Ben bu kitabi çok sewdim.Her kesin okumasını tavsiye edeceğim bir kitap oldu.Merakla 3.seriyi okumaya devam ediyorum. Acaba gerçekler ne? Korel aslinda Kim? Minelin hayatının bundan sonra daha zor olacağını düşünüyorum.Korel'in gidişi üzdü.🥀
Yazarı, Kendine Ait Bir Oda isimli kitabıyla tanıdım. Orada da nasıl bir karaktere sahip olduğu ve neyi savunduğu açıktı. Deniz Feneri'nde de işlediği konuyu hicivli bir şekilde ele aldığını görüyoruz. Bayan Ramsay, evin hanımı, kadın için mutluluğun evlilikten geçtiğini düşünüyor ve yakınındaki bekar insanları da evliliğe bazen dolaylı bazen de açıkça davet ediyor. Oysa kendi evinde de tamamıyla mutlu olduğu söylenemez. Bayan Ramsay, bence tam bir geleneksel cinsiyet rolünün temsilcisi olmaya layık bir kadın. Erkeklerin zor şeyler deneyimlediğini ve onların içini rahatlatma görevinin de kadınlara düştüğünü savunuyor. Savunduğu şeyi en iyi şekilde örneklendirmek için de normal insanların katlanmayacağı kaba saba misafirlere sabır gösteriyor, dahası, kendi kocası dengesiz ve tuhaf davrandığında da alttan alıyor. Lily karakterimiz ise Bayan Ramsey'nin tam zıttı. Aslında açıkça görülüyor ki Lily, Virginia'nın kurguda hayat bulmuş versiyonu. Tek derdi kendi deniz feneri, yani resmini tamamlayabilmek. Kendi fikirlerini direkt olarak yazmayıp, kitabı deneme- düşünce yazısı olmaktan çıkarmış ve bir içerik yaratarak onun etrafında hem kendi düşüncesini hem de ona karşıt düşünceleri, yazdığı karakterlerine yükleyerek okuyucuya bir simülasyon sunmuş. Bazı okuyucular durağan bulmuş ancak benim için oldukça akıcı olduğunu hatırlıyorum. Ilk kitabından sonra, başka fikirlerini de merak etmiş olmamın bunda bir etkisi olabilir.
Aynı yolun yolcuları, severek bitirdiğim güzel şiir kitaplardan biri oldu. Günlük hayatın güzelliklerini, doğanın eşsiz suretini ve dinimizin güzel yönlerini konu edinen birbirinden güzel şiirlerden oluşuyor. Özellikle çocuklar ve gençler okumalı. Değerlerimiz en güzel şekilde nakışlanmış. Şairin kalemine sağlık.
Eskiler şöyle der: "İnsan, insan olabilmek için mücadele etmeli ve sadakatini korumalıdır. Eğer böyle yaparsa hak ettiği ünü kendiliğinden kazanır." Gerçek tam da eskilerin söylediği gibi ! İthaki Yayınları
Anonimleştirme, belki de tüm dünyada geçerli tek yönetim şekliydi; seni kendi kimliğinden soyup kalabalığa, o kalabalığın içinde bir yüzsüzlüğe mahkum ediyordu.
Kıtaları ipek bir kumaş gibi keser biçerdik. Kelleler damlardı kılıcımızdan. Bir biz vardık cihanda, bir de küffar... Zafer sabahlarını kovalayan bozgun akşamları. Ihtiyar dev, mazideki ihtişamından utanır oldu. Sonra utanç, unutkanlığa bıraktı yerini, "Ben Avrupalı'yım," demeğe başladı, "Asya bir cüzzamlılar diyarıdır." Avrupalı dostları, acıyarak baktılar ihtiyara ve kulağına: "Hayır delikanlı," diye fısıldadılar, "sen bir az-gelişmişsin." Ve Hristiyan Bat'nın göğsümüze iliştirdiği bu idam yafta-sını, bir "nişân-ı zişân" gibi gururla benimsedi aydınlarımız.
Israrla iyilerden olalım. Güzel bir şarkıda güzel bir şiirde Güzel bir sözde buluşalım. Çünkü bu dünyanın güzel yüzü Güzel yürekli insanlardan geçer. Israrla sevenlerden olalım ... Kalplere dokunduğumuz izler, Zamandan ve hayattan silinmezler.. Sevenlerden olalım.
Hümanizma ruhunun ilk anlayış ve duyuş merhalesi, insan varlığınnı en müşahhas şekilde ifadesi olan sanat eserlerinin benimsenmesiyle başlar. Sanat şubeleri içinde edebiyat, bu ifadenin zihin unsurları en zengin alanıdır. Bunun içindir ki bir milletin, diğer milletler edebiyatını kendi dilinde, daha doğrusu kendi idrakinde, tekrar etmesi; zeka ve anlama kudretini o eserler nisbetinde arttırrnası, canlandırması ve yeniden yaratmasıdır. İşte tercüme faaliyetini, biz, bu bakırndan ehemmiyetli ve medeniyet davamız için rnüessir bellemekteyiz. Zekasının her cephesini bu türlü eserlerin her türlüsüne tevcih edebiimiş milletlerde düşüncenin en silinmez vasıtası olan yazı ve onun mimarisi demek olan edebiyat, bütün kütlenin ruhuna kadar işiiyen ve sinen bir tesire sahiptir. Bu tesirdeki fert ve cemiyet ittisali, zamanda ve mekanda bütün hudutları delip aşacak bir sağlamlık ve yaygınlığı gösterir.