Sessizliğe tahammül edemediğimiz bir zamanda yaşıyoruz artık. Her şey hızlı, her şey gürültülü...
Kemal Sayar, bir acelecilikle saldırdığımız sessizliğin görkemini anlatıyor, Beni Sessiz de Sevebilir misin’de. Kelimelerin sessizlikte demlendiğini ve kök saldığını; herkesin konuştuğu ve kimsenin birbirini dinlemediği bir vasatta kelimelerin havada gezindiğini ve kaybolup gittiğini yazıyor. Bu kitap aynı zamanda bir esenlik arayışı Ruhun yorulduğu bir çağda, daha derin olanın izini süren, derinlikte şifa arayan bir bakış.
Ve bu bir iyileşme kitabı. Satırların arasında gezinirken kendi ruhsal dertlerinizle karşılaşacak ve şifalı kelimelerin elinizden tutup sizi bambaşka bir sahile götürdüğünü hissedeceksiniz. İhtimaldir ki bu kitabı bitirdiğinizde, onu okumaya başladığınız kişiden biraz daha farklı bir kişi olacaksınız. Bu iç yolculuğuna hazır mısınız?
Cömert olmak mükafatını kendi içinde taşır. Alkışa da gösteriye de ihtiyacı yoktur. Mutlu ve mutmain insanların ortak özelliği, cömert ve nazik olmalarıdır.
Bir çoğumuz mutluluk ve başarıyı içimize bakarak değil, dışımızda nelere sahip olduğumuza ve neleri alacak gücümüz bulunduğuna bakarak tespit etmeyi alışkanlık edinmiş durumdayız. Toplum içinde bir insanın değerini de topluma olan katkısı veya nezaketi ile değil, sahip olduğu mal mülke göre değerlendirmeye eğilimliyiz.