MerveKaba 🌕

@mervekaba
Üye
calendar_month Ağustos 2024 tarihinde katıldı
İncelemeler
MerveKaba 🌕
#Hayata Dair - @mervekaba
İnceleme
1a

Düşlerim var düşlerim
Allı, morlu, siyah pullu
Karanlığı bir damla aydınlatmayan
Bir kızıl gölge ki peşimden ayrılmayan.
... (s.256)

Hepimizin yaşam ile mücadele yöntemleri farklı, bazılarımız kitaplara, bazılarımız dualara tutunur. Bazılarımız da bizi daha da dibe çekecek bazı bağımlılıklara..

Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm olan “Dört Adam..” başlığıyla bu dört arkadaşın Zabarnava Akıl Hastanesindeki günlerinin nasıl geçtiğini , birbirleri ile olan bağlarını, hayat ve sistem hakkında sohbetleriyle de bakış açılarını okuyoruz. Hastanenin soğuk duvarlarını, volta atılan uzun koridoru, bahçedeki banklarda, köşelerde dağılmış insanları hissettiğimiz bu bölüm biraz soğuk.

“Burası kimileri için dilini bilmediğin yabancı bir ülkede uyanmak gibi. Sıfırdan ve acımasız” (s:55)

İkinci bölüm “Yaşayışlar..” ile onların bu hastane kapısına nasıl ulaştıklarının anlatıldığı bölüm. Yazar karakter isimlerini farklı kullanmayı tercih etmiş ve birbirlerinin hayatlarına dolaylı olarak dahil etmiş karakterleri. Konu edilen bağımlılıklar; alkol, madde, sigara ve kumar.. Bu bölümde karakterler tek tek sahneye çıkarılıp, hayatları ve duvarın ardına gelişleri anlatılmış belki de sığınışları demek daha doğru olacak.
Ricciardo Ofrino, Armin Keshkin, Pavel Permidev ve Volan Saphuri. Okurken bazen anlam veremediğim ve şımarıklık olarak değerlendirdiğim davranışlar sergileyen bu dört adama, kitap ilerledikçe çok uzaktan baktığımı fark ettim. Biraz daha yakından bakıp anlamaya çalıştım hepsini.

“Hayat karşıt eylemlerin iç içe geçtiği yüksek bütçeli bir illüzyon gösterisiydi.” (s.290)

Üçüncü Bölüm “İstikamet…” başlığında tekrar hastaneye dönüyoruz bu bölümde hastane biraz hareketleniyor ama yine soğuk rüzgârlar eşliğinde karakterler için bazı son ve başlangıçlar meydana geliyor. Duygulu ve az da olsa umut serpilmiş..

“Yarının belirsizliği bizi yaşamaktan alıkoymamalı” (s.324)

Yazarın daha önce yayınlanmış iki şiir kitabı var. Gerçek bir hayat hikayesinin üzerine kurgulanmış bu kitap yazarın ilk romanı ve kendi şiirlerinden de eklemeler yapmış. Dili oldukça sade ve akıcı. Konuşmalarda tırnak işareti kullanılmadığı için bazen diyalog devam mı ediyor yoksa bitti mi diye karıştırılabilir bunun dışında ilerleyişi beğendim. Yazarın ilk romanı olmasına rağmen oldukça başarılı ayrıca farklı bir bakış açısı kazandırdığı ve farkındalık oluşturduğu için okumaya değer.

Bu kitap vesilesiyle ne olursa olsun umuda tutunanlara selam olsun.

“ ..
Korkma, siyah düşlerin griye açılır elbet
Karanlığın hükmü bir mumla yıkılır elbet.” (Ferfecir Şiirler,s.75)
Kot Farkı
Cem Birgi - Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık - 09.12.2025
4.779
MerveKaba 🌕
#Şiir - @mervekaba
İnceleme
1a
Şair Dünyaya Saldırınca
Bir eleştiri kitabı hakkında bir şeyler yazmak konu şiir ve şair olunca daha da zor oluyor. Hele de bu kitap “Dünyaya Saldıran Şair” olunca..

Bir tavsiye ile tanıştığım bu kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm Poemıca. Şair “Şiir Hakkında Söylenecek Sözlerin İlki” başlığı altında okurların çoğuyla aynı dili konuşmadığını baştan söylüyor. Ayrıca şiir hakkında bir cümle kurmaya başlayınca şiirin o alanı terk ettiğini ve bunu şiir hakkında cümleler kurmaya alışkın kişilerin bile fark edemeyeceğini ekliyor. Şiire meraklı olduğum için özellikle “şiir hakkında bir cümle kurmaya başlayınca şiirin o alanı terk ettiği” söylemini sevdim. Belki de şiir bir duygudur; özlem, nefret ya da aşk gibi. Onları tanımlamak için kullanılan hiçbir kelime onların gerçek karşılığı değildi, yani şiir gibi. Sanırım artık şiirin ne olduğu sorusuna, kendimce cevap verebilirim.

“Her kelime zihnimizden ona dair bir hareket başlatmasını bekler.” (s.29)
Kitap tam da böyle bir etki bırakıyor, okudukça düşündüren ve altını çizeceğiniz bir çok cümle var. Bunun yanı sıra şairin öncüsü olduğu neo-epik şiir kavramı ile tanışıyoruz. Bu kavramı ve şairin şiir görüşünü daha iyi anlayabilmek için “Neo Epik Şiir” adlı kitabı okunacaklar listemde.

İkinci bölüm Lonca, bazı İkinci Yeni şairlerinden: İsmet Özel, Turgut Uyar, Edip Cansever ve Sezai Karakoç ile başlıyor. Şairlerin şiirleri üzerinden eleştiri ve açıklamalarla devam ediyor. Şairlere ayrı başlıklar oluşturulmuş ama Ahmet Muhip Dıranas, Cemal Süreya ve Cahit Zarifoğlu’nun aynı temaya yazılmış üç şiiri bir başlık altında ayrıca incelenmiş. Ardından İlhan Berk, Behçet Necatigil, Süleyman Çobanoğlu, Murat Menteş, Hakan Şarkdemir ve Levent Sunal başlığı ile sona eriyor. Bu bölüm de ilk bölüm gibi okuması hoş ve zevkli. Yirmi sekiz yaşında olan bu kitapta Dylan Thomas, T.S. Eliot (şairin adı sıklıkla geçiyor), Percy Bysshe Shelley gibi birçok önemli isimlerden de bahsedilmiş, okura dünyaya açılan bir kapı aralanmış.

Şiir severlere keyifli okumalar.



Dünyaya Saldıran Şair
Hakan Arslanbenzer - Ketebe Yayınları - 2022
1.325
MerveKaba 🌕
#fikir ve düşünce - @mervekaba
İnceleme
4a
Karavana
Kitap bir oturuşta okunabilecek incelikte görünebilir ama cümlelerin sizi götürdüğü derinlik ve kendinizi sorgulama durumu buna biraz engel oluyor.

Alman filozofun kırk beş maddelik hayat kuralı avcumuza sihirli bir anahtar bırakmıyor, bize mutlu olmanın zor değil aynı zamanda imkânsız olduğunu söylüyor. İmkânsız bir şey için çabalamaktan ziyade anı yaşamanın, sağlığın ve neşenin mühim olduğunu hatırlatıyor. En çok dikkatimi çeken bize hayal gücünü dizginlemekten ve özkısıtlamadan bahsediyor olması oldu.

Kitabın en sevdiğim cümlelerinden: “Sağlık olduğunda her şey bir zevk kaynağıdır. Bu nedenle sağlıklı bir dilenci, hasta bir kraldan daha mutludur.” s.44

Bu kitap bana bir hedef tahtasına tutturulmuş mutluluğu vurmaya çalışan bir ok gibi hissettirdi. Oku atan el de yabancı değil tabii..
Mutlu Olma Sanatı
Arthur Schopenhauer - Can Yayınları - 2023
1.407
MerveKaba 🌕
@mervekaba
İnceleme
7a
Bir fikir işçisi: Cemil Meriç
Kitaba Cemil Meriç'in oğlu Mahmut Ali Meriç'in babası için yazdığı Entelektüel Bir Otobiyografi ile başlıyoruz.

Birinci bölüm sayfa yirmi bir ile elli üç arasında, çoğunlukla Jurnal, Mağaradakiler, Mektuplar kitaplarından kısa alıntıların yapıldığı Cemil Meriç'in çocukluğu, gençliği ve yaşantısına ait bazı anıları ve düşüncelerinden oluşmakta ayrıca feyz aldığı bir çok öğretmeninden, düşünce hayatına yön veren ustalardan ve yalnızlığından da söz ediyor.
"Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaptaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim." (s.39)

İkinci bölüm Gerçek Entelektüel, elli üç ile altmış üç sayfaları arasında yine yukarda bahsettiğim kitaplardan kısa alıntılarla devam ediyor. Bu alıntılar daha çok sağ ve sol, aydın ve aydın olmak, düşünce üzerinedir.
"Gerçek entelektüel, önce ülkesinin haklarını, düşman bir dünyaya haykırmakla görevlidir." (s.60)

Sayfa elli üç de yıllara göre Cemil Meriç Kronolojisini oğlu Mahmut Ali Meriç tarafından hazırlanmış. İlk iki bölüm bu fikir işçisini tanıma ve anlamaya yönelik güzel bir zemin hazırlıyor.

Ve iki bölümden sonra Bu Ülke:

I-Sihâm-ı Kazâ (Kaza Okları (s.79-s.166) başlığı altında Robinson Crusoe'nun yazarı Daniel Defoe' dan çok güzel bir alıntı ile başlıyor.
"Hakikati bulan, başkaları farklı düşünüyorlar diye, onu haykırmaktan çekiniyorsa, hem budala, hem de alçaktır. Bir adamın "benden başka herkes aldanıyor" demesi güç şüphesiz; ama sahiden herkes aldanıyorsa o ne yapsın?"
Bu bölümde kendi içinde iki ayrı kısımdan oluşuyor. Bâbil ve Müstağripler. Bâbil Tevrat'tan bir alıntı ile başlıyor. Sağ ve sol, Batı dünyasındaki fikir adamlarından, gericilik, kitap özellikle dergi ve edebiyat dünyası ve daha başka nice konuyla ilgili denemelerini okuyoruz. Tabii okuyup geçemiyoruz bu fikir işçisinin satırları oldukça etkileyici ve düşündürücü.
Müstağripler kısmı da Ahmet Mithat'ın bir alıntısı ile başlar. Mûstağrip başlıklı yazısında " Tanzimat sonrası Türk aydınına en çok yakışan sıfat.." olarak belirtir ve kaçıştan bahseder takip eden yazılarında İrfan'a, Yunan'a, İran'a, Mutlak'a ve Batı'ya.

II- Biz ve Onlar bölüme (s.167- 224) Avusturya devlet adamı Metternıch'ın Sadık Rıfat Paşa' ya gönderdiği mektubuyla başlıyor. Kısaca Avrupa ile bizim ayrı dünyaların insanı olduğumuzu belirtir ve Batılılaşma girişimlerini eleştirdiği bu mektupta verilen öğüt bence günümüzde de hâlâ alınamamıştır.

III- Münzevi Yıldızlar (s.227-s.254)
Kelime anlamı insanlardan kaçan, tek başına yaşamayı seven anlamına gelir. Bu bölümde Dante, Kemal Tahir, Said Nursî', Tagor ve (kitapta farklı kısımlarda da çokça ismi geçen) Balzac söz ettiği bazı kişilerdendir.

IV- Fildişi Kuleden (s.257-s.267) ve V- Bâki Kalan (s.271-s.299)
Bu iki bölüm önceki bölümlere nazaran kolayca okunan, akıcı bölümler olmakla beraber burada da yine altı çizilecek birçok harika cümleler bulunuyor.

Kanaviçe kısmında da yanında * işareti olan kelimeler ve kişilere ilişkin detaylar verilmiş.

Her kitabın bir rengi olduğunu hisseden ben bu kitabı tekrar okuduğumda rengarenk bir tablo buldum karşımda, öyle aklınızı başınızdan alacak renkler değil bunlar bizden, derin ve düşünceli renkler.
Yıllar önce olduğunda kitabın arka sayfasına şu notu düşmekte ne kadar haklıymışım:
"Okurken kalemi elimden bırakamadığım tek kitap."
Bu Ülke
Cemil Meriç - İletişim Yayınevi - 2023
1.879
MerveKaba 🌕
#Ahmet Ümit - @mervekaba
İnceleme
8a
Okur Byzantion'a baktı
İstanbul Hatırası Ahmet Ümit'in okuduğum ilk romanı. Ana karakterimiz başkomiser Nevzat ve ekibi art arda işlenen cinayetlerin izini sürerken tarihi bir yolculuğa çıkarıyor bizi.

Yedi hükümdarın, cesetlerin bırakıldığı yedi tarihi mekânın zaman yolculuğuna İstanbul'un bilinen en eski adıyla başlıyoruz. İşlenen ciinayetlerin hepsi bir sonraki cinayetin yeri ile ilgili mesajları içeriyor. Kurbanların avucuna bırakılan sikkeler ise İstanbul tarihinin kapılarını açan anahtarlar diyebilirim, tüm kapıları geçtiğimde ise bu kadim şehri daha çok merak ettim ve sevdim.

Ayrıca kapak iç tasarımındaki harita detayı doya doya şehri okuduğumuz bu kitaba çok yakışmış.
İstanbul bir tarih hazinesi desem yanlış olmaz sanırım. Kitabın oluşturduğu farkındalık hoşuma gitti, insana yaşadığı şehre bakmayı hatırlatıyor.

Ve okur Rhizus' a baktı. 🤭
İstanbul Hatırası
Ahmet Ümit - Everest Yayınları - 2019
3 2.157
MerveKaba 🌕
#İnceleme - @mervekaba
İnceleme
9a
Gerçek Camdan Yapılmış İnsanlar
Kitabın yazarı 2024 Nobel Edebiyat Ödüllü bir yazar, kitabın konusu ise Güney Kore'nin Gwangju şehrinde diktatör yönetime karşı gösterilen duruş, mücadele ve bu süreçteki acılar. Ayrıca yazar Han Kang 1970 yılında bu şehirde doğmuş, kitabın son kısmında da kitabı yazma sürecinden bahsediyor.

Kitap altı bölümden ve yazarın "Son Söz" kısmından oluşuyor. Her bölümde karakterlerin hikayesi farklı şekillerde anlatılmış; doğrudan, başka karakterler üzerinden ve ikinci tekil şahıs kipiyle. Beni en çok Conğde'nin hikayesinin anlatıldığı ikinci bölüm ve ana karakter Donğho'nun annesinin anlatıldığı altıncı bölüm etkiledi :( Satırlarda gri bir duman bana eşlik etti, ama Gim Cinsu'nun hücre arkadaşına söylediklerinden sonra bu gri dumanı bir tül gibi algıladım, o tülü aralayıp tanıklık ettim.
"Eskiden kırılmaz camlarımız vardı bizim değil mi? Onlar cam mıydı başka bir şey miydi emin değilim ama şeffaftı, sağlamdı ve gerçekti. Demem o ki ağabey, bizler kırılarak bir ruha sahip olduğumuzu gösteriyoruz değil mi? Gerçek camdan yapılmış insanlar olduğumuzu ispatladık." s.113
Ben de Gim Cinsu'ya bir şeyler söylemek istedim.. Sadece, geçmişte acı çeken, adaletsizce davranılan insanların olduğunu okumanın ve bunu bilmenin bizi gerçek camdan bir insan yapmadığını, kendi ruhunu hissetmek ve o hisle var olamaya devam etmenin gerektiğini bizlere de ispatladığınız için teşekkür ederim.

"İnsanlar öldüğünde havalanan küçük kuş, yaşarken bedenlerinin neresindedir acaba? Kaşlarının çatında mı, kafasının üstünde mi yoksa kalbinde bir yerlerde mi?" s.22
Ve bu sorunun cevabını merak edenler kitabın kapağına tekrar bakabilir.




Çocuk Geliyor
Han Kang - April Yayıncılık - 2024
1 2.825
MerveKaba 🌕
#Tarık Tufan - @mervekaba
İnceleme
11a
"Beli bükülmüş yaşlı bir kadın gibi öne eğilen uğursuz konak,.." (syf:50)

Kitapta ne zaman konaktan bahsedilse kötü kalpli, çirkin bir cadının konağın her odasına süzülmüş hali canlandı gözümde, konuşmadan varlığıyla orada olan ve tüm vazifesi mutsuzluk yaymak olan bir cadı.

Osmanlı son dönemiyle günümüz arasında geçen kitap iki ana karakter Derviş Ali ve Halide'nin anlatımıyla ilerliyor. Dağılan bir ailenin mutsuzluğuna, dört kardeşin nasıl birbirinden koptuğuna ve yıllar sonra içlerinde biriktirdiklerini dile dökerek yüzleşmelerine tanıklık ediyoruz ve büyük aile sırrına. Ayrıca gerçekte yaşamış saray ressamı olan ve "Türk ressamı" olarak da tanınmış Fausto Zonaro da karşımıza çıkıyor. Ressamın kitapta üzerinde çalıştığı zikreden dervişleri resmettiği tablosunun ( Rufai Dervişleri Tablosu) yanı sıra İstanbul'un Fethi tablosuna çok aşinayız.

Merakla okudum ve son bölümde kitabın Halide'nin kardeşlerinden Nihal tarafından yazılması gayet güzeldi. Ama en güzeli Derviş Ali ve Halide'nin zamandan bağımsız olarak buluşup huzura ermeleri..

Kitaptan bazı alıntılar:
--; bir gün cesaretle hayatını değiştirebilme hayali kursa da kişisel mutluluğunu ucuz numaralarla güvence altına almanın zavallılığı ölene dek devam eder.(syf:182)

--İnsanları endişelendiren, üzüntüye boğan günahkâr olmaları değil, başkalarının kendilerinden daha iyi, daha masum olma ihtimaliydi; şehrin kötülerle dolu olduğunu düşünmek onları rahatlatıyor, teselli veriyordu.(syf:10)
Gece Açan Çiçekler
Tarık Tufan - Doğan Kitap
4.794
MerveKaba 🌕
#Yaşam - @mervekaba
İnceleme
1y
Yol nereye?
Yıllar yıllar önce bir seminere katılmıştım. O vakitler tanımadığım Hakan Mengüç konuşmacılar arasındaydı. Konuşmasının bir yerinde gözlerimizi kapatmamızı istedi ve bize bir sahil kenarında taş toplattı ama bir sorun vardı benim taşım çok ağırdı ve kaldıramıyordum. Yıllar sonra bile bu seminerden en net hatırladığım görüntü o sahil kenarında o taş ile karşılaşmamdır. Sonra ne oldu, diğer katılımcılara ne söyledi hatırlamıyorum.Kopmuştum sesten, o sahilden başladığım noktaya dönmeden, o taşı kaldıramadan gozlerimi açtım. Şaşırmıştım ve ney sesiyle o taşı düşünüyordum.

Yıllar sonra Hakan Mengüç' ün kitabı elime geçti. Okumaya başladım ama devam edemedim sonra tekrar başka bir kitabı daha buldu beni.
Zihnimdeki o taş ile beni buluşturan kişiyle tekrar karşılaşmam tesadüf olamazdı. Sonuç olarak artık ben de tesadüflere inanmıyorum. Bu kitapta Hakan ve Azra'nın yol hikayesini okuyoruz. Kendimize de soruyoruz: Ben böyle bir yolculuğa çıkabilir miydim?
Dinlendirici ve akıcı bu kitabın ardından belki günler sürmese de birkaç saatlik minik yolculuklar yapabiliriz.
Hiçbir Karşılaşma Tesadüf Değildir
Hakan Mengüç - Destek Yayınları - 2022
2.676
MerveKaba 🌕
#Filistin - @mervekaba
İnceleme
1y
Mutlaka..
Malesef bugün bu soykırıma tüm dünya şahit olmaya devam ediyor.

Empati yapıyorsunuz, vatan sadece bir toprak parçası değil, toprağından koparıyorlar, burnunda tütüyor, boynuna evinin anahtarını asıyorsun, yıllarca geri döneceğin günü bekleyerek yaşıyorsun biraz şansın varsa.

Filistinliyseniz, mülteciyseniz size kampta bile rahat yok demektir. Kitapta beni şaşırtan sığındıkları ülke Lübnan askeriyle soykırımcıların işbirliği yaptıkları kısım oldu.

"Lübnan topraklarında Filistinli varlığına asla izin vermeyeceğiz." Bizi kâğıtlarda "katiller", "mikroplar", "çöpler" diye adlandırıyorlardı. İsraillilerin onları bizden kurtarmak için geldiğini, İsrail'le iş birliği içinde hareket ederek güç kazanacaklarını söylüyorlardı.(syf:232)

Okuyup rafına koyabileceğiniz bir kitap değil, araştırmaya yönlendiren birçok konu var.

Soykırımın içine doğan bir kadının hayatını okuyoruz, Rukayye ve onun ailesini.
Soykırımı okuyorsunuz ve hala bu soykırım devam ediyor.
Tüm zalimlerin kahrolmasını istiyorsunuz.
Tanturalı Kadın
Radva Aşur - Ketebe Yayınları - 2023
2.406
MerveKaba 🌕
@mervekaba
İnceleme
1y
Sinek vızıltılarını duydunuz mu?
Gelecekteki atom savaşı sırasında yaşları değişen bir grup erkek çocuğunu güvenilir bir yere götüren uçak saldırıya uğrar ve ıssız bir adaya düşer. Okuyun görün ki insan atom bombasından daha tehlikeli..

Ana karakter Ralph, bu gruba lider olur ve bir takım kurallar belirlenir. Bu kurallardan önemli olanları kurtulmak için bir ateş yakılması ve sönmemesi için ateşin korunması ve avlanmadır. Bir görev dağılımı yapılır başlarda bu durum onlara eğlenceli gelse de zamanla her şey kötüye gidecektir.

Ralph iyiyi temsil ediyor diyebilirim ama bence kötünün iyisi. Aklını avlanmakla bozan, öldürmekten haz alan Jack ise kötülüğü temsil ediyor, en kötüyü. Ralph sayesinde adını hiç öğrenemediğimiz domuzcuk lakaplı çocuk ise  sevdiğim tek karakter.

İnsanın nasıl vahşileşebileceğini okuduğum güzel bir örnek ve her yetişkinin okuması gereken, ders çıkarılacak güzel bir kitap.Daha ne olabilir dediğim noktada işler karıştı ve Ralph sinek vızıltıları senfonisiyle koşmaya başladı.
Sineklerin Tanrısı
Sir William Gerald Golding - İş Bankası Kültür Yayınları - 2024
2.353
MerveKaba 🌕
@mervekaba
İnceleme
1y
Kısa güzel öyküler
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Kitap on altı kısa öyküden oluşuyor. Okuması zevkli, dil sade ve akıcı.En çok Deli Tarla ve Adieu Hala öykülerini sevdim. Bence dili daha ağır, uzun kitaplardan sonra okunabilecek yormayan, güzel bir kitap.
Deli Tarla
Şermin Yaşar - Doğan Kitap - 2023
2.739
MerveKaba 🌕
#Yaşam - @mervekaba
İnceleme
1y
Bir gün..
Kitabın adıydı ilgimi çeken.Bir değirmense bu dünya biz de öğütülen buğday taneleri olmalıydık. Bu kitabında ağır bir dil yok, akıcı ama bir o kadar da üzdü tarih sahnesinden açtığı perdeleri seyretmek.

"1950'li yıllarda hunharca Müslümanların kafalarına çivi çakan Çinli ile, yerleşim merkezlerinin üzerine misket bombaları atan Yahudi, Afganistan'lı Müslümanları napalmla yakan kızıl Rus hep aynı insandır." (syf:220) Kitap özetle bu çerçevede ilerliyor. Günümüzde yine bu coğrafyalarda hüznün hakim olduğunu, zalimin ne kadar zalim olabileceğini gördüğümüz için çok da şaşırmıyoruz okuduklarımıza. Batı dünyasının Müslümana verdiği zararı, Müslümanların birlik olamayışını okuyoruz.

Kitap bitince bir heykeli anımsadım. Hani şu üst üste ibadet eden Müslüman, Hristiyan ve Yahudi heykeli..
Bir Değirmendir Bu Dünya
Cahit Zarifoğlu - Beyan Yayınları - 2021
4.358
MerveKaba 🌕
#Cahit Zarifoğlu - @mervekaba
İnceleme
1y
Yaşamak, ne zor bir kelime
Yazan A.Cahit Zarifoğlu olunca biraz daha zorlaşıyor cümleler. Okurla uğraşmayı seviyormuş ve bence bunda gayet başarılı olmuş. Öylece okuyup geçemiyorsunuz, durduruyor, düşünmemizi istiyor, hatırlatıyor.

Kitap için anı ya da günce tarzında diyebiliriz. Şehir ve tarihler belirtilmiş ama tarihlerde bir sıralama yapılmamış. Farklı ülkelerde bulunduğunu, askerlik dönemini, kız çocuklarını çok sevdiğini, ailesini ve özellikle babasının mektuplarını okuyoruz onunla. Fethi Gemuhluoğlu ile tanıştırıyor bizi. İsmet Özel ile olan bir anısını anlatıyor. Necip Fazıl'dan da bahsediyor tabii ki. Ayrıca kitapta müslüman kimliğine verdiği önemi okuyoruz. Konu yaşamak olunca daha birçok şeye değindiğini görüyoruz.

Kitapta altını çizmediğim sayfa çok azdır. Arada şiirler yazmış bazısı zorlasa da bir şey kaçırmak istemediğim için yavaş yavaş ilerledim. Özellikle Sarıkamış 1974, 5 Ekim yazısını çok sevdim.(syf:91) Çabuk tüketilen, suni cümleler değil okuduğumuz, kitap bitmeden hislerimize takılan soru işaretleri cevaplarını aramak için çoktan yola çıkmış oluyor.
Yaşamak
Cahit Zarifoğlu - Beyan Yayınları - 2019
2 2.844