O an aklımdan geçen düşünceler bir yana, şu an için sadece kardeşimin yanında olmalıydım. Ona güven vermeli, baharın getirdiği yeni başlangıçlarla önümüzdeki günlerin daha aydınlık olacağını hissettirmeliydim. Bana en çok ihtiyacı olan an tam olarak buydu.
Ne denirdi ki bu yaştaki çocuğa. Nasıl anlatılırdı ki ölüm denen şeyin sevdiklerimizle aramıza aşılamayan mesafeler koyduğunu. Kendini daha fazla yıpratmasından çok korkuyordum. Kafasının içinde söylemediği daha başka birçok şey olduğunu düşünüyordum.
Yaşamak konuşmaktı ve konuşmak üçümüz için hareketli bir sahne gösterisiydi. Seyircimiz yoktu, olmasın isterdik. Birbirimiz için yapardık bu gösteriyi. Şimdiyse üçümüz de seyirciyiz ama seyrettiğimiz gösteriden hiçbir şey anlamıyoruz.
Keşke şunu şöyle yapmasaydım, keşke oraya gitseydim, keşke şunu yapsaydım….. Herkesin hayatında illaki birkaç keşke’si vardır. Bu kitapta keşkeler gerçeğe dönüşüyor. Bence güzel bir kitaptı. Tabi ki popüler kültürün kölesi olduğum için ilk çıktığı zamanlarda okumuştum. Beni bir Reading Slump döneminden çekip almıştı.
Neden böyle yapıyorsunuz? Neden siz de ölülerinizi toprağa gömmüyorsunuz?" "Doğayı kirletmemek için" dedi Piruz. "Biz havanın, suyun, toprağın ve ateşin saflığına inanırız. Bu dört unsur temiz olduğuna göre doğa temizdir. Oysa çürüyen bir insanın bedeni tabiatı kirletir. Onun için ölülerimizi toprağa gömmeyiz biz, ateşte yakmayız, suya atmayız, açıkta kendi haline bırakmayız.”
Bu kitap:ı yaklaşık 1 ay önce okumuştum ikinci kitap'ı okumadan önce bunun yorumu ile giriş yapmak istedim uygulamaya :)
25 yıl hayatları kesişen 3 kişi ve bir ailenin sırrı. En fazla ne olabilir ki? Eğer 3 ailenin iç içe geçmiş ve dallanmış sırlarını merak ediyorsanız bu kitap tam size göre.
Gizem yönü çok iyidi bence, okurken bazı kısımlarda cidden meraklanmadım değil. Ama kitap aşırı yavaş ilerliyor, kitap hakkında ne yazacağım pek bilmiyorum açıkçası.
Kısaca Libbiy'ye bir ev miras kalıyor ve o evde bulunduğunu ve o evde ölenlerin aslında cinayete kurban gitmiş olabileceği ve ablası ve abisine ne olduğunu çözmek. Açıkçası kitap bana karışık geldi, ne oluyoruz ortaya ne çıkıyor falan oldum.
Ya ben anlamadım ya da yazarın anlatmak istemediği bana geçmedi bilmiyorum, ikinci kitap'ı alıp onu da okuduğumda belki bendeki taşlar yerine oturur. Tekrar okurum dediğim kitaplar ve yazarlar arasına girdi kendisi.
Bazen en büyük yalnızlık en kalabalıkların içinde başlar, bakarsın masanın etrafına dost, arkadaş birsürü insan. Oysa hissedersin o sırada ne kadar yalnız olduğunu. Kalabalık çevre seni kalabalık yapmaz. Güneş açarken sen günü bitirirsin oysa içinde kimi zaman …