Fabrika bir günü daha yutmuştu. Makineler, insan kaslarındaki bütün gücü kendi ihtiyaçları için emmişti. O gün de geçip gitmişti işte, hiçbir iz bırakmadan. İnsan bir adım daha atmıştı mezarına doğru.
Bizler küçük kümeler halinde, öbek öbek yaşamaya alışmışız.Aynı düşüncede olduğumuz kişilerden uzaklaşmak istemediğimiz gibi,kümemizdeki farklı düşünceye sahip kişileri de küçük görmekten kurtulamayız.Bu bir çeşit düşünce aristokrasisi...Başkalarını küçümseme beynimizde zararlı bir ur değil mi?
Her sabah nereye gittiğini bilmeden bir işe giden, her akşam nereden çıktığını bilmeden bir işten çıkan, sevmediği hayatı yaşayan, sevmediği işi yapan, sevmediği kişilerle yaşayan... Bütün ölü kentlerin, ölü doğmuş çocukları! Size bu ölü yaşamı hazırlayan 'burjuvazidir' ve bu acımasız oyunun varlığını siz izin verdiğiniz sürece sürecektir.
“İnsanların yüzlerine baktığımda, herkesin içinden sessiz bir çığlık yükseldiğini görürüm. Ama kimse konuşmaz; çünkü konuşmak cesaret ister, duymak ise daha büyük bir cesaret… İşte ben, herkesin sustuğu yerde bağırmaya çalıştım fakat sesim yankılanacak bir duvar bile bulamadı. Böylece öğrendim ki, bu dünyada bazı insanlar sadece kendi karanlıklarında yürümek için yaratılır. Yararsız Bir AdamMaksim GorkiKAVİS KİTAP
Hatırlarsan, Hazreti Davud, ‘bilinçsiz adam yüreğinden Allah yoktur der,’ diye buyurmuştu, bak bilinçsizler daha ne zaman bunu söylemişler. İnsan, asla Allahsız olamaz!