Günler Aylar Yıllar, hayatın zorlukları karşısında hep diri kalabilen bir umudun romanı.
Kuraklık, Balou Sıradağları’nda tüm yıkıcılığıyla baş göstermiştir. İnsanlar çareyi evlerini terk edip su ve yiyecek bulabilecekleri yerlere kaçmakta bulurken geride sadece ihtiyar ile kör köpeği kalır ve bu iki kader ortağı, birkaç damla su, bir avuç mısır tanesi, bir karış gölgelik peşinde dolanır durur. Günleri, geceleri en sert, en çetin koşullarla sınanır; zamanın ve mekânın izleri silinip iskeletleri daha da belirginleşirken önlerindeki yollar da gitgide çatallanır. Bu zorluklardan geriye kalan, olağanüstü bir varoluş inadıdır.
Çin’in yaşayan en güçlü yazarlarından, Franz Kafka Ödülü sahibi Yan Lianke’nin Günler Aylar Yıllar’ını Erdem Kurtuldu Çince aslından çevirdi.
Kitabın Adı : Günler Aylar Yıllar Yazarı : Yan Lianke Yayınevi : Jaguar Kitap Türü : Novella Basım Yılı : Kasım 2025 Sayfa Sayısı : 102 Sayfa
Düşünceler : İzdiham Dergisi Trabzon Okuma Grubumuzun bu ayki daha doğrusu Ağustos ayındaki eseri idi bu. Bir günde okudum. Vaktim olsaydı ve soluğumu biraz uzun tutabilseydim bir soluktada okuyabilirdim. Güzel ,özgün, sade ama etkileyici bir eserdi bu.
Modern Çin Edebiyatının yaşayan en büyük isimlerinden birisi olan Yan Lianke 'nin okuduğum ilk eseri olan ve "Keşke daha önce tanışsaydım" dedirten bu novella 1997 yılında yayınlanmasını rağmen dilimize 2020 yılında çevrilmiştir.
Eser Balou Sıradağları'nda yaşanan kuraklık sonucu tüm bölge halkının oradan göçmesi ile başlıyor. Aslında herkes göçmüyor. 72 yaşındaki bir ihtiyar ile kör köpeği geride kalıp müthiş bir doğa mücadelesine giriyor. Bir tane mısır fidanını yaşatmak için olağanüstü çabaya giren ihtiyarın bu çabası aslında insanlık içinde anlamlı mesajlar içeriyor.
Sıcaklık ,kuraklık , fareler ,kurtlar ,açlık,susuzluk derken yorgun vücutlarıyla zorlukların üstesinden gelmeye çalışan bu garip ikilinin tuhaf ama etkileyici öyküsünü heyecanla okudum.
Biraz kasvetli ,biraz kaotik , biraz meydan okuyan bir yazım tarzı var yazarın. Umutsuzluk içinde uzak diyarlardan gelmesini beklediğimiz ışıkları aynı anda barındırıyor bünyesinde. Sembollere çokça yer verilmiş . Sonra adeta yaşatan tasvirlerle bizi olay örgüsünün içine sokmuş. " Benimle iyiki ilgisi yok yaşananların " derken bile etraftan geçen farelerin kokusunu alıyor gibiyiz.
Değişik ,bambaşka tadlar arayanlara tavsiye edebileceğim aslına bakarsanız herkesin okumasını istediğim bir eser bu. Okuduktan sonra pişman olacağınızı düşünmüyorum