Boynunu saran beyaz kazağın Bütün bir kışı ısıtmıştı Yağmur yağıyordu giderken Akşamüstüydü Kucağımda kitaplar Çizdiğim satırlardan dökülüyordun Altıncı sayfada dalgındı kadın Kahveleri soğumuş masaya ilikli Kaç ayağı vardı bir sandalyenin Yan yanayken iki kişi Avuçluyorum takvimi şimdi parmaklarımı acıtıyor günler Ertesinde kalıyor zaman Bir.. iki.. üç... Ağlamıştı kadın sayfa yüz kırk üç Papatyalar kopuyor saçlarımdan Eksildikçe çoğalıyor kokusu Ne tuhaf değil mi bahçesine şiir ekiyor kadın sayfa iki yüz iki Babası ölüyor sonra Yemyeşil ağaçların arasına gömüyorlar uzun bedenini Başında mezar taşı kadar beyaz kadın Toprağı deliyor simsiyah gözleriyle Sayfa üç yüz otuz sekizde Eylül... ekim... kasım... Sonrası yokmuş gibi baharın Rüzgâra mı kızmalı yoksa dalına mı İntihar ederken bir yaprağın