ARAF’IN ÇOCUKLARI

Tamamlandı
7 Bölüm
182 Okuyucu
2 Beğeni
0 Yorum
Kapı yoktu. Ama açıldı. Taş zeminin üzerinde, yaşları olmayan çocuklar bekliyordu. Nefes almıyorlardı. Çünkü Araf'ta nefes almak yaşamak anlamına gelmiyordu. Onlar ölülerden korkmuyordu. Yaşayanların yaptıklarını hatırlıyorlardı. Araf'ın derinliklerine indikçe anlatıcı, çocukların neden orada olduğunu değil, yetişkinlerin kendilerini neden hâlâ masum sayabildiğini keşfeder. “Nefsime yenildim.” “Şeytan kandırdı.” “Bir anlık hataydı.” “Tövbe ettim.” Her mazeretin altında başka bir organ vardır. Ve anlatıcı, Araf'ın cerrahına dönüşür. Keser. Açar. Söker. Ayırır. Çürüyeni çıkarır. Sağlam olanı korur. Ama her yara dikilmez. Çünkü bazı yaraları kapatmak, gerçeği yeniden gömmektir. Araf'ta bir Sırat kurulur. Çocukların saçlarından. Fakat çocuklar bu köprüden geçmek zorunda değildir. Geçmesi gerekenler, yıllarca kendi suçlarının üzerine mazeret örmüş yetişkinlerdir. Çünkü bu Araf'ta ceza, ateş değildir. Ceza, insanın ilk kez kendi adıyla ve kendi yaptığıyla baş başa kalmasıdır. Ve son ameliyat başladığında geriye yalnızca tek bir cümle kalır: BEN YAPTIM. Son dikiş atılmaz. Son dikiş sökülür.