Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir bir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem oysa ne kadar sakin sokaklar, kent ve bütün yeryüzü ipince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz belki yine gelirim, sesime ses veren olursa birgün."
Dileğimiz Bu ulus bir daha acı günler görmesin Kahpe kurşunlarla çocukları ölmesin Dostlar ağlamasın, düşmanlar gülmesin Analar evlat acısı nedir bilmesin
“Sonra çıkıyorsun dışarı, bakıyorsun güneş hala tepede. Yıllardır kurduğun cümleyi, bilmem kaçıncı kez yeniden kuruyorsun. Ne yapalım, kısmet değilmiş.”
Yeryüzündeki acıların hepsini, hepsini tattım Heder oldum, ekmeğime tütün kattım Beni milyon kere yaktılar üst üste Bir Anka kuşu gibi anne, bir Anka kuşu gibi Kendimi külümden yarattım
Taşıması Zor Bir Dünya ...Hayat öyle anlar yaratır ki, insan bazen kendi sessizliğinde bile yorulur; söyleyemediği sözler, içine attığı acılar ve kimsenin görmediği yükler..
“Ey duymayan insanı, Ey hayat dedikleri büyük kusur. Ey kimselere değişmediğim Ayrılığın neden bunca ağır? Hani adalet? Bir kasım'dan öteki kasım'a Bir yanım kör bir yanım sağır.”