Sosyal Kitap Sosyal Kitap
Ctrl+K
Giriş Yap Kayıt Ol
Sosyal Kitap
Kayıt Ol loginGiriş Yap
Anasayfa Akış Ara
MENÜLER
Alıntılar İncelemeler
Kulüpler
Trend
İletiler Hikayeler Kelime Bulmaca Soru & Cevap
Mesajlar
Bildirimler
Kaydedilenler
DİĞER
Hedefler Üniversiteler Yazarlar Kitaplar Kitap Listeleri Popüler Üyeler Rozetler Ayarlar
• Hakkımızda • Rozetler • Gizlilik • Kurallar • Kütüphaneciler • İletişim
2026 · Sosyal Kitap
 
Ana Sayfa
Keşfet & Ara
İletiler
Alıntılar
İncelemeler
KİTAP DÜNYASI
Kitaplar
Yazarlar
Kitap Listeleri
Hikayeler
TOPLULUK
Kulüpler
Trend
Soru & Cevap
Okuma Hedefleri
Popüler Üyeler
Üniversiteler
Kelime Bulmaca
Hakkımızda · Rozetler · Gizlilik · Kurallar · Kütüphaneciler · İletişim
2026 © Sosyal Kitap
Kitabgâr
Kitabgâr

Kitabgâr

@kitbgar

Üye
150 okur puanı
Kasım 2025 tarihinde katıldı
Trabzon
3 İleti 21 Takipçi 21 Takip 27 Alıntı 1 İnceleme 13 Kitap
comment İlk İleti import_contacts İlk İnceleme import_contacts İlk Alıntı tümü →
Duvar Kitaplık İncelemeler Alıntılar İletiler Hikayeler Rozetler Hakkında
Alıntılar
Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 6a
..O hâlde, rü’yâlara güvenmemeli, uyanık iken ele geçene sevinmelidir.
1248 syf. 1995 Okuyor
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 1995
87. syf.
2.276
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 7a
Kalbin mal,evlâd,mevkı,medh olunmak gibi çeşidli arzûları ve bağlantıları ve sevdikleri görülür ise de bu sevgilileri hakîkatde hep bir sevgilisi içindir. O biricik sevgilisi de, kendi nefsidir.
512 syf. Yarım Bıraktı
Mektûbat Tercemesi
Mektûbat Tercemesi
AHMET FÂRÛK | Hakîkat Kitâbevi
42. syf.
2.118
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 7a
Mısr, Irâk, Hicâz, Fas arabcaları birbirine benzemiyor. Kur’ân-ı kerîm, bunlardan hangisinin dili ile açıklanacak? Kur’ân-ı kerîmi anlamak için, şimdiki arabcayı değil, Kureyş dilini bilmek lâzımdır. Kur’ân-ı kerîmi anlamak için, yıllarca dirsek çürütmek, çalışmak lâzımdır. Biz, böyle çalışıp anlıyan, islâm âlimlerinin yazmış oldukları tefsîrlerden, açıklamalardan okuyup anlamalıyız. Derme çatma tercemeleri okuyan gençler, Kur’ân-ı kerîmi, mitolojik hikâyeler, lüzûmsuz, fâidesiz düşünceler, bayağı sözler sanır. Kur’ândan, islâmdan soğuyup, kâfir olur. Demek ki, gençlerin önüne Kur’ân tercemelerini sürerek, öztürkçe Kur’ân okuyunuz, yabancı dil olan arabca Kur’ânı okumayınız demek, müslimân yavrularının, şehîd evlâdlarının dinsiz yetişmesini istiyen islâm düşmanlarının, zındıkların yeni bir taktiği, hîlesi olsa gerekdir.
1248 syf. 1995 Okuyor
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 1995
47. syf.
2.090
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 7a
Kur’ân-ı kerîmin hakîkî ma’nâsını anlamak, öğrenmek istiyen bir kimse, din âlimlerinin kelâm ve fıkh ve ahlâk kitâblarını okumalıdır. Bu kitâbların hepsi, Kur’ân-ı kerîmden ve hadîs-i şerîflerden alınmış ve yazılmışdır. Kur’ân tercemesi diye yazılan kitâblar, doğru ma’nâ veremez. Okuyanları, bunları yazanların fikrlerine, düşüncelerine ve maksadlarına esîr eder ve dinden ayrılmalarına sebeb olur.


1248 syf. 1995 Okuyor
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 1995
46. syf.
2.068
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 7a
Bu tefsîr kitâblarını da anlıyabilmek için, otuz sene durmadan çalışıp, yirmi ana ilmi, iyi öğrenmek lâzımdır. Bu yirmi ana ilmin kolları, seksen ilmdir. Ana ilmlerden biri, (Tefsîr) ilmidir. Bu ilmlerin ayrı ayrı âlimleri ve çok kitâbları vardır. Bugün kullanılan ba’zı arabî kelimeler, fıkh ilminde başka ma’nâya, tefsîr ilminde ise dahâ başka ma’nâya gelmekdedir. Hattâ aynı bir kelime, Kur’ân-ı kerîmdeki yerine, aldığı edâtlara göre, başka ma’nâlar bildirmekdedir. Bu geniş ilmleri bilmiyenlerin, bugünkü arabcaya göre, yapdıkları Kur’ân tercemeleri, Kur’ân-ı kerîmin ma’nâsından bambaşka birşey oluyor. Kur’ân-ı kerîmin ma’nâsından, mezâyâsından, rumûzundan, işâretlerinden, herkes îmânının kuvveti kadar, birşey anlıyabilir. Tefsîr, anlatmakla, yazmakla olmaz. Tefsîr, din büyüklerinin kalblerine doğan bir nûrdur. Tefsîr kitâbları, bu nûrun anahtarıdır. Çekmeceyi anahtarla açınca, mücevherler meydâna çıkdığı gibi, o tefsîrleri okumakla, kalbe bu nûr doğar. Seksen ilmi iyi bilenler, tefsîrleri anlayıp, bizim gibi din câhillerine bildirmek için, çeşidli derecedeki insanlara göre, binlerle kitâb yazmışlardır. (Mevâkib), (Tibyân) ve (Ebülleys) gibi, türkçe kıymetli tefsîrler, bu kitâblardandır. (Tibyân tefsîri), hicretin [1110] senesinde yapılmış bir tercemedir. Konyalı Vehbî efendinin tefsîri, bir va’z kitâbıdır. Yeni yazılan türkçe tefsîrlerin ve ilmihâllerin, en kıymetlisi sanılanlarında bile, şahsî düşünceler bulunmakda, okuyanlara zararı, fâidesinden çok olmakdadır. Hele islâm düşmanlarının, bid’at sâhiblerinin, Kur’ân-ı kerîmin ma’nâsını bozmak için yapdıkları tefsîr ve terceme kitâbları, birer zehrdir. Bunları okuyan genç zihnlerde, bir takım şübheler, i’tirâzlar hâsıl oluyor. Zâten, bizim gibi, din bilgisi az olanların, islâmiyyeti öğrenmek için, tefsîr ve hadîs-i şerîf okuması uygun değildir. Çünki, Kur’ân-ı kerîmi ve hadîs-i şerîfi yanlış anlamak veyâ şübhe etmek insanın îmânını giderir. Yalnız arabca bilmekle, tefsîr ve hadîs anlaşılmaz. Arabca bilenleri, din âlimi sanan, aldanır. Beyrut ve başka yerlerde ana dili arabca olan, arab edebiyyâtını iyi bilen, çok papas var. Fekat, hiçbirinin islâmiyyetden haberi yok. Çıkardıkları, m. 1956 baskılı (El-müncid) ismindeki lügat kitâbında, islâm ismlerini, hattâ Medînenin Bakî’ mezârlığının ismini ve hattâ, Resûlullah efendimizin vefât târîhini bile yanlış yazmışlardır.
1248 syf. 1995 Okuyor
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 1995
45. syf.
2.179
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 7a
Köylüye âid bir kanûnu, hükûmet, doğruca köylüye göndermez. Çünki, köylü okuyabilse bile, anlıyamaz. Bu kanûn önce, vâlîlere gönderilir. Vâlîler, iyi anlayıp, îzâhını ekliyerek, kaymakamlara, bunlar da dahâ açıklayarak, muhtârlara anlatır. Muhtâr, yalnız okumakla anlıyamaz. Muhtâr da, ancak, köylü dili ile, köylüye söyler. İşte, Kur’ân-ı kerîm de, ahkâm-ı ilâhiyyedir. Kanûn-ı rabbânîdir. Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde kullarına se’âdet yolunu göstermiş ve kendi kelâmını insanların en yükseğine göndermişdir. Kur’ân-ı kerîmin ma’nâsını, yalnız Muhammed “aleyhisselâm” anlar. Başka kimse, tâm anlıyamaz. Eshâb-ı kirâm “aleyhimürrıdvân”, ana dili olarak arabî bildikleri, edîb ve belîğ oldukları hâlde, ba’zı âyetleri anlıyamaz, Resûlullaha “sallallahü aleyhi ve sellem” sorarlardı.
Meselâ Ömer “radıyallahü anh”, bir yerden geçerken, Resûlullahın “sallallahüaleyhi ve sellem”, Ebû Bekr-i Sıddîka “radıyallahü anh” birşey anlatdığını gördü. Yanlarına gidip dinledi. Sonra, başkaları da, gördü ise de, gelip dinlemeğe çekindiler. Ertesi gün, Ömeri “radıyallahü anh” görünce, (Yâ Ömer, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, dün size bir şey anlatıyordu. Bize de söyle, öğrenelim) dediler. Çünki, dâimâ, (Benden duyduklarınızı, din kardeşlerinize de anlatınız! Birbirinize duyurunuz!) buyururdu. Ömer “radıyallahü anh”, (Dün Ebû Bekr “radıyallahü anh”, Kur’ân-ı kerîmden anlıyamadığı bir âyetin ma’nâsını sormuş, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, ona anlatıyordu. Bir sâat dinledim, birşey anlıyamadım) dedi. Çünki, Ebû Bekrin yüksek derecesine göre anlatıyordu. Ömer “radıyallahü anhümâ”, o kadar yüksek idi ki, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, (Ben, Peygamberlerin sonuncusuyum. Benden sonra Peygamber gelmiyecekdir. Eğer, benden sonra Peygamber gelseydi, Ömer Peygamber olurdu) buyurdu. Böyle yüksek olduğu hâlde ve arabîyi çok iyi bildiği hâlde, Kur’ân-ı kerîmin tefsîrini bile anlıyamadı. Çünki, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, herkese, derecesine göre anlatıyordu. Ebû Bekrin derecesi, ondan çok dahâ yüksekdi. Fekat, bu da, hattâ Cebrâîl “aleyhisselâm” dahî, Kur’ân-ı kerîmin ma’nâsını, esrârını, Resûlullaha sorardı.
1248 syf. 1995 Okuyor
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 1995
45. syf.
2.118
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 7a
Kur’ân-ı kerîm, hiçbir dile, hattâ arabcaya da terceme edilemez. Herhangi bir şi’rin, kendi diline bile, tâm tercemesine imkân yokdur. Ancak meâli ve îzâhı olur. Kur’ân-ı kerîmin ma’nâsını anlamak için tercemesini okumamalıdır. Bir âyetin ma’nâsını anlamak demek, Allahü teâlânın, bu âyetde, ne demek istediğini anlamak demekdir. Bu âyetin herhangi bir tercemesini okuyan kimse, murâd-ı ilâhîyi öğrenemez. Terceme edenin, bilgi derecesine göre yapdığı meâlini öğrenir. Bir câhilin, bir dinsizin yapdığı tercemeyi okuyan da, Allahü teâlânın dediğini değil, terceme edenin, anladım sanarak, kendi kafasından anlatmak istediğini öğrenir.
1248 syf. 1995 Okuyor
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 1995
44. syf.
2.165
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 7a
Nakl yolu ile anlaşılan, ya’nî Peygamberlerin “aleyhimüsselâm” söyledikleri şeyleri, akl ile araşdırmağa uğraşmak, düz yolda güç giden, yüklü bir arabayı, yokuşa çıkarmak için zorlamağa benzer. Yokuşa doğru at, kamçılanırsa, çabalaya çabalaya, yâ yıkılıp canı çıkar. Yâhud, alışmış olduğu düz yola kavuşmak için sağa, sola ve geriye kıvrılarak arabayı yıkar ve eşyâlar harâb olur. Akl da, yürüyemediği, anlıyamadığı âhıret bilgilerini çözmeğe zorlanırsa, yâ yıkılıp, insan aklını kaçırır veyâ bunları alışmış olduğu, dünyâ işlerine benzetmeğe kalkışarak, yanılır, aldanır ve herkesi aldatır. Akl, his kuvveti ile anlaşılabilen veyâ hissedilenlere benzeyen ve onlara bağlılıkları bulunan şeyleri birbirleri ile ölçerek, iyilerini kötülerinden ayırmağa yarayan, bir mi’yârdır, bir âletdir. Böyle şeylere bağlılıkları olmayan varlıklara eremiyeceğinden, şaşırıp kalır. O hâlde, Peygamberlerin bildirdikleri şeylere, akla danışmaksızın inanmakdan başka çâre yokdur. Görülüyor ki, Peygamberlere “aleyhimüssalâtü vesselâm” tâbi’ olmak, aklın gösterdiği bir lüzûmdur ve aklın istediği ve beğendiği bir yoldur. Peygamberlerin, aklın dışında ve üstünde bulunan sözlerini, akla danışmağa kalkışmak, akla aykırı bir iş olur. Gecenin koyu karanlığında bilinmiyen yerlerde, pervâsızca yürümeğe ve engin denizde, acemi kaptanın, pusulasız yol almasına benzer ki, her ân uçuruma, girdâba düşebilirler. Nitekim, felsefeciler ve tecribeleri hayâlleri ile îzâha kalkışan maddeciler, aklları dışında bulunan sözlerinin çoğunda yanılmış, bir yandan birçok hakîkatleri meydâna çıkarırken, bir tarafdan da, insanların se’âdet-i ebediyyeye kavuşmalarına mâni’ olmuşlardır. Tecribelerin dışına taşmıyan akl sâhibleri, bu acıklı hâli, her zemân görmüş ve bildirmişdir. Misâlleri çokdur. Felsefecilerin üstâdlarından olan Aristo için meşhûr Alman kimyâgeri profesör (F.Arnd)ın da, İstanbulda çıkan, türkçe (Tecribî kimyâ) kitâbındaki (Fen ve ilm terakkîsinin, hemen hemen binbeşyüz sene içinde durmuş olması, kısmen Aristo felsefesinin kabâhatidir) yazısı, bu doğru sözlerden biridir.
1248 syf. 1995 Okuyor
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 1995
41. syf.
2.172
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 7a
Kur’ân-ı kerîmdeki emrlerini ve islâmiyyetin hükmlerinin hepsini akla uydurmağa, akla beğendirmeğe kalkışan, Peygamberlik makâmının derecesini anlamamış ve inanmamış olur. Böyle, islâmiyyeti akl ile, felsefe ile îzâha ve inandırmağa çalışan kitâbları okumamalıdır.
1248 syf. 1995 Okuyor
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 1995
41. syf.
2.105
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 7a
23 — Bu dünyâ, âhıretin tarlasıdır. Burada tohumlarını ekmeyip yiyenler, böylece bir tohumdan katkat meyve kazanmakdan mahrûm kalanlar, ne kadar tâli’siz ve ahmakdır. Kardeşin kardeşden kaçacağı, ananın evlâdını tanımıyacağı o gün için, hâzırlanmıyorlar. Böyle kimseler, dünyâda da, âhıretde de zarardadırlar ve sonunda pişmân olacaklardır. Aklı başında olan, bu dünyâyı fırsat bilir. Bu kısa zemânda, yalnız dünyâ lezzetleri ile zevklenmek için değil, belki bu fırsatda, tohum ekmek ve bir hayrlı iş, ya’nî Allahü teâlânın beğendiği işi yaparak, âyet-i kerîmede bildirilen katkat fazla meyveleri toplamak istemelidir. Cenâb-ı Hak, bu kısa zemânda yapılacak, hayrlı işlere ve ibâdetlere sonsuz ni’metler ihsân edecekdir. Peygamberine tâbi’ olmıyan, islâmiyyeti beğenmiyenlere de, sonsuz azâb yapacakdır.
1248 syf. 1995 Okuyor
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
Tam İlmihâl Se`âdet-i Ebediyye
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 1995
40. syf.
2.289
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 7a
Evet, tam iyiliğe karşı tam kötülük lâzımdır. Böylece iyilik tam olarak meydâna çıkar. Herşey, zıddı ile, tersi ile anlaşılır. Hayr ve kemâl hâzır olunca, bunlara şer ve naks lâzım olur. Çünki, iyiliğe ve güzelliğe elbette ayna lâzımdır. Birşeyin aynası onun karşısında olur. Bundan dolayı iyiliğin aynası kötülükdür. Aşağılık da, üstünlüğün aynasıdır. Bunun içindir ki, birşeyde aşağılık ve kötülük ne kadar çok olursa, iyiliğin ve üstünlüğün o şeyde görülmesi de, o kadar çok olur.
512 syf. Yarım Bıraktı
Mektûbat Tercemesi
Mektûbat Tercemesi
AHMET FÂRÛK | Hakîkat Kitâbevi
2.435
  • Profil Sayfası

Kitabgâr
Kitabgâr
@kitbgar
Alıntı 10a

Açıklama: Sünnet yerine kaza kılınır mı?

Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri (Fütûh-ul gayb) kitâbında diyor ki: Mü’minin en önce farzları yapması lâzımdır. Farzlar bitdikden sonra, sünnetleri yapar. Ondan sonra nâfilelerle meşgûl olur. Farz borcu varken, sünnet ile meşgûl olmak ahmaklıkdır. Farz borcu olanın sünnetleri kabûl olmaz. Alî ibni Ebî Tâlib “radıyallahü anh” bildiriyor: Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Üzerinde farz borcu olan kimse, kazâsını kılmadan nâfile kılarsa, boş yere zahmet çekmiş olur. Bu kimse, kazâsını ödemedikçe, Allahü teâlâ, onun nâfile namâzlarını kabûl etmez). Abdülkâdir-i Geylânînin yazdığı bu hadîs-i şerîfi şerheden Hanefî mezhebi âlimlerinden Abdülhak-ı Dehlevî hazretleri buyuruyor ki: (Bu haber, farz borcu olanların, sünnetlerinin ve nâfilelerinin kabûl olmıyacağını göstermekdedir. Sünnetlerin, farzları tamamlıyacağını biliyoruz. Bunun ma’nâsı farzlar yapılırken, bunların kemâllerine sebeb olan birşey kaçırılırsa, sünnetler, kılınan farzın kemâl bulmasına sebebolur. Farz borcu olanın kabûl edilmeyen sünnetleri bir işe yaramaz).
Kudüs kâdısı Muhammed Sâdık Efendi, fâite namâzların kazâ edilmesini anlatırken, şöyle bildirmekdedir: Büyük âlim İbni Nüceym hazretlerine soruldu ki, (Bir kimsenin kazâya kalmış namâzları olsa, sabâh, öğle, ikindi, akşam ve yatsının sünnetlerini bu namâzların, kazâlarına niyyet ederek kılsa, bu kimse sünnetleri terk etmiş olur mu?). Cevâbında: (Sünnetleri terk etmiş olmaz. Çünki, beş vakt namâzın sünnetlerini kılmakdan maksad, o vakt içinde, farzdan başka bir namâz dahâ kılmak demekdir. Şeytân hiç namâz kıldırmamak ister. Farzdan başka bir namâz dahâ kılarak, şeytâna inat edilmiş, rezîl edilmiş olur. Sünnet yerine kazâ kılmakda, sünnet de yerine getirilmiş olur. Kazâ borcu olanların, her namâz vakti, o vaktin farzından başka namâz kılarak, sünneti yerine getirmek için, kazâ kılması lâzımdır. Çünki çok kimse, kazâ kılmayıp, sünnetleri kılıyor. Bunlar Cehenneme gidecekdir. Hâlbuki, sünnetlerin yerine kazâ kılan, Cehennemden kurtulur) buyurdu.
5 Puan 192 syf. 2014 Okudu
NAMÂZ KİTÂBI
NAMÂZ KİTÂBI
HÜSEYN HİLMİ IŞIK | Hakîkat Kitâbevi | 2014
118. syf.
1.868
  • Profil Sayfası

En Çok Kitap Okuyanlar

Tümü
tulayaslan_cancersoldiers
tulayaslan_cancersoldiers
712 kitap
By_Coga 2
By_Coga
560 kitap
faik.yilmaz.9 3
faik.yilmaz.9
555 kitap
Sani 4
Sani
500 kitap
Elif ツ 5
Elif ツ
490 kitap
Canan 6
Canan
417 kitap
Tarihciyazarerdal 7
Tarihciyazarerdal
403 kitap
Gizem Dindaroğlu 8
Gizem Dindaroğlu
368 kitap
Aysız 9
Aysız
336 kitap
Yıldız 10
Yıldız
307 kitap
alfabe 11
alfabe
299 kitap
Tuen 12
Tuen
288 kitap
Fatmaileri 13
Fatmaileri
286 kitap
Aimée 14
Aimée
281 kitap
Sevval 15
Sevval
270 kitap

Trend Kulüpler

Tümü
EvladımSanaDiyorum

EvladımSanaDiyorum

34 üye • 1 konu
Katıl
En İyi Kitap Önerileri

En İyi Kitap Önerileri

26 üye • 6 konu
Katıl
Kitap analiz grubu

Kitap analiz grubu

21 üye • 2 konu
Katıl
Sosyal Kitap Rize Okuma Grubu

Sosyal Kitap Rize Okuma Grubu

6 üye • 0 konu
Katıl
Kendi Kulübünü Kur Keşfet

Kitap Listeleri

Tümü
Kendini Yok Eden Osmanlı 1535 - 1914
Sultanı Öldürmek
Hürrem Sultan
Payitahtın Son Sahibi Abdülhamid Han
Sultanın Casusları
Osmanlı İmparatorluğunun Çöküşü
Osmanlı İmparatorluğunun Kuruluşu
19. Yüzyılda Osmanlı Devlet Yönetimi - Tezakir 4 Kitap Takım
Osmanlı tarihi kitapların en çok okunanlar listesi
Kelime Dağarcığı
Her gün yeni bir kelime
#Meveddet

Son Okunan Kitaplar

Tümü
Efendi ile Uşağı
Efendi ile Uşağı
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Tipi - Seçme Öyküler ve Masallar
Tipi - Seçme Öyküler ve Masallar
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Çocukluk
Çocukluk
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Aile Mutluluğu
Aile Mutluluğu
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Şeytan - Peder Sergi
Şeytan - Peder Sergi
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Hacı Murat
Hacı Murat
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Diriliş
Diriliş
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Beyaz Gemi
Beyaz Gemi
Cengiz Aytmatov
Bir Havva Kızı
Bir Havva Kızı
Honore de Balzac
Mutlak Peşinde
Mutlak Peşinde
Honore de Balzac

Gündemdekiler

Trendler
#1
#Alıntı
#2
#Şiir
21 gönderi
#3
##müzik
#4
##Ruh
#5
##AğlamaMakamı
#6
#İnceleme
#7
##Melodibirçığlıktıraşk
#8
##Ö’Rûh

En Çok Alıntı Yapanlar

Tümü
Gizem Dindaroğlu 1
Gizem Dindaroğlu
3251 alıntı
alfabe 2
alfabe
2183 alıntı
Abuzer Badem 3
Abuzer Badem
1394 alıntı
Cerence
Cerence
953 alıntı
Elif ツ
Elif ツ
869 alıntı

Yükselen Okurlar

Trend
ayçiçek
ayçiçek
@aycicek
BERAT POLAT
BERAT POLAT
@maximusbumbada
alfabe
alfabe
@abc_
Albayrakhsn
Albayrakhsn
@albayrakhsn
Rabia Arslan
Rabia Arslan
@rabiarslan
Elif ツ
Elif ツ
@sidretulmunteha

Sign up for our newsletter

Get the best news on weelky basis! Join now and don't miss it.

Anasayfa
Bildiriler
Mesajlar
Profil

Ne Paylaşmak İstersiniz?

Sosyal Kitap'ta bir içerik paylaşın

Yeni İleti
Düşünce, durum veya kısa notlar
Kitap İncelemesi
Kitap hakkında değerlendirme yapın
Kitap Alıntısı
Sevdiğiniz cümleleri aktarın
Okuma Hedefi
Yıllık veya aylık hedef belirleyin