Hiçbir şey, başkalarının şefkati kadar ağır gelmez insana- kin bile geçmez onu, çünkü kin şefkat gibi sürekli değildir: Ağır bir duygu olduğundan, içgüdüsel olarak onu daha seyrek, daha hafif hissetmeye çalışırız. Aşk ise kin kadar zalimdir
Dünyadaki bütün evli çiftler yanlış evlilikler yapmış tır, çünkü herkes Şeytan’ın ruhumuzu ele geçirdiği gizli köşelerde, arzulanan erkeğin karmaşık imgesini, yüce kadının değişken resmini saklar.
Gerçek bilgeliğe ulaşmış bir insan, dünya denen gösteriyi oturduğu yerden seyrederek keyif alabilir, okuma yazma bile bilmeden, kimseyle tek kelime etmeden, sadece duyularını kullanarak, hüznü bilmeyen ruhundan güç alarak yapar bunu.
Gönlümün en derin, en mahrem yerinde tek isteğim, gökyüzünü pis bir grilikle kaplayan durgun bulutların silinip gitmesi; aralarından mavilikler fışkırsın istiyorum, açık, kesin gerçekliktir mavi, çünkü hiçbir şey değildir, hiçbir arzusu yoktur.
Huzursuzluğun kitabına başlamaya cesaret edemeyince bu kitabı seçtim. Biraz giriş dersi gibi, başlangıç için, yazarın üslubuna alışabilmek ve yarattığı karakterler hakkında ön bilgi sahibi olmak adına yeterli ve cezbedici bir kitap ortaya koymuş.
Belirli tek bir konu yok dediğim gibi. Daha ziyade önceki kitaplarındaki karakterleri temsil etme yönünde alıntılar yer alıyor. Reading slump için iyi bir tercih olabilir. Tavsiye ederim kesinlikle.