Ben, yaşlı, gülünç, zararsız bir garibanım! Benim oynadığım rolü yüklenmeye siz bir saniye bile razı olamazsınız! Kıskançlığa gelince! Umudun gölgesine bile sahip olmayan bir insan kıskanç olamaz! Ve ben öyle bir duyguyu şimdi ve bu nedenle duymaya başlayacak değilim…
Demek ki, insan, yaşamda iki kez sevemiyor! Aşk yüzünden bir başka yaşamla karşılaşınca artık ondan kurtulamıyorsun! Bu aşk senin ta ruhunun derinliklerine kadar işlemiş... Damarlarına işlemiş... Artık bu zehrin etkisinden kurtulamayacaksın! Bu bataklıktan çıkamayacaksın.
İnsan ilkin sevemeyeceğini sanır. Sonra, sevse de kendini tutabileceğini düşünür. Sonunda, sevilen kimseden ayrı yaşamanın olanaksızlığını anlar. Aşk için, aşk uğruna her şeye alışılır.
Benim inancım şudur ki, bilim, sanat, hukuk adına ne varsa, hepsini uygarlığa borçlu olduğumuz gibi, güzellik duygusu, şiir de uygarlığın etkisi altında gelişmekte ve güç kazanmaktadır.
Karşıma şimdiki gençlerden biri çıkmıştı. Onunla, kendi deyimiyle, çeşitli sorunlar üzerine konuştuk. Alışılageldiği üzere fena halde öfkeleniyordu. Özellikle, çocukça bir öfkeyle evliliğe karşı çıkıyordu.
Ben iyimser bir insan değilim; bütün insanlık, bütün hayatımız ve trajik sonuyla bütün bu komedi bana hiç de pembe bir tablo çizmiyor. Fakat, insan doğamızda, bir ihtimal, kök salacak, yeşerecek bir şeyi niçin ille de Batı’ya bağlayalım?
Turgenyev’in Babalar ve Oğullarını okurken kendimi iki çağ arasında sıkışmış karakterlerin iç çatışmalarına tanıklık ederken buldum. Bazarov’un radikal tavrı ilk başta bana itici gelse de, ilerledikçe onun da kırılgan bir yan taşıdığını fark ettim. Gelenek ile yenilik arasındaki gerilimin yalnızca karakterlere değil, benim kendi düşünüşüme de temas ettiğini hissettim. Roman, sakin bir Rus taşrası atmosferi içinde görünse de, aslında düşünsel bir meydan okuma sunuyor. Bitirdiğimde, değişimin kaçınılmazlığı ve kuşaklar arasındaki görünmez uçurum üzerinde yeniden düşündüm; Turgenyev’in hâlâ güncel kalan bu çatışmayı ne kadar incelikle işlediğine bir kez daha hayran kaldım. Keyifli okumalar.