" Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır ve insan yüzü bir kitap gibi okunabilir "
Eskimiş, eskitilmiş hikâyelerin Hayat belirtisiydi kitaplar Toprağında karışık tohumlar Köklerine sızan göz pınarları
Aynı şehrin ortasında ayrı kaderler Zaman içinde gerçeklerle yüzleşirler
Güneş saçlarını aralar her sabah Mavi kokulu gözlerde uyanır gün Sonrasında ise yazılanı yaşarmış insan Bazen bir boşluk hüzün dolu Bazen de tarifsiz bir huzurlq bedelli uyku
Gecenin kara gözlerinde toplanır her hikâye Ve böylece arabesk saatlerin imzası atılır Her satıra hece hece
Ömür dedikleri Yazıldığı gibiydi aslında Kiminin dudaklarında hayat bulur Kiminin kaleminde
Kişi göğsünde taşıdıklarını ezber ederken Gölgeler s'aklar herşeyi Yazar İLBER ORTAYLI boşuna dememişti En büyük düşman hafızanın Onunla savaşmak için yazıp yaşamalısınız
İhtimaller dünleri Sabır bugünü Hayaller ise kalanı gösterir Eğer 'Bir Ömür Nasıl Yaşanır " diye sorsalar Yazılanı okumakla derdim.
Tarihçi Yazar, Prof.Dr.İlber Ortaylı "Türklerin Tarihi" serisinin ikinci kitabı olan bu eserde Marmara bölgesinde küçük bir beylik olan Osmanlı Beyliği'nin kısa zamanda bir cihan imparatorluğu haline gelmesinin ardında yatan nedenlerini ve İstanbul'un fethi sırasında gemilerin karadan yürütülmesinin esas rolünün ne olduğunu soru cevap şeklinde okuyuculara aktarıyor. Özetle Kısa sorulara özlü cevaplarla Türklerin Tarihini öğrenmek isteyen okuyucular için başucu bir eser. Türklerin Tarihi 2
Ah benim gök gözlü yiğidim. Senin yüceliğinin, senin devrimciliğinin bir kitaba sığmayacağını biliyordum.
Ben daha çok Atatürk'ün kişiliğine dair bilinmeyen bir şeyler bekliyordum. Belki bir iki şey öğrendim mesela Konyalı olduğu söylentileri evet ama kendisiyle alakalı çok daha detaylı bir kitap bekliyordum.
İlber Ortaylı çok sevdiğim saygı duyduğum bir tarihçi. Savaşları mükemmel bir şekilde anlatmış. O an o atmosfere girip bir daha asla çıkmak istemiyorsunuz.
Atatürk'ü bilmeyenler, öğrenmek isteyenler için harika bir kitap olmuş. Fotoğraflarla desteklenmiş ki sayfa 235'teki fotoğrafı ilk kez gördüm. Dipnotlardaki kaynaklarla, akıcılığıyla, İlber Ortaylının kendine has yorumlarıyla, her daim gündemden düşmeyen bazı yalan yanlış bilgilerin neden yanlış olduğunu ve doğrularını açıklayarak, bazı bilinmeyen kelimeler dışında her yaştan okuyucu için doyurucu bir kitap çıkmış ortaya.
Fakat ben zaten Atatürkle ilgili çok kitap okuduğum için olacak ki benim beklentimi karşılamadı