Georgi Gospodinov Georgiev ( Bulgarca : Георги Господинов Георгиев ; d. 7 Ocak 1968) Bulgar yazar, şair ve oyun yazarıdır. Time Shelter adlı romanı, çevirmen Angela Rodel ile paylaştığı 2023 Uluslararası Booker Ödülü nün yanı sıra Strega Avrupa Ödülü nü de aldı . Hüznün Fiziği adlı romanı, Jan Michalski Ödülü ve Angelus Ödülü nü aldı . Eserleri 25 dile çevrildi.
Ne kadar kısıtlı da olsa, ondan gelen ... doğru kelimenin ne olduğunu bilmiyorum, bazı işaretlerin, örneğin beni bir şey için övmesinin çocukken benim için ne kadar önemli olduğunu ancak şimdi anlıyorum. Bu pek sık olmazdı. Bu yüzden de o iki ya da üç seferin her birini hatırlıyorum.
Eser akıcı bir üslup ile yazılmıştır. Babasının gözleri önünde ölümüne şahit olan bir evladın gözüyle yazılmış içerisinde psikolojik tahlillerin bulunduğu çok güzel bir eserdir. Eser içerisinde insan psikolojisine dair tahliller bulundurmakla beraber eski sovyet dünyasına ve Bulgar kültürüne dair bilgiler de bulabileceğiniz bir eserdir.
Gerçekten de çok derin, hüzünlü ve anlamlı bir romandı. Bir babanın bahçıvanlığa verdiği emeğin simgelediği düzen ve yaşam arzusu, ne yazık ki amansız bir hastalık olan kansere yakalanması ve ölümüyle aile üyelerini derinden sarsar. Ve bizler sevdiklermiz bizden ayrılınca kıymetini anlarız.
Evladım Sana Diyorum Rize okuma grubu olarak Kasım ayında "Bahçivan ve Ölüm" kitabını inceledik. Hemen hemen hepimizin yarası, kaybı ve yası vardı. Yer yer hüzünlensek de yazarın sırtımızı sıvazlayan sözleriyle motive olduk...
Kitabın 30 sayfasına kadar yazarı kadın zannediyordum. Uygulamaya kitabı ve yazarı eklediğimde yazarın erkek olduğunu anladım. Duyguları, babasıyla olan ilişkisi ve bağı bunu bana hissettirmişti.
Kapaktaki baston babasının bastonu, soğan tohumu görseli ise yeniden doğmayı ifade ediyor. Bahçıvanın gözünde ölüm bir "son" değil, toprağın altındaki sessiz bir hazırlık gibiydi. Tıpkı toprağa gömülen bir soğanın baharda filizlenmesine benziyordu. Yaşam dıştan bir kabuk gibidir; içinde katmanlar ve bir öz taşır. Ölüm ise toprağın altına geçiştir, tıpkı bir soğanın karanlığa gömülmesi gibi, fakat dönüşümsüz değildir. Kitapta geçen semboller, bölümün ruhuna uygun olarak "ölüm = çürüme değil, dönüşüm" düşüncesini destekliyor.
Kaybı olan ya da olmayan herkesin bu kitabı okumasını öneriyorum.