SİSLERİN İÇİNDEN DÖNEN ADAM
O gün her şey normal başlamıştı. Hatta normalden daha yoğundu. Masamın üzeri dosyalarla doluydu. Telefonum susmak bilmiyordu. Ekranda yanıp sönen mesajlar, üst üste gelen mailler, kapıyı çalmadan iç...
7. Bölüm

7.bölüm

0 Okuyucu
0 Beğeni
0 Yorum
İnsanlar hâlâ benden o eski, hırslı ve sürekli bir yerlere yetişen adamı bekliyorlar. Masamın başında oturduğumda, geçmişteki o gergin, kaşları çatık ve her an bir krizi çözmeye hazır halimi arıyorlar. Ama o adam artık yok. Onun yerine, sadece dinleyen, sadece izleyen ve en önemlisi, sadece "olan" biri var. Bazen bu sessizliğim çevremdekileri rahatsız ediyor; sanki bir boşluktaymışım gibi geliyor onlara. Oysa ben boşlukta değilim; tam tersine, hayatımda ilk kez doluyum. Onların gürültüsü artık bana bir saldırı gibi gelmiyor, sadece uzaktan kıyıya vuran bir dalga sesi, bir ritim gibi geliyor.

Ölümle o kadar yakın temas kurduktan sonra, yaşamın değeri konusunda bambaşka bir algı geliştirdim. Artık "yarın" diye bir kavramın, sadece bir hayalden ibaret olduğunu çok iyi biliyorum. Bu bir karamsarlık değil, aksine en saf neşe kaynağı. Eğer yarın diye bir şeyin garantisi yoksa, o zaman bugünü, şu anı, aldığım şu nefesi neden başka bir şeyin uğruna feda edeyim? İnsanlar sahip olduklarıyla tanımlanıyorlar; ben ise artık sahip olduklarımla değil, içimde taşıdığım o dingin huzurla tanımlanıyorum.

Bazen o sisin bir gün tekrar geleceğini biliyorum. Hayatın sonu, er ya da geç herkes için o sessiz beyazlıkta bitiyor. Ama artık korkmuyorum. O beyazlığın bir son değil, bir başka kapı olduğunu sezgilerimle biliyorum. Bu bilgi, yaşamımın en büyük özgürlüğü. Artık ne bir şeyi kanıtlamam gerekiyor, ne de yetişmem gereken bir varış noktası var. Sadece yürüyorum. Yolun nerede bittiği değil, nasıl yürüdüğüm önemli. Sis tekrar geldiğinde, ona direnmeyeceğim. Tıpkı eski bir dostu karşılar gibi, ellerimi açıp teslim olacağım; çünkü döngünün, varlığın ve yokluğun bir ve aynı şey olduğunu artık anladım.

Bugün geriye dönüp o günkü kendime baktığımda, ona sarılmak istiyorum. O kadar çok korkuyordu ki, o kadar çok savaşıyordu ki... Ona "Dur," demek istiyorum. "Sadece dur ve nefes al, dünya sen olmasan da dönmeye devam edecek." Ama bunu diyemem, çünkü o korku, o mücadele ve o düşüş, benim asıl uyanışımın yakıtıydı. Herkesin kendi hikayesi, kendi sisleri ve kendi uyanışı var. Ben kendi payıma düşeni yaşadım. Şimdi ise sadece gökyüzüne bakıyorum; masmavi, sonsuz ve özgür. Sisler bitti. Gerçek hayat, tam da şimdi başladı.
Yorum Yapın
Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Yorumlar