Her insan, kendini bekleyen bilgilere hayatı boyunca mutlaka bir kez ulaşır. İlk kitap ve ilk peygamberden, yeryüzündeki zihin sayısı kadar vardır. Bilgileri tanıyıp uygulamak, insan iradesine bağlıdır.
Hatay’a yirmi kilometre uzaklıkta yaşayan Suriyeli ne kadar Türk’se, insan da o kadar iyiydi. İnsanlık, doğumundan itibaren dinlediği iyiliğin, masal olduğuna tanıklık etmeli ve gözkapaklarına oturmuş cehaleti savurup uyanmalıydı.
İyilik, ilk öğretilendi. Ancak gerçek değildi. Yaratılması olanaksız eserler gibi, iyilik de bilinen boyutlar dahilinde var olamayacak kadar hayaliydi.
Her insan, kendini bekleyen bilgilere hayatı boyunca mutlaka bir kez ulaşır. İlk kitap ve ilk peygamberden, yeryüzündeki zihin sayısı kadar vardır. Bilgileri tanıyıp uygulamak, insan iradesine bağlıdır.
Kitap 4 gamsız, işsiz güçsüz, ayyaş arkadaşı konu ediyor. 200 sayfa kadar kısa olsa okumazdım da bitirdim işte. Akıcılığı hiçbir şekilde yok kitabın akmıyor resmen.
Kinyas ve Kayra'yı da okumak istiyordum da bu kitaptan sonra umudum kalmadı. Hakan Günday'ın kalemi bana hitap etmiyor sanırım.
Ben sevdim bu "yeraltı edebiyatı"nı haa. Sen her haltı ye, çal, çırp, öldür, ırza geç, sonra ne bir ceza ne ufak bir vicdan azabı, bembeyaz sayfa açıp hayatına devam et. Ne güzel. İşte yeraltında işler böyle yürüyor. Olan bizim zavallı Raskolnikov'a oldu. Gitti salak gibi itiraf etti. Kardeşim işte öykünü Fyodor Dostoyevski 'ye yazdırırsan olacağı bu, adam Yeraltından Notlar 'ı yazacağına yeraltı romancısı olsaydı böyle olmazdı.