Tinsel olarak doğumum kısa bir kış gününe isabet etmiş olabilir. Gece, varlığıma çok erken çökmüştür belki de. Hayatım mahrumiyet ve hüzünle yaşanmaya mahkûmdur.
Hiçbir şey, başkalarının şefkati kadar ağır gelmez insana- kin bile geçmez onu, çünkü kin şefkat gibi sürekli değildir: Ağır bir duygu olduğundan, içgüdüsel olarak onu daha seyrek, daha hafif hissetmeye çalışırız. Aşk ise kin kadar zalimdir
Dünyadaki bütün evli çiftler yanlış evlilikler yapmış tır, çünkü herkes Şeytan’ın ruhumuzu ele geçirdiği gizli köşelerde, arzulanan erkeğin karmaşık imgesini, yüce kadının değişken resmini saklar.
Gerçek bilgeliğe ulaşmış bir insan, dünya denen gösteriyi oturduğu yerden seyrederek keyif alabilir, okuma yazma bile bilmeden, kimseyle tek kelime etmeden, sadece duyularını kullanarak, hüznü bilmeyen ruhundan güç alarak yapar bunu.