Roman, birbirini tanımayan 10 kişinin ıssız bir adaya davet edilmesiyle başliyor . Neden bu adaya davet edildiklerini kendilerini de bilmiyorlar ama davete katılıyorlar.Adada gizemli bir ev sahibi var ama ortada kimse görünmüyor. Kısa süre sonra davetliler, geçmişte işledikleri suçlarla yüzleşiyor ve birer birer ölmeye başliyorlar.Her ölüm, çocuk tekerlemesini andıran bir şiire göre gerçekleşiyor. Karakterlerin geçmişte işledikleri suçlar ve bunun psikolojik yükü ön planda.Aslinda Hukuki olarak cezalandırılmamış suçların “başka bir güç” tarafından cezalandırılması fikri işleniyor. Romanın okuru sürekli şüphe içinde tutan bir yapısi var Katilin kim olduğu son ana kadar netleşmiyor İzole bir ada ortamı, karakterler arasındaki paranoyayı artiriyor
Laetitia Colombani’nin Saç Örgüsü adlı romanı, farklı coğrafyalarda yaşayan üç kadının yaşam mücadelesini merkezine alarak evrensel bir kadınlık deneyimi sunar. Hindistan’da kast sistemine karşı direnen Smita, İtalya’da aile mirasını ayakta tutmaya çalışan Giulia ve Kanada’da kariyerinin zirvesindeyken hastalıkla yüzleşen Sarah; birbirlerinden habersiz olsalar da ortak bir kader çizgisinde buluşurlar. Bu yapı, romanın başlığında yer alan “örgü” metaforuyla anlam kazanır.
Eserde öne çıkan temel tema, kadınların toplumsal, ekonomik ve biyolojik sınırlamalara karşı geliştirdikleri dirençtir. Her karakter, kendi bağlamında baskı mekanizmalarıyla karşı karşıya kalır; ancak bu baskılar onları pasifize etmek yerine dönüştürücü bir güce evrilir. Bu yönüyle roman, bireysel hikâyeleri aşarak kolektif bir kadın dayanışmasının sembolik anlatımına dönüşür.
Roman, genç Rus öğretmen Aleksey İvanoviç’in hikâyesi etrafında şekilleniyor Almanya’daki kurgusal kumar kenti Roulettenburg’da, borçlu bir generalin evinde öğretmen olarak çalışan Aleksey, hem maddi sıkıntılarla hem de güçlü aşk duygusuyla boğuşmaktadir General ve etrafındakiler, hastalıklı akrabanın mirasının kendilerine kalmasını beklerken kumar masaları Aleksey için hem umut hem de yıkım kaynağı olur.
Roman sadece bir aşk veya macera hikâyesi olarak değil, kumarın büyüleyici ama yıkıcı gücünü gösteren psikolojik bir açıdan da bir anlatımda bulunur Anlatım doğrudan ve içsel çatışmalarla doludur; Aleksey’in düşünceleri, tutkuları ve umutsuzluğu olay örgüsünü heyecanlı kılar.