BERAT POLAT
@maximusbumbada
İleti
12s
İlle de ahlak, ille de vicdan...
Yaz sıcağının asfaltı kavurduğu bir öğle vakti, Çorum-Samsun kara yolunda ilerleyen bir tır, kontrolden çıkarak devrildi. Kasasındaki yüzlerce karpuz yola saçıldı. Şoför Mehmet, kanayan alnını tutarak güçlükle araçtan çıktı.

Bir süre sonra yoldan geçen araçlar durmaya başladı. Mehmet, "İnsanlar yardıma geliyor" diye sevinirken, gördüğü manzara yüreğine kazadan daha büyük bir darbe vurdu.!

Arabalarından inenler, geçmiş olsun demek yerine yerdeki sağlam karpuzları kapışmaya başlamıştı. Kimi bagajını dolduruyor, kimi çocuklarına "Büyük olanları seçin!" diye sesleniyordu.

Mehmet çaresizce onları izlerken, yaşlı bir adam yaklaştı ve sordu:
— Evladım, iyi misin?
Mehmet’in gözleri doldu:
— Çok şükür amca, yaşıyoruz...
Yaşlı adam talan yapan kalabalığa bakarak derin bir iç çekti:
— Karpuzlar yere düşmemiş evladım... Asıl vicdanlar yere düşmüş bugün.

O Akşamın Sofrası

O arabalardan biri, akşam saatlerinde bir evin önüne park etti. Baba, kaza yerinden "kaptığı" devasa karpuzu gururla eve getirdi.

Akşam sofrasında Anne, kocasına döndü:

— Hayatım, karpuz pek güzelmiş, nereden aldın?

Baba gülümsedi:
— Yolda tır devrilmişti hanım, millet kapışıyordu. Ben de kaptım bir tane, bedavaya geldi.

Tam o sırada, büyük çocuğun çatalındaki karpuz dilimi tabağa düştü. Okulda, kitaplarda okuduğu "kul hakkı" ve "merhamet" kavramları zihninden geçti. Tabaktaki kırmızı karpuz suyu, gözüne şoförün gözyaşı gibi göründü.

— Ben yemek istemiyorum, dedi çocuk ve sandalyesini çekip masadan kalktı. Odada ağır bir sessizlik çöktü.

O esnada kaza yerinde polisleri bekleyen Mehmet, telefonla eşini arıyordu:

— Hanım, canıma bir şey olmadı şükür ama... Malı mülkü geçtim, insanlığımızı kaybetmişiz biz. Asıl hasar yolda değil, yüreklerdeymiş...

Biz de bir zamanlar şöyle bir düşünce vardı...

Bazı nimetler para ile değil, Vicdan ile alınır.

Ağlayanın malı, gülene helal olmaz. İnsanın asıl kazancı cebinde değil, Vicdanında birikir.

Bir toplum, kaybettiği malıyla değil; kaybettiği Merhametiyle fakirleşir.

O gün yola saçılan sadece karpuzlar değildi; biraz insanlık, biraz utaNma duygusu ve birbirimize olan emanet hissimizdi.

Sahi, biz Ne ara bu hâle geldik..?
450