






Tarih attıktan sonra 'yeni bir şey yok' diye yazarken içimden pazarlıklıydım. Ne olağanüstü ne de utanç verici olan bir küçük hikâye, dile gelmemek için direnip duruyordu. 'yeni bir şey yok'. Yedi dereden su getirip yalan söylememize bayılıyorum doğrusu. Aslında yeni bir şey olduğunu da ileri süremem pek. Anlatayım : Bu sabah kitaplığa gitmek için, sekizi çeyrek geçe Printania Otelinden çıkarken yerde sürüklenen bir kâğıdı almak istedim, ama beceremedim. Hepsi bu kadar, bir olay bile sayılmaz.








