Ağaçlar ‘kök salmış su’dur, dereler ‘akan su’dur, kuşlar ‘uçan su’dur, dağlar ‘yükselen su’dur ve insanlara gelince, onlar her zaman ‘savaşan su’dur ve hep de öyle kalacak, asla barış içinde olmayacaklardır.
Şiir, uçan bir kırlangıçtır. Sonsuz gökyüzünde süzülüşünü seyredebilirsiniz, hatta kanatlarının üzerinden geçen rüzgârı bile hissedebilirsiniz, ancak bırakın onu kafeste tutmayı, asla yakalayamazsınız bile.
Yoksulluğun kendine özgü bir topografyası vardı. Yeryüzünün kaburgalarından yükselir, çıplak uzuvlarını göğe doğru uzatırdı, hatları kuru ve zayıftı, dokununca acırdı. Yoksulluk, sınırları olmayan bir milletti (...)
Ya ortasindasindir ASK'in merkezinde; ya da disindasindir, hasretinde..
Ella Rubinntain (40) Amerikali bir ev kadinidir. Tipik burjuva degerlerinin hkim oldugu oldukça varlikli bir ailesi, düzenli ve görünüste "sorunsuz" bir evliligi vardir. Üç çocugunu da büyüttükten sonra bir yayinevinde editör-asistani olarak is bulur; görevi A. Z. Zahara adli taninmamis bir yazarin tasavvuf felsefesini konu alan tarihi romanini degerlendirmektir.
Ancak hayatinin kritik bir döneminde eline aldigi bu kitap, hiç beklemedigi bir sekilde Ella'yi derinden sarsacak, dünyevi aski kesfetmek adina zorlu ve tehlikeli bir yolculuga çikmasina neden olacaktir.
Hayatlarimizin durgun gölünü dalgalandiran tas misali, yüzlesmek zorunda oldugumuz sikintilar, acilar... ve askin pesinde kat etmek zorunda oldugumuz zorlu yollar, ödedigimiz bedeller...
Ask... kitap içinde bir kitap, hayatin anlami pesinde bir ask macerasi...
Ask... Elif Safak'tan arayisa, gerçege ve kesfetmeye dair bir roman.
Roman iki ayrı zaman diliminde geçen iki ayrı aşk öyküsünü bir arada anlatır: 13. yüzyılda Mevlânâ ile Şems’in mistik bağını, günümüzde ise Ella Rubinstein adlı Amerikalı bir kadının bir yazarla kurduğu ruhsal ve duygusal yakınlığı anlatır
Sadece bir aşk romanı değil, aynı zamanda bir arayış, bir fark ediş ve kendini yeniden inşa etme imkânı sunar.
Nadir, sıra dışı beyaz renge sahip Çota ile bu filin bakıcısı Cihan etrafında şekilleniyor hikaye. Mimar Sinan ve sarayla ilgili kısımlar merak uyandırıcıydı.
Ben özellikle hikayedeki detayları beğendim. Kimsesiz ve savunmasız konumda bulunan Cihan'ın başından geçen trajik durumlar da eklenmiş.
Okuması ne kadar zor olsa da bence hikayeleri gerçekçi yapan bu detaylardır. Bu yazardan öneri isteyenlere öncelikli olarak Ustam ve Ben'i òneririm.