Çocukça Şeyler
çocuk kalbiyle okumayı bilenlere... ...
5. Bölüm

Röportaj

11 Okuyucu
2 Beğeni
0 Yorum

Evimizin en ünlü köşe yazarı


‎Bir gün evimde temizlik yapıyordum. Aslında neredeyse her gün yapıyorum ama o gün hani şu dip köşe dedikleri temizlik var ya, onun için kollarımı sıvamıştım. Anneler hep böyledir, kollarını sıvayıp tülbeltini başının üstünde fiyonk yapar. Mutfağa girince mutfak önlüğünü, banyoya girince de miktop korkutucu kırmızı eldivenlerini takar. Bilenler bilir, bu annelerin en havalı miktopsavar konbinidir.

‎İşte bende bu kombinle, evdeki küçük parmak izleriyle dolu tüm aynaları sildim. Çamaşır tellerinde asılı kalan rengarenk sevimli kıyafetleri topladım. Ütüledim, katladım felan. Tam kendi odamdaki yatak başlığının tozunu alıyordum ki ne göreyim! Köşede bir yazı... Hem de en sevdiğim renk, mavi. Okumaya çalıştım ama yazı epey karışıktı. Seçilen renk ve köşeyi düşününce bunun bir mesaj olduğunu şıp diye anladım. 3 yaşındaki kızım bana bir not yazmıştı. Kağıt bulamamış olması mümkün değil. Çünkü bizim ev bir kırtasiye dükkanı gibi envaiçeşit kağıtlarla doludur. Acaba o notta ne yazıyordu diye epeyce kafa yordum. Türkçe değildi, İngilizce değildi, Çince bile değildi. Bu Çocukça bir dildi. Ellerimi boş bir poşet gibi kucağıma bıraktım. Düşün bakalım dedim. Düşün düşün... Sonunda bulmuştum. "Anne benimle oyna, işlerini ben uyurken yap." Evet kesinlikle yazılan not bu olmalıydı. Tıpki bir şiir gibi, taa içime işledi.

‎Tabii aradan yıllar geçti. Kızım büyüdü ve şuan tam 8 yaşında. Artık köşelere mavi kalemle yazılar yazmak yerine defterine harika resimler çiziyor. Ama yine de bizim evin ilk köşe yazarı kendisidir. Madem öyle, neden bir köşe yazarıyla röportaj yapmayayım ki dedim kendime.
‎Sorulara geçmeden önce kısaca kendini tanıtmasını istiyorum kızımdan:

‎Merhaba ben Bilge Sena. Sınıf ögretmenim Bilge ismimle, basketbol öğretmenim de Sena ismimle seslenir bana. Resim yapmayı, aynalarla konuşmayı ve kitap okumayı çok severim. Boş zamanlarımda etkinlik malzemeleriyle oyunlar kurar, kardeşimle oynarım. Bazı günler günlük tutmayı severim. Bazen de anneme küçük hikâyeler yazarım.

‎Bir yazar olsaydın eğer dergide mi yoksa gazetede mi yazmak isterdin?

‎İkisi de değil, kitap yazarı olmak isterdim. Çocuk kitapları yazmak isterdim en çok.


‎Bir kitap karakteri olmak isteseydin eğer hangi karakter olmak isterdin?

‎Harry Potter'in arkadaşı Hermione olmak isterdim.

‎Keşke ben yazsaydım dediğin bir duvar var mı? Pardon pardon bir kitap.. :)

‎"Kütüphane Tavşanı" kitabını çok seviyorum. Bu kitabı ben yazmak isterdim.

‎Uzayı merak eden tüm çocuklar adına soruyorum, uzaya gitmenin daha kolay bir yolu var mıdır sence?

‎Evet, sihirli güçlerle uçabilmek.


‎Bir gün büyüyüp kocaman bir yetişkin olduğunda, elinde bir mutluluk kavanozu olduğunu ve buraya en tatlı anılarını biriktirdiğini düşün. Bu anılar neler olurdu?

‎Annemle ve kardeşimle müzik açıp dans ettiğimiz neşeli ve komik anlar, annemin ve babamın beni öptüğü anlar, okula ilk başladığım gün.


‎Bir koku aklında tutmak isteseydin eğer bu hangi koku olurdu ve bu kokuyu kaybetmemek için neler yapardın? (Düşünme payı istiyor biraz, bu arada kardeşi söze karışıyor ve "anne kokusu" diyor.)

‎Anne kokusu olurdu bu koku. Kaybetmemek için de annemi hep yanımda tutardım.


‎Dünyaya insan olarak gelmeseydin ne olarak gelmek isterdin? Neden?

‎Kuş. Serçe kuşu. Çünkü çok masumlar.


‎Evimizdeki bir oda olmak isteseydin bu hangi oda olurdu?

‎Mutfak olmak isterdim. Çünkü annem yemek yaparken ben ödevlerimi tamamlıyorum. Hem annemle de sohbet ediyoruz. Anneme sorular soruyorum. Mutfağımız çok renkli ve neşeli.

‎Yüzündeki mutluluk ifadesiyle röportajın sonuna geliyoruz. Bilge mi daha mutlu ayrılıyor mutfaktan, ben mi karar veremiyorum. ❤


‎2025
Yorum Yapın
Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Yorumlar