






Gecenin en karanlık olduğu an, sabahın en yakın olduğu andır. Aynı şekilde, umutsuzluğun en derin olduğu an, umudun en yakın olduğu andır. Hayatımız da benzer şekilde, en zor ve en karanlık anlar, değişimin ve aydınlığın habercisi olur.

Nitekim, insanın başkalarından etkilenmesi, incinmesi, zaman zaman değersiz hissetmesi beşer olmanın tabii sonucudur. Kur'an'da insanın "zayıf yaratıldığı" vurgusunu bu noktada hatırlatmak isterim. Bu zayıflık, utanılacak ya da örtülmesi gereken bir kusur değil, insanın rabbine yaklaşmasına hizmet eden bir hakikattir.








