Rabia Arslan

@rabiarslan
Kitapsever
location_on Rize
calendar_month Mart 2025 tarihinde katıldı
İncelemeler
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
7g
Bazen hayatımıza giren insanlar, farkında bile olmadan içimizde derin izler bırakır. Zaman geçse de o izler kolay kolay silinmez; bazıları sadece hayatımızdan geçip gitmez, kalbimizin bir köşesinde hep yaşamaya devam eder. Verda için de böyleydi… Canından çok sevdiği babasının bıraktığı izlerle hayatını sürdürdü. Yer yer özledi, yer yer çok kızdı ama hep sevdi onu. Babasının neden intihar ettiğini hep sorguladı, bazen kendini suçladı. Ama en sonunda, tüm karmaşa ve acının ardından, babası sadece kalbinde bir iz olarak kaldı.

O iz, bazen hüzünle bazen özlemle, her hatırlayışında onu sarsıyor ama aynı zamanda Verda’ya yaşamın kırılganlığını ve sevgiyi ne kadar derinden hissedebileceğini de hatırlatıyordu. İçinde kalan boşluk, bir yandan acı verirken bir yandan da onu daha güçlü kılmıştı; çünkü bazı izler, sadece hatırlanmak için değil, yaşamak için de kalır.
İz
Canan Tan - Doğan Kitap - 2023
519
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
12g
Derin bir nefes alarak başlıyorum yazmaya. Hani bazı kitaplar vardır, ne konuşacağını ne anlatacağını bilemezsin ya; işte ben de tam olarak o noktadayım şu anda. Aslında kitabın içeriğinden çok, Nobel ödülü almasına başta çok şaşırmıştım. Şimdiye kadar birçok Nobel ödüllü kitap okudum ama böylesine ilk defa rastlıyorum.

Bence Nobel ödülü almasının tek bir açıklaması var ve ben de buna katılıyorum: Kitabın içinde okuduklarımız ve hissettiklerimiz sanki gerçek bir hikâyeymiş gibi bize geçiyor. Her satır, her cümle bana sanki o anı gerçekten görmüşüm, o olaylara şahit olmuşum gibi hissettirdi.

Daha 15 yaşındayım ve şuna çok inanıyorum: Her yaş, bir kitabı farklı şekilde yorumlar. Aynı kitabı farklı yaşlarda okuduğumuzda bambaşka cümleler ve bambaşka duygular ortaya çıkabilir. Ben şu an bu yaşımda bu kitabı okuyorsam kendime bir söz veriyorum: İleride başka yaşlarda da tekrar okuyacağım. Çünkü o zaman hissettiklerimle şu anda hissettiklerimin aynı olmayacağını biliyorum.

Hatta Allah nasip ederse ilerleyen yaşlarımda bu kitabın müzesini de gezmek isterim. Belki müzeyi gezdiğimde şu an hissettiğim duygulardan çok daha farklı şeyler hissedeceğim. Çünkü bazen bir hikâyeyi sadece okumak değil, onun izlerini görmek de insanın iç dünyasında başka kapılar açabiliyor.

Benim yaşımdan daha büyük insanların bu kitap hakkında yazdıklarını okuduğumda onların çok farklı duygular hissettiğini gördüm. Hatta bir an içimden “Acaba aynı kitabı mı okuduk?” diye düşündüğüm bile oldu. Çünkü onların hissettikleriyle benim hissettiklerim oldukça farklıydı. İşte o zaman anladım ki bu kitap gerçekten Nobel ödülünü hak ediyor.

Ben kitabı okurken daha çok bana ne anlatmak istediğine odaklandım. Bazı satırlarda, hatta bazı sayfalarda içimden Füsun için “ah” dediğim anlar oldu. Kemal’e kızdığım, sinirlendiğim sayfalar da vardı. Ama kitabın sonunda şunu anladım: Hayat bazen karşımıza yanlış insanları yanlış zamanlarda çıkarabilir. Biz de o insanları doğru kişi sanıp onlarla bir ömür geçirmek isteyebiliriz. Ama aslında o doğru sandığımız yanlış insanlar, belki de çok daha güzel olabilecek bir hayatı mahvedebilir.

Bu kitaptan çıkardığım en büyük ders ise şu oldu: Hayatımıza kim girerse girsin, ne yaşarsak yaşayalım hayallerimizden vazgeçmemeliyiz. Çünkü insanın hayalleri, onu hayata bağlayan en güçlü şeylerden biridir.
Masumiyet Müzesi
Orhan Pamuk - Yapı Kredi Yayınları - 2024
1 1.049
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
19g
Hikâye ilk başta karşılıksız bir aşk hikâyesi gibi görünse de aslında insanların istekleriyle doğru olan şeyler arasında kaldığında neler yaşayabileceğini anlatır. Yusuf’un kendini koruması ve haksız yere zindana atılmasına rağmen sabırlı davranması, eserin en etkileyici taraflarından biridir. Bu yönüyle kitap, okuyucuya zor durumlarda bile doğru bildiği yoldan vazgeçmemesi gerektiğini gösterir.

Zeliha ise hikâye boyunca en çok değişen karakterdir. Başta duygularının etkisiyle hareket ederken zamanla hatalarını fark eder ve olgunlaşır. Yusuf’a olan sevgisi zamanla sadece sahip olmak isteyen bir duygudan çıkıp daha temiz ve içten bir sevgiye dönüşür. Bu da insanın yaptığı hatalardan ders alarak değişebileceğini ve kendini geliştirebileceğini anlatır.
Yusuf ile Züleyha
Nazan Bekiroğlu - Timaş Yayınları - 2024
1.321
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
23g

Hüzün ve Tesadüf, Mustafa Kutlu’nun insanın iç dünyasına sakin ama derin bir şekilde dokunan eserlerinden biridir. Bu kitapta büyük olaylardan çok, hayatın içinden geçen küçük anların nasıl insanın kaderini değiştirebildiğini görüyoruz.

Okurken en çok hissedilen duygu, adından da anlaşılacağı gibi, hafif bir hüzün. Hikâyede karşılaşılan insanlar, yolları kesişen hayatlar ve beklenmedik tesadüfler aslında hepimizin yaşayabileceği türden. Bu yüzden kitap, uzak bir kurgu gibi değil; sanki birinin gerçek hayatını dinliyormuş hissi veriyor.
Hüzün ve Tesadüf
Mustafa Kutlu - Dergah Yayınları - 2015
1.558
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
23g
Çalıkuşu, okurken sadece bir hikâye takip etmiyorsunuz; sanki Feride’nin yanında yürüyormuş gibi hissediyorsunuz. Reşat Nuri Güntekin öyle bir karakter yazmış ki, bazen ona kızıyorsunuz, bazen üzülüyorsunuz ama en çok da onun güçlü kalmasına hayran oluyorsunuz.

Feride’nin yaşadığı hayal kırıklığından sonra her şeyi bırakıp Anadolu’ya gitmesi aslında bir kaçış değil, kendini yeniden bulma yolculuğu gibi geliyor. Gittiği her yerde yalnızlıkla, yanlış anlaşılmalarla ve insanların sert bakışlarıyla karşılaşsa da içindeki umut hiç tamamen sönmüyor. Bu yüzden roman bana, insanın kırıldıktan sonra bile devam edebileceğini hissettirdi.

Kitabı okurken en çok hoşuma giden şey, duyguların abartılı değil gerçek hissettirmesiydi. Feride kusursuz biri değil; bazen gururlu, bazen inatçı ama tam da bu yüzden çok gerçek. Anadolu bölümleri ise insanı hem hüzünlendiriyor hem de düşündürüyor; çünkü anlatılan zorluklar sadece Feride’nin değil, bir dönemin gerçeği gibi.

Bence Çalıkuşu’nun etkileyici olmasının nedeni büyük olaylar değil, küçük duyguların içten anlatılması. Kitap bittikten sonra insanın içinde hafif bir boşluk kalıyor; sanki tanıdığın biri uzak bir yere gitmiş gibi. Benim kitaptan çıkardığım en büyük ders, hayatta çeşitli zorluklar olabilir ama bu zorluklara rağmen asıl mesele ayakta durabilmektir.
Çalıkuşu
Reşat Nuri Güntekin - İnkılap Kitabevi - 2023
1.590
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
1a
Belki Derdimize Çare Bir Çiçek, benim için okurken acele edilmemesi gereken; bazı sayfalarında durup uzun uzun düşündüren bir kitap oldu. Sanki biri karşına oturmuş da hayatı sakin sakin anlatıyormuş gibi hissettiriyor. Gürültülü bir dünyada insana “biraz dur ve nefes al” diyen nadir kitaplardan biri. İtiraf etmeliyim ki ne zaman kafam dolu olsa ve kendimi biraz toparlamaya ihtiyaç duysam, bu kitaptan rastgele bir sayfa açıp okuyorum. Bu yüzden gönül rahatlığıyla herkese önerebileceğim bir kitap.
1.609
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
1a
Abbas Sayar’ın Yılkı Atı adlı kitabı, bir atın yaşadıkları üzerinden hayatın zorluklarını anlatan etkileyici bir romandır. Doru adlı at, artık işe yaramadığı için doğaya bırakılır ve burada hayatta kalmaya çalışır. Kitabı okurken doğanın ne kadar zor ve acımasız olabildiğini görüyoruz. Doru’nun zamanla güçlenmesi ve özgürlüğe alışması hikâyeyi daha anlamlı hâle getiriyor. Yazar sade bir dil kullandığı için kitap akıcıdır ve okurken insanı düşündürür. Bana göre kitap, insanların bazen çıkarlarına göre davrandığını ve özgürlüğün değerini anlatan güzel bir eserdir.
Yılkı Atı
Abbas Sayar - Ötüken Neşriyat - 2023
2.045
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
1a
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beş Şehir adlı kitabı , Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul’u anlatan bir gezi kitabı gibi görünse de aslında şehirlerin ruhunu, tarihini ve kültürel kimliğini anlatan derin bir deneme kitabıdır. Tanpınar bu şehirleri sadece fiziksel özellikleriyle değil, geçmişleriyle, yaşadıkları değişimlerle ve insanlara hissettirdikleri duygularla ele alır. Kitapta en çok dikkat çeken konu “zaman” kavramıdır çünkü yazar sürekli geçmiş ile bugünü karşılaştırır ve eskiyle yeninin çatışmasını şehirler üzerinden gösterir. Özellikle Cumhuriyet sonrası değişimlerin şehirlerin dokusunu nasıl etkilediğini anlatırken hem bir özlem hem de bir sorgulama hissi oluşturur. Bursa’da Osmanlı’nın kuruluş ruhunu ve huzurlu ama hüzünlü atmosferi hissettirirken, Konya’da Mevlana’nın manevi dünyasını ön plana çıkarır; Erzurum’da milli mücadele ruhunu ve direnci vurgular; Ankara’da yeni kurulan Cumhuriyet’in modern yüzünü anlatır; İstanbul’da ise geçmişin ihtişamı ile bugünün değişimi arasında kalmış bir şehir tasviri yapar. Bu nedenle Beş Şehir, yalnızca beş farklı şehri anlatan bir eser değil, geçmiş ile gelecek arasında köprü kurarak bir milletin hafızasını ve kimliğini anlamamızı sağlayan, okuru düşünmeye ve kendi değerlerini sorgulamaya yönelten önemli bir kitaptır.Herkese çok rahatlıkla önerebilirim.
Beş Şehir
Ahmet Hamdi Tanpınar - Dergah Yayınları - 2024
1.401
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
1a
Sinan Akyüz’ün kaleme aldığı Şahika ve Feraye, iki farklı kadının hayatını ve yaşadıkları zorlukları anlatan etkileyici bir romandır. Kitap, özellikle kadınların toplum içinde maruz kaldığı baskıları ve haksızlıkları gözler önüne seriyor. Okurken bazı sahnelerde üzüldüm, bazı yerlerde ise karakterler adına sinirlendim. Bu da kitabın insana duygu geçirebildiğini gösteriyor.

Şahika ve Feraye karakterleri birbirinden farklı olsalar da kaderleri benzer noktalarda kesişiyor. İkisi de susmaları beklenen, ama içlerinde biriken duygularla hayatta kalmaya çalışan kadınlar. Yazar, bu karakterler üzerinden gerçek hayatta da sıkça karşılaşılan olayları anlatıyor. Bu yüzden kitap bana oldukça gerçekçi geldi.Eğer empati duygusunu alevlendirmek isteyen okurlarımız olursa,bu kitabı çok rahat önerebilirim.
Şahika Feraye
Sinan Akyüz - Alfa Yayınları - 2023
817
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
1a
“Kurşunların da Rengi Var” adlı kitabı okurken, belki de şimdiye kadar okuduğum hiçbir eserde bu kadar yoğun bir şekilde olayları gözümde canlandırmadım. Her bir cümle, her bir kelime sanki özenle seçilmişti ve okur olarak beni hikâyenin tam ortasına çekiyordu. Okudukça sadece bir metni takip etmedim; yaşananları hissettim, korkuyu, belirsizliği ve küçücük bir kalbin taşıdığı kocaman umudu iliklerime kadar yaşadım.

Henüz yedi yaşında olan bir kız çocuğu… Savaşın ne anlama geldiğini bilmeden, hatta belki kelime olarak bile tanımadan, bir anda savaşın acımasız yüzüyle karşı karşıya kalıyor. O yaşta bir çocuğun tek derdi oyun oynamak, hayal kurmak ve güvende hissetmekken; onun dünyası silah sesleri, kayıplar ve korkuyla çevriliyor. Bu masumiyetle bu kadar büyük bir yıkımın yan yana gelişi, kitabı okurken beni en çok sarsan noktalardan biri oldu.

Beni asıl derinden etkileyen şey ise bu hikâyenin bir kurgu olmaması. Yazar, yedi yaşındayken yaşadıklarını kelimelere dökmüş ve her bir sayfa onun için hayata tutunmanın bir yolu olmuş. Kitap boyunca anlıyoruz ki yazmak, onun için sadece yaşananları anlatmak değil; aynı zamanda umudu canlı tutmak, unutulmamak ve unutturmamak anlamına geliyor. Her sayfa, karanlığın içinde yakılmış küçük bir ışık gibi.

Bu kitap, savaşın sadece cephede değil, çocukların kalbinde ve hafızasında da izler bıraktığını çarpıcı bir şekilde gösteriyor. Okurken zaman zaman boğazım düğümlendi, zaman zaman durup düşünmek zorunda kaldım. “Kurşunların da Rengi Var”, benim için sadece okunup bitirilecek bir kitap değil; insanın vicdanına dokunan, uzun süre etkisi geçmeyen bir tanıklık. Bu yüzden gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, herkesin okuması ve üzerine düşünmesi gereken çok güzel bir eser.
Kurşunların da Rengi Var
Emine Seçeroviç Kaşlı - Alfa Yayınları - 2022
868
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
2a
Sinan Akyüz’ün Yağmur’un Gelini adlı kitabı, aslında bir nefeste okuyup bitirilebilecek bir eserdi. Ancak okul sınavları nedeniyle okumayı yarım bırakmak zorunda kalmıştım. Bugün son satırlarını okurken içimden sadece şunu geçirdim: “Umut güzeldir; yeter ki umudu kesmeyelim.”
Yağmurun Gelini
Sinan Akyüz - Alfa Yayınları - 2023
873
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
3a
Şeker Portakalı, duygusal ve düşündürücü bir kitaptır. Kitap, çocuk dünyasını ve çocukların yaşadığı duyguları çok gerçekçi bir şekilde anlatır. Okurken bazen üzüldüm, bazen de gülümsedim.

Kitabın en dikkat çekici yönü, bir çocuğun yaşadığı yalnızlık ve sevgi ihtiyacıdır. Zezé, küçük olmasına rağmen birçok zorlukla karşılaşır. Buna rağmen hayal kurmayı bırakmaz. Bu durum bana çocukların her şeye rağmen umutlu olabildiğini düşündürdü.

Yazar, kitapta yetişkinlerin çocukları bazen anlamadığını göstermektedir. Çocukların yaşadıkları şeyler küçük gibi görülse de aslında onlar için çok önemlidir. Kitap, sevginin bir çocuğun hayatında ne kadar etkili olduğunu hissettirir.
Şeker Portakalı
Jose Mauro De Vasconcelos - Can Yayınları - 2024
1.105
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
3a
Hayvan Çiftliği, George Orwell’ın yazdığı düşündürücü bir kitaptır. Yazar bu kitapta hayvanları kullanarak insanları ve yönetim şekillerini eleştirmiştir. Kitap bir masal gibi başlasa da aslında ciddi mesajlar vermektedir.

Kitabın en dikkat çekici yönü, eşitlik fikrinin zamanla bozulmasıdır. Başta herkesin eşit olduğu söylenirken, ilerleyen zamanlarda bazı hayvanların diğerlerinden daha üstün olduğu görülür. Bu durum, gücü eline alanların adaletten uzaklaşabileceğini göstermektedir. Okurken “başta iyi görünen şeyler sonradan neden değişiyor?” diye düşündüm.

Yazar, kitap boyunca insanların kolayca kandırılabildiğini ve sorgulamazlarsa haksızlıklara ses çıkaramadıklarını göstermektedir. Hayvanların çoğu olan biteni fark etse bile sesini çıkaramaz. Bu da korkunun ve bilgisizliğin ne kadar etkili olduğunu anlatır.
Hayvan Çiftliği
George Orwell - Can Yayınları - 2023
1.031
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
3a
Üç İstanbul adlı kitap, Mithat Cemal Kuntay tarafından yazılmıştır. Bu kitapta İstanbul’un üç farklı zamanı anlatılmaktadır. Bu dönemler Abdülhamid dönemi, Meşrutiyet dönemi ve Mütareke dönemidir. Yazar bu dönemleri anlatırken insanların ve toplumun zamanla nasıl değiştiğini göstermeye çalışmıştır.

Kitabın ana karakteri Adnan’dır. Adnan’ın hayatı üzerinden dönemin insanları ve düşünce yapıları anlatılır. Kitapta bazı insanların çıkarları için fikirlerini ve kişiliklerini değiştirdiği görülür. Bu durum bana insanların güç ve para karşısında nasıl değişebildiğini düşündürdü.

İstanbul kitapta sadece bir şehir olarak değil, sanki canlı bir varlıkmış gibi anlatılmıştır. Her dönemde İstanbul’un havası, insanları ve yaşam tarzı farklıdır. Bu yüzden kitabın adı Üç İstanbuldur.
Üç İstanbul
Mithat Cemal Kuntay - Everest Yayınları - 2024
896
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
3a
Hasan Öztürk’ün kaleme aldığı Yazdıkça ve Yaşadıkça Edebiyat, edebiyatın yalnızca kitap sayfalarında kalan bir alan olmadığını; insanın yaşadıklarıyla, düşünceleriyle ve iç dünyasıyla şekillenen canlı bir süreç olduğunu anlatan deneme türünde bir eserdir. Yazar, edebiyatı hayatın içinden koparmadan ele alır ve okura yazmanın da yaşamak kadar doğal bir eylem olduğunu hissettirir.

Kitapta edebiyat; bir ders konusu ya da kurallar bütünü olarak değil, insanın kendini ifade etme ihtiyacı olarak sunulur. Hasan Öztürk, yazmanın insana düşünmeyi, anlamayı ve kendini tanımayı öğrettiğini vurgular. Yazdıkça insanın olgunlaştığını, yaşadıkça yazacak yeni anlamlar bulduğunu dile getirir. Bu yönüyle eser, okuru hem yazmaya hem de hayata daha dikkatli bakmaya davet eder.
Yazdıkça ve Yaşadıkça Edebiyat
Hasan Öztürk - KDY - 28.11.2024
912
Rabia Arslan
#Sinan Akyüz - @rabiarslan
İnceleme
3a
Boğazımda bir yumruyla kapattım kitabın son sayfasını. Her sayfa, benim için bambaşka bir anlam taşıyordu. Hatta kitabı bitirdiğimde kendime şunu sordum: Ben Fidan’ın yerinde olsaydım, bu kadar acıya dayanabilir miydim? Belki dayanamazdım… Ama Fidan dayandı. Bana şunu hatırlattı: Hayatta çok acı çekebiliriz, ama asıl mesele o acıların karşısında dimdik durabilmektir.
Fidan Hanım
Sinan Akyüz - Alfa Yayıncılık - 2025
1.093
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
3a
“Figen Yaman Coşar’ın Evrendeki Son Hazine kitabı,
ilk başta normal bir macera gibi dursa da okudukça aslında çok daha derin bir şey anlattığını fark ediyorsun; karakterler evrende kaldığı söylenen son hazineyi ararken sürekli bir şeylerle mücadele ediyorlar ve onların yaşadığı her olay insana kendi hayatından parçalar hatırlatıyor, sanki hazineyi ararken onlar kadar sen de yoruluyorsun; ama kitabın ilerleyen sayfalarında anlıyorsun ki hazine dedikleri şey altın, taş ya da sihirli bir eşya değil, insanın kendi içinde sakladığı cesaret, umut, sevgi ve kendini tanıma gücü; hikâye bazen heyecanlı, bazen duygusal ama en güzel yanı, okurken kendi hayatını düşünmeni sağlaması, çünkü karakterlerin yaşadığı ikilemler, korkular ve seçimler 15 yaşındaki birinin bile ‘ben de böyle hissediyorum’ demesine neden oluyor; kitap bittiğinde ise hem maceraya doymuş oluyorsun hem de fark etmeden kendi içindeki ‘hazine’ fikrine kafa yormaya başlıyorsun.
Evrendeki Son Hazine
Figen Yaman Coşar - Düş Değirmeni - 2019
727
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
3a
Kitabı ilk elime aldığımda yalan yok, içimden “ya kesin akıcı değildir, ben bunu okurken bayılacağım sıkıntıdan” diye geçirdim. Ama daha ilk sayfadan itibaren kurduğu dil, anlattığı hikâyeler, verdiği his… resmen beni içeri çekti. Okudukça fark ettim ki bu kitap sadece bir metin değil; insana kendi içindeki labirentleri gösteren bir ayna gibi.

Her sayfasında hem güldüren hem düşündüren bir taraf var. Bazen kelimeler o kadar net bir şekilde dokunuyor ki sanki yazar değil, kendi beynim bana bir şey anlatıyor gibi hissettim. Kitap beni sadece etkilemekle kalmadı, hayatımda gerçekten önemli bir ders bıraktı. Son sayfayı kapattığımda içimden şu cümle kendiliğinden döküldü:

“Bazen çok büyük acılar yaşarız ve deriz ki ‘Allah’ım lütfen bu acıyı bana unuttur.’ Sanırız ki unutursak iyileşiriz… ama meğer asıl güç, unutmadan yaşamayı öğrenebilmekteymiş. Acının içinden geçmek, ondan kaçmadan yüzleşmek, insanı büyüten asıl şeymiş.”

Bu kitap benim için öyle bir yerde duruyor ki… ders çıkarıp cebime koydum, zihnimin bir köşesine de sağlamca kazıdım.
İnsanın Acayip Kısa Tarihi
Güray Süngü - Ketebe Yayınları - 2024
933
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
3a
Seni Yoran Herşeyi Bırak
Seni Yoran Her Şeyi Bırak adlı kitap aslında gerçekten bizi yoran her şeyi bırakmamızı istiyor; hayatımızdaki gereksiz endişeleri, sürekli başkalarının beklentilerine göre hareket etme zorunluluğunu ve kendimizi sürekli suçlu hissetmemizi fark etmemizi sağlıyor. Kitap, bunların bizi ne kadar yorduğunu ve enerjimizi tükettiğini gösteriyor, aynı zamanda bunlardan nasıl uzaklaşabileceğimizi ve kendi sınırlarımızı korumanın ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Okurken insan, hangi ilişkilerin veya alışkanlıkların kendisini gerçekten yorduğunu fark ediyor ve hayatındaki yükleri hafifletmenin yollarını görebiliyor. Kitap, sadece bırakmayı değil, aynı zamanda kendine değer vermeyi, duygularına sahip çıkmayı ve iç huzuru bulmayı da öğretiyor; böylece okuyan kişi daha hafif, daha özgür ve daha sakin hissediyor.
Seni Yoran Her Şeyi Bırak
Müthiş Psikoloji - Destek Yayınları - 2023
713
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
3a
Abartma Tozu, kasabada herkesin bir sabah bir anda her şeyi abartmaya başlamasıyla başlıyor ve bu çok komik bir hâle dönüyor; anneler yemekleri kocaman yapıyor, babalar işleri gereğinden fazla ciddiye alıyor, arkadaşlar her şeyi abartıyor ve okulda bile her şey tuhaflaşıyor. Kahramanımız ve arkadaşı Tevfik, bu abartma kaosunu fark edip, “her şeyin normal olmasının ne kadar güzel olduğunu” anlamaya çalışıyorlar. Kitap okurken hem gülüyorsun hem de bazen “vay be, bu gerçekten böyle mi?” diyorsun; çünkü her şey öyle büyük ve saçma ki, sanki kendi hayatında da bazen abarttıklarını fark ediyorsun. Dili eğlenceli, olaylar hızlı ve komik; bu yüzden hem keyif alıyorsun hem de abartıların ne kadar gereksiz olabileceğini düşünüp kendi davranışlarını da sorguluyorsun. Kısacası, Abartma Tozu hem çok güldüren hem de düşündüren, çocuk gözüyle yazılmış harika bir hikâye.
Abartma Tozu
Şermin Yaşar - Taze Kitap - 2019
793
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
3a
Edmondo de Amicis’in Çocuk Kalbi kitabı, küçük Enrico’nun bir öğretim yılı boyunca yaşadıklarını günlüğü aracılığıyla anlatıyor ve arkadaşlık, aile sevgisi, empati, fedakârlık ve saygı gibi değerleri çok doğal ve içten bir şekilde gösteriyor. Kitapta Enrico’nun gözünden sınıftaki arkadaşlarını, öğretmenlerini ve yaşadığı olayları takip ederken hem gülüyorsun hem bazen duygulanıyorsun. Farklı hayatları ve insan davranışlarını görüp anlamaya çalışmak, kendi ilişkilerini ve duygularını sorgulamana yardımcı oluyor. Dili biraz eski olsa da hikâye o kadar samimi ki okurken kendini olayların içinde buluyorsun. 15 yaşında biri olarak okuduğunda, hem insanlara nasıl daha iyi davranabileceğini hem de küçük iyiliklerin ve arkadaşlığın değerini fark ediyorsun. Çocuk Kalbi, yıllar geçse de duygulara dokunan ve insanın kalbinde iz bırakan bir kitap; hem düşündürüyor hem de insan olmanın önemini hatırlatıyor.
Çocuk Kalbi
Edmondo De Amicis - İş Bankası Kültür Yayınları - 2024
609
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
3a
Victoria Williamson’ın kaleme aldığı Kelebek Zihinli Çocuk adlı kitap, bana okurken sanki iki ayrı pencere açtı. Hikâyede iki farklı karakter var: Elin ve Jamie. İki ayrı çocuk, iki ayrı dünya ve iki bambaşka hayal alanı… Bu yüzden kitabı okurken her sahne gözümde adeta film gibi canlandı.

Elin, babasına göre “mükemmel” görünmek için sürekli çabalayan bir karakter. Jamie ise sadece “normal” olmak istiyor, çünkü dikkat bozukluğu nedeniyle zihni durmadan dallanıp budaklanıyor. Bu yüzden diğer insanlar gibi görünebilmek onun için büyük bir mücadeleye dönüşüyor.

Kitapta iki farklı aile ve bu ailelerin yaşadığı sorunlar da hikâyenin merkezinde yer alıyor. Bu sorunların çocukları nasıl etkilediğini iki ayrı açıdan görebiliyoruz. Her bölümde hem Elin’in hem Jamie’nin iç dünyasına ayrı ayrı bakmak, kitabı daha da anlamlı kılıyor.

Kısacası, her cümlesi gözümde sahne sahne beliren, etkileyici ve duygusal olan bu kitap, kalbimdeki en özel okuma köşesine çoktan yerleşti.
Kelebek Zihinli Çocuk
Victoria Williamson - Genç Timaş - 2024
697
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
3a
Jack London’ın “Beyaz Diş” adlı kitabı, yarı kurt yarı köpek olan Beyaz Diş’in vahşi doğadan insanların dünyasına uzanan zorlu yolculuğunu anlatan etkileyici bir macera romanıdır. Doğanın sert kuralları içinde hayatta kalmaya çalışan Beyaz Diş, önce kötü insanların eline düşerek şiddet görür ve saldırgan bir karaktere dönüşür; fakat sonra Weedon Scott adlı iyi bir adamla tanışınca sevginin bir canlıyı nasıl tamamen değiştirebileceğini gösterir. Kitap, doğa-insan çatışmasını, sevginin iyileştirici gücünü ve bir canlıya nasıl davranırsan onun da öyle biri olacağını güçlü bir dille aktarır. Okurken hem doğanın soğuğunu hem de Beyaz Diş’in duygularını hissediyor, sonunda onun karanlıktan çıkıp güveni yeniden öğrenmesine tanık oluyorsun.
Beyaz Diş
Jack London - İlgi Kültür Sanat Yayınları - 2021
646
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
3a
Neşe Cengiz’in Gün Doğmadan Neler Batar kitabı, ilk sayfasından itibaren insana sessizce bir şey fısıldıyor: “Burada seni değiştirecek bir şey var.” O yüzden okurken hem karakterlerin duygularına yaklaşıyorsun hem de bir sonraki sayfada nelerin gizli olduğunu merak etmeye başlıyorsun.

Kitabın en dikkat çekici yanı, her olayı gereksiz bir hızla anlatmak yerine, sanki seni zarifçe içine çekmesi. Kahramanların yaşadığı zorlukların ardında hep bir “ya sonra?” sorusu kalıyor. Bu da kitabı elinden bırakmayı zorlaştırıyor. Çünkü her bölüm, bir öncekinden biraz daha derine iniyor.

Yazarın dili çok sade ama aynı zamanda gizemli bir hava taşıyor. Bazı cümlelerde insan fark etmeden durup düşünmek istiyor. “Bu yaşadıkları bana neyi hatırlatıyor?” diye soruyorsun kendine. Kitap, genç bir okur için hem duygusal hem de keşfetmeye açık bir yolculuğa dönüşüyor.

En merak uyandıran kısmı ise bence finali. Her şey bitti sanırken, kitabın sana anlattığı şeyin aslında daha yeni başladığını fark ediyorsun. O umut hissi… tam da insanın ihtiyacı olan türden.
Gün Doğmadan Neler Batar
Neşe Cengiz - Metinlerarası Kitap - 2024
2 1.077
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
4a
Doğan Cüceloğlu’nun Var mısın? kitabı aslında bize şunu anlatıyor: “Hayat senin, gerçekten ne istediğine karar ver ve onun için adım at.” Kitap boyunca insanın kendini tanıması, içindeki sesi duyması ve başkalarının düşüncelerine göre değil kendi değerlerine göre yaşamayı öğrenmesi gerektiği söyleniyor. Bazen korkuyoruz, özgüvenimiz düşüyor, sanki hiçbir şey beceremeyecekmişiz gibi geliyor ama kitap tam da burada diyor ki; “Korkman normal ama pes etmek zorunda değilsin.” Kendine küçük hedefler koyup adım adım ilerlediğinde hem güçlü biri oluyorsun hem de hayatın daha anlamlı geliyor. Yani kitabın mesajı şu: Kendi hayatının sorumluluğunu alır ve gerçekten ne istediğini bilirsen, kimsenin seni durdurmasına gerek kalmaz. Var mısın?
Var Mısın?
Doğan Cüceloğlu - Kronik Kitap - 2021
805
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
4a
Okuduğum “Senden Bir Tane Daha Yok” adlı kitapta Gülhan Uzel, bize aslında hepimizin bildiği ama bazen unuttuğu bir şeyi hatırlatıyor: Her insanın kendine özgü ve değerli olduğu gerçeğini. Kitap boyunca yazar, gençlerin yaşadığı duygusal karışıklıkları, özgüven sorunlarını, kıyaslanmayı ve kendini bulma sürecini çok içten bir dille anlatmış.

Kitabı okurken bazı bölümlerde kendimi buldum. Özellikle insanların başkalarıyla kıyaslanmasının ne kadar yıpratıcı olduğunu fark ettim. Yazar, kimsenin kusursuz olmadığını, önemli olanın kendini sevmek ve olduğu gibi kabul etmek olduğunu söylüyor. Bence bu mesaj bizim yaşlarımız için çok anlamlı çünkü bazen çevremizin bizi nasıl gördüğüne fazla önem veriyoruz.

Dil olarak kitap sade ve akıcıydı. Okurken sıkılmadım, hatta bazı yerlerde sanki biri bana konuşuyormuş gibi hissettim. Yazar gençlerin düşünce tarzını iyi anlamış.

Sonuç olarak bu kitap bana kendimi daha çok sevmem gerektiğini, hatalarımın beni eksik değil, benzersiz yaptığını öğretti. Kitabın ismi gibi, gerçekten de “Senden bir tane daha yok.”
Senden Bir Tane Daha Yok
Gülhan Uzel - İndigo Kitap - 2022
876
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
5a
1ON
Serdaç Erbilici hocamın yazdığı “10N” kitabı bence gerçekten çok farklı bir kitap olmuş. İlk sayfadan itibaren insanı içine çekiyor. Özellikle Mustafa’nın yetimhaneden alınmasıyla başlayan kısım beni çok düşündürdü. Çocukların geçmişlerini unutmak zorunda kalması ve yeni isimlerle yepyeni bir hayata başlamaları çok ilginçti.

Kitapta en sevdiğim şeylerden biri, karakterlerin on kişi olup bir ekip haline gelmesi ve on yıl boyunca beraber eğitim almalarıydı. Onların kardeş gibi olması bana çok dokundu. Çünkü bizler bazen küçük şeyler için arkadaşlarımızla tartışıyoruz ama onların bağı çok güçlü, birbirlerini asla bırakmıyorlar.

Aksiyon sahneleri de çok heyecanlıydı. Okurken resmen film gibi gözümde canlandı. Bir de onların yaptıkları işler çok gizli; kimse onların kim olduğunu bilmiyor ama onlar vatan için her şeyi göze alıyor. Bu bana hem gurur hem de biraz hüzün hissettirdi.

Ben kitabı okurken hem eğlendim hem de düşündüm. “Ben olsam geçmişimi unutup böyle bir hayata başlayabilir miydim?” diye çok sorguladım. Bence bu kitap bize sadece macera sunmuyor, aynı zamanda dostluk, fedakârlık ve vatan sevgisini de öğretiyor.
1ON
Sertaç Erbilici - Ulak Kültür Yayınları - 4 02 2024
970
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
6a
Gabriel García Márquez’in Kırmızı Pazartesi adlı romanı, şimdiye kadar okuduğum en ilginç eserlerden biri oldu. Roman, Santiago Nasar’ın öldürülüşünü anlatıyor. Fakat asıl çarpıcı nokta şu: bütün kasaba halkı bu cinayetten haberdar, ama herkes çeşitli bahanelerle sessiz kalıyor.

Okurken aklımdan hep şu sorular geçti:
👉 Bir kişi bile çıkıp Santiago’ya gerçeği söylemedi mi?
👉 Herkes mi sustu?

Normalde cinayetler gizli saklı işlenir; burada ise tam tersine herkes biliyor, fakat tuhaf bir şekilde kimse engellemiyor.

Marquéz’in bu kitabı sadece bir cinayet hikâyesi değil; toplumun sorumluluğunu, bireysel duyarsızlığı ve kaderin kaçınılmazlığını sorgulatan derin bir eser.

Sonunda kendime şu soruyu sordum:

“Bir felaketi herkes biliyorsa, neden kimse durdurmaz?”

Beni çok düşündüren, aklımda iz bırakan bu roman artık “unutulmaz kitaplar” rafımda yerini aldı.
Kırmızı Pazartesi
Gabriel García Márquez - Can Yayınları - 2024
1.275
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
7a
Bırakıp gitmek

İnsan kendine vakit ayırmalıydı ve bazen alıp başını gitmeliydi. Her şeyi arkada bırakmak kolay değil ama her şeyle beraber yaşamak da akıl alır iş değildi.
Bana İkimizi Anlat
Ahmet Batman - Destek Yayınları - 2022
1.357
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
7a
Vazgeçmek
Kahraman Tazeoğlu’nun en sevdiğim kitaplarından biri.Yaklaşık 1-2 yıl önce okuduğum ve hâlâ etkisini yitirmeyen bir kitap: Vazgeçmek.
Sabahlara kadar elimden bırakamadan okuduğum, duygusuyla beni derinden etkileyen bir aşk romanıydı.

Roman türünde en çok aşk hikâyeleri ilgimi çekiyor. Duyguların yoğunluğu, karakterlerin yaşadıkları iç çatışmalar beni içine çekiyor. Vazgeçmek de bu anlamda beni en çok etkileyen kitaplardan biri oldu.

Konuya gelirsek…
Bir hastalığa yakalanan adam, sevdiği kadına hiçbir şey anlatmadan onu arkasında bırakarak gider. Yıllar sonra geri döndüğünde, sevdiği kadının artık başka biriyle mutlu bir hayat kurduğunu görür. Ve içinden sadece şu cümle dökülür:
“Vazgeçtim.”

Kalbimi burkan, ama bir o kadar da düşündüren bu kitap; sevmenin bazen gitmek, bazen susmak, bazen de vazgeçmek olduğunu gösterdi bana.
Aşkı, fedakârlığı ve kaderi sorgulamak isteyen herkese kesinlikle tavsiye ederim.
Vazgeçtim
Kahraman Tazeoğlu - Yediveren Yayınları - 2023
1.204
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
8a
Ah Küçük Prens…
Bu kitabı ilk okuduğumda daha 10 yaşındaydım o an okurken bile çok sevdiğim bir kitaptı kendisi . Kitap okumayı çok seven bir çocuk değildim ama bu kitabı elime verdiklerinde kapağı beni içeri doğru çekti gibi hissettim, ilk sayfasından hayran kaldım. Bir pilot ve küçük prensin tanışmasıyla başlıyor hikaye,bu kitap her insan farklı renkte olsa da her insanın sevgiye ihtiyacı olduğunu hatırlatmakta aynı
zamanda.Bir çok yerde de duymuşsunuzdur Küçük Prensi.Kitabı okurken küçük prens siz oluyorsunuz sanki çok güzel bir tarzla yazılmış bir kitap.Herkesin okumasını isterim.Şu zamana kadar tüm incelemelerimi unutun bu kitabı okuyun derim :)
Küçük Prens Küçük Boy
Antoine de Saint-Exupery - Remzi Kitabevi - 2019
1.303
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
8a
Spor sever misiniz?
Ben çok severim özellikle futbolu hep takip etmişimdir… hepimiz kitap okumayı seviyoruz roman şiir vb. kitaplar okuruz genelde,ben bu alışılmışlığa ziyade bir spor kitabı okumak istedim. Seçdiğim kitapta sevdiğim bir futbolcunun olmasını tercih ettim.
Futbolu takip edenler az çok Messiyi tanır,bende Messiyi çok severim. Onu hem futbolda hemde hayatındaki başarılarını okuyup öğrenmek için illa röportaj yapmaya mı gerek vardı?
İşte tam da bu soruma cevap oldu bu kitap,Messinin hem futbol hemde bu başarıya gelirken yaşadığı ,geçtiği zorlukları ele alan bu kitap beni her sayfasında bir adım daha kendine yaklaştırdı ve sevdirdi.
Sizde benim gibi hem kitap okumayı hemde futbolu çok seviyorsanız bu kitap tavsiyemdir.
Futbolun Kralı Messi
Mert Hakan Aydın - Morena Yayınevi - 2022
1.113
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
9a
Konuşamadığımızı düşünelim,kendimizi ifade edemediğimizi ,neler hissederdik tam olarak sizce?
İşte bu kitap tamda bu sorunun cevabı niteliğinde diyebiliriz.
Bir kız çocuğunun hayatını anlatıyor kitap ,evet sıradan bir hayat gibi gelebilir size ama değil .Çocuğun hepimizden ayıran bir özelliği var, konuşamıyor … kitabı okurken bir çok yerde empati kurdum kendimi karakterin yerine koydum her satırda .
Ortaokul yıllarını anlatmasıyla başlıyor ilk sayfalar …
Her gün ayrı zorluk çekiyor olsada bu onu hedeflerinden geri bırakmıyor.
Aslında kitabı okurken biz kız çocuğunun iç sesini okuyoruz, onun ne hissettiğini,neler düşündüğünü okuyoruz, bu açıdan çok beğendiğim bir kitap… okurken özellikle empati kurarsak kitabı daha iyi anlarız bence.
Herkese tavsiyemdir.
İçimdeki Müzik
Sharon M. Draper - Genç Timaş - 2024
1.086
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
9a
Bir kız çocuğunun dedesinin ekmek kazandığı bakkalında vakit geçirmesiyle başlar kitap.
Çocuğun gelen müşterilerle yaşadığı diyaloğu konu alan bu kitapta okudukça akıcılığını hissetmiştim… herkesin okumasını isterim.
Dedemin Bakkalı
Şermin Yaşar - Taze Kitap - 2018
1.316
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
9a
Bir çocuk düşünün hayalleri olan bir çocuk koşmayı çok seven bir çocuk .
Evet bu çocuğun ismi “Sadako” yaşı küçük olmasına rağmen okulda geçirdiği bir kazayla hastaneye kaldırıldı. Ölümcül bir hastalığı olduğunu öğrendi ve bu hastalık onun hayallerini göz ardı etmesine sebep oldu .Sadako 1000 turna kuşu yapınca iğleşeceğine inanıyordu ama maalesef 999.turna kuşunu yaptıktan sonra hayata veda etti.
Kitabı okurken çok duygulandığım ve bazı dersler çıkardığım yerler oldu herkesin okumasını isterim .
Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu
Eleanor Coerr - Beyaz Balina Yayınları - 2022
1.002
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
9a
Şu zamana kadar bir sürü kitap okudum ama böylesine güzel bir kitap görmemiştim gerçekten.Kitabı diğer kitaplardan ayıran özellik aslında olayların bülbülün ağzından anlatılmasıydı,okurken bazı yerlerde ağladığım bazı yerlerdede tebessüm oluşturan yerler oldu sanki ben ordaymışım gibi hissettim okurken.Okudukça sanki dış dünyadan ayrılıyor kitaptaki dünyaya gitmişim gibi hissettim..muhteşem bir kitaptı gerçekten herkesin okumasını isterim .
Hz. Muhammed S.A.V. İçin Bülbülün Kırk Şarkısı
İskender Pala - Kapı Yayınları - 2024
1.348