Ağaçlar ‘kök salmış su’dur, dereler ‘akan su’dur, kuşlar ‘uçan su’dur, dağlar ‘yükselen su’dur ve insanlara gelince, onlar her zaman ‘savaşan su’dur ve hep de öyle kalacak, asla barış içinde olmayacaklardır.
Şiir, uçan bir kırlangıçtır. Sonsuz gökyüzünde süzülüşünü seyredebilirsiniz, hatta kanatlarının üzerinden geçen rüzgârı bile hissedebilirsiniz, ancak bırakın onu kafeste tutmayı, asla yakalayamazsınız bile.
Yoksulluğun kendine özgü bir topografyası vardı. Yeryüzünün kaburgalarından yükselir, çıplak uzuvlarını göğe doğru uzatırdı, hatları kuru ve zayıftı, dokununca acırdı. Yoksulluk, sınırları olmayan bir milletti (...)