Yürüdüğün menzillerde zaman başka türlü akıyordu. Gölgen ışığın önüne geçiyordu. Sanki güneş bile sana yetişemiyordu. Baktığın mahallerde hava katmanları yer değiştiriyordu; sıcakla soğuk çarpışıyor, içimde görünmez fırtınalar doğuyordu. Sonra uzun bir sessizlik… Fırtınadan sonra kalan, insanın içini ürperten o berrak boşluk.Gözlerin… İki ayrı deniz gibiydi. Biri derin, karanlık ve suskun. Diğeri her an taşmaya hazır, kıyılarını zorlayan bir su... Hangisine baksam içimde bir akarsu ürkekçe yön değiştiriyordu. Bazı insanlar bakışlarıyla insanın iç coğrafyasını yeniden çizer. Sen bunu yapıyordun. Farkında olmadan, izinsiz ama kalıcı.
Galiba hastayım... Bugün bende netliğe ve kesinliğe dair en ufak bir iz yokken, sadece tüm hoyrat benlikleriyle ruhumun kapısını çalan karanlık varsayımların gölgesi geziniyor üzerimde. Sensizlik bende sıradan bir boşluk değil, adeta köksüz bırakan bir varlık erozyonu; sen yoksun ve yokluğunu insan sormadan edemiyor:
Kanlı bir ayaklanmada tarih, sırtımdan vuruyor, Coğrafya ise mekanda delil karartıyor, Bastırıyor annemin çığlığı, kurşun seslerini, Adli raporlarında ölümüm intihar diye geçiyor, Sonra, babam çuvalla sırtlanıyor cesedimi, Sokaklar yıkıyor kanımı, Reflekssiz yüzlerle herkes evine dönüyor. Ve adli tıp morgundan biz tutuyor hakikat.
Almênya, güzelliğinden bir parça cimri bir kadına hibe edilsin, nasipli olan yalnız aynalar sanılmasın... #almenyayailetiler Almênya’ya İletiler raflarda! ✉️🌧️ #KerimTanış #Almênyayaİletiler #YeniKitap #edebiyat Almenya'ya İletiler