"Bir gün anlarsın beni neden suskunum Dünya içimde konuşurken böyle Bedenimi aşıyor yorgunluğum Karşında oturduğum masalardan dökülüp saçılıyor Bu öyle bir çığlık ki, susuşlar kalıyor geride Ondan öte her söz bir saçmalığı büyütüyor."
Bazı geceler vardır, aklında olup yanında olmayanlar kaçırır uykunu... Nereye dönersen dön, ne içersen iç, ne kadar dua edersen et olmaz... Bir zamanlar sen olmadan uyuyamadığını söyleyen birinin başkasıyla uyuyor olma ihtimali boğar seni. Buna engel olamazsın. Arayamazsın, soramazsın, duyamazsın... Yani kalbin kırıksa uyumazsın. Ne zaman başını yastığa koysan, göğsüne bir şeyler batar... Yani seviyorsan, Yani hiçbir zaman ayrılmayacak gibi alışmışsan, bağlanmışsan özlemek diye bir şey var bu hayatta. Ve bir daha ona sarılamayacağını, gözlerine bakamayacağını, bir daha asla onu gülümserken izleyemeyeceğini bile bile özlemek koyar seven adama..
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir bir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem oysa ne kadar sakin sokaklar, kent ve bütün yeryüzü ipince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz belki yine gelirim, sesime ses veren olursa birgün."
Dileğimiz Bu ulus bir daha acı günler görmesin Kahpe kurşunlarla çocukları ölmesin Dostlar ağlamasın, düşmanlar gülmesin Analar evlat acısı nedir bilmesin
“Sonra çıkıyorsun dışarı, bakıyorsun güneş hala tepede. Yıllardır kurduğun cümleyi, bilmem kaçıncı kez yeniden kuruyorsun. Ne yapalım, kısmet değilmiş.”
Yeryüzündeki acıların hepsini, hepsini tattım Heder oldum, ekmeğime tütün kattım Beni milyon kere yaktılar üst üste Bir Anka kuşu gibi anne, bir Anka kuşu gibi Kendimi külümden yarattım
Taşıması Zor Bir Dünya ...Hayat öyle anlar yaratır ki, insan bazen kendi sessizliğinde bile yorulur; söyleyemediği sözler, içine attığı acılar ve kimsenin görmediği yükler..
“Ey duymayan insanı, Ey hayat dedikleri büyük kusur. Ey kimselere değişmediğim Ayrılığın neden bunca ağır? Hani adalet? Bir kasım'dan öteki kasım'a Bir yanım kör bir yanım sağır.”
Jose Saramago, insanı gördü ve kendisini derinden sarsan bu yalansız dolansız, rol yapamayan ama en çok da çırılçıplak gerçek bizi de rahatsız etsin istedi. Bu karşılaşmanın tesadüfen meydana geldiğini söyleyerek kadere yapılacak bir atıf, Saramago edebiyatını incelerken sözün ucunu Tanrı’ya getirmek olur. Ki Portekizli ustaya böylesi bir ihanet olsa olsa körlüktür. Çünkü Saramago dünyasında insan her şeyin yaratıcısı ve oyuncusudur. Hırsları, iki yüzlülüğü, ihaneti, vahşeti ve olur olmaz ortaya çıkan merhametiyle kaderin tek tayin edicisidir.