Sosyal Kitap Sosyal Kitap
Ctrl+K
Giriş Yap Kayıt Ol
Sosyal Kitap
Kayıt Ol loginGiriş Yap
Anasayfa Akış Ara
MENÜLER
Alıntılar İncelemeler İletiler Hikayeler Kelime Bulmaca Soru & Cevap
Mesajlar
Bildirimler
Kaydedilenler
DİĞER
Hedefler Kulüpler Üniversiteler Yazarlar Kitaplar Kitap Listeleri Popüler Üyeler Rozetler Ayarlar
• Hakkımızda • Rozetler • Gizlilik • Kurallar • Kütüphaneciler • İletişim
2026 · Sosyal Kitap
 
Ana Sayfa
Keşfet & Ara
İletiler
Alıntılar
İncelemeler
KİTAP DÜNYASI
Kitaplar
Yazarlar
Kitap Listeleri
Hikayeler
TOPLULUK
Kulüpler
Soru & Cevap
Okuma Hedefleri
Popüler Üyeler
Üniversiteler
Kelime Bulmaca
Hakkımızda · Rozetler · Gizlilik · Kurallar · Kütüphaneciler · İletişim
2026 © Sosyal Kitap
Kitabgâr
Kitabgâr

Kitabgâr

@kitbgar

Üye
150 okur puanı
Kasım 2025 tarihinde katıldı
Trabzon
3 İleti 21 Takipçi 21 Takip 27 Alıntı 1 İnceleme 13 Kitap
comment İlk İleti import_contacts İlk İnceleme import_contacts İlk Alıntı tümü →
Duvar Kitaplık İncelemeler Alıntılar İletiler Hikayeler Rozetler Hakkında
Şu An Okuduğu Kitaplar
Tümü
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
HÜSEYN HİLMİ IŞIK
Okumalarım (Yıllara Göre)
Tümü
2025
Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
İleti 5a
Bedr gazâsında, Ramezân-ı şerîfin on yedinci Cum’a günü, temmuz ayının öğle sıcağında, iki taraf hücûm etmişdi. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” Ebû Bekr, Ömer; Ebû Zer, Sa’d ve Sa’îd ile “radıyallahü anhüm” kumanda yerine oturmuşdu. İslâm askeri sıkıntı çekiyordu. Sa’d ve Sa’îdi “radıyallahü anhüm” yardıma gönderdi. Sonra Ebû Zeri “radıyallahü anh” gönderdi. Sonra Ömeri “radıyallahü anh” gönderdi. Bir sâat geçdi. Ebû Bekr-i Sıddîk, sıkıntının azalmadığını görerek, kılıcını çekip, atını süreceği sırada, Resûl-i Ekrem “sallallahü aleyhi ve sellem” elinden tutup, (Yanımdan ayrılma yâ Ebâ Bekr! Bedenime ve kalbime gelen her sıkıntı, senin mübârek yüzünü görmekle hafîfliyor. Seninle kalbim kuvvetleniyor) buyurdu.
1.076
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 6a
..O hâlde, rü’yâlara güvenmemeli, uyanık iken ele geçene sevinmelidir.
1248 syf. 1995 Okuyor
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 1995
87. syf.
2.106
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 7a
Kalbin mal,evlâd,mevkı,medh olunmak gibi çeşidli arzûları ve bağlantıları ve sevdikleri görülür ise de bu sevgilileri hakîkatde hep bir sevgilisi içindir. O biricik sevgilisi de, kendi nefsidir.
512 syf. Yarım Bıraktı
Mektûbat Tercemesi
Mektûbat Tercemesi
AHMET FÂRÛK | Hakîkat Kitâbevi
42. syf.
1.943
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 7a
Mısr, Irâk, Hicâz, Fas arabcaları birbirine benzemiyor. Kur’ân-ı kerîm, bunlardan hangisinin dili ile açıklanacak? Kur’ân-ı kerîmi anlamak için, şimdiki arabcayı değil, Kureyş dilini bilmek lâzımdır. Kur’ân-ı kerîmi anlamak için, yıllarca dirsek çürütmek, çalışmak lâzımdır. Biz, böyle çalışıp anlıyan, islâm âlimlerinin yazmış oldukları tefsîrlerden, açıklamalardan okuyup anlamalıyız. Derme çatma tercemeleri okuyan gençler, Kur’ân-ı kerîmi, mitolojik hikâyeler, lüzûmsuz, fâidesiz düşünceler, bayağı sözler sanır. Kur’ândan, islâmdan soğuyup, kâfir olur. Demek ki, gençlerin önüne Kur’ân tercemelerini sürerek, öztürkçe Kur’ân okuyunuz, yabancı dil olan arabca Kur’ânı okumayınız demek, müslimân yavrularının, şehîd evlâdlarının dinsiz yetişmesini istiyen islâm düşmanlarının, zındıkların yeni bir taktiği, hîlesi olsa gerekdir.
1248 syf. 1995 Okuyor
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 1995
47. syf.
1.930
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 7a
Kur’ân-ı kerîmin hakîkî ma’nâsını anlamak, öğrenmek istiyen bir kimse, din âlimlerinin kelâm ve fıkh ve ahlâk kitâblarını okumalıdır. Bu kitâbların hepsi, Kur’ân-ı kerîmden ve hadîs-i şerîflerden alınmış ve yazılmışdır. Kur’ân tercemesi diye yazılan kitâblar, doğru ma’nâ veremez. Okuyanları, bunları yazanların fikrlerine, düşüncelerine ve maksadlarına esîr eder ve dinden ayrılmalarına sebeb olur.


1248 syf. 1995 Okuyor
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 1995
46. syf.
1.905
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 7a
Bu tefsîr kitâblarını da anlıyabilmek için, otuz sene durmadan çalışıp, yirmi ana ilmi, iyi öğrenmek lâzımdır. Bu yirmi ana ilmin kolları, seksen ilmdir. Ana ilmlerden biri, (Tefsîr) ilmidir. Bu ilmlerin ayrı ayrı âlimleri ve çok kitâbları vardır. Bugün kullanılan ba’zı arabî kelimeler, fıkh ilminde başka ma’nâya, tefsîr ilminde ise dahâ başka ma’nâya gelmekdedir. Hattâ aynı bir kelime, Kur’ân-ı kerîmdeki yerine, aldığı edâtlara göre, başka ma’nâlar bildirmekdedir. Bu geniş ilmleri bilmiyenlerin, bugünkü arabcaya göre, yapdıkları Kur’ân tercemeleri, Kur’ân-ı kerîmin ma’nâsından bambaşka birşey oluyor. Kur’ân-ı kerîmin ma’nâsından, mezâyâsından, rumûzundan, işâretlerinden, herkes îmânının kuvveti kadar, birşey anlıyabilir. Tefsîr, anlatmakla, yazmakla olmaz. Tefsîr, din büyüklerinin kalblerine doğan bir nûrdur. Tefsîr kitâbları, bu nûrun anahtarıdır. Çekmeceyi anahtarla açınca, mücevherler meydâna çıkdığı gibi, o tefsîrleri okumakla, kalbe bu nûr doğar. Seksen ilmi iyi bilenler, tefsîrleri anlayıp, bizim gibi din câhillerine bildirmek için, çeşidli derecedeki insanlara göre, binlerle kitâb yazmışlardır. (Mevâkib), (Tibyân) ve (Ebülleys) gibi, türkçe kıymetli tefsîrler, bu kitâblardandır. (Tibyân tefsîri), hicretin [1110] senesinde yapılmış bir tercemedir. Konyalı Vehbî efendinin tefsîri, bir va’z kitâbıdır. Yeni yazılan türkçe tefsîrlerin ve ilmihâllerin, en kıymetlisi sanılanlarında bile, şahsî düşünceler bulunmakda, okuyanlara zararı, fâidesinden çok olmakdadır. Hele islâm düşmanlarının, bid’at sâhiblerinin, Kur’ân-ı kerîmin ma’nâsını bozmak için yapdıkları tefsîr ve terceme kitâbları, birer zehrdir. Bunları okuyan genç zihnlerde, bir takım şübheler, i’tirâzlar hâsıl oluyor. Zâten, bizim gibi, din bilgisi az olanların, islâmiyyeti öğrenmek için, tefsîr ve hadîs-i şerîf okuması uygun değildir. Çünki, Kur’ân-ı kerîmi ve hadîs-i şerîfi yanlış anlamak veyâ şübhe etmek insanın îmânını giderir. Yalnız arabca bilmekle, tefsîr ve hadîs anlaşılmaz. Arabca bilenleri, din âlimi sanan, aldanır. Beyrut ve başka yerlerde ana dili arabca olan, arab edebiyyâtını iyi bilen, çok papas var. Fekat, hiçbirinin islâmiyyetden haberi yok. Çıkardıkları, m. 1956 baskılı (El-müncid) ismindeki lügat kitâbında, islâm ismlerini, hattâ Medînenin Bakî’ mezârlığının ismini ve hattâ, Resûlullah efendimizin vefât târîhini bile yanlış yazmışlardır.
1248 syf. 1995 Okuyor
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 1995
45. syf.
2.021
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 7a
Köylüye âid bir kanûnu, hükûmet, doğruca köylüye göndermez. Çünki, köylü okuyabilse bile, anlıyamaz. Bu kanûn önce, vâlîlere gönderilir. Vâlîler, iyi anlayıp, îzâhını ekliyerek, kaymakamlara, bunlar da dahâ açıklayarak, muhtârlara anlatır. Muhtâr, yalnız okumakla anlıyamaz. Muhtâr da, ancak, köylü dili ile, köylüye söyler. İşte, Kur’ân-ı kerîm de, ahkâm-ı ilâhiyyedir. Kanûn-ı rabbânîdir. Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde kullarına se’âdet yolunu göstermiş ve kendi kelâmını insanların en yükseğine göndermişdir. Kur’ân-ı kerîmin ma’nâsını, yalnız Muhammed “aleyhisselâm” anlar. Başka kimse, tâm anlıyamaz. Eshâb-ı kirâm “aleyhimürrıdvân”, ana dili olarak arabî bildikleri, edîb ve belîğ oldukları hâlde, ba’zı âyetleri anlıyamaz, Resûlullaha “sallallahü aleyhi ve sellem” sorarlardı.
Meselâ Ömer “radıyallahü anh”, bir yerden geçerken, Resûlullahın “sallallahüaleyhi ve sellem”, Ebû Bekr-i Sıddîka “radıyallahü anh” birşey anlatdığını gördü. Yanlarına gidip dinledi. Sonra, başkaları da, gördü ise de, gelip dinlemeğe çekindiler. Ertesi gün, Ömeri “radıyallahü anh” görünce, (Yâ Ömer, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, dün size bir şey anlatıyordu. Bize de söyle, öğrenelim) dediler. Çünki, dâimâ, (Benden duyduklarınızı, din kardeşlerinize de anlatınız! Birbirinize duyurunuz!) buyururdu. Ömer “radıyallahü anh”, (Dün Ebû Bekr “radıyallahü anh”, Kur’ân-ı kerîmden anlıyamadığı bir âyetin ma’nâsını sormuş, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, ona anlatıyordu. Bir sâat dinledim, birşey anlıyamadım) dedi. Çünki, Ebû Bekrin yüksek derecesine göre anlatıyordu. Ömer “radıyallahü anhümâ”, o kadar yüksek idi ki, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, (Ben, Peygamberlerin sonuncusuyum. Benden sonra Peygamber gelmiyecekdir. Eğer, benden sonra Peygamber gelseydi, Ömer Peygamber olurdu) buyurdu. Böyle yüksek olduğu hâlde ve arabîyi çok iyi bildiği hâlde, Kur’ân-ı kerîmin tefsîrini bile anlıyamadı. Çünki, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, herkese, derecesine göre anlatıyordu. Ebû Bekrin derecesi, ondan çok dahâ yüksekdi. Fekat, bu da, hattâ Cebrâîl “aleyhisselâm” dahî, Kur’ân-ı kerîmin ma’nâsını, esrârını, Resûlullaha sorardı.
1248 syf. 1995 Okuyor
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 1995
45. syf.
1.951
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 7a
Kur’ân-ı kerîm, hiçbir dile, hattâ arabcaya da terceme edilemez. Herhangi bir şi’rin, kendi diline bile, tâm tercemesine imkân yokdur. Ancak meâli ve îzâhı olur. Kur’ân-ı kerîmin ma’nâsını anlamak için tercemesini okumamalıdır. Bir âyetin ma’nâsını anlamak demek, Allahü teâlânın, bu âyetde, ne demek istediğini anlamak demekdir. Bu âyetin herhangi bir tercemesini okuyan kimse, murâd-ı ilâhîyi öğrenemez. Terceme edenin, bilgi derecesine göre yapdığı meâlini öğrenir. Bir câhilin, bir dinsizin yapdığı tercemeyi okuyan da, Allahü teâlânın dediğini değil, terceme edenin, anladım sanarak, kendi kafasından anlatmak istediğini öğrenir.
1248 syf. 1995 Okuyor
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 1995
44. syf.
2.001
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 7a
Nakl yolu ile anlaşılan, ya’nî Peygamberlerin “aleyhimüsselâm” söyledikleri şeyleri, akl ile araşdırmağa uğraşmak, düz yolda güç giden, yüklü bir arabayı, yokuşa çıkarmak için zorlamağa benzer. Yokuşa doğru at, kamçılanırsa, çabalaya çabalaya, yâ yıkılıp canı çıkar. Yâhud, alışmış olduğu düz yola kavuşmak için sağa, sola ve geriye kıvrılarak arabayı yıkar ve eşyâlar harâb olur. Akl da, yürüyemediği, anlıyamadığı âhıret bilgilerini çözmeğe zorlanırsa, yâ yıkılıp, insan aklını kaçırır veyâ bunları alışmış olduğu, dünyâ işlerine benzetmeğe kalkışarak, yanılır, aldanır ve herkesi aldatır. Akl, his kuvveti ile anlaşılabilen veyâ hissedilenlere benzeyen ve onlara bağlılıkları bulunan şeyleri birbirleri ile ölçerek, iyilerini kötülerinden ayırmağa yarayan, bir mi’yârdır, bir âletdir. Böyle şeylere bağlılıkları olmayan varlıklara eremiyeceğinden, şaşırıp kalır. O hâlde, Peygamberlerin bildirdikleri şeylere, akla danışmaksızın inanmakdan başka çâre yokdur. Görülüyor ki, Peygamberlere “aleyhimüssalâtü vesselâm” tâbi’ olmak, aklın gösterdiği bir lüzûmdur ve aklın istediği ve beğendiği bir yoldur. Peygamberlerin, aklın dışında ve üstünde bulunan sözlerini, akla danışmağa kalkışmak, akla aykırı bir iş olur. Gecenin koyu karanlığında bilinmiyen yerlerde, pervâsızca yürümeğe ve engin denizde, acemi kaptanın, pusulasız yol almasına benzer ki, her ân uçuruma, girdâba düşebilirler. Nitekim, felsefeciler ve tecribeleri hayâlleri ile îzâha kalkışan maddeciler, aklları dışında bulunan sözlerinin çoğunda yanılmış, bir yandan birçok hakîkatleri meydâna çıkarırken, bir tarafdan da, insanların se’âdet-i ebediyyeye kavuşmalarına mâni’ olmuşlardır. Tecribelerin dışına taşmıyan akl sâhibleri, bu acıklı hâli, her zemân görmüş ve bildirmişdir. Misâlleri çokdur. Felsefecilerin üstâdlarından olan Aristo için meşhûr Alman kimyâgeri profesör (F.Arnd)ın da, İstanbulda çıkan, türkçe (Tecribî kimyâ) kitâbındaki (Fen ve ilm terakkîsinin, hemen hemen binbeşyüz sene içinde durmuş olması, kısmen Aristo felsefesinin kabâhatidir) yazısı, bu doğru sözlerden biridir.
1248 syf. 1995 Okuyor
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 1995
41. syf.
2.010
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 7a
Kur’ân-ı kerîmdeki emrlerini ve islâmiyyetin hükmlerinin hepsini akla uydurmağa, akla beğendirmeğe kalkışan, Peygamberlik makâmının derecesini anlamamış ve inanmamış olur. Böyle, islâmiyyeti akl ile, felsefe ile îzâha ve inandırmağa çalışan kitâbları okumamalıdır.
1248 syf. 1995 Okuyor
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 1995
41. syf.
1.944
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 7a
23 — Bu dünyâ, âhıretin tarlasıdır. Burada tohumlarını ekmeyip yiyenler, böylece bir tohumdan katkat meyve kazanmakdan mahrûm kalanlar, ne kadar tâli’siz ve ahmakdır. Kardeşin kardeşden kaçacağı, ananın evlâdını tanımıyacağı o gün için, hâzırlanmıyorlar. Böyle kimseler, dünyâda da, âhıretde de zarardadırlar ve sonunda pişmân olacaklardır. Aklı başında olan, bu dünyâyı fırsat bilir. Bu kısa zemânda, yalnız dünyâ lezzetleri ile zevklenmek için değil, belki bu fırsatda, tohum ekmek ve bir hayrlı iş, ya’nî Allahü teâlânın beğendiği işi yaparak, âyet-i kerîmede bildirilen katkat fazla meyveleri toplamak istemelidir. Cenâb-ı Hak, bu kısa zemânda yapılacak, hayrlı işlere ve ibâdetlere sonsuz ni’metler ihsân edecekdir. Peygamberine tâbi’ olmıyan, islâmiyyeti beğenmiyenlere de, sonsuz azâb yapacakdır.
1248 syf. 1995 Okuyor
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 1995
40. syf.
2.136
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 7a
Evet, tam iyiliğe karşı tam kötülük lâzımdır. Böylece iyilik tam olarak meydâna çıkar. Herşey, zıddı ile, tersi ile anlaşılır. Hayr ve kemâl hâzır olunca, bunlara şer ve naks lâzım olur. Çünki, iyiliğe ve güzelliğe elbette ayna lâzımdır. Birşeyin aynası onun karşısında olur. Bundan dolayı iyiliğin aynası kötülükdür. Aşağılık da, üstünlüğün aynasıdır. Bunun içindir ki, birşeyde aşağılık ve kötülük ne kadar çok olursa, iyiliğin ve üstünlüğün o şeyde görülmesi de, o kadar çok olur.
512 syf. Yarım Bıraktı
Mektûbat Tercemesi
Mektûbat Tercemesi
AHMET FÂRÛK | Hakîkat Kitâbevi
2.265
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
#Keşke • @kitbgar
İleti 9a
imanla ölmek için şu duayı günde kırk kere okumalıdır:
(Ya hayyü ya kayyum ya zelcelali vel ikram, ya la ilahe illa ente.)
1.370
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 9a

Açıklama: Sünnet yerine kaza kılınır mı?

Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri (Fütûh-ul gayb) kitâbında diyor ki: Mü’minin en önce farzları yapması lâzımdır. Farzlar bitdikden sonra, sünnetleri yapar. Ondan sonra nâfilelerle meşgûl olur. Farz borcu varken, sünnet ile meşgûl olmak ahmaklıkdır. Farz borcu olanın sünnetleri kabûl olmaz. Alî ibni Ebî Tâlib “radıyallahü anh” bildiriyor: Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Üzerinde farz borcu olan kimse, kazâsını kılmadan nâfile kılarsa, boş yere zahmet çekmiş olur. Bu kimse, kazâsını ödemedikçe, Allahü teâlâ, onun nâfile namâzlarını kabûl etmez). Abdülkâdir-i Geylânînin yazdığı bu hadîs-i şerîfi şerheden Hanefî mezhebi âlimlerinden Abdülhak-ı Dehlevî hazretleri buyuruyor ki: (Bu haber, farz borcu olanların, sünnetlerinin ve nâfilelerinin kabûl olmıyacağını göstermekdedir. Sünnetlerin, farzları tamamlıyacağını biliyoruz. Bunun ma’nâsı farzlar yapılırken, bunların kemâllerine sebeb olan birşey kaçırılırsa, sünnetler, kılınan farzın kemâl bulmasına sebebolur. Farz borcu olanın kabûl edilmeyen sünnetleri bir işe yaramaz).
Kudüs kâdısı Muhammed Sâdık Efendi, fâite namâzların kazâ edilmesini anlatırken, şöyle bildirmekdedir: Büyük âlim İbni Nüceym hazretlerine soruldu ki, (Bir kimsenin kazâya kalmış namâzları olsa, sabâh, öğle, ikindi, akşam ve yatsının sünnetlerini bu namâzların, kazâlarına niyyet ederek kılsa, bu kimse sünnetleri terk etmiş olur mu?). Cevâbında: (Sünnetleri terk etmiş olmaz. Çünki, beş vakt namâzın sünnetlerini kılmakdan maksad, o vakt içinde, farzdan başka bir namâz dahâ kılmak demekdir. Şeytân hiç namâz kıldırmamak ister. Farzdan başka bir namâz dahâ kılarak, şeytâna inat edilmiş, rezîl edilmiş olur. Sünnet yerine kazâ kılmakda, sünnet de yerine getirilmiş olur. Kazâ borcu olanların, her namâz vakti, o vaktin farzından başka namâz kılarak, sünneti yerine getirmek için, kazâ kılması lâzımdır. Çünki çok kimse, kazâ kılmayıp, sünnetleri kılıyor. Bunlar Cehenneme gidecekdir. Hâlbuki, sünnetlerin yerine kazâ kılan, Cehennemden kurtulur) buyurdu.
5 Puan 192 syf. 2014 Okudu
NAMÂZ KİTÂBI
NAMÂZ KİTÂBI
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 2014
118. syf.
1.696
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
#Keşke • @kitbgar
İleti 9a
Günler geceler durmaz geçiyor,
Sermaye olan ömrüm bitiyor.
1.442
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 9a

HASTALIKTA NAMAZ

Ayakda duramıyan veyâ ayakda durunca, hastalığının uzayacağını çok zan eden hasta, namâzını oturarak kılıp, rükü’ için bedenini biraz eğer. Sonra dikilip, sonra yere iki kerre secde yapar. Kolayına geldiği gibi oturur. Diz çökmesi, bağdaş kurması, ihtibâ etmesi, ya’nî kaba etleri üzerine oturup kollarını dizlerinin etrâfına halka yapması câizdir. Baş, diz, göz ağrısı hastalık sayılır. Düşmana görünmek korkusu da, özrdür. Ayakda orucu, abdesti bozulan da oturarak kılar. Bir şeye dayanarak ayakda durabilen dayanarak kılar. Ayakda fazla duramıyan, iftitâh tekbîrini ayakda alıp, ağrı hâsıl olunca, oturarak devâm eder.
Yere secde yapmakdan âciz olan, ayakda okuyup, rükü’ ve secde için oturarak îmâ eder. Oturup rükü’ için biraz, secde için dahâ çok eğilir. Bedenini eğemiyen, başını eğer. Birşey üzerine secde etmesi lâzım değildir. Birşey üzerine secde ederse, secde için, rükü’dan fazla eğilmiş ise, namâzı sahîh olursa da, mekrûhdur. Dayanarak oturmak mümkin iken, yatarak îmâ câiz olmaz. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, bir hastayı ziyâret etdi. Bunun eli ile yasdığı kaldırıp, üzerine secde etdiğini görünce, yastığı aldı. Hasta, odun kaldırarak bunun üstüne secde etdi. Odunu da aldı ve (Gücün yeterse, yere secde et! Yere eğilemezsen, yüzüne birşey kaldırıp, bunun üzerine secde etme! Îmâ ederek kıl ve secdede, rükü’dan dahâ çok eğil!)buyurdu. (Bahr-ür-râık)da bildirildiği üzere, Âl-i İmrân sûresinin yüzdoksanbirinci âyet-i kerîmesinde meâlen, (Namâzı, gücü yeten ayakda kılar. Âciz olan oturarak kılar. Bundan da âciz olan yatarak kılar) buyurulmakdadır. İmrân bin Husayn hasta olunca, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buna, (Ayakda kıl! Gücün yetmezse, oturarak kıl! Buna da kudretin olmazsa, yan veyâ sırt üstü yatarak kıl!) buyurdu. Görülüyor ki, ayakda duramıyan hasta, oturarak kılar. Oturamıyan, yatarak kılar. Sandalyada, koltukda kılmağa izn verilmemişdir. Hastanın ve otobüsde, tayyârede gidenin, koltukda, sandalyada kılması islâmiyyete uygun değildir.
5 Puan 192 syf. 2014 Okudu
NAMÂZ KİTÂBI
NAMÂZ KİTÂBI
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 2014
114. syf.
1.503
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Kitapla 9a

Zemzem kuyusu yayınlandı.

Zemzem kuyusu
ŞİİRLERLE MENKIBELER
Yeni Bölüm Yayınlandı.
750
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Kitapla 9a

Hazret-i Abdülmuttalip yayınlandı.

Hazret-i Abdülmuttalip
ŞİİRLERLE MENKIBELER
Yeni Bölüm Yayınlandı.
834
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 9a

HASTALIKTA NAMÂZ

Gusl abdesti alınca, hasta olmakdan veyâ hastalığının şiddetlenmesinden yâhud uzamasından korkan, teyemmüm eder. Bu korku, kendi tecrîbeleri ile yâhud müslimân, âdil tabîbin [doktorun] söylemesi ile bilinmiş olur. Fıskı, günâh işlemesi dillere düşmüş olmıyan tabîbin sözü de kabûl edilir. Soğuk olup, barınacak yer, suyu ısıtacak şey, şehrde hamam parası bulamamak, hastalığa sebeb olabilir. Hanefîde, bir teyemmüm ile, dilediği kadar farz kılabilir. Şâfi’îde ve mâlikîde, her farz namâz için yeniden teyemmüm eder.
5 Puan 192 syf. 2014 Okudu
NAMÂZ KİTÂBI
NAMÂZ KİTÂBI
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 2014
133. syf.
1.518
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 9a
İslâmiyyetin bildirmediği şeklde ibâdet yapmak (Bid’at) olur. Bid’at işlemenin büyük günâh olduğu fıkh kitâblarında yazılıdır.
5 Puan 192 syf. 2014 Okudu
NAMÂZ KİTÂBI
NAMÂZ KİTÂBI
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 2014
115. syf.
1.581
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr , bir kitabı okudu.
@kitbgar
10a
5 Puan Okudu
İngiliz Câsûsunun İ`tirâfları
İngiliz Câsûsunun İ`tirâfları
M. Sıddık Gümüş | Hakîkat Kitâbevi
972
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 10a

Tefekkür Etmemek.

33 - İnsanın, günâhlarını düşünmesi ve bunlara tevbe etmesi, tâ’atlarını, ibâdetlerini düşünüp, bunlara da, şükr etmesi lâzımdır. Mahlûklardaki ve kendi bedenindeki ince san’atları, düzenleri, birbirlerine olan bağlılıklarını düşünerek de, Allahü teâlânın varlığını ve büyüklüğünü anlaması lâzımdır. Mahlûkların, varlıkların hepsine (Âlem) denir.
[Âlem, üç kısmdır: (Âlem-i ecsâd), (Âlem-i ervâh) ve (Âlem-i misâl). Âlem-i misâl, varlık âlemi değildir. Görünüş âlemidir. Her varlığın, bu âlemde bir görüntüsü bulunur. Âlem-ı ervâh, Arşın hâricindeki şeylerdir. Bunlar maddî değildir. Bunlara (Âlem-i emr) de denir. Âlem-i ecsâd, madde âlemidir. Buna (Âlem-i halk) da denir. Bu da ikiye ayrılır: İnsana (Âlem-i sagîr) denir. İnsandan başka varlıkların hepsine (Âlem-i kebîr) denir. Âlem-i kebîrde olan herşeyin, âlem-i sagîrde, bir nümûnesi, benzeri vardır. İnsanın kalbi, rûh âlemine açılan bir kapıdır. Kâfirlerde bu kapı kapanmış, harâb olmuşdur. Bunun için, kâfirlerin rûh âleminden haberleri yokdur ve olamaz. Kalbin hayât bulması, rûh âlemine açılması için tek çâre, tek ilâc, îmân etmesidir, müslimân olmasıdır. Mü’minin kalb kapısından Âlem-i emre girmesi ve bu âlemde sonsuza, ebedî hayâta ilerlemesi için, çalışması lâzımdır. İslâmiyyetin sekiz ana ilminden biri olan (Tesavvuf) ilmi, bu çalışmaları öğreten, mu’azzam bir ilmdir. Bu ilmin mütehassıslarına (Velî) ve (Mürşid) denir. Mürşidlerin en meşhûru, imâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkîdir. 1034 hicrî ve 1624 mîlâdî senesinde Hindistânda vefât etmişdir.
Tıb ve fen fakültelerinde okuyup da, mahlûklardaki san’at inceliklerini, aralarındaki hesâblı bağlantıları gören ve anlıyabilen aklı başında bir kimsenin, Allahü teâlânın varlığına, birliğine, büyüklüğüne, ilmine, kudretine inanmaması mümkün değildir. İnanmıyanın, anormal, geri kafalı, câhil olması, yâhud inâdcı, şehvetlerine düşkün bir budala olması veyâ nefsine esîr olmuş, işkence yapmakdan zevk alan, zâlim bir sadist olması lâzım gelir. Kâfirlerin hayât hikâyeleri incelenirse, bu üç kısmdan biri olduğu hemen meydâna çıkar.]
5 Puan Okudu
İslâm Ahlâkı
İslâm Ahlâkı
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi
1.882
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 10a
Holmes’un bilgi dünyası son derece tuhaftı; bildiklerinin sıra dışılığı kadar, bilmedikleri de en az onlar kadar şaşırtıcıydı. Modern edebiyat, felsefe ya da siyasetle neredeyse hiçbir bağı yoktu. Carlyle’dan birkaç satır okuduğumda kimin sözleri olduğunu sordu ve güneş sistemiyle ilgili temel oluşumları bilmediğini fark ettiğimde şaşkınlığım doruğa çıktı. On dokuzuncu yüzyılda yaşayan herhangi bir kültürlü insanın dünyanın güneş etrafında döndüğünü bilmemesi bana o kadar inanılmaz gelmişti ki, bunu gerçekten bilmediğine zor ikna oldum.

Yüzümdeki şaşkınlığı görünce hafifçe gülerek, yeni öğrendiği şeyleri unutmanın kendisi için daha hayırlı olacağını söyledi.

“Unutmak mı?” diye sordum.

Açıklamaya girişti: İnsan zihnini, boş bir tavan arasına benzetiyordu. Ona göre akılsız biri, eline geçen her bilgiyi o odaya doldurur ve işe yarayanlarla yaramayanlar birbirine karışır. Böyle biri, ihtiyaç duyduğunda doğru bilgiye ulaşmakta zorlanır. Oysa ustaca düşünen biri, zihnini düzenli tutar; içine ancak işine yarayacak bilgileri alır. Fazlası ise önemli olanın önünü tıkayıp unutulmaya itilir.

“Güneş sistemi ama!” diye itiraz ettim.

Holmes sabırsızca sözümü kesip, dünyanın güneşin etrafında dönmesinin kendisine ne fayda sağlayacağını sordu. Dünya ister güneşin, ister ayın etrafında dönsün, işine bir katkısı olmadığını söyledi.

Onun bu tavrı beni meraka sürükledi. Kendi uzmanlık alanının dışındaki hiçbir bilgiyi edinmeye yanaşmadığını anlamıştım. Bu yüzden bildikleri de yalnızca mesleğinde işe yarar nitelikteydi. Bu özelliklerini zihnimde tek tek sıraladım, hatta bir kısmını defterime geçirdim ve bunu yaparken kendi kendime gülmekten de geri duramadım.

Sherlock Holmes’un edebiyata dair bilgisi yoktu.

Felsefe bilgisi de aynı şekilde.

Astronomi konusunda tamamen bilgisizdi.

Politikadan az çok haberdardı.

Bitkiler konusunda değişken bir bilgi düzeyine sahipti; özellikle bazı zehirli türlere dair bilgisi güçlüydü.

Jeoloji hakkında pratik bir sezgisi vardı; toprağın türlerini ve çamur izlerinden nereden gelindiğini çıkarabiliyordu.

Kimya bilgisi olağanüstü derindi.

Anatomiye hâkimdi fakat bunu sistematik bir disipline dökmemişti.

Suç tarihi ve kriminoloji konusunda çok geniş bir bilgi birikimi vardı.

Viyolonsel çalabiliyordu.

Kılıç, boks ve eskrim gibi konularda yetenekliydi.

İngiliz hukukuna dair pratik bir hakimiyeti vardı.


Listeyi tamamladığımda notlarımı ateşe atacak kadar bunalmıştım. Bu adamın tüm özelliklerinin işine nasıl hizmet ettiğini çözebilirsem belki merakımdan kurtulurum diye düşündüm. Yetenekleri arasında beni en çok şaşırtan ise viyolonsel çalışıydı; diğer tüm becerileri bu kadar doğal dururken bunun tuhaf bir yanı vardı.
176 syf. 2020
Kızıl Soruşturma - Sherlock Holmes
Kızıl Soruşturma - Sherlock Holmes
Sir Arthur Conan Doyle | Yediveren Yayınları | 2020
29. syf.
1.835
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 10a

Yıldırım ile Timur arasında gidip gelen mektuplarda ağır hakaretlerin bulunduğu doğru mudur?

Bunlar bir takım romancıların romanlarında yazdıkları uydurmalardadır. Timur ve Yıldırım arasında iki hükümdara yakışır seviyeli mektuplaşmalar söz konusu olmuştur. Fakat Timur biraz daha uzlaşmacı tavır sergilerken Yıldırım Bayezid savaş yanlısı olmuştur
5 Puan 240 syf. 2022 Okudu
Osmanlı Gerçekleri
Osmanlı Gerçekleri
Ahmet Şimşirgil | Timaş Yayınları | 2022
126. syf.
1.816
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 10a
Kimi sâhile gider ve bu bana yeter der; kimi uzaktan görür, mest olur, başı döner,
kimi yalnız seyr eder, kimi bir katra içer;
bir Sensin bu deryadan içip içip de kanan!

HÜSEYN HİLMİ IŞIK Hakîkat Kitâbevi
512 syf. Yarım Bıraktı
Mektûbat Tercemesi
Mektûbat Tercemesi
AHMET FÂRÛK | Hakîkat Kitâbevi
6. syf.
1.770
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 10a

Yıldırım Bayezid intihar etti mi peki?

Osmanlı Gerçekleri Timaş Yayınları Ahmet Şimşirgil
Bu konu Neşrî Tarihi'nde "Bir hikâyet" başlığı altında geçer. Buna göre Timur, Rum vilayetini zapt edip Karamanoğlu'na vermiş, Bayezid Han da bunu işitince çok üzülmüş, incinmiştir. "Düşman elinde zebun olup memleketi yabancılar elinde görmektense ölüm yeğir," diyerek yüzüğündeki zehri içerek intihar etmiştir. AşıkPaşazade de "Semerkand'a götürüleceğini işitince kendi maslahatını gördü," diyerek o da intihar ettiğini ileri sürer.

Neşrî ve Aşıkpaşazade'nin bu ifadelerini alan yerli-yabancı bazı tarihçiler, romancılar, hikâyeciler Yıldırım'ın kendisini zehirlediği tezini ortaya attılar.
Oysa aynı Neşrî bu hikâyeyi nakletmeden önce vefatına iki neden gösterir. Birincisinde Yıldırım Bayezid Han'ın çok kederlenip eser-i humma olduğunu ve bu hastalığın günden güne büyüyerek vefatına yol açtığını yazmaktadır.
Mevlana Mehmet bin Kutbüddin İzniki'den naklettiği ikinci rivayetin sonunda ise Neşrî, hünkârın humma-yı muhrikadan hasta olup vefatına sebep olduğunu işittiğini yazar.
Timurlu tarihçilerden Şerefettin Yezdî de Yıldırım Bayezid'in nefes darlığı ve boğaz ağrısı çekerek vefat ettiğini yazmaktadır. Nizamettin Şamî ise Zafername'sinde, zamanla yerleşmiş olan hastalığı, kederinin de tesiriyle artarak kuvvetten düşüp vefat ettiğini yazar. Bu iki tarihçinin Yıldırım'ı tedavi eden doktorlardan bilgi almış olmaları kuvvetle muhtemeldir.

.....................

Ayrıca ne Yıldırım Bayezid Han'a gelinceye kadar ne de ondan sonra gelen Osmanlı padişahlarının savaşlara girerken yüzüklerinde zehir taşıdıklarına dair bir rivayet vardır, hiçbir kaynakta gösterilemez. Hele Yıldırım Bayezid gibi cesur, kahraman ve dinine bağlı bir hükümdarın savaşa girmeden esareti ve intiharı düşünüp yüzüğüne zehir koymasını tasavvur etmek kadar safdillik olamaz.

Bu meseleyi kaynakların ışığında ve tarih metodu çerçevesinde değerlendirdiğimizde anlaşılıyor ki, ülkesinin maruz kaldığı dehşetli felaket karşısında duyduğu üzüntü, bu büyük Türk hakanını çeşitli hastalıklara müptela ederek ölüme kadar götürmüştür.
5 Puan 240 syf. 2022 Okudu
Osmanlı Gerçekleri
Osmanlı Gerçekleri
Ahmet Şimşirgil | Timaş Yayınları | 2022
128. syf.
1.790
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Kitapla 10a

NUR KAFİRDEN GEÇMEDİ yayınlandı.

NUR KAFİRDEN GEÇMEDİ
ŞİİRLERLE MENKIBELER
Yeni Bölüm Yayınlandı.
925
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 10a

Emir Timur kimdi?

Timaş Yayınları Ahmet Şimşirgil Osmanlı Gerçekleri
Timur'u anlayabilmek şahsiyetini öğrenebilmek için onun Tüzükât-ı Timur adlı eserini okumak gerekir. Oradaki fikirleri Timur'un bütün şahsiyetini gözler önüne sermektedir. O, oğullarına, "Benim uyguladığım ve size de vasiyet ettiğim ilkeler şunlardır." derken birinci prensibini şöyle belirtmiştir: Allah'ın dinini, İslam şeriatını dünyaya yaymayı gaye edindim. Her zaman her yerde İslamiyet'i tuttum. Adalet ve tarafsızlıktan ayrılmadım. İnsanların kalbini kazandım. Adalet ve iyi niyete dayanarak hüküm verdim. Peygamber soyundan olanlara, ilim adamlarına, kadılara, mütefekkirlere, tarihçilere özel ve yakın ile ilgi gösterdim. Halkın içinde bulunduğu durumu tam olarak bilmeye çalıştım.Büyüklere kardeşim, küçüklere çocuklarım gibi davrandım. Eyaletlerin, illerin âdetlerine, örflerine saygı gösterdim. Tecrübe bana gösterdi ki din ve yasalar üzerine kurulmayan bir devlet, uzun zaman ayakta kalamaz. Dine veya yasalara dayanmayan devlet, kalabalık içinde çıplak kalarak gözlerini yere indirmiş saygı ve itibarını yitirmiş adama benzer.
işte Emir Timur budur!
5 Puan 240 syf. 2022 Okudu
Osmanlı Gerçekleri
Osmanlı Gerçekleri
Ahmet Şimşirgil | Timaş Yayınları | 2022
120. syf.
1.820
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr , bir kitabı okudu.
@kitbgar
10a
5 Puan 240 syf. 2022 Okudu
Osmanlı Gerçekleri
Osmanlı Gerçekleri
Ahmet Şimşirgil | Timaş Yayınları | 2022
891
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 10a

KÜFR BAHSİ

Küfr üç nev’dir: Cehlî, Cühûdî ve hükmî. Hakîkat Kitâbevi
I- İşitmediği, düşünmediği için kâfir olanların küfrü (Küfr-i cehlî)dir. Cehl de iki dürlüdür: Birincisi basitdir. Böyle kimse, câhil olduğunu bilir. Bunlarda yanlış i’tikâd olmaz. Hayvan gibidirler. Çünki, insanı hayvandan ayıran, ilm ve idrâkdir. Bunlar, hayvandan da aşağıdırlar. Çünki, hayvanlar, yaratıldıkları şeyde ileridirler. Cehlin ikincisi, (Cehl-i mürekkeb)dir. Yanlış, sapık i’tikâddır. Yunan felsefecilerinin ve müslimânlardan yetmişiki bid’at fırkasının açıkca bildirilmiş olanlara uymıyan i’tikâdları böyledir. Bu cehâlet, birincisinden dahâ fenâdır. İlâcı bilinmiyen bir hastalıkdır.
II- Küfr-i cühûdîye, küfr-i inâdî de denir. Bilerek, inâd ederek kâfir olmakdır. Kibrden, mevki’ sâhibi olmayı sevmekden veyâ ayblanmakdan korkmak sebebi ile hâsıl olur. Firavn ve yoldaşlarının, Bizans kralı Herakliyûsün küfrleri böyledir.
III- Küfrün üçüncü nev’i, (Küfr-i hükmî)dir. İslâmiyyetin îmânsızlık alâmeti dediği sözleri söyliyen ve işleri yapan, kalbinde tasdîk olsa da ve inandığını söylese de kâfir olur. İslâmiyyetin tahkîrini emr etdiği şeyi ta’zîm, ta’zîmini emr etdiği şeyi tahkîr küfrdür. Hüseyin Hilmi Işık NAMÂZ KİTÂBI
5 Puan 192 syf. 2014 Okudu
NAMÂZ KİTÂBI
NAMÂZ KİTÂBI
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 2014
155. syf.
1.826
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
#Alıntı • @kitbgar
Alıntı 10a

Ayıplanmak korkusu

İnsanların kötülemelerinden ve ayblamalarından korkmağa karşı ilâc olarak şöyle düşünmelidir: Kötülemeleri doğru ise, ayblarımı bana bildirmiş oluyorlar. Bunları yapmamağa karâr verdim demeli, böyle kötülemelerden ferahlık duymalıdır. Onlara teşekkür etmelidir. Hasen-i Basrîye “rahime-hullahü teâlâ”, birisinin kendisini gîbet etdiğini haber verdiler. Ona bir tabak helva gönderip, (Sevâblarını bana hediyye etdiğini işitdim. Karşılık olarak bu tatlıyı gönderiyorum) dedi. İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfeye “rahimehullahü teâlâ”, birisinin kendisini gîbet etdiğini söylediler. Ona bir kese altın gönderip, (Bize verdiği sevâbları artdırırsa, biz de karşılığını artdırırız) dedi. Yapılan kötüleme yalan ise, iftirâ ise, zararı söyliyene olur. Onun sevâbları bana verilir. Benim günâhlarım, ona yüklenir demelidir. İftirâ etmek, nemmâmlık yapmak, gîbet etmekden dahâ fenâdırlar. Nemîme, müslimânlar arasında söz taşımakdır. [(Mektûbât-ı Ma’sûmiyye) ikinci cild, 123. cü mektûbuna bakınız!]
5 Puan Okudu
İslâm Ahlâkı
İslâm Ahlâkı
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi
2.088
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr , bir kitabı okudu.
@kitbgar
10a
Okudu
KIYÂMET VE ÂHİRET
KIYÂMET VE ÂHİRET
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi
901
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
İnceleme 10a

Kendini öğrenmek istiyenlere.

Bu kitabı okuyacak olan herkese: İster iyi, ister kötü; ister merhametli, ister vicdansız olsun, hiç fark etmez. Bu kitap, istisnasız herkesin okudukça kendinden tiksinmesini sağlayacaktır.
5 Puan Okudu
İslâm Ahlâkı
İslâm Ahlâkı
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi
1.986
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr , bir kitabı okudu.
@kitbgar
10a
5 Puan Okudu
İslâm Ahlâkı
İslâm Ahlâkı
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi
876
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr , bir kitabı okudu.
@kitbgar
10a
5 Puan Okudu
Herkese Lâzım Olan Îmân
Herkese Lâzım Olan Îmân
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi
935
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Kitapla 10a

Jejbsn yayınlandı.

Herşey Onun Şerefine
ŞİİRLERLE MENKIBELER
Yeni Bölüm Yayınlandı.
1.002
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr , bir kitabı okudu.
@kitbgar
10a
Okudu
Cevâb Veremedi
Cevâb Veremedi
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi
1.065
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 10a
O hâlde, her mü’mine önce lâzım, birinci farz olan şey, îmânı, farzları, harâmları öğrenmekdir. Bunlar öğrenilmedikce, müslimânlık olamaz. Îmân elde tutulamaz. Hak borcları ve kul borcları ödenilemez. Niyyet, ahlâk düzeltilemez ve temizlenemez. Düzgün niyyet edinilmedikce, hiçbir farz kabûl olmaz. (Dürr-ül-muhtâr)daki hadîs-i şerîfde, (Bir sâat ilm öğrenmek veyâ öğretmek, sabâha kadar ibâdet etmekden dahâ sevâbdır) buyuruldu. (Hadarât-ül-kuds) müellifi, doksandokuzuncu sahîfede diyor ki, (İmâm-ı Rabbânîden (Buhârî), (Mişkât), (Hidâye), (Şerh-i Mevâkıf) kitâblarını okudum. Gençleri ilm öğrenmeğe teşvîk ederdi. Önce ilm, sonra tarîkat buyururdu. Benim, ilmden kaçındığımı, tarîkatden zevk aldığımı görünce, hâlime merhamet ederek, kitâb oku! İlm öğren! Câhil sofu, şeytânın maskarası olur, [Rütbetül ilmi a’ler rüteb] ya’nî, rütbelerin en üstünü, ilm rütbesidir buyurdu).
1248 syf. 1995 Okuyor
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 1995
1.932
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 10a
[Dünyâ, ednâ kelimesinin müennesidir. Ya’nî, ism-i tafdîldir. Masdarı, dünüv veyâ denâetdir. Birinci masdardan gelince, çok yakın demekdir. (Biz en yakın olan gökü, çırağlarla süsledik) âyet-i kerîmesindeki dünyâ kelimesi böyledir. Ba’zı yerde de, ikinci ma’nâ ile kullanılmışdır. Meselâ (Denî, alçak şeyler mel’ûndur) hadîs-i şerîfinde böyledir. Ya’nî (Dünyâ mel’ûndur) demekdir. Alçak şeyler, cenâb-ı Hakkın nehy-i iktizâî ve nehy-i gayr-i iktizâîsidir. Ya’nî, harâm ile mekrûhlardır. Şu hâlde, Kur’ân-ı kerîmde, zem edilen, kötü denilen dünyâ, harâmlar ve mekrûhlardır. Mal kötülenmemişdir. Çünki, cenâb-ı Hak mala hayr adını vermekdedir. Bu sözümüzü isbât eden vesîka, bütün mahlûkların ve insanlığın üstünlükde ikincisi olan İbrâhîm halîl-ür-rahmânın malıdır. Yalnız yarım milyonu sığır olmak üzere, davarları, ova ve vâdîleri dolduruyordu. Görülüyor ki, islâmiyyet dünyâ malını kötülememekdedir. İbrâhîm peygamberin bu kadar zengin olması, sözümüzü isbât etmekdedir.] HÜSEYN HİLMİ IŞIK Hakîkat Kitâbevi
1248 syf. 1995 Okuyor
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 1995
1.535
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr , bir kitabı okudu.
@kitbgar
10a
5 Puan 0 syf. Okudu
Eshab-ı Kiram
Eshab-ı Kiram
Hüseyin Hilmi Işık | Hakikat Kitabevi
947
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr , bir kitabı okudu.
@kitbgar
10a
5 Puan 480 syf. Okudu
FÂİDELİ BİLGİLER
FÂİDELİ BİLGİLER
Hüseyin Hilmi Işık | Hakikat Kitabevi
832
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 10a
Perdeler arada oldukça çalışarak, uğraşarak perdeler kaldırılabilir. Şimdi kendini büyük bilmesi en büyük perdesidir.
512 syf. Yarım Bıraktı
Mektûbat Tercemesi
Mektûbat Tercemesi
AHMET FÂRÛK | Hakîkat Kitâbevi
2.101
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 10a
Namâzın kıyâmında, rükü’unda, kavmesinde, celsesinde, secdelerinde ve oturulduğu zemânında, ayrı ayrı,başka başka keyfiyyetler, hâller hâsıl olur. Bütün ibâdetler namâz içinde toplanmışdır. Kur’ân-ı kerîm okumak, tesbîh söylemek [ya’nî sübhânallah demek], Resûlullaha salevât söylemek ve günâhlara istiğfâr etmek ve ihtiyâcları yalnız Allahü teâlâdan istiyerek Ona düâ etmek namâz içinde toplanmışdır. Ağaçlar, otlar, namâzda durur gibi dik duruyorlar. Hayvanlar, rükü’ hâlinde, cansızlar da namâzda (Ka’de)de oturur gibi yere serilmişlerdir. Namâz kılan, bunların ibâdetlerinin hepsini yapmakdadır.
5 Puan 192 syf. 2014 Okudu
NAMÂZ KİTÂBI
NAMÂZ KİTÂBI
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 2014
1.910
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr , bir kitabı okuyor.
@kitbgar
10a
1248 syf. 1995 Okuyor
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 1995
1.022
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr , bir kitabı yarım bıraktı.
@kitbgar
10a
512 syf. Yarım Bıraktı
Mektûbat Tercemesi
Mektûbat Tercemesi
AHMET FÂRÛK | Hakîkat Kitâbevi
930
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr , bir kitabı okudu.
@kitbgar
10a
5 Puan 2018 Okudu
Kıymetsiz Yazılar
Kıymetsiz Yazılar
Hüseyin Hilmi Işık | Hakîkat Kitâbevi | 2018
942
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr , bir kitabı okudu.
@kitbgar
10a
5 Puan 192 syf. 2014 Okudu
NAMÂZ KİTÂBI
NAMÂZ KİTÂBI
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 2014
933
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr , bir kitabı yarım bıraktı.
@kitbgar
10a
5 Puan Yarım Bıraktı
Menâkıb-ı Çihâr Yâr-i Güzîn
Menâkıb-ı Çihâr Yâr-i Güzîn
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi
986
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr , bir kitabı okuyacak.
@kitbgar
10a
5 Puan 448 syf. 2015 Okuyacak
ŞEVÂHİD-ÜN NÜBÜVVE
ŞEVÂHİD-ÜN NÜBÜVVE
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 2015
814
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr , bir kitabı okudu.
@kitbgar
10a
5 Puan 320 syf. 2024 Okudu
Otağ 2 - Emir Timur
Otağ 2 - Emir Timur
Ahmet Şimşirgil | Timaş Tarih | 2024
994
  • Profil Sayfası

En Çok Kitap Okuyanlar

Tümü
tulayaslan_cancersoldiers
tulayaslan_cancersoldiers
711 kitap
By_Coga 2
By_Coga
560 kitap
faik.yilmaz.9 3
faik.yilmaz.9
555 kitap
Sani 4
Sani
492 kitap
Elif ツ 5
Elif ツ
490 kitap
Canan 6
Canan
417 kitap
Tarihciyazarerdal 7
Tarihciyazarerdal
403 kitap
Gizem Dindaroğlu 8
Gizem Dindaroğlu
368 kitap
Aysız 9
Aysız
336 kitap
Yıldız 10
Yıldız
307 kitap
alfabe 11
alfabe
298 kitap
Tuen 12
Tuen
288 kitap
Fatmaileri 13
Fatmaileri
286 kitap
Aimée 14
Aimée
281 kitap
Sevval 15
Sevval
270 kitap

Kitap Listeleri

Tümü
Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Vahşetin Çağrısı
Bir Çift Yürek
Bavulumdaki Kırık Fincan
Dünyanın En Yalnız Beyni
Toprak Ana
Yağmurları Kayıp Şehir
Tevazu
Hunaşamzade
Bizim Aklımız Karıştı
2025 okuduklarım
Kelime Dağarcığı
Her gün yeni bir kelime
#Müessir

Son Okunan Kitaplar

Tümü
Incognito - Beynin Gizli Hayatı
Incognito - Beynin Gizli Hayatı
David Eagleman
Beyin
Beyin
David Eagleman
Canlı Devre
Canlı Devre
David Eagleman
Meşe Ağaçlı Şato
Meşe Ağaçlı Şato
Theodor Storm
Renate
Renate
Theodor Storm
Az
Az
Hakan Günday
Küçük Kara Balık
Küçük Kara Balık
Samed Behrengi
Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm
Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm
Zülfü Livaneli
Kardeşimin Hikayesi
Kardeşimin Hikayesi
Zülfü Livaneli
Küçük Prens Küçük Prens Çıkartması Hediyeli
Küçük Prens Küçük Prens Çıkartması Hediyeli
Antoine de Saint-Exupery

Gündemdekiler

Trendler
#1
##Göğün Yüzü
#2
#Alıntı
#3
#Bence
738 gönderi
#4
#Sinema
#5
#Kadın
#6
#Kadın Şiir
#7
#Kadın Şiiri
#8
#Felsefe
49 gönderi

En Çok Alıntı Yapanlar

Tümü
Gizem Dindaroğlu 1
Gizem Dindaroğlu
3251 alıntı
alfabe 2
alfabe
2131 alıntı
Abuzer Badem 3
Abuzer Badem
1394 alıntı
Cerence
Cerence
953 alıntı
Elif ツ
Elif ツ
857 alıntı

Yükselen Okurlar

Trend
AC
acno_Y
@acnoy
BERAT POLAT
BERAT POLAT
@maximusbumbada
alfabe
alfabe
@abc_
tulayaslan_cancersoldiers
tulayaslan_cancersoldiers
@believetulayl
Albayrakhsn
Albayrakhsn
@albayrakhsn
batuhan_srz
batuhan_srz
@batuhansrz

Sign up for our newsletter

Get the best news on weelky basis! Join now and don't miss it.

Anasayfa
Bildiriler
Mesajlar
Profil

Ne Paylaşmak İstersiniz?

Sosyal Kitap'ta bir içerik paylaşın

Yeni İleti
Düşünce, durum veya kısa notlar
Kitap İncelemesi
Kitap hakkında değerlendirme yapın
Kitap Alıntısı
Sevdiğiniz cümleleri aktarın
Okuma Hedefi
Yıllık veya aylık hedef belirleyin