Herkesin kaderi güzel olmuyor. Marifet, kader yolları kapatsa bile o kapıya yeni bir anahtar uydurabilmekte.
Kimsenin hayatı dıştan göründüğü gibi değil. İmrendiğimiz, özendiğimiz hayatlar hiç de sandığımız gibi acısız değilken çok mütevazı bir hayatın içinde mutluluğun en parlağı olabiliyor. Kitabın başkahramanı Ala’nın hayatını okurken bu zavallı çirkin kızın yaşadıklarına inanamayacak, bazen de o sayfaların bir yerlerinde kendinizle karşılaşacaksınız. Bu karşılaşma hüzünlendirse de, kendinize biraz daha yaklaşmak ruhunuza iyi gelecek.
Seanslar boyunca bu suskun kızı konuşturabilmek için ona tarihten alınma pek çok hikâye anlatıldı:
Genç firavun Tutankamon’un esrarı; aynı dönemde yaşayan birbirine çok zıt iki kişi, Hitler ve Freud’un ilginç hayat görüşleri; 18. yüzyılda adına “fısıltı sanatı” dedikleri, evli kadınların şövalyelerle yaşadığı aşklar; Çariçe Katerina’nın çamaşırcılık ve hayat kadınlığından çariçeliğe yükselen yazgısı; Eva Peron ve Prenses Süreyya’nın hüzünlü hayatları… ve daha niceleri…
Psikianalizin sihirli değneğinin dokunduğu yerde yükselen bir başarı öyküsü…
Kütüphaneler dolusu kitap okudum, okulları hep dereceyle bitirdim... İyi bir işim var ama yine de olmadı işte... Bir şeyler hâlâ eksik... Bugüne kadar kaybeden hep ben oldum…
Zayıf adamın sözüne de duygularına da güvenilmez. İhanete en yatkın insanlar, hayattan beklentileri en yüksek, göğüslerinde taşıdıkları yürekse en zayıf olanlardır. Zaten öyle adamlar kendileriyle öyle meşguldürler ki, aşk meşk onlara göre değildir... Tutunacak bir daldır aradıkları…
Ancak güç, insanlar arasındaki ilişkileri, en çok da aşkı körelten bir unsurdur. Güç ve iktidar savaşının olduğu bir yerde aşk yaşanamaz çünkü aşk, kendisi de dahil hiçbir iktidarı kabul etmez.
– Tarih onun hâlâ bir azize mi yoksa bir fahişe mi olduğuna karar verememiş. Birinin sizden yüksekte olduğunu bilmek herkesin rahatlıkla kabul edebileceği bir şey değildir. Üstelik kadınsanız, o gücün, o ünün altında ezilme ihtimaliniz daha da yüksektir.
Bir yandan bu derin yalnızlıkla nasıl başa çıkabileceğimi bilmezken, bir yandan da sanki o yalnızlığa alışmıştım... İki kişilik bu dünyaya başkaları girsin istemiyordum…