Keşfet

Sosyal Kitap topluluğundan öne çıkan ve yeni paylaşılan içerikler

Tarihciyazarerdal
#Edebiyat • @tarihciyazarerdal
İleti 3a

Cengiz Aytmatov

10 Haziran 2008’de kaybettiğimiz Cengiz Aytmatov’u sevgi ve saygı ile anıyoruz..
Kutlu tini şad olsun..
Bu yerlerde trenler doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir. Gider gelirdi...
Cengiz Aytmatov
2.360
Cansın
@cansin
Alıntı 10a
Keşfedilmemiş bir gezegen kadar uzaksın kendinden; mezarlıklara dönük uzuvların da, oranın dinamizmini kıskanıyor...
4 Puan 168 syf. 2024 Okudu
Çürümenin Kitabı
Çürümenin Kitabı
Emil Michel Cioran | Metis Yayınları | 2024
1.134

En Çok Kitap Okuyanlar

Canan
@berrybutcher
Alıntı 1y
"Özgürlüğe kavuşanlar, birleştirici görüşleri olmadığı için en sonunda herhangi bir yüksek bağlılıktan yoksun kaldılar."
666 syf. 2022 Okudu
Delikanlı
Delikanlı
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski | İletişim Yayınevi | 2022
1.028
ahmet.yiit
#Alıntı • @ahmetyiit
Alıntı 9a
"Yolcu, bir gün yolunu yitirirsen artık eski yolunu bulmaya çalışma, yeni bir yol ara kendine."
256 syf. 2024 Okuyacak
Hakkari’de Bir Mevsim
Hakkari’de Bir Mevsim
Ferit Edgü | Everest Yayınları | 2024
1.701
Seyda_hndn
@seydahndn
Alıntı 11a
Kendimi çok sevdiğim an, kendime çok acıdığım an. Beni yalnız bu koruyor: Bu aşk, bu merhamet.
112 syf. 2024
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Peyami Safa | Ötüken Neşriyat | 2024
14. syf.
2.277
Gizem Dindaroğlu
@gizemdindaroglu
Alıntı 9a

EKSİK İNSANLAR


Kendi bütünlüğünü tamamlayamamış, kendine saygı ve sevgisini
geliştirememiş kişi, başkasını gerçek anlamda sevemez.
254 syf. 2024 Okudu
İçimizdeki Çocuk
İçimizdeki Çocuk
Doğan Cüceloğlu | Remzi Kitabevi | 2024
77. syf.
1.271
faik.yilmaz.9
@faikyilmaz9
İnceleme 9a

Cimri

Cimri-Moliere Yorum: Açık konuşmak gerekirse kitap olarak okumak açısından pek tercih ettiğim bır tarz değildir tiyatro. Görsel halini daha fazla severim. Ancak bu işe hayatını veren ( hem mecazi hem gerçek anlamda vermiş çünkü ölümü bile sahnede geçirdiği bır rahatsızlıktan sonra vuku bulmuş) Moliere 'in eserlerini bu kapsamın dışında tutuyorum. Günümüzden yaklaşık 450 yıl önce yazılmasına rağmen günümüze hatta maalesef kötü karakterleri bakımından geleceğe de hitap ediyor bu güzel eser. Hayatın gerçek karakterlerini ince bır mizahla yoğurarak araya da biraz aşk çeşnisi katmış güzel bır edebi eser ortaya çıkarmış. Karakterleri olması gerektiği gibi değil olduğu gibi yansıtarak gerçekliği de artırmış. Sadece para yönünden değil maddi tüm zenginlikleride doymaz bir iştah ile isteyen günümüz Harpagonlarını da anlıyoruz aslında okurken. Bor çırpıda okudum bitirdim. Ortaokulda iken kısa bır bölümünü okuyup çok beğendiğim bu eseri ve tabi diğer Moliere eserlerini tüm kitapseverlere tavsiye ederim
4 Puan 198 syf. 2021 Okudu
Cimri
Cimri
Moliere | Koridor Yayıncılık | 2021
1.137
mrtpk
@mrtpk
Alıntı 1y
Parasının hesabını bilen yok.
408 syf. 2019
Uğultulu Tepeler
Uğultulu Tepeler
Emily Bronte | Dorlion Yayınları | 2019
44. syf.
3.441
monaroza
@monaroza
Alıntı 11a
Ama kısmetinizde ne varsa ona da katlanacaksınız artık!
64 syf. 2017
Othello
Othello
William Shakespeare | Arkadaş Yayınları | 2017
143. syf.
1.796
BERAT POLAT
@maximusbumbada
İleti 6a
“Özensizlik her türlü ilişkinin sonunu getirir.”
1.032
İleti 10a
"Hayal kırıklığı bir yönüyle insanın kendi sınırlarını yeniden çizmesidir, çünkü her kırılma, kişiye nerede fazla açıldığını, nerede fazla beklediğini, nerede hak etmediği bir değeri fazlaca verdiğini gösterir. İnsan o an anlar ki, aslında kimse onu yaralamamıştır; o, kendi iç kapılarını ölçüsüzce aralamıştır. Bu yüzden hayâl kırıklığı dışarıdan gelen bir darbe değil, insanın kendi içindeki terazinin yeniden ayarlanmasıdır. Sessizce büyür, hızlıca sarsar ama sonunda insana daha sağlam bir kendilik duygusu bırakır. Sağlam bir öğreticidir bu manâda."
1.166
TU
TUYAVEGA , bir kitabı okudu.
@tuyavega
7a
5 Puan 752 syf. 2024 Okudu
Suç ve Ceza
Suç ve Ceza
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski | İthaki Yayınları | 2024
1.037
Alıntı 9a
İnsanın sevdiklerinin ardından yaşaması, ölümün kendisinden daha ağır bir ceza.
480 syf. 2025 Okudu
Fidan Hanım
Fidan Hanım
Sinan Akyüz | Alfa Yayıncılık | 2025
303. syf.
1.054
Canan
@berrybutcher
Alıntı 10a
"Bugünün sonunda da dünden kalan kalır sadece, yarından kalacak olan: Hep aynı ve hep bir başkası olmanın giderilemeyen, sayısız kaygısı."
87 syf. 2024 Okudu
Başıboş Bir Yolculuktan Notlar
Başıboş Bir Yolculuktan Notlar
Fernando Pessoa | Sel Yayıncılık | 2024
1.979
Alıntı 10a
Bazı aşklar unutarak değil, hatırlayarak biterdi belki de.
5 Puan 304 syf. Okudu
Onu Sevdiğim Zamanlar
Onu Sevdiğim Zamanlar
Kemal Varol | Doğan Kitap
282. syf.
1.269
İleti 16s

Ona Sen Deme




Ve sen onun uykusuna sarılmışken
ben ağzımın içinde büyüttüğüm
ormanı
gecenin paslı dişlerinden birer birer
söküyorum.

Usulca rüyana sokulup:

“Ağaçlar gövde olarak değil,
insanın söyleyemediği kelimelerin altında
çürümeye başlayan yeşil kemikler olarak büyür.”

Rüyandan çıkarken,
sabahın henüz adı konmamış tarafında
dilimden yapraklar döküldü.

Hiçbir kuş onları toplamaya gelmedi.

Yastığın üzerinde
ince, siyah bir orman gölgesi vardı;
gece boyunca kaburgalarımın arasında
uyuyan bütün kökler
şimdi birbirlerinin ölü dallarını taşıyorlardı.

Göğsüme dokundum.

İçimdeki eski uğultu
yerini genişleyen bir sessizliğe bırakmıştı.

Sessizlik büyüdükçe
bedenimin içinde yıllardır saklanan
küçük bir çocuk kemiği
uyandı.

Çocuk ağlamadı.

Sadece nefes aldı.

Pencere açıktı.

Sabah, odanın içine
ıslanmış bir yaprak gibi sürünerek giriyor,
perdelerin beyazlığına
denizin henüz söylemediği bir cümleyi
bırakıyordu.

Tenim ağırdı.

Ama bu ağırlık
beni aşağı çekmemişti.

Omuzlarımın, dizlerimin,
çıplak ayaklarımın altında
dün geceden kalmış başka bir beden yoktu.

Yalnızca bendim.

Benden ayrılmamış,
ama bana da yapışmamış
bir beden.

Sen odanın öbür ucunda
yüzünü sabahın içine saklamıştın.

Sesin geldi:

“Uyandın mı?”

Sesinin içinden
çok eski bir kuş geçti.

“Belki,” dedim.

Halbuki uyanışlar,
gözlerin açılması değildir;
insanın kendi derisinin altında
başka birinin nefes etmediğini
duymasıdır.

Sen bana yaklaşmadın.

Elin boynumun çevresinde
eski bir halka gibi kapanmadı.

Aramızdaki hava
iki ayrı göğsün arasında
ince, serin bir nehir olarak kaldı.

Nehir aktı.

Biz yerimizde kaldık.

Dışarıda bir kuş
unutulmuş bir şarkının
tek dişini gagasıyla yokladı.

Bir nota çıktı.

Sonra gökyüzünün dilinde
küçük bir yara açıldı.

Beyazlık oradan sızdı.

Yatağın ucunda
geceden kalmış koyu bir kumaş duruyordu.

Kadife.

Parmaklarımı üzerine koyduğumda
gecenin bütün sessizliği,
tırnaklarının altından
çıkmış ölü bir yağmur
gibi yavaşça yumuşadı.

Kumaşın bir yüzünde
ışık uyuyor,

öteki yüzünde
ışığın gömülmekten korktuğu
derin bir karanlık vardı.

Sen:

“Onu bana ver,”
dedin.

Verdim.

“Ne yapacağız?”

Kadifeyi pencerenin önüne taşıdın.

“Hiçbir şeyi örtmeyecek.”

“Öyleyse?”

“Rüzgâra bırakacağız.”

Kumaşı açtık.

Odanın içindeki gölgeler kendilerine ait
olmayan bedenlerden sökülmüş
deriler gibi duvarlardan
ayrıldı.

Dışarıda kaldırım ıslaktı.

Çatılar, sabahın altında
ince gümüş kabuklarına dönüşmüş,
o uzak deniz
uykudan kalkmış bir devin
ağzında unutulmuş tuz gibi
kımıldamıştı.

Ve bir zamanlar içimde taşıdığım
bütün şeyler
adımı söylemeyi bırakmıştı.

Onlara baktım.

Benim içimden geçmişlerdi.

Bazıları yara,
bazıları çocuk,
bazıları yalnızca
karanlıkta büyümüş birer ses olarak.

Şimdi hiçbiri
benden bir ev istemiyorlar.

Yaranın kendisini
evden kovamadım.

Ama evin içindeki
eski eşyaları dışarı taşıdım.

Birer birer.

Kan kokan sandalyeler.

Dili kesilmiş aynalar.

Uyumayan saatler.

Bana ait olduğunu sanıp
yıllarca sırtımda taşıdığım
başkasının omuz kemikleri.

Hepsini sokağın kıyısına bıraktım.

Ayaklarımın altında
ince bir ürperti dolaştı.

Ürperti korku değildi.

Bedenimin
kendi kendine söylediği
çok eski bir dua gibiydi.

Her boşluk
ölüm değildir.

O boşluklar
ciğerlerin yeniden kurulabilmesi için
kaburgaların arasına bırakılmış
gizli mesafelerdir.

Sen pencerenin önünde duruyordun.

“Beni hatırlayacak mısın?”
dedin.

Sorunun içinde
tutunmaya çalışan hiçbir el yoktu.

Yalnızca uzaklaşan bir şeyin
ardında bıraktığı
ılık bir iz vardı.

“Hatırlayacağım,”
dedim.

“Ama seni içimde saklamayacağım.”

Yüzün sabahın içinden çıktı.

Kirpiklerinin yere düşen gölgesini,
çenendeki küçük çizgiyi,
ellerinin artık benden
hiçbir şey istemediğini gördüm.

Yakındın.

Fakat yakınlığın
iki kemiğin birbirine kaynaması olmadığını
bedenim sessizce öğreniyordu.

İki insan birbirine dokunmadan da
aynı gökyüzünün altında
kanamadan durabilir.

Kapının yanında duran
çıplak askıya eski gömleğimi astım.

Düğmeleri yoktu.

Göğüs kısmındaki açıklıktan
sabahın ışığı geçiyordu.

Gömleğin içinde
hiç kimse yoktu.

Boştu.

Boşluğun içinden
rüzgâr geçiyordu.

Ve boşluk
bu kez beni eksiltmiyordu.

Kadifeyi ışığın önüne bıraktın.

Işık kumaşın içinde ölmedi.

Yumuşadı.

Duvarlara yayıldı.

Yatağa.

Yere.

Çıplak ayaklarıma.

Göğsümün tam ortasında
yıllardır taşınan küçük bir ağırlığa.

Öğleye doğru sokağa
çıktık.

Taşlar yağmurun altında küçük aynalara
dönüşmüştü.

Her adımda bedenlerimiz birbirinden
biraz daha
uzaklaştı.

Uzaklık büyüdükçe acı
küçülmedi.

Ama acının içine
hava girdi.

Sen başka bir göğe baktın.

Ben başka bir göğe.

Aramızda hiçbir şey filizlenmedi.

Ne eski bir alışkanlık.

Ne yeniden kurulacak
bir duvar.

Ne bizi birbirimize bağlamak isteyen
ıslak bir kök.

Yalnızca boşluk.

Boşluğun içinden geçen
sabah.

Sonra yürüdün.

Ardından bakmadım.

Ayrılıkların
arkasından bakılmadığında daha az
gerçek olmaz.

Bir insanı özgür bırakmak,
gözlerini ondan çekip
kendi gözlerinin içine geri koymaktır.

Sokağın sonunda
döndün.

Elini kaldırdın.

Ben de kaldırdım.

Ellerimiz birbirine ulaşmadı.

Ama ikisi de
kendi bedenlerinin ucunda
titremeden kaldı.

Akşam çöktüğünde
odaya döndüm.

Kadife hâlâ pencerenin önündeydi.

Rüzgâr kumaşı kaldırıyor,
indiriyor,
kaldırıyor,
indiriyordu.

Sanki gece
odanın içine girip
yumuşak bir kalp taşıyordu.

Hava tenime değdi.

Üşüdüm.

Üşümek güzeldi.

“Evet, artık biliyorum,” diye seslendim
kendime.
Üşüyen yer hâlâ
bendendi.

Yatağın üzerinde soluk bir
iz vardı.

Elimi üzerine koydum.

İçimdeki çocuk artık
ağlamıyordu.

Ama ölmemişti.

Göğsünün içinde
küçücük bir su sesi vardı.

Dinledim.

Nefes.

Bir daha.

Nefes.

Bir daha.

Nefes.

Bu kadarı yetti.

Ve seninle aynı rüyada yeniden birbirimizin
içine düşmemek için ağzımda büyüyen
ormanı söküp söküp dışarı
atmadım.

Bilirim, ormanlar sökülerek
bitmez.

Kökleri insanın diline tutunur.

Ben dilimi kestirmedim.

Kökleri konuşturdum.

Sonra sustum.

Sen ışığı taşıdın.

Ben kendi adımı
başkasının sesinden ayırdım.

Sabah yeniden geldi.

Gökyüzünün kemiğine
ince bir ışık sürüldü.

Kadife perde
rüzgârın ağzında kıpırdadı.

Çocuk ağladı.

Bu kez sesini boğmadım.

Ağlasın.

Ağlasın ki
yıllarca yutulmuş bütün sabahlar
boğazından geçip
bedenine geri dönebilsin.

Ağlasın.

Hem bazı sesler
susturulduğunda ölmez.

İnsanın içinde
köklenir.

Köklenir.

Köklenir.

Sonra bir gece
kaburgaların arasından
simsiyah bir ağaç çıkar.

Ben o ağacı
artık sökmüyorum.

Onu başka yere dikiyorum.

Kalbimin dışına.

Adını bilmediğim
bir toprağın içine.

Sen ışığı taşıyorsun.

Ben adımı
başkasının ağzında çürümüş
bir elma çekirdeğinden ayırıyorum.

Sen uzaklaşıyorsun.

Ben bedenimde
yer açıyorum.

Sen başka bir sabaha
karışıyorsun.

Ben tenimin altında
kalan çocuğu
avuçlarımın arasında tutuyorum.

Ağla.

Kulaklarımın içinde
doyasıya ağla.

Ağla.

Bütün eski ormanlar
sesinden geçsin.

Ağla.

Kökleri
dilinin altında sürünsün.

Yaprakları
boğazında yeşersin.

Ağla.

Ben artık
sesinin önüne
kendi ağzımı koymayacağım.

Gece geldiğinde
ormanı büyütmeyeceğim.

Büyütmeyeceğim.

Büyütmeyeceğim.

Kökleri
toprağın karanlığına bırakacağım.

Dalları
uyumayan kuşlara.

Çocuğu
kendi ağlamasına.

Seni
kendi uzaklığına.

Beni
kendi tenime.

Sonra sabah
pencerenin demirlerine
ıslak parmaklarıyla tutunacak.

Kadife perde bir ölü kanadı
gibi kımıldayacak.

Gömleğin boşluğundan
gökyüzü geçecek.

Çıplak ayaklarım
ıslak taşların üzerinde
kendi ağırlığını taşıyacak.

Ve içimdeki çocuk
ağlayacak.

Ağlayacak.

Ağlayacak.

Bu kez sesi
bir yere gömülmeyecek.

Bir kuş çıkacak o sesten.

Sonra ikinci bir kuş.

Sonra göğün altında
kimsenin adını bilmediği
siyah bir sürü.

Hepsi benden uzaklaşacak.

Hepsi sana ulaşmadan
göğe karışacak.

Ben pencerenin önünde kalacağım.

Elimi tenime koymadan.

Adımı söylemeden.

Birinin beni sevmesinden
birinin beni bırakmasından
senin yeniden beni bulmandan değil,

bir gün
kendi tenimin altında
ağlayan birini duyarsam

ona
sen deme.

Benim.







London
dokuz eylül
367
smmsuat124
@smmsuat124
Alıntı 2y
Çoktandır vurgunum sana; meğer bilmeden de sever, beklermişim seni.Beklediğimi bilmiş gibi bana geldin işte.
80 syf. 2020
Cemile
Cemile
Cengiz Aytmatov | Ötüken Neşriyat | 2020
65. syf.
1.165
Elizabeth
@elizabeth
Alıntı 10a
Yaratana inanıyorlardı ama yaratanın yarattıklarını dışlıyorlardı.
314 syf. 2024
Yarım Kalan
Yarım Kalan
Songül Karakoç Büyüktaş | Perseus | 2024
67. syf.
1.319
Canan
@berrybutcher
Alıntı 2y
"Günün birinde bir canavara dönüşsem ve tek tek hepsini öldürsem, sürünün hepsini boğazladıktan sonra ancak işin farkına varırlardı."
188 syf. 2023 Okudu
Simyacı
Simyacı
Paulo Coelho | Can Yayınları | 2023
1.133
Gizem Dindaroğlu
@gizemdindaroglu
Alıntı 9a
Kişi, içinde de, dışında da, hep, belirsizdir.
224 syf. 2024 Okudu
Yürüme
Yürüme
Oruç Aruoba | Metis Yayınları | 2024
213. syf.
1.052
özlem
@agustosmevsimi
Alıntı 10a

Vesselam.

Yaşadığımız dünyada
Kötülükler aynı kötülük
Güzellikler aynı güzellik
Kalırsa, hoş bir yankı kalıyor kulaklarda, yok olup giderken kötüler ve zalimler
Yiğitliklerin, güzelliklerin, iyiliklerin ışığıysa yansıyor sonsuza...
4 Puan 95 syf. 2024 Okudu
Gılgamış Destanı
Gılgamış Destanı
Bilgin Adalı | Yapı Kredi Yayınları | 2024
93. syf.
1.571
BERAT POLAT
@maximusbumbada
İleti 4a
Yarına kalamam ben, kalacağımı söyleseler, yarına acırım.
1.341
BERAT POLAT
@maximusbumbada
Alıntı 7a
“Bir insanın okuduğu her şeyi aklında muhafaza etmesini beklemek, yediği her şeyi midesinde tutmasına benzer; oysa yediği şey onu bedenen beslediği gibi, okuduğu şey de zihnen besler."
144 syf. 2023
Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine
Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine
Arthur Schopenhauer | Say Yayınları | 2023
1.067
_ayselasar
@ayselasar
Alıntı 1y
Ama aşkın gözü kördür ve sevenler
İşledikleri ufak tefek suçları göremezler.
143 syf. 2020
Venedik Taciri
Venedik Taciri
William Shakespeare | Remzi Kitabevi | 2020
39. syf.
1.957
Zeyzeyce
@zeynepce
Alıntı 1y
Tanrı bizim kusur sandıklarımızı seçtiklerine dağıtmıştır; taşıyabileceklere,kendi çarmıhını sırtlanan Mesih gibi .
3 Puan 200 syf. 2024 Okudu
Ahraz
Ahraz
Deniz Gezgin | Can Yayınları | 2024
3.159
Rabia Arslan
@rabiarslan
Alıntı 6g
En iyi dersler genellikle farkında olmadan aldıklarımız değil midir zaten?
4 Puan 312 syf. 2024 Okudu
Taş Kağıt Makas
Taş Kağıt Makas
Alice Feeney | Yabancı Yayınları | 2024
147. syf.
1.397
eMINeYZAMAN
@emineyzaman
Kitapla 1y

G'izli B'ağ yayınlandı.

G'izli B'ağ
Nostalji
Yeni Bölüm Yayınlandı.
1.203
duyGU23
@duygu23
Alıntı 4a
Benlik kalkarsa kötülükte kalkar. Kötülük, gelip de çarpacak bir benlik bulamaz.
3 Puan 276 syf. 2024 Okudu
Şanzelize Düğün Salonu
Şanzelize Düğün Salonu
Tarık Tufan | Doğan Kitap | 2024
1.665
muhibbi
@muhibbi
Alıntı 1y
Hiçbir şey çok uzun sürmüyor, ne keder, ne sevinç. Yaşamaya devam ediyoruz.
432 syf. 2023
Hayata Dön
Hayata Dön
Gülseren Budayıcıoğlu | Doğan Kitap | 2023
203. syf.
1.435
Alıntı 7a
Okumak büyük keyifti.
Fakat her daim keyif kaçırmaya hazır insanlar bulunurdu.
5 Puan 408 syf. 2020 Okudu
Auschwitz Kütüphanecisi
Auschwitz Kütüphanecisi
Antonio G. Iturbe | Pegasus Yayınları | 2020
219. syf.
1.306
Alıntı 1y
Ben senin göremediğin bir şeyi görebilirim, dahası senin hissedemediğin bir şeyi de hissedebilirim.
272 syf. 2022 Okudu
Çok Hisseden Çocuk
Çok Hisseden Çocuk
Lorenz Wagner | Timaş Yayınları | 2022
37. syf.
1 1.846
Işıl
Işıl , bir kitabı okuyor.
@isil
1y
368 syf. 2024 Okuyor
Kaybolan Bağlar
Kaybolan Bağlar
Johann Hari | Metis Yayınları | 2024
1.048
omerfarukkulluk
@omerfarukkulluk
İleti 5a
Yürek Sarsıntısı okuyun hissedeceksiniz.
Kitapyurdu.com da
1.813
Gizem Dindaroğlu
@gizemdindaroglu
Alıntı 6a
Neyim
(kimim)
ben

bir
çocuk
(b
i
r)
ilkel
120 syf. 2022 Okudu
Kuşların Doğum Gününde Olacağım
Kuşların Doğum Gününde Olacağım
İlhan Berk | Yapı Kredi Yayınları | 2022
101. syf.
1.857
Ümit İnan
Ümit İnan , bir kitabı okuyacak.
@umut
8a
1025 syf. 2024 Okuyacak
Karamazov Kardeşler
Karamazov Kardeşler
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski | İş Bankası Kültür Yayınları | 2024
1.318
bayramizm
@bayramizm
Alıntı 1y
Çocukları, öğrencilerimi istiyorum.
Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini.
776 syf. 2023
Bütün Şiirleri
Bütün Şiirleri
Ceyhun Atuf Kansu | İş Bankası Kültür Yayınları | 2023
176. syf.
1.320