Birbirlerini çok seven, çok isteyen, çok özleyen ama türlü nedenlerle birbirlerine dokunamayan, uzaktan uzağa hasretle bakan eski sevgililer gibi herkesin içinde gözlerimizle sevişiriz
Nazım Hikmet'in demir parmaklıklar arkasında yaşadığı sürgün, yüreğimdeydi benim dünya üzerindeki çöllerin tümündeki kum taneciklerini düşün. Ve her birinin suya duydukları özlemi. Senden ayrı olduğum her an, aynı kavurucu özlemi duyuyordum ben.
Dünya babalarla doluydu, O yüzden de mutsuzlukla doluydu; dünya annelerle doluydu, yani sadizmden namusa kadar uzanan bin bir türlü sapıklıkla doluydu; erkek ve kız kardeşlerle, amcalarla ve halalarla doluydu, yani delilik ve intiharla doluydu.
"Tarihin beni nasıl andığı ya da anıp anmadığı umurumda değil. Senin de olmasın. Yalnızca bir kahramanmış gibi savaş ve gerekirse bir hiçmiş gibi tereddüt etmeden öl. Emin ol birileri seni mutlaka hatırlayacaktır."
Gözü bağlı Hintliler gibi meseleyi sadece bir boyutuyla ele alırsanız, meselenin tümünü, özünü kavrayamazsınız. Bütünü görmek gerekiyor. Mesele, Cumhuriyet'in kurucu ideolojisine sahip çıkma meselesidir. Mesele, ulusal bütünlüğü, bağımsızlığı koruma, komşularla savaşmama meselesidir. Mesele, Ortadoğu'da taşeron olmayı reddetme meselesidir. Mesele sadece bunlardan ibarettir. Mesele bu kadar açık ve net ortadadır.
Hayat, birbirinden ayırdıklarını, kısa bir müddet için tekrar yaklaştırır gibi olsa bile, uzun zaman yanyana bırakmıyordu. Geçen günleri bir daha geri getirmek mümkün değildi ve sadece hatıralar, iki insanı birbirine bağlayacak kadar kuvvetli değildi.
Sevmek, sevilmek incelik istiyor. Harika bir kitap diyemem ama atladığımız bir çok ayrıntıyı, aa evet öyle olabilir, dedirterek sizi inceden aydınlatan bir kitap.
"Esrârını kaybetti hayâlimde şeref, şan; Rûhumdaki cevher bir ayâr oldu kömürle; Kalbimde ne can kaldı, ne cânan, ne de hicrân... Bitmek dilerim böyle nebâtî bir ömürle."
Bazı kitaplar vardır dünya üzerindeki en kötü şeyleri yüzümüze öyle bir çarpar ki tok yemişten farksız olursunuz, nefesiniz kesilir, boğazınız düğümlenir, midemiz bulanır ve kalbimiz sıkışır.
Buna rağmen ufacık umutların nasıl büyük bir çığa dönüştüğünü görünce azıcık da olsa kalbinize su serpilir ama hala içiniz buruktur.
Bu kitapta tam böyle bir kitap, bu kitapta Yahudi soykırımının ve toplama kamplarının nasıl bir yer ve nasıl bir şey olduğunu, büyüklerin dahil küçüklerin özellikle küçüklerin eğitim alabilmesi ve onlar için değerli üç beş şeyi ve kitapları nasıl koruduklarını anlatırken en çokta onca insanın nasıl hayatından olduğunu görüyor insan.
Evet büyük küçük yaşlı hayvan hiç kimse öldürülmemeli evet ses çıkarmalı insan ama sonuç değişmediğin de bunlar hala en ufak saçma nedenin arkasına saklamaya çalışarak göze sokarak yapılınca insan gerçekten çaresiz hissediyor.
Bu yüzden hep derim bu dünyayı çocuklar yönetmeli, en azından onların yönettiği bir dünya bu kadar zalim olmaz ama bunu bile bozacak olan yetişkinlerin olması bile çok kötü. Bu kitap'ın etkisinden çıkabileceğimi sanmıyorum, çıkabilsem dahi hatırlayacağım bir kitap.
Hepimizin sevgi, hayat ve serüvenle ilgili hayalleri vardır. Fakat ne yazık ki bir şeyleri neden denemememiz gerektiğine dair sebeplerle de doluyuzdur. Bu sebepler bizi koruyor gibi görünürler, ama aslında bizi hapsederler. Hayatı uzakta tutarlar. Hayat düşündüğümüzden daha erken sona erecek. Bineceğimiz bisikletler ve seveceğimiz insanlar varsa, şimdi zamanı. Hepimizin sevgi, hayat ve serüvenle ilgili hayalleri vardır. Fakat ne yazık ki bir şeyleri neden denemememiz gerektiğine dair sebeplerle de doluyuzdur. Bu sebepler bizi koruyor gibi görünürler, ama aslında bizi hapsederler. Hayatı uzakta tutarlar. Hayat düşündüğümüzden daha erken sona erecek. Bineceğimiz bisikletler ve seveceğimiz insanlar varsa, şimdi zamanı.
Gerçekten etkili totaliter devlet, siyasi patronların ve onların yönetici ordularının tüm güçleri kendisinde toplayan hükümetinin, kölelerden oluşan nüfusu köleler kölelik eklerini sevdikleri için zor kullanmaksızın kontrol ettikleri devlettir.
"Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var," dedi. "Bu kütüphanedeki raflar sonsuza kadar gider. Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansını sunar sana. Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün... Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın?"