibi hissettiriyor. Gürültülü bir dünyada insana “biraz dur ve nefes al” diyen nadir kitaplardan biri. İtiraf etmeliyim ki ne zaman kafam dolu olsa ve kendimi biraz toparlamaya ihtiyaç duysam, bu kitaptan rastgele bir sayfa açıp okuyorum. Bu yüzden gönül rahatlığıyla herkese önerebileceğim bir kitap.
1.667
Abdurrahman Seyhan
@abdurrahmanseyhan
İnceleme
1a
Camlı Teras'ın ikinci Ağaç İncir Kuşu cildi bitti! Yazarın dili o kadar sıcak ve bizden ki, okurken kendinizi hikayenin tam ortasında hissediyorsunuz. Günlük hayatın içtenliği ve karakterlerin samimiyeti sayfaları nasıl çevirdiğinizi unutturuyor. Keyifli, yormayan, su gibi bir okuma serüveniydi. Tebrikler, nicelerine!
Ağaç İncir Kuşu / Camlı Teras 2
Serap Tiryaki - Mavi Nefes Yayınları - 06.12.2025
1.377
faik.yilmaz.9
@faikyilmaz9
İnceleme
1a
Yeraltından Notlar
2026 -11. Kitap

Kitabın Adı : Yeraltından Notlar
Yazarı : Dostoyevski
Yayınevi: İletişim Yayınları
Türü : Roman
Basım Yılı: 2016
Sayfa Sayısı: 212 Sayfa

Düşünceler : Dostoyevski ( 1821-1881 ) en sevdiğim ,zevkle okuduğum yazarlardan birisidir. Bu kitabını da daha önce okumuştum ancak okuma grubumuzun bu ayki kitabı olması hasebiyle tekrar okudum. 1864 yılında yayınlanan bu eser yazarın okunması en zor kitabı olarak bilinir. Bu nedenle en az iki kez okunması faydalı olur.

Olay St Petersburg kentinde geçiyor. Diğer yan karakterlerin ismi verilse de ana karakterin ismi yok. Bu yönüyle ilginç bir eser. Kitabın ana karakteri kendini 'Yeraltından bir kişi ' olarak tanımlıyor. Bu yüzden de eserin Adı bu olmuş.

Kitabın ilk bölümünde ana karakterin 40'lı yaşları anlatılıyor. Bu yataki iç çatışmaları ,hastalıkları ,acıdan zevk alışı ve etkisiz karakteri üzerinde duruluyor.

Kitabın ikinci bölümünde ise anlatıcı gençliğine gidiyor hikayecikler şeklinde karakterinin olgunlaşma süreci anlatılıyor.

Pek çok esere gönderme yapılan romanda yazarın çok sevdiği Gogol 'un "Palto" 'su na da hoş bir gönderme yapılmış. Ayrıca ana karakterin sarhoş olduğu bölümlerde ise yine yazarın bu eserden iki yıl önce yayınlanan " Tatsız Bir Olay " öyküsünün tadı var.

Eserde sürekli bir hastalık metaforu ,modern dünya eleştirisi ve garip bir şekilde acıyı yüceltme dürtüsü var.

Ana karakter pek sevilecek birisi değil. Arkadaşlarından gördüğü aşağılanma hissini Lisa isimli bir kadını ruhsal yönden ezerek tatmin etmeye çalışıyor mesela. Sürekli düşünüyor ama tatbik etmiyor,gürlüyor gürlüyor ama yağmıyor.

Dostoyevski bu eserden sonra bir daha böyle bir roman yazmadı. Daha açık ,daha belirgin, mesajlarını daha net veren eserler yazdı. Yani yerüstünden yazdı diyelim.

İlk bölümü biraz sıkıcı gibi görünse de oldukça dikkat çeken, etkileyici bir eserdi. Yazacak çok şey daha var ama yetim yok maalesef. Kısaca lütfen okuyun,mutlaka okuyun diyorum.
Yeraltından Notlar
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski - İletişim Yayınevi - 2020
1.568
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
1a
Abbas Sayar’ın Yılkı Atı adlı kitabı, bir atın yaşadıkları üzerinden hayatın zorluklarını anlatan etkileyici bir romandır. Doru adlı at, artık işe yaramadığı için doğaya bırakılır ve burada hayatta kalmaya çalışır. Kitabı okurken doğanın ne kadar zor ve acımasız olabildiğini görüyoruz. Doru’nun zamanla güçlenmesi ve özgürlüğe alışması hikâyeyi daha anlamlı hâle getiriyor. Yazar sade bir dil kullandığı için kitap akıcıdır ve okurken insanı düşündürür. Bana göre kitap, insanların bazen çıkarlarına göre davrandığını ve özgürlüğün değerini anlatan güzel bir eserdir.
Yılkı Atı
Abbas Sayar - Ötüken Neşriyat - 2023
2.103
MerveKaba 🌕
#Hayata Dair - @mervekaba
İnceleme
1a

Düşlerim var düşlerim
Allı, morlu, siyah pullu
Karanlığı bir damla aydınlatmayan
Bir kızıl gölge ki peşimden ayrılmayan.
... (s.256)

Hepimizin yaşam ile mücadele yöntemleri farklı, bazılarımız kitaplara, bazılarımız dualara tutunur. Bazılarımız da bizi daha da dibe çekecek bazı bağımlılıklara..

Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm olan “Dört Adam..” başlığıyla bu dört arkadaşın Zabarnava Akıl Hastanesindeki günlerinin nasıl geçtiğini , birbirleri ile olan bağlarını, hayat ve sistem hakkında sohbetleriyle de bakış açılarını okuyoruz. Hastanenin soğuk duvarlarını, volta atılan uzun koridoru, bahçedeki banklarda, köşelerde dağılmış insanları hissettiğimiz bu bölüm biraz soğuk.

“Burası kimileri için dilini bilmediğin yabancı bir ülkede uyanmak gibi. Sıfırdan ve acımasız” (s:55)

İkinci bölüm “Yaşayışlar..” ile onların bu hastane kapısına nasıl ulaştıklarının anlatıldığı bölüm. Yazar karakter isimlerini farklı kullanmayı tercih etmiş ve birbirlerinin hayatlarına dolaylı olarak dahil etmiş karakterleri. Konu edilen bağımlılıklar; alkol, madde, sigara ve kumar.. Bu bölümde karakterler tek tek sahneye çıkarılıp, hayatları ve duvarın ardına gelişleri anlatılmış belki de sığınışları demek daha doğru olacak.
Ricciardo Ofrino, Armin Keshkin, Pavel Permidev ve Volan Saphuri. Okurken bazen anlam veremediğim ve şımarıklık olarak değerlendirdiğim davranışlar sergileyen bu dört adama, kitap ilerledikçe çok uzaktan baktığımı fark ettim. Biraz daha yakından bakıp anlamaya çalıştım hepsini.

“Hayat karşıt eylemlerin iç içe geçtiği yüksek bütçeli bir illüzyon gösterisiydi.” (s.290)

Üçüncü Bölüm “İstikamet…” başlığında tekrar hastaneye dönüyoruz bu bölümde hastane biraz hareketleniyor ama yine soğuk rüzgârlar eşliğinde karakterler için bazı son ve başlangıçlar meydana geliyor. Duygulu ve az da olsa umut serpilmiş..

“Yarının belirsizliği bizi yaşamaktan alıkoymamalı” (s.324)

Yazarın daha önce yayınlanmış iki şiir kitabı var. Gerçek bir hayat hikayesinin üzerine kurgulanmış bu kitap yazarın ilk romanı ve kendi şiirlerinden de eklemeler yapmış. Dili oldukça sade ve akıcı. Konuşmalarda tırnak işareti kullanılmadığı için bazen diyalog devam mı ediyor yoksa bitti mi diye karıştırılabilir bunun dışında ilerleyişi beğendim. Yazarın ilk romanı olmasına rağmen oldukça başarılı ayrıca farklı bir bakış açısı kazandırdığı ve farkındalık oluşturduğu için okumaya değer.

Bu kitap vesilesiyle ne olursa olsun umuda tutunanlara selam olsun.

“ ..
Korkma, siyah düşlerin griye açılır elbet
Karanlığın hükmü bir mumla yıkılır elbet.” (Ferfecir Şiirler,s.75)
Kot Farkı
Cem Birgi - Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık - 09.12.2025
4.776
esrefaydin
#Yaşam - @esrefaydin
İnceleme
1a
Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali'nin okuduğumen güzel eseri ! Roman, Raif Efendi'nin Almanya'da yaşadığı imkansız aşkın hikayesini anlatıyor. Raif Efendi, sanat galerisinde gördüğü Kürk Mantolu Madonna tablosuna hayran kalır ve tablonun modeli Maria Puder'e aşık olur.

Romanın en çarpıcı yönlerinden biri, Raif Efendi'nin iç dünyasını anlatması. O, dışarıdan sıradan biri gibi görünse de, içinde büyük bir duygusal derinlik taşıyor. Maria Puder ise özgür ruhlu, bağımsız bir kadın olarak karşımıza çıkıyor.

Kürk Mantolu Madonna, aşk, yalnızlık ve içe dönüklük gibi temaları içinde barındırıyor. Roman sade,akıcı ve anlatımı etkileyici.
Eğer duygusal, psikolojik bir roman okumak isterseniz, Kürk Mantolu Madonna tam sana göre!
Kürk Mantolu Madonna
Sabahattin Ali - İş Bankası Kültür Yayınları - 2022
2.411
Mjora
@mjora1725
İnceleme
1a
Saatin içindeki kum taneleri gibi parmaklarının arasından akıp giderken hayat, hikâyeleriyle birbirini tamamlayan iki âşık, belirsizlik içinde sevgilerini var ediyor. Ama bazen kum saati sadece akmıyor, yere düşüp kırılıyor, kumlar ortaya saçılıyor. Böyle anlarda ailenin sadece huzur ve güzelliği değil geçmişe terk edildiği sanılan hatıraları, marazları da taşıdığı anlaşılıyor.

İki âşığın genetik bir hastalıkla kesişen yolları bir noktada ayrılsa bile biri İstanbul’da, diğeri New York’ta aynı nefesi alıp vermeyi sürdürecekler… nefesleri yettiği sürece.
Ayfer Tunç, ilmek ilmek işlediği cümleleriyle modern bir destan yazıyor. Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura ailenin, arkadaşlığın, sadakatin, hastalığın ama en çok deliliğin ve acının öyküsü. Çünkü âşıklar delidir ve deliler acı çeker.Umutlandı. Yüzü açık kalmış bir kitap gibiydi, aşk hakkında hiç söylemediği sözler satır satır okunuyordu. Mucizeler her zaman beklenir hayattan. Aşkın kendi varlığından gelen, iyileştirici bir gücü vardır ve kıyaslanacak olursa, aşkla geçen zamanın özgül ağırlığı, saatlerin gösterdiği zamanınkinden kat kat fazladır.

Aşk zamanın yoğunluğunu arttırmaya muktedir olan tek kimyadır.
Aşıklar Delidir Ya Da Yazı Tura
Ayfer Tunç - Can Yayınları - 2024
777
Elif ツ
@sidretulmunteha
İnceleme
1a
"Stepford'a hoş geldiniz! Burada her kadın kusursuz, her ev tertemiz ve her eş itaatkar... Peki, bu kadar mükemmellik normal mi? Yazarla tanışma kitabım olan bu eserde, Joanna'nın 'Erkekler Kulübü'ne dair şüpheleri ve bu kusursuz kasabanın altındaki gizemi okuyoruz. 🤗
Stepford Kadınları
IRA LEVIN - İthaki Yayınları - 2023
1.376
Ubeydullah Öz
@adamkarga
İnceleme
1a
Yıllardır dergicilik macerasında beraber yürüdüğümüz kıymetli dostum Mete Almalı'nın ilk kitabı çıktı. Editörlüğünü yaptığım "Nüfus Dairesi" kitabı için yazdığım arka kapak yazısını inceleme olarak sizlerle paylaşmak diliyorum: "İsimler neden verilir? Gökyüzünden emanet aldığımız ilk nefesten itibaren kocaman evrende bir yer edinebilmek için, öyle değil mi?"

Nüfus cüzdanlarında soğuk birer mühürden ve birkaç satırlık veriden ibaret görünen hayatlar, aslında hangi yangınları, hangi pişmanlıkları ve hangi sessiz çığlıkları saklar?

Mete Almalı Nüfus Dairesi’nde resmi evrakların soğukluğunu, insan hikâyelerinin yakıcılığıyla kırıyor. Taşranın tozlu yollarından bürokrasinin gri koridorlarına, bir öğretmen lojmanının yalnızlığından el arabacılarının ekmek kavgasına uzanan geniş bir coğrafyada "sıradan" görünenlerin sıradışı iç dünyalarına ayna tutuyor.

Nüfus Dairesi sadece bir öykü kitabı değil; kimliğimizin arka yüzünde silikleşmiş o vesikalık fotoğrafların, "biz"i oluşturan gürültülü sessizliğin hikâyesidir.

Sıranız geldiğinde numaratörde yanan sadece bir rakam değil yaşanmış bir ömür olacak.
Nüfus Dairesi
Mete Almalı - MATRUŞKA - 09.02.2026
1.066
Ubeydullah Öz
@adamkarga
İnceleme
1a
Editörlüğünü yaptığım "Dar Kapı" için yazdığım arka kapak yazısını inceleme olarak paylaşmak diliyorum: “İnsan kendisi için derin bir bilmecedir.”

Şaidin Büyükbayram, Dar Kapı’da okuru, gerçekliğin sınırlarında dolaşan, tekinsiz ama bir o kadar da tanıdık dünyalara davet ediyor. Bu dünyada insanlar, yüzlerini birbirine değil, ellerindeki aynalara dönüyor; hayatı sadece kendi akislerinden izleyerek geri geri yürüyorlar.

Burada modern zamanın gürültüsü bir "ses" olup insanın üzerine çullanırken kurumsal kulelerin yer altı dehlizlerinde çalışanlar, belleklerini bir kaska teslim edip kendi ölümlerini gazetelerden okuyorlar. Bazen bir kapı sahibini odasına hapsedip onunla inatlaşıyor; bazen de bir deniz “mutlu ölmek” isteyenlere hayatın o sert ve tuzlu tokadını atıyor.

Şaidin Büyükbayram; kanserle savaşan küçük bir kızın şiir dolu umudundan sakat bir atın kaderini paylaşan Mustafa’nın yalnızlığına, kendi kapısının önünde bekleyenlerden içindeki boşluğu bir kuş yuvasıyla doldurmaya çalışanlara kadar insan olmanın kırılgan hallerini büyük bir hassasiyetle işliyor.

Dar Kapı sadece bir öykü kitabı değil; insanın kendine, ötekine ve hayata ördüğü duvarların, taktığı maskelerin ve maskelerin ardındaki sessiz çığlıkların bir dökümü.

Hepimiz bu kapının önündeyiz. Ve belki de asıl mesele kapıdan geçmek değil eşikte beklemeyi bilmektir.
Dar Kapı
Şaidin Büyükbayram - MATRUŞKA - 09.02.2026
1.050
Ubeydullah Öz
@adamkarga
İnceleme
1a
Kitaba Yazdığım Arka Kapak Yazısından
Sonsözü çoktan yazılmış bu dünyada, roman nerede duruyor?

Edebiyat eleştirisinin deneyimli sesi Hasan Öztürk, bizi mitolojinin destan kahramanlarından modernizmin kayıp adamlarına; totaliter rejimlerin gölgesindeki yaratıcılıktan, kadın sanatçıların varoluş mücadelesine uzanan büyüleyici bir yolculuğa davet ediyor.

Dünyanın Romanını Okumak, sadece okunmuş romanların bir dökümü değil; binlerce yıllık insanlık deneyiminin, dilin ve tarihin iç içe geçtiği bir düşünce laboratuvarıdır.

Öztürk, kadim zamanların unutulmuş bilgesi Hay bin Yakzân’dan modern dünyanın körleşen aydını Kien’e, Don Kişot’un doğuş anından Üstat ile Margarita’nın şeytanî başkaldırısına, her bir eseri derinlemesine analiz ediyor.

Hasan Öztürk’ün eleştirel denemeler toplamı olan bu son eseri, edebi metinlerin sunduğu “durumun ruhuna inen” bilgiyi arayanlar için bir pusula. Öztürk, romanların yalnızca birer hikâye olmadığını; insanın varoluş kaygısı, iktidarın gölgesi ve özgürlük arayışı gibi evrensel temaların birer aynası olduğunu gösteriyor.

Sözün özü Dünyanın Romanını Okumak, dünyayı okumaktır.
Dünyanın Romanını Okumak
Hasan Öztürk - MATRUŞKA - 2026
1.089
Ubeydullah Öz
@adamkarga
İnceleme
1a
Yüzeysel okunup geçilemeyecek bir öykü kitabı. Adını en çok da öykülerin sonlarında hak ediyor. Tuhaf ve üzerine düşünülmesi gereken sonlara sahip her bir öykü. Öykü okumaları yapanların es geçmemesi gereken bir eser.
Çok Tuhaftı Ağlayamadım
Bahtiyar Gül - Şule Yayınları - 2025
914