Bilim kurgu içerikli, kaşif bir uzaylının evreni keşfederken gittiği gezegenlerde yaşadığı maceralar.
Evinizin tatlı kaşifi maceralarıyla karşınızda:)...
Lotuluslar tören için bir araya gelmişti. Tören zamanı hep birlikte çok yüksek manevi duygulara ulaşır ve doğumu kutlarlardı. “Sence yeni doğacak çocuğu bizim yanımıza verirler mi?” diye sordu Kyana. “Bilmiyorum çok fazla çift var, aralarından bizi seçmeleri düşük bir olasılık.” Diye cevapladı Quzar. “Sanki hissediyorum, içim kıpır kıpır oluyor, bugün doğanı bizim yanımıza verecekler.” Dedi Kyana. “Güzel olurdu, umarım hislerin sahicidir.” Diye yanıtladı Quzar. Quzar bir öğretmendi. Matematiği ve olasılıkları oldu olası çok seviyordu. Hem fiziksel matematik hem de quantum boyut mekanikleri öğretmeniydi. Kyana ise bir sanatçıydı. Müzik, resim, mimari alanlarda kendine özgü eserleri vardı. Hislerini sanat eserleriyle paylaşmayı doğduğundan beri çok sevmişti. Dört üstat doğumu gerçekleştirmek için mabede doğru ilerlediler ve içeri girdiler. Doğum gerçekleştiğinde doğan kişinin ismi üstatlar tarafından ona fısıldanırdı. Bu fısıltıyı törendeki bütün Lotuluslar telepatik olarak duyardı. Üstatlar içeri girdiğinde tören alanındaki herkes ismin verilmesi beklerdi. Kısa süre sonra herkes o fısıltıyı duydu “Kruska”. İsmin duyulmasıyla beraber tören alanındaki enerji yükselmiş, kutsal olan gerçekleşmişti. Üstatlar mabetten dışarı çıktıklarında yetiştirilmek üzere hangi çiftin yanına verileceğini açıklayacaklardı. Dört üstat ve yanlarında henüz bilinci tam olarak açılmamış Kruska mabetten dışarı çıktığında herkes sessiz bir coşkunluk içerisindeydi. Bütün çiftler heyecanla kendilerinin yanına verilmesini bekliyordu. Üstatlardan biri herkese iletilecek şekilde telepatik olarak “Kyana ve Quzar” diye bildirdi. Doğan çocuk çiftlere teslim edilmeden önce birkaç gün üstatların yanında kalıyordu. Üstatlar birkaç gün içerisinde doğan kişinin bilincini açıyor ve ailesinin yanına gönderiyordu. Basit iletişim kurma ve bilinçli iradesi ile aileye teslim ediliyordu. Tören coşkuyla devam etti ve sona erdi.
Kruska ailesine katılmıştı. Geleneklerde olduğu gibi sevgiyle ve ahlaki değerlerle yetiştirdiler. Kyana sanatını nasıl icra ettiğini, yaparken neler hissettiğini coşkunlukla anlatırken, Quzar ise evrenin matematiksel işleyişini, kuantumu ve sonsuz olasılıkları coşkunlukla anlattı. Kruska bütün Lotuluslar gibi yüksek değerlerle yetişmişti. Evrendeki sonsuz olasılıklar ileride Kruska’yı çok heyecanlandıracaktı. Ailesi ile olan bilinç gelişimini tamamladığında okula başladı. Burada temel derslerde herkes gibi başarılı oldu. Aynı bilinçte 3 arkadaşı ile beraber eğitim alıyordu. Artık temel dersleri geçtiklerinde üstatlar onları takip ediyordu. Kruska’nın üstat olmak gibi bir hevesi yoktu, ancak evren ve sonsuzluk onu çok heyecanlandırıyordu. Kâşif Urku’nun yaptıklarını saatlerce hiçbir şey düşünmeden dinleyebilirdi. İçinden kâşif olmayı geçirmişti ama bunun ne kadar zor olduğunu biliyor ve pek heves etmiyordu. Artık temel eğitimleri bitmişti ve bir uzmanlık seçebilir ya da üstatlardan teklif alabilirlerdi. Kruska’nın içinden pek bir şey gelmedi, belki Quzar gibi kuantum üzerine uzmanlaşıp öğretmen olabilirdi. Üstat Laver takibinden sorumlu olduğu dört öğrenciyi eğitim süreçlerinde izlemişti. Neredeyse 15-20 farklı jenerasyon öğrenci grubundan 1 kişi üstat seçilirdi. Bu jenerasyonun takibini başından beri gerçekleştirmişti. Hepsi aynı başarı seviyesinde dört öğrenciden birini seçmeye karar vermişti. Neden seçtiğini sadece kendisi biliyor, seçtiği kişi bunu ancak sonradan öğrenebilecek kapasiteye gelebilirdi. Kruska’yı seçmişti. Öğrencilerin son eğitim gününe katılmıştı. Sözü kısaca öğretmenlerden aldı; “Kıymetli arkadaşlar, bu jenerasyondan aranızdan Kruska’ya eğitimini alarak üstat olma fırsatını sunuyorum. Her şeyde olduğu gibi kabul etmemekte özgür olduğunun bilinmesini isterim. Cevabını hemen şimdi bildirmeni istiyorum.” Üstat Laver kısa ve öz durumu ifade etti. Kruska heyecanlandı, ne diyeceğini bilemedi. Üstat olmak çok büyük bir fırsattı. “Neden beni seçti ki?” “Ne özelliğim var acaba?” “Ya eğitimleri geçemezsem, peki ya bir daha buradakilerle vakit geçiremezsem?” Kafasından endişeli ifadelerin geçtiği kısa bir süre zarfının ardından, “Kabul ediyorum.” Dedi. “O halde lütfen beni takip et.” Başka bir şey söylemeden gözleriyle içeride bulunan öğretmen ve öğrencileri selamlayarak dışarı çıktı, peşinden de Kruska. Hiçbir şey söylemeden üstat seçme kuruluna doğru yol aldılar. Üstat Laver ile birlikte içeride toplam 6 üstat vardı. Üstat Laver hemen sözü aldı; “Bu Kruska. Bu jenerasyondan üstat eğitimi almaya layık görüldü ve kendisi bunu kabul etti.” Diğer üstatlar sessiz kaldı. Üstat Laver, Kruska’ya seslenerek; “Eğitim programın hazır, bundan sonra eğitimin tamamlayıncaya ya da özel izin verilinceye dek burada yaşayacaksın. Son bir kez arkadaşların ve ailenle vakit geçirip vedalaşıp buraya yerleşeceksin. Burada alacağın eğitimler henüz başlangıcından itibaren sır olacak ve kimseye bu sırrı anlatmamakla yükümlü olacaksın. Gidebilirsin.” Kruska daha önce bir üstatla konuşmamıştı. Konuşma tarzı o zamana kadar gördüğü hiç kimseye benzemiyordu. Kibarlıktan ve naiflikten uzak, sadece yapılacak şeylere dair ciddi sözler. Bu sözlerin karşısında bir şey söyleyip teşekkür etmenin gereksiz olacağını hissetti ve hiçbir şey söylemeden kurulu terk etti. Ailesinin henüz haberi yoktu ve eve vardığında önce durumu açıklaması gerekiyordu. İçeri girip selamladı. “Hoş geldin, nasıl geçti? Bir uzmanlık seçimi yaptın mı yoksa sonraya mı bıraktın, arkadaşların arasından üstat adayı seçilen var mı yoksa?” diye sordu heyecanla karşılayan Kyana. “Ah evet, açıkçası beni üstat adayı olarak seçtiler. Üstat Laver geldi ve üstat eğitimlerine katılma şansım olduğunu, cevabını hemen vermem gerektiğini söyledi. Ben de kabul ettim.” “Nasıl yani üstat mı olacaksın? Bunu istediğini bilmiyordum, senin adına çok sevindim.” “Bende bilmiyordum açıkçası, o an teklif geldiğinde kabul ettim, pek üzerine düşünemedim. Sanırım bu olması gereken bir şeydi.” Quzar lafa heyecanla atladı. “Çok sevindim, bu harika bir şey. Bu teklif bana geldiğinde ben de üstat olmayı çok istemiştim ama cesaret edemeyip reddetmiştim. Eminim senin adına en iyisi budur.” Üçü de bunun ne demek olduğunu biliyordu. Bir daha Kruska ile görüşemeyebilirlerdi. Kyana bir süre duygusallaştı. Birlikte son kez vakit geçirdiler. “Artık gitmeliyim sanırım. Umarım sizinle tekrar görüşebilirim. Size minnettarım.” Diyerek veda cümlesini kurdu Kruska. “Bizde sana minnettarız, umarız senin adına her şey güzel olur.” Dedi Quzar. “Ne yaparsan yap çok sevildiğini unutma, eminim çok güzel hizmetlerde bulunacaksın” dedi Kyana ve vedalaştılar. Yola çıkan Kruska’nın içini büyük bir heyecan sarmıştı. Üstatların bölgesine girdiğinde sanki onu bekliyormuşçasına Üstat Laver onu karşıladı. Bireysel çalışmalarını yapabileceği, eğitim süresince ona ait olacak bir çalışma odası gösterdi. Daha sonra eğitimlere başlayacağı Üstat Margo ile tanıştı. Onu daha önce kurulda görmüştü ancak ismen ilk defa tanışmışlardı. “Hoş geldin Kruska. Eğer eğitimleri başarıyla tamamlarsan burası kozandan çıkacağın ve bir kelebek olacağın bir yer olacak. Başlangıçta bütün üstatların aldığı eğitimlerin aynısını alacaksın. Öncelikle sana madde ve mana alemlerini, bu alemlerde nasıl dengeyi kurabileceğini ben anlatacağım. Bu sürecin ne kadar süreceği sana bağlı.” “Elimden geleni yapacağım.” “Bu eğitimin devamında negatif enerji ile tanışacak, pozitif-negatif enerji arasında denge kurmayı öğreneceğin eğitime başlayacaksın. Daha sonrasında birkaç pratik eğitimleri ve en sonunda hangi alanda üstat olmak istediğini seçeceksin. Eğer o alandaki üstatlar uygun görürlerse seni yanlarına alarak eğitmeye başlayacaklar. Eğer uygun görülmezsen başka bir alanda üstatlık yapmak üzere oraya alınacaksın. Bu süreçte aldığın ve alacağın bütün bilgiler sır olarak saklanmaktadır. Sebebini bir üstat olduğunda anlayacaksın. Soracağın başka bir soru var mı?” “Teşekkür ederim, umarım başarılı olabilirim” Ve böylece Kruska’nın eğitimleri başlamıştı.