






Ve gerçekten de efendilerimiz olan sizler, topunuz bizden daha fazla kölesiniz. Sizin kafalarınız tutsaktır, bizim ise bedenlerimiz. Sizi manen öldüren önyargıların ve alışkanlıkların boyunduruğundan kendinizi kurtaramazsınız. Oysa bizim içten özgür olmamıza kimse engel olamaz.

... iki ayrı yüzyılda yaşadığını duyumsayan Jung sekizinci yüzyıla dair güçlü bir nostalji hissediyordu. Bu ikilik duygusu 1 numara ve 2 numara olarak adlandırdığı iki farklı kişilik biçimini almıştı. 1 numara Basel’de yaşayan,okula giden ve romanlar okuyan bir çocuktu. 2 numara ise kendini doğa ve kozmosla bütünleşmiş hissettiği yalnız anlarında dinsel düşüncelere dalıyordu. O “Tanrı'nın dünyasında” yaşıyordu. Bu kişiliği neredeyse gerçeklik derecesinde hissediyordu. 1 numaralı kişilik 2 numaralı kişiliğin melankoli ve yalıtılmışlık duygusundan kurtulmak istiyordu. 2 numaralı kişilik geldiğinde uzun zaman önce ölmüş ama sonsuz varlığı süren bir ruh odaya girmiş gibi oluyordu.








