Bazıları şık doğar bazıları yarasını ütüleyip öyle yürür sokakta ceketin omzunda durmaz sadece bakışta olur biraz susarken bile yakışıklı kalmaktır mesele mahallenin en eski kahvesinde çayı yavaş içen adamdır janti aşık olmadan şiir yazan bazen de bir kadın düşün saçlarını rüzgâra bırakmış gözlerinde yorgun bir akşamüstü yine de gülümsüyor işte en çok o janti dünyanın hoyratlığına rağmen ince kalabilmek herkes bağırırken sesini çiğneyebilmek yine de ve sen kapıyı usulca ört mayın tarlasından kalan parçaları taşırken cebinde janti olmak tarzdan önce bir kalp meselesi belki de