Çalışmak, yoksulluktan, açlıktan ve hastalıktan başka bir şey kazandırmıyor insanlara. Her şey aleyhimizde. Tüm ömrümüzü sabahın köründen gece yarılarına dek çalışıp didinerek tüketiyoruz, çirkefin ve aldatmacanın içinde sürünüyoruz, kahroluyoruz, öte yanda ise başkaları çektiğimiz çileler sayesinde çatlayıncaya dek yiyor, içiyor, eğleniyor. Ve bizleri köpekler gibi tasmalı, zincirli tutuyorlar, cehalet içinde bırakıyorlar, korku içinde yaşatıyorlar…
Canım benim, yaşamda bütün insanlar için yeterli ışık bulunduğunu, bir gün o ışığı herkesin göreceğini, onu bütün şenlikleriyle kucaklayacaklarını bilmek ne güzel bir şey!
Bizim çabamız, yalancılığınızın, kininizin, açgözlülüğünüzün yaratmış olduğu ve halkı korkutmak için kullandığınız umacılardan kurtaracaktır dünyayı. Siz insanı yaşamdan söküp aldınız, ezdiniz, toz ettiniz; sosyalizm sizin yakıp yıktığınız dünyayı koskocaman, görkemli bir bütün halinde birleştirir. Ve birleştirecektir de!
Ve gerçekten de efendilerimiz olan sizler, topunuz bizden daha fazla kölesiniz. Sizin kafalarınız tutsaktır, bizim ise bedenlerimiz. Sizi manen öldüren önyargıların ve alışkanlıkların boyunduruğundan kendinizi kurtaramazsınız. Oysa bizim içten özgür olmamıza kimse engel olamaz.
Aile hayatı devrimcinin enerjisini eksiltir, daima eksiltir. Çoluk çocuğa karışırsın, geçim sıkıntısı olur, ekmeğini kazanmak için çok çalışmak zorunda kalırsın... Oysa bir devrimci sürekli olarak gücünü her yönde geliştirmelidir. Bu da zaman ister. Biz hep önden gitmeliyiz, çünkü biz, tarihin zorlamasıyla, eski dünyanın yerine yeni bir hayat kuracak olan kimseleriz.