Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.
Bu seriyi anlamamak benim kaderim sanırım, seri çok iyi yazılmış ama çok fazla karakter var ve hepsini akılda tutup gizem ne ne oluyor anlamak benim için güç oldu.
Açıkçası şimdiye kadar okuduğum Polisiye gerilimler de bunu yaşamamıştım bu seri bu açıdan benim için bir ilk oldu.
Kitap ilerledikçe dur bir dakika ben bunları ilk başta nasıl anlamamışım dediğim noktada cidden kendime bir yuh nasıl ve neren ile okudun dedim, kitap'ın aslında alttan alta çocuk istismar'ı, dolandırıcılık vsyi işlemesi o kadar güzeldi ki bir an donup kaldım ve düşündüm normalde polisiye gerilim kitapları böyle mi yoksa bu başka bir seviye mi diye.
Sonu eh işte bu mu yanı son cümle motor mu? oldum şahsen bu cümle son cümle olmamalıydı bu şekilde bitirmek yerine her şeyin nasıl sonlandığını daha iyi açıklayan bir cümle olabilirdi ya. Seriyi okumak isteyen varsa öneririm güzel bir seriydi.
“Paris, İsviçre ve Türkiye' de eğitim almış bir tıp doktoru ve Kıbrıslı Türklerin lideri olan Dr. Küçük iki toplumlu Kıbrıs Cumhuriyetinin ilk Kıbrıslı Türk başkan yardımcısı oldu.”
Gerilimi sürekli yüksekte tutan bir kitaptı başından sonuna kadar. Kitaba başladığınız andan itibaren baba figürünün ortaya çıkışıyla adamın kötü bir şeyler yapacağını tahmin edebiliyorsunuz. Sorunlu, travmalarını aşamamış ve kendi alkolik babasının kopyası hâline gelmiş bir adam. Ayrıca küçük bir çocuğun annesi ve babasını korumaya çalışması ama aynı zamanda kendisinin zaten çok korkmuş olması harika aktarılmış. Yine de daha beş yaşında bir çocuğun böyle bir deneyim yaşadığını okumak üzücüydü kurgu da olsa.
Kısaca bahsettiğim olayların gelişimini ve nasıl sonuçlandığını okumak çok ilgi çekiciydi. Zaten anlatım yine kusuruz ve akıcıydı yazarın diğer eserlerinde de olduğu gibi. Fantastik, gerilim, korku türlerini bir arada okumayı seviyorsanız bu kurgunun tam size göre olduğunu düşünüyorum. Sıkılmadan bitireceğiniz bir kitap özetle.
Yerde ve gökte bulunan her şey Allahın hükmüne boyun eğmiştir, eğmektedir. Hz. Yusuf'un atıldığı kuyu, Musa'nın bırakıldığı nehir de Allahın kuludur, onlar da Allahın hükmüne boyun eğmişlerdir.
Allahın hükmüne karşı yerdeki ve gökteki her şeyin boynu kıldan incedir.
Örneğin, aldatılmaktan deli gibi korktukça hem Yaradan'ı gücendiriyor henüz olmamış bir şey için bana bahşettiği cana işkence ediyordum hem de altını kalınca çizdiğin kaderin olur misali ağzımla kötüyü davet ediyordum.
"Ve karanlık çepçevre etrafımda pusudaydı; her taraf sessizdi, her şey sessiz. Ama yukarıda edebi musikî, hava, asla susmayan uzak ve sessiz uğultu, devam ediyordu."
Felsefe kitapları okumak için bir başlangıç noktası arıyordum. Felsefe ile ilgili güzel içeriklere sahip bir kanal sayesinde İlyada ve Odysseia destanlarının, felsefeye başlamak için ideal kitaplar olduğunu gördüm.
Antik Yunan, bu iki kitaptan da anlaşılacağı üzere hem dindar hem de ataerkil bir yapıya sahiptir. Birçok farklı amaçla şölen düzenlerler; evlilik ve ölüm törenleri, kendilerine has bir kültüre dayanmaktadır. Ayrıca Platon ve Sokrates gibi filozoflar da Homeros'un kitaplarına gönderme yapar. Bu sebeple hem Yunan mitolojisindeki tanrıları hem de diğer filozofları anlayabilmek için bu iki kitabın okunmasının gerekli olduğunu düşünüyorum.
İlyada kitabından farklı olarak bu iki kitapta Troya Savaşı'ndan sonrası yer alır. Özellikle Odysseus karakterinin birçok farklı mitolojik yaratık ve sorunla karşılaşmasını, karşısına çıkan problemleri keskin zekası sayesinde aşarak evine dönmeye çalışmasını işler. İsminin anlamı da zaten 'çileli' olup, başına gelenlerle tamamen uyumludur.
Drago, insanların her zaman birbirlerinden uzakta olduklarını fark etti, birisi acı çektiğinde, acısı sadece kendisine ait oluyor, hiç kimse o acıyı birazcık olsun dindirmiyordu; bir insan acı çektiğinde diğerlerinin, duydukları sevgi ne denli büyük olursa olsun, bu yüzden acı çekmediklerini ve yaşamdaki yalnızlığı işte bu durumun oluşturduğunu fark etti.
Bu mahzun halinde bile, bu adam doğanın güzelliklerine herkesten daha duyarlı. Yıldızlarla kaplı gök, deniz, bu büyüleyici diyarların sunduğu her manzara, belli ki hala ayaklarını yerden kesecek kadar onu etkiliyor. Böyle insanlar çift yaradılışlıdır. Acılar içinde ve hüsranlarla harap olsalar da, kendi içlerine çekildiklerinde, hüznün ve ahmaklığın sızamadığı bir haleyle çevrili meleklere benzerler.
Sürekli bir huzursuzluk ve tedirginlik yaratılıyor 20 yüzyılda bunun üzerine oturmuş özellikle zincirleme İki Dünya Savaşı'nın ardından herkes birbirine efendi olarak görür gibi yaptı ama sürekli aba altından sopa göstererek bambaşka bir politik strateji içine girdi muhtemel bir savaş halinde ölenler olacak buna rağmen herkes efendiliğini de devam ettirmek istiyorum dünyada sosyal çüremenin geldiğini nokta bu...
Sosyalkitap.com’da artık kitapların diğer baskılarını da görüntüleyebileceksiniz. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız bu küçük ama faydalı özelliği nihayet sizlerle paylaşıyoruz.