İnsan sevgisi güçlü ama aynı zamanda tuhaf bir hastalıktır; çünkü hiçbir gerçek veriye dayanmaz. İnsanları seven bir psikolog hiçbir zaman varolmamıştır, varolmayacaktır da.
İçimdeki sessiz telaş yüksek sesle ifade edilseydi, her jest bir ağlama duvarı önünde secde etmek olurdu. Doğdum doğalı yas tutuyorum ben, bu dünyanın yasını.
Acı çeken kimse inlemekten zevk alır; almasa inlemesini pekâlâ tutardı. Bütün bu inlemeler, bir yandan ağrılarınızın küçültücü gayesizliğini anladığınızı gösterir; öte yandan da varlığını umursamadığınız halde, kılı kıpırdamadan sizi hırpalayan tabiat anaya karşı yükselen şikâyettir.
Birçok kültürde seksin sadece üreme için önemli olduğu anlayışı, erkeklere kadınlar üzerinde kısıtsızca müdahalede bulunma hakkı tanır- dine, geleneğe ve töreye dayanarak. Ancak modern çağda, üremenin sistematik olarak hem sürdürülebildiği hem önlenebildiği, kısıtlanabildiği ve cerrahi olarak bertaraf edilebildiği koşullarda, hakikatin başka bir yüzü kendini gösterir. Seks, ilişkileri sürdürmek için önemlidir. İnsanları birbirine bağlayan ve onları kendi iradeleri hilafına da bir arada olmaya zorlayabilen eski normların çökmesinden sonra, iki kişinin birlikteliğinin biçimlerini tesis edebilmek için, bir çok durumda gönüllü bağın tutkalı buymuş gibi görünüyor.
aşkın mutlu edeceğini kim söylemiş ki? Seven, acı çeker; aşkın karanlık tarafı budur. Acı çeken hayattan daha çok şey alır, çünkü o zaman daha az yüzeysellik olur yaşantısında.
Hayat, her şeye rağmen analog yaşanmak ister, daima ve ebediyen böyle olacaktır, teknolojiye dayalı "transhümanizm" istediği kadar reel insan oluşun ötesine geçmeyi istesin, değiştiremez bunu.
İnternet tasavvur edilen mükemmelliğin hep daha ilerisini aramaya çağırır, reel düzlemde ideal profilden gerçekleşen sapmalar, yeni araştırmaları motive eder.
Her sanatın olduğu gibi sevme sanatının da temelinde yatan kabiliyet, gökten düşmez elbette, öğrenilmek ister ve bununla meşgul olmak da her bireyin kendisine kalmıştır. Her kabiliyet gibi bu da bilgiye muhtaçtır. O bilgiyi aşk kitaplarında ve bütün çağların ve bütün kültürlerin edebiyatlarında bulabilirsiniz.
Yaşama ve sevme sanatının önemli bir kısmı, insanın kendi kendisiyle iyicil bir ilişki kurmaya gayret etmesidir; ötekiyle iyicil bir ilişkinin en önemli ön koşulu budur
Tefekkür, gerçekliği değiştirmeyi sağlayacak imkânlar açar insanın önünde. Yeni başlangıç yapma sanatının ilk yolu, düşünmeyi pratikte geçerliliği olmayan fikirlerden arındırmaktır. İşte o fikirlerden biri, cinsiyetlerin eşitliği olabilirdi. Onurda eşitlik, haklarda eşitlik, fırsat eşitliği ve toplumsal eşitlik bakımından, bu konuda bir tartışma söz konusu olamaz. Lakin farklı özellikler silinmeli midir?
Bizim için hüküm hep aynıdır. Kısa bir hükümdür: beklediğimiz ve inanamadığımız bir hüküm. Yalnız bizim için çıkarıldığını sandığımız, oysa sayısız kopyası olan ve ayrıntılara inmeyen bir hüküm.
Bizi mutlu edenin amacın kendisi değil de ona varırken yürüdüğümüz yol olduğunu düşünen kimileri, Everest'e tırmanmak tepesinde durmaktan daha tatmin edicidir.