Avusturya Alpleri’nde geçirdiği kısa tatilini renklendirmek için bir gönül macerası peşinde koşan genç bir baron, gözüne kendine uygun bir av kestirir. Ancak bu kadına ulaşabilmesi için önce oğlunun gönlünü fethetmelidir. Başlangıçta baronun ilgisiyle gurur duyan çocuk, tam olarak anlayamasa da annesinin değişen davranışlarının ardında yetişkinlerin dünyasına ait bir sır olduğunun farkındadır ve bu yakıcı sır hikâyedeki herkesin hayatını geri dönülemez biçimde değiştirecektir.
Stefan Zweig’ın ustalıkla kaleme aldığı ve taban tabana zıt insanların hayatlarının talihsiz kesişmelerle nasıl değiştiğini anlatan bu eşsiz eseri, Levent Bakaç’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz
Eğer kişi, olayları başlangıçtadaki sebeplerle değil de sonrasındaki heyecanla değerlendirirse sevginin gücü yanlış anlaşılır, bundan önce yaşanan hayal kırıklıkları, kalbin o kara boşluğunda büyük yalnızlık alanları oluşturur.
Çocuklar her zaman hastalıklarından gurur duyarlar, övgüyle bahsederler çünkü bilirler ki hastalık onları sevdiklerinin gözünde iki kat daha önemli hale getirir.