Acımasız katillerin bulunduğu Could Mountain hapishanesinin E bloğuna hoş geldiniz. Buradaki mahkumlar ‘Yaşlı Sparky’ diye bilinen elektrikli sandalye için sıralarını beklerlerdi. Hapishane gardiyanlarından Paul Edgecombe için bütün katiller aynıydı. Ta ki John Coffey adındaki mahkumla tanışıncaya dek. Dev cüsseli, çocuk kalpli bu adam Edgecombe’un hayatını değiştirecekti.
Muazzam bir eser. Bazen sadece inceleme için üç kelime yeter de artar. 🤍💫💎
“Yoruldum, patron. Yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum. Yanımda hiç arkadaş olmamasından bıktım. Nereye gideceğimizi, nereden geldiğimizi söyleyecek biri. İnsanların birbirine kötü davranmasından bıktım. Her gün dünyada hissettiğim ve duyduğum acılardan bıktım. Çok fazla var, sanki her an için kafama cam parçaları batıyor. Anlıyor musun?”
Filmi de olağanüstü güzellikte.
Ve gözyaşların içinde kalınan o anlardan bir sahne. Tıpkı şu anda gözlerimin iç çekerek bulutlara rakip olarak yağmuru yağdırması gibi bir şey The Green Mile ✨🤍💎
Lütfen patron, yüzüme o şeyi geçirmeyin, dedi fısıltı halinde bir iniltiyle. Lütfen beni karanlığa gömmeyin, karanlığa göndermeyin, ben karanlıktan korkarım.
Lütfen patron, yüzüme o şeyi geçirmeyin, dedi fısıltı halinde bir iniltiyle. Lütfen beni karanlığa gömmeyin, karanlığa göndermeyin, ben karanlıktan korkarım.