KEŞFET

add_boxPaylaş
alfabe
@abc_
Alıntı
4g
Sürüngenlerin dünyası ile biz insanların davranış dünyası arasındaki farkı asla hafife almamalıyız. Sürüngenlerin içgüdüsel davranışlarını, iştahlarını, korkularını veya fobilerini kendi içimizde anlamlandıramayız. Karmaşık motivasyonlara sahip olan bizler onların basitliğini kavrayamayız; biz davranışlara değer biçer, ona göre karar veririz, aceleci davranarak kendimizi sınırlandıramayız.
408'in 128. sayfasında
Auschwitz Kütüphanecisi
Antonio G. Iturbe - Pegasus Yayınları - 2020
594
Elizabeth
@elizabeth
Alıntı
9a
Çocukları çok seviyorum, onları çok sevince zaten her şey oh ne âlâ memleket oluyor.
168'in 165. sayfasında
Oh Ne Ala Memleket
Şermin Yaşar - Doğan Egmont Yayıncılık - 2023
1.075
Suat Altınok
Suat Altınok , bir kitabı okudu.
@suataltinok
1g
Raskolnikov’un Gölgesi – Sonya
Suat Altınok - DOA Yayınları - 2026
823
sm
@smyyeyk
Alıntı
10a
Burada yağmur bile güzel yağmıyor artık.
Yağmuru güzel yağan bir yerlere gidelim.
152'in 2. sayfasında
Z Raporu
Ali Lidar - Sakin Kitap - 2023
1.167
Elif ツ
@sidretulmunteha
İnceleme
11a
Öfke dansı - Aile ve sosyal ilişkilerimizde olumsuzluklar karşısında, öfkemizi ne şekilde kullanacağımızı ve öfkemizi yapıcı, bir hale getirmek için rehber olabilcek bir kitaptır.
Toplum tarafından genelde kabul , edilmeyen öfke nedir? Peki öfkelenmelimiyim ? içime mi atmalıyım ? gibi sorulara ışık olacak.
Aslında öfke tıpkı diğer duygular gibi yaşanmayı hak eden bir duygudur.
Öfkeli anlarımızda hep suçlayıcı, yorumlayıcı, ahlak dersi vermeyi, emretmek gibi eylemlerde bulunuruz. Bu durumda karşı tarafı değiştirme gibi bir çaba sarf ederiz. Bu asla işe yaramayan bir yöntemdir. Aksine enerjimizi gereksiz bir şey için harcamış oluruz.
Öfkemizi doğru bir şekilde yönetmek için benliğimizi kazanmamız lazım.
Beni öfkelendiren şey ne?
Ne düşünüyorum? ne hissediyorum?
Değiştirmek istediğim şey tam olarak ne? gibi soruları sormalıyız kendimize. Benliğimizi kazanmamın tek yolu bu. Ciddi anlamda öfke sorunlarının altında yatan tek şey , benliksizleşmektir.
Kitap da yaşanmış öfkeyi doğru yerlerde kullanmayı gösteren öykülerle de örneklendiriyor.
Öfkeyi bir döngü dansı olarak görüyor yazar. Bu danstan nasıl çıkarız sorusuna yanıt.Tavsiye ederim
Öfke Dansı
Harriet G. Lerner - Varlık Yayınları - 2024
1.151
mehvâ
@mehva
Alıntı
3a
Sezai Karakoç hafızasızlığı "iç deniz"e benzetir; hafızasız ve hatırasız iç denizlerden ummana çıkış yoktur çünkü; ufku daralmıştır, gelecek umudunu yitirmiştir dahası kokuşmaya başlamıştır. Kendi olmadan başka kültür ve medeniyetlerle ilişkiye geçilmez. Kendine güveni olmayanlar farklı olanlardan ya ürküp kaçar ya da kendine olan saygısını yitirip teslim olmayı yeğler.
630'un 102. sayfasında
Portreler - Kitaplar ve Dergiler
Akif Emre - Büyüyen Ay Yayınları - 2020
1.091
gulnurnur
@gulnurnur
Alıntı
9a
Galiba fazla sıfat kullanıyordum ve cümlelerim de bir türlü bitmek bilmiyordu.
202'in 123. sayfasında
Korkuyu Beklerken
Oğuz Atay - İletişim Yayınevi - 2024
1.246
melisvekitaplar
@melisvekitaplar
Alıntı
8a
"Aslında ben aşık olmasına olurum.
Ama problem şu ki;
Tam ben aşık olacakken,
Aşk tedavülden kalkar, diye çok korkuyorum..."
Ortaya Karışık Ferit Yüksek
192'in 183. sayfasında
Ortaya Karışık
Ferit Yüksek - Siyah Beyaz Yayınları - 2024
1.055
Gizem Dindaroğlu
@gizemdindaroglu
Alıntı
24g
Her Şeye Rağmen Hayat
Düştüğümüzde tekrar ayağa kalkalım çünkü düştüğümüzde ayağa kalkabilirsek hayat güzeldir.
14. sayfasında
Düştüğünde Kalkarsan Hayat Güzeldir
Esra Ezmeci - Destek Yayınları - 2022
60
Gizem Dindaroğlu
@gizemdindaroglu
Alıntı
24g
Kereviz
Bakmayın benim bu bilmiş, çok okumuş yazmış havalarıma.
Ne benler var bu bende bir bilseniz!
87'in 15. sayfasında
Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler
Yalçın Tosun - Yapı Kredi Yayınları - 2023
58
Zeyzeyce
@zeynepce
İnceleme
10a
Sonda söylemem gerekeni mi başta söyleyeyim; yoksa bunu yazının en başında zaten söylemeli miyim, bilemiyorum. Jodi Picoult ters köşeleri❤️ ben . Ne yazsa okurum dediğim yabancı yazarlar sıralamasında kesinlikle..
İçim yana yana , yakıla yakıla ağlayarak okudum yine. Anne olmam, tıpkı onunki gibi 1 erkek ve 2 kız çocuğuna sahip olmam, ağlayışlarımda etkili olmuş mudur? Mümkün. Ama hal böyle olmasaydı da sonuç fazla değişmezdi.
Bu kadının kitaplarını seviyorum çünkü sürekli güncel konularla tüm insanlığı etkileyecek şekilde yazıyor ve sanki yazdığı her şey tartışmaya açık gibi duruyor.
Olayları tüm kahramanların bakış açısıyla yazmasına da bayılıyorum.
Sonuç olarak dediğim gibi ne yazsa okurum 👌🤌
Kız Kardeşim İçin
Jodi Picoult - April Yayıncılık - 2018
4 2.270
Gizem Dindaroğlu
@gizemdindaroglu
Alıntı
24g
Yeşil Renkli Namus Gazı Operası
Dünyanın bütün Namus'unun yanıp yokolması bir dakika bile sürmemişti.
150'in 50. sayfasında
Namus Gazı
Aziz Nesin - Adam Yayınları - 2000
643
Gizem Dindaroğlu
@gizemdindaroglu
Alıntı
24g
NEDEN KİMSEYE HAYIR DİYEMİYORUM?
İlişkilerde sınırlarınızı belirlemenize ve hayır demenize yardımcı olacak 5 öneri:
1. Karşınızdakinin sınırlarına ve “hayır”larına saygı duymak.
2. İlişkilerde değer dengesini koruyun.
3. Duygularınızı ifade edin.
4. Kendinize ait alan yaratın.
5. Kaybetme ve yalnız kalma korkusunu yenin.
44. sayfasında
Düştüğünde Kalkarsan Hayat Güzeldir
Esra Ezmeci - Destek Yayınları - 2022
82
didemenes
@didemenes
Alıntı
1y
Eskiden tutkuların vardı ve kötü dedin onlara. Ama şimdi erdemlerin var: onlar senin tutkularından doğdu.
339'un 30. sayfasında
Böyle Söyledi Zerdüşt
Friedrich Nietzsche - Puslu Yayıncılık - 2024
1.508
esrefaydin
#Rağmen - @esrefaydin
Alıntı
7a
Dünya sana verecek ne dert ne zevk bulabiliyor, dünyayı perişan ediyorsun gerçi iyi de ediyorsun ama böyle yapmakla dünyanın kendisi oluyorsun.
191'in 55. sayfasında
Coşkuyla Ölmek
Şule Gürbüz - İletişim Yayınevi - 2024
1.240
Melisa Arslan
@melisaarslan
İnceleme
8a
Roman, İngiltere’nin ıssız ve rüzgarlı kırsalında geçen iki ailenin,Earnshaw’lar ve Linton’ların çalkantılı hikayesini anlatır. Merkezde ise Heathcliff ve Catherine’in tutkulu ama bir o kadar da yıkıcı aşkı yer alır. Bu aşk, yalnızca iki kişiyi değil, kuşaklar boyu sürecek bir zinciri de peşinden sürükler. Heathcliff’in dışlanmışlığı ve intikam arzusu, onu bir anti kahramana dönüştürürken,Catherine’in kararsızlığı ve sosyal kaygıları, trajediyi körükler.

Bazı kitaplar vardır,bitirdiğinizde iç dünyanızda bir fırtına eser, sanki karakterlerin duyguları sizin kalbinize de uğrayıp geçmiştir. Uğultulu Tepeler tam olarak öyle bir roman.

Emily Brontë bu tek romanıyla bize sadece bir aşk hikayesi değil, derin bir öfke, tutku, intikam ve hırs öyküsü anlatıyor. Heathcliff ve Catherine… Belki de edebiyat tarihinin en çarpıcı, en sarsıcı ikilisi. Ne tam olarak sevilirler ne de nefret edilirler. Çünkü insana ait her duyguya dokunurlar.

Kitabın atmosferi sürekli bir gerginlik içinde,doğa bile karakterlerin ruh haliyle yarışıyor sanki. Rüzgar, sis, uğultular… Hepsi iç dünyayı dışa vuruyor. Bu yüzden roman hem gotik hem de psikolojik bir derinlik taşıyor. Bazı yerlerde ağır ilerlese de bu dilin, anlatımın bir parçası ve dönemin ruhunu yansıtıyor.

Uğultulu Tepeler, huzur değil, çalkantı arayanların romanı. Kırık kalplerin, bastırılmış öfkelerin ve geri dönülemeyen kararların hikayesi. Bittiğinde biraz yorgun ama bir o kadar da etkilenmiş hissediyorsunuz.

Eğer klasiklerden duygusal derinlik bekliyorsanız ve karakterlerin “iyi” ya da “kötü” değil, “insani” olduğu romanları seviyorsanız bu kitap size çok şey katabilir.
Uğultulu Tepeler
Emily Bronte - Can Yayınları - 2024
1.827
bayramizm
@bayramizm
Alıntı
8a
Bir kadın bir gülüşle örtebilir yüzünü.
119'un 17. sayfasında
Kum ve Köpük
Halil Cibran - Öteki Yayınevi - 2016
1.068
alfabe
#Edebiyat - @abc_
Alıntı
1y
<

“Eskiden bir tek insanın tırnağına taş değse, bir oymağın, bir aşiretin, bütün şu dünyadaki insanların yüreğine değmiş gibi olur, herkesin yüreği sızlardı. Şimdi ya, şimdi herkes biribirisinin ölüsüne basıp geçiyor, basıp geçiyor, basıp geçiyor."


>
632'in 266. sayfasında
İnce Memed - 3
Yaşar Kemal - Yapı Kredi Yayınları - 2024
1.529
mrtpk
@mrtpk
Alıntı
1y
içim içime sığmıyor
çünkü hem sen geldin; hem bahar geldi
96'ın 29. sayfasında
Siyah Gözlerine Beni de Götür
Nurullah Genç - Timaş Yayınları - 2024
1.036
İr
#Soru - @irem4266
İleti
1y
Nasıl bu uygulamada kitap okunuyor
Kitap nasil okunuyor uygulama içinde?
1.160
Gizem Dindaroğlu
@gizemdindaroglu
Alıntı
24g
Neden İlişki Kurmaktan Korkuyorum?
Karşınızdaki insana 100 üzerinden 100 puan vererek başlayın ilişkiye ve yaptıklarına göre puanı düşürün ya da aynı bırakın. Eğer 0 puanla yani hiç güvenmeyerek başlatırsanız o ilişkinin devam etmesi çok zordur.
55. sayfasında
Düştüğünde Kalkarsan Hayat Güzeldir
Esra Ezmeci - Destek Yayınları - 2022
74
Bookstagirlll
#Alıntı - @bookstagirlll
Alıntı
11a
"Herkesle arkadaş olursan gücü elinde tutamazsın."
Dikenler ve Güller Sarayı
Sarah J. Maas - Dex Yayınevi - 2024
1.635
Şu
@suuraltiben
İnceleme
9a
En sevdiğim.
En sevdiğim.
Bir de Baktım Yoksun
Yekta Kopan - Can Yayınları - 2022
1.279
Canan
@berrybutcher
Alıntı
1y
"Her şey aşkla karılmış ve aşka karışmıştır; çünkü onları Allah'ın sevgi sıfatı varlığa getirir ve tüm eylem ve etkinliklerini o harekete geçirir."
Aşkın Gözyaşları - Şems-i Tebrizi Hz. Mevlana
Sinan Yağmur - Kapı Yayınları - 2022
2.477
Seyda_hndn
@seydahndn
Alıntı
1y
Ben sizi unutamıyorum
Sizin beni unutmanıza hayret kalıyorum'
230'un 36. sayfasında
Yaşamak
Cahit Zarifoğlu - Beyan Yayınları - 2019
1.264
Kübra Topay
#Bugün - @kubrataopay
Alıntı
1y

Geçmişimin geleceğimi şekillendirmesine izin vermeyeceğim...
Ardımda Kalanlar
Ellen Marie Wiseman - Arkadya Yayınları - 2015
2.103
Gokhan_ak
@gokhan_ak
İnceleme
1y
Jack London'ın gerçek yaşam hikayesi
İnsan aşk için neler yapabilir?
Bir insan bilgiye ulaşmak için ne kadar çaba harcayabilir?
Herkes sana "yapamazsın" dese de kendine inanarak devam edebilmenin sırrı nedir?

İşte tüm bu soruların cevabı iki kelime de özetlenebilir: "Martin Eden"

Jack London'ın yaşadığı dönemde bugün olduğu gibi sanat, edebiyat ve kitaplar herkes için değildi. Sadece seçkin bir kesimin yani burjuvaların hizmetine ve beğenisine göre tasarlanmış bir sanat anlayışı hakimdi. Eğitim, sadece seçkin bir kesimin emrindeydi, insanlar ya üst neslinden gelen maddi imkanlarla eğitim alarak seçkin bir zümreye dahil oluyor ya da ağır ve zor şartlarda işçilik yapıyorlardı. London'da küçük yaştan itibaren her türlü ağır işte çalışmış; istiridye korsanlığı, boksörlükle, çamaşırcılık, -altına hücum döneminde- altın aramış, cezaevine düşmüş, yeri gelmiş dilencilik yaparak hayatla mücadele etmiş bir insan olarak maceraperest, zorlu bir hayat yaşamıştı. Yaptığı değişik işler ve dünya yolculukları süresince pek çok değişik olayı, farklı insanı ve hayatın acımasız -gerçek- yüzünü görmüştü. Yaptığı gözlemlere göre bir insan dünyada bu ağır şartlar altında çalışmak için gelmiş olamazdı. Bu sebeple daha çok kazanabileceği, aynı zamanda kendisi için bir tutku olan yazarlık mesleğine yöneldi. Bunun için pek çok değişik kitap okudu, eğitimli olmamasına rağmen elinden geldiğince kendini geliştirmeye çalıştı, her türlü felsefi konuyla ilgilendi. Bu sürecin sonunda oldukça kıymetli yazılar yazarak bunları edebiyat dergilerine gönderdi. Bir derginin yazılarından birisini beğenerek 25$ vermesi üzerine yakaladığı motivasyon onu büyük bir yazar yapan kapıyı aralamış oldu.

London'ın yaşadığı döneminde edebiyatın aristokratlar için yapılıyor olması edebi ürünlerin hayatın gerçeklerinden uzak, seçkinlerin hayatını anlatan, mutlu sonla biten bir masallar dünyası haline gelmesine yol açmıştı. London bu anlayışı ısrarla reddederek halkın gözünden, halk için yazılar yazdı. Bu şekilde proleterler için yazı yazan ilk yazardır. Sonuçta hayatın binbir yüküyle mücadele eden insanların trajik yaşamlarını yazdı ve onu her kesimden, her kültürden milyonlarca insan okudu. London aynı zamanda yazdığı edebi metinlerde felsefi bir altyapı sunan ve bu minvalde yazılar yazan da ilk yazardır.

Karl Marx, Herbert Spencer, Friedrich Nietzsche ve Charles Darwin en çok etkilendiği insanlardır. Kitaplarında sosyalizmi çokça anlatmasına rağmen, Nietzsche'nin bireyselciliğini de yansıtmıştır.

İncelemeye London'ın hayat hikayesiyle başlamamın nedeni Martin Eden'in bizzat yazarın yaşamından kurgulanmasıdır. Bunu, yazarın "Martin Eden benim" demesiyle de anlayabiliriz. Martin Eden tıpkı London gibi hayatın zorluklarını çekmiş, kendi döneminde hor görülen bir sınıfa mensup olmasına rağmen sürekli kitaplar okuyarak kendisini geliştirmiş ve yazar olmak için büyük çaba harcamıştır. Tüm bu çabaları da sevdiği bir burjuva kadın için yapmıştır. Martin Eden yazar olmak ve para kazanabilmek için kendini geliştirmesiyle birlikte fikir ve felsefi dünyası da gelişmiş ve değişime uğramıştır. Yalnız eserde Martin Eden figürü London'ın Sosyalist yapısından ziyade bireyselci yapısı ile ön plana çıkmıştır. "Martin Eden bireyselci olduğu için öldü ben ise sosyalist olduğum için yaşadım" diyerek yazar bu durumu kendi tarzıyla ifade etmiştir.

Eserde Martin Eden'in herkesin aksini düşünmesine rağmen kendine inanması, yüksek bir özgüvenle işine sarılıp başarı uğruna vazgeçmeden direnmesi gerçekten takdire şayan bir çabadır. Şüphesiz bunda geçmişte yaşadığı zorlu yaşamın etkisi vardır. O dönem yazarlık yapan entelektüel züppe burjuvaların aksine Martin Eden hayatı her yönüyle görmüş, insanlara ve hayata dair müthiş gözlemler yapmıştır. İlk dönem London'ın hayatında da olduğu gibi pek çok yazısı "üslup" hataları yüzünden yayımlanmamış ya da düzenlenmiştir. Martin Eden eserde başarılı yazarların yazılarını çokça araştırmış ve başarılı olacak tarzı özenle taklit ettiğini belirtmiştir ki gerçekten de London hakkında pek çok yazarın intihal veya benzerlikler sebebi ile eleştirisi söz konusudur.

Eser o dönem dünyanın içerisinde bulunan sınıf çatışmasını bir aşk ilişkisi üzerinden kurgulamıştır. Sevdiği kadını kazanabilmek adına sınıf çatışmasının tam göbeğine düşen Martin Eden, bir yandan hayatın güçlükleriyle mücadele ederken bir yandan da içinde bulunduğu sınıfa yönelen önyargı ve aşağılamayla da mücadele etmiştir. Fakirlik, kimsesizlik, dışlanma gibi olumsuzları haddinden fazla yaşayan kahramanımız eserin ilerleyen kısımlarında tüm bunların üstesinden gelebilecek mi? Bunu da kitabı okuyacak olan okurların merakına bırakıyorum.

London'ın bu maceraperest ve hayatı basit yaşama felsefesi Amerikan Toplumunu ziyadesiyle etkilemiştir. Hatta yine büyük bir yazar olarak addebileceğimiz Charles Bukowski'nin hayatı da London'ın ve eserinde anlattığı Martin Eden karakterine çok benzemektedir.
London'ın alışılmış yazar profilinin dışında birisi olması çok anlamlıdır. Eğitim almamış olması, aristokrat olmaması, halktan birisi olması ve buna rağmen büyük bir başarı elde etmesi o döneme kadar yaygınlaşmış olan sanatın burjuvaların tekelinde olduğu imajını yerle bir etmiştir. Bu başarısı şüphesiz ki kendinden sonra ki kuşaklar için bir motivasyon ve güven kaynağı olmuştur. Bir insan okuyarak, kendini geliştirerek, eğitim almadan, yüksek edebi ve felsefi zenginliğe ulaşabileceğinin canlı bir örneğidir. Bugün herkesin sanat üretebilmesi London gibi adamların varlığının bir sonucudur. Bu açıdan London, edebiyat dünyasına emsalsiz hizmetler etmiş bir yazardır. London'ın hangi süreçlerden geçerek bu başarıyı yakaladığı Martin Eden karakteri üzerinden anlatılmaktadır. Başlı başına büyük bir mücadele, aşk ve felsefi derinlik içeren eseri herkesin okumasını tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim :)
Martin Eden
Jack London - İndigo Kitap - 2018
3.070
Ner
Ner , bir kitabı okudu.
@merttt
8a
Kinyas ve Kayra
Hakan Günday - Doğan Kitap - 2024
1.102
cmr2010
@cmr2010
Alıntı
8a
"içimde söylemek istediğim o kadar çok şey var ki, fakat çok büyükler. içimdekileri söylemek için uygun bir yol bulamıyorum, kelimeler yetersiz kalıyor. bazen sanki tüm dünya, tüm hayat, her şey içime hapsolmuş ve onları anlatmam için feryat ediyorlar."

"onların gözünde en yüksek davranış bir iş bulup çalışmaktı. onların ilk ve son sözleri buydu. tüm fikirlerini bu iki sözcüğe sığdırabiliyorlardı. Bir iş bul ve çalış!"
Martin Eden
Jack London - İndigo Kitap - 2018
1.494
alfabe
@abc_
Alıntı
9g
Anne'ye son anında şiirler okutan? O muydu karşısında nurdan bir ışık seli gibi duran?
392'in 21. sayfasında
Hazreti Hatice
Nurdan Damla - Hayat Yayınları - 2024
742
Rabia. U. D.
@rabiaaa91
Alıntı
10a
"Neden sizin benim dünyama tamamen yabancı dertleriniz kendim yaşamışım gibi hüzünlendiriyor beni? "
Geçecek Zaman
Mustafa Çevikdoğan - Can Yayınları - 2022
1.476
Elşen İsmail
#Edebiyat - @shirvani91
İleti
8g
“BAKÜ’DE SON OSMANLI – NURU PAŞA” / 1. BÖLÜM (artık sesli formatda)
Artık romanımızın bölümlerini sesli formatda dinleyebilirsiniz: &t=14s
427
Elif ツ
@sidretulmunteha
Alıntı
10a
Ancak sadece sahip olduklarını değil, başkalarına ait olanları da övme konusunda genellikle cömerttir.
Malma İstasyonu
Alex Schulman - Timaş Yayınları - 2025
1.616