Korkunuzun gizli dilinin aslında hiçbir zaman korkuyla bir ilgisi olmadığını artık biliyorsunuz. Daha büyük bir sır işte şuydu ki büyük bir sevgi bütün bu zaman boyunca sadece bulunmayı bekliyordu.
Hamilelik sırasında annemizin duyguları bizim dünyamıza işler. Sakin veya sıkıntılı, algısal veya küstah, dirençli veya inançlı olmamıza kadar temel doğamızı etkiler.
Annemizle olan bağımız serbest bir şekilde aktığında, genelde iyi bir sağlık, para, başarı ve sevgi de bize doğru gelir. Ancak annemizle olan erken bağımız bozulursa korku, kıtlık ve güvensizlik duygusundan oluşan kara bir bulut varsayılan inancımız olur.
İyi haber şudur ki içsel görüntü, bir kez açıklandığında değişebilir. Ebeveynlerinizi değiştiremezsiniz ancak içinizde onları algılayış şeklinizi değiştirebilirsiniz.
Belirtiler tam olarak çözümlenmemiş aile travmalarına ışık tutmakla kalmaz, aynı zamanda taşıdığımız kişisel bir suçluluğa içgörü kazandırabilir ve belki de uzlaşmaya giden yola ışık tutabilirler.
Belki kelimeler gerçekten başkasına aittir ve siz onları sadece seslendiriyorsunuzdur. Belki kelimeler ailenizde travma yaşayan ve bunu sesli söyleyemeyen birine aittir.
Bize hayat vermiş olmalarının ve kim olduğumuzu değiştirilemez bir parçası olmalarının ötesinde, anne babalarımız gizli kuvvetlerimiz ve yaratıcı güçlerimize birer geçit olmakla beraber, karşılaştığımız zorluklar da atalarımızın mirasının parçasıdır.
Ebeveynlerimizi yüklerini taşıma veya paylaşma girişimimizle, aile acısını devam ettirmiş oluruz ve bizim için ve bizden sonraki nesiller için mevcut olan yaşam gücünün akışını engelleriz.
Bilinçaltımızın geniş depo alanı yalnızca travmatik anıları değil, aynı zamanda atalarımızın çözümlenmemiş travmatik deneyimlerin de içinde tutar. Bu ortak bilinçaltında, atalarımızdan birinin anısının kalıntılarını yeniden yaşarız ve kendimizinmiş gibi ifade ederiz.
Şiddet, savaş ve zulüm diğer nesillerin yeniden yaşamalarının tohumlarını ekmektedir çünkü sağ kurtulanlar yaşadıkları travmaların farkında olmaksızın kendilerinden sonra gelen nesillere aktarmaktadır.
Bazen acı kendini ifade edebilecek veya çözüme kavuşabilecek bir yol bulana kadar saklı kalır. Bu ifadeler genellikle bir sonraki nesilde bulunur ve açıklaması zor belirtiler halinde yüzeye çıkabilirler.
Travmatik olayın parçası olan kelimeler, görüntüler ve dürtüler içimizde taşıdığımız acılarımızın gizli dilini oluşturmak üzere yeniden ortaya çıkarlar. Hiçbir şey kaybolmaz. Parçalar sadece yön değiştirirler.
Zihnimin devamlı olarak en kötü senaryoyu düşünerek ve eğer yeterince endişelenirsem en çok korktuğum şeyden kendimi koruyabileceğim yalanı ile benimle nasıl alay ettiğini öğrendim.
Asıl tramvayı yaşayan kişi ölmüş, hikayesinin üstü örtülmüş ve yıllar içinde saklı kalmış olsa bile, hayat tecrübesine ilişkin parçalar, anılar ve hisler yaşamaya devam edebilir.
…. Olabilir ki siz bir şeyden hoşlanmazsınız, oysa ki o șey sizin için hayırlıdır. Yine olabilir ki siz bir şeyi seversiniz, oysa ki o sizin için kötülüktür! Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Onlar bekliyorlar ki; Allah buluttan gölgelikler içinde, meleklerle birlikte kendilerine geliversin de iş bitiriliversin! Halbuki bütün ișler Allah’a götürülür.